Iþýk Teoman
Ayvalýk'ta Sanatýn Ýzleri
Sanatýn izlerini takip etmek için mübadele öncesi döneme kadar gitmek gerekir
Mübadele öncesinde çoðunluðu Rum nüfustan oluþan kent, 19. yüzyýlda ve belki de daha öncesinde sanatçý yetiþtirmeye ve sanatçýlarý kendine çekmeye baþlamýþ. Ayvalýklý yazar Fotis Kontoglou ile baþlayan sanat serüveni, yine bu kentte hayata gözlerini açmýþ olan yazar Ilias Venezis ile devam etmiþ. Kentin sanat kimliði Rumlarýn ayrýlýþýyla birlikte yok olmamýþ. Ayvalýk, Fikret Muallâ, Fuat Mensi Dileksiz ve Orhan Peker gibi Türk resim sanatýnýn öncü sanatçýlarýný da aðýrlamýþ.
Geçtiðimiz günlerde Ayvalýk, sanat adýna çok önemli bir buluþmaya ev sahipliði yaptý. Ayvalýk Belediyesi'nin "Küresel ve Çaðdaþ Kültür Sanat Açýlýmý" kapsamýnda düzenlediði etkinliklerde, çaðdaþ sanatýn önemli isimleri Bedri Baykam, Yusuf Taktak ve Emre Zeytinoðlu, Orhan Peker Sanat Galerisi'nde sanatseverlerle buluþtu. Vural Sinemasý Nejat Uygur Sahnesi'nde gerçekleþtirilen "Sanatýmýzýn Güncel Görüntüsü" baþlýklý söyleþiyle baþlayan etkinlikler "Uzun Yol" sergisiyle devam etti. Beral Madra'nýn moderatörlüðündeki söyleþide sanatýn dünü, bugünü ve geleceði üzerine önemli deðerlendirmeler yapýldý. Öte yandan “Uzun Yol” sergisi kapýlarýný sanatseverlerin muhteþem ilgisiyle açtý. Birbirinden deðerli eserlerin yer aldýðý galeri ilgi odaðý oldu.
Bu etkinlikleri izlerken aklýma þu soru takýldý: Ayvalýk gerçekten ne zamandan beri bir sanat kenti?
Bu sorunun peþine düþünce, yol bizi Cumhuriyet döneminin de öncesine, mübadele yýllarýna kadar götürüyor. 19. yüzyýldan baþlayarak Ayvalýk yalnýzca zeytin, zeytinyaðý, sabun gibi ticaretin ve denizciliðin deðil, kültür ve sanatýn da önemli merkezlerinden biri olmuþ. Kent, sanatçý yetiþtirmiþ, sanatçýlarý kendine çekmiþ ve farklý kültürlerin bir arada ürettiði zengin bir sanat iklimi oluþturmuþ. Ayvalýk’ta doðup büyüyen sanatçýlarýn yaný sýra, kýsa süreli kalanlar, evlenip kente yerleþenler, yaz tatillerinde gelenler, kaçarcasýna gidenler de olmuþ.
Ayvalýk'tan Dünyaya Uzanan Sanatçý
Bu sanat yolculuðunun ilk büyük isimlerinden biri, Ayvalýk doðumlu ressam, yazar ve ikonograf (*)Fotis Kontoglou. 1895 yýlýnda Ayvalýk'ta dünyaya gözlerini açan Fotis Kontoglou, Paris'te sanat eðitimi aldýktan sonra yeniden memleketine dönmüþ, burada öðretmenlik yapmýþ ve daha sonra Yunanistan'da Bizans ikonografisinin en önemli temsilcilerinden biri hâline gelmiþ. Balýkçýlýk yapan babasý, o daha bebekken vefat ettiði için ilk tuvallerinde imza olarak babasýnýn ismi olan Apostolelis’i kullanmýþ. Ayvalýk’taki Gymnasium (Eski Ayvalýk Akademisi) ‘da okuyan Kontoglou, Paris’ten 1919’da Ayvalýk’a döndüðünde, mübadeleye kadar kýzlara eðitim veren bir okulda Fransýzca ve sanat dersleri vermiþ. 1922’de Yunanistan’a giderek Aya Oros Manastýrý’nda (Athos Daðlarý) Bizans ikonografisi öðrenerek bu geleneksel sanatý resimlerinde modernleþtirmiþ. Mübadele’den önceki Ayvalýk ile ilgili yaptýðý çalýþmalarý 1962’de yayýnladýktan 3 yýl sonra 1965’te bir trafik kazasýnda vefat etmiþ. Fotis Kontoglou, doðup büyüdüðü bu kenti hiçbir zaman unutmamýþ eserlerinde Ayvalýk'ýn izleri yaþamý boyunca hiç silinmemiþ.

Venezis çocukluðunu Ayvalýk’ta geçirdi
Ýlias Venezis 1904 yýlýnda Ayvalýk’ta doðmuþ ve burada lise eðitimini tamamlamýþ. Kurtuluþ Savaþý (1919-1922) sýrasýnda ailesiyle birlikte Ayvalýk’tan Midilli’ye göç etmiþ. Yunan askerlerinin 1919’da Ýzmir’i iþgalinden sonra Anadolu topraklarýna tekrar dönmüþ. Bölge, sonrasýnda Türk ordusu tarafýndan geri alýndýðýnda, Venezis, 18 yaþýndayken esir alýnmýþ. Venezis, serbest býrakýldýktan sonra Midilli’ye geri dönmüþ. 1938’de Ayvalýklý Stavritsa Molyviati ile evlenmiþ. En ünlü ve en iyi üç romaný; Eolya Topraðý, Numero 31328 ve Dinginlik. Çocukluðunu Ayvalýk'ta geçiren Venezis, mübadele ve savaþ yýllarýnýn acýlarýný eserlerine taþýmýþ. Özellikle Eolya Topraðý romaný, eski Ayvalýk'ýn insanýný, doðasýný ve yaþam kültürünü bugün bile canlý biçimde anlatan en önemli eserlerden biri olarak kabul edilir.

Ayvalýk’tan kaçan ressamlar da var
Fikret Muallâ’nýn yolu 1930’lu yýllarýn baþýnda Ayvalýk’a düþmüþ. Yurt dýþýndaki eðitiminden sonra Ýstanbul’a dönen Fikret Muallâ, ciddi bir geçim sýkýntýsý ve iþsizlik çekiyor. Geçimini saðlayabilmek adýna Millî Eðitim Bakanlýðý tarafýndan Ayvalýk Ortaokulu’na resim öðretmeni olarak atanýyor. O dönem Ayvalýk, zeytinyaðý ve sabun üretimiyle sanayileþmiþ, sinemasý ve tiyatrosu olan canlý bir kent; ancak Muallâ gibi ruhu her an fýrtýnalý, alkolle ve derin yalnýzlýklarla boðuþan bir sanatçý için bir süre sonra dar gelmeye baþlar. Anlatýlanlara göre, okul yönetimi ve mülki amirlerle anlaþamamýþ. Ýstifa dahi etmeden, her þeyi arkasýnda býrakarak bir gemiye binip Ýstanbul’a kaçmýþ. Ayvalýk'ta resim öðretmenliði yaptýðý bu çok kýsa dönem, onun resmi olarak bir kuruma baðlý çalýþtýðý nadir zamanlardan biri olarak tarihe geçmiþ; arkasýnda ise "Ayvalýk'a gelen deðil, Ayvalýk'tan kaçan ressam" fýkrasýný andýran bu hoþ anýyý býrakmýþ. "Elektriði olmayan þehirde resim hocasýna da ihtiyaç yoktur." sözü ise bugün hâlâ anlatýlýyor.

Orhan Peker Ayvalýk sevdalýsýydý
Ayvalýk denince akla gelen en önemli ressamlardan biri de kuþkusuz Orhan Peker’dir. 1975 yýlýnda yolu Ayvalýk'la kesiþen sanatçý, burada ürettiði eserlerle kentin sanat belleðine önemli katkýlar sunmuþ.
Ayvalýklý yazar Zeynep Kazancýgil, “Eski Ayvalýk Hikayeleri” kitabýnda, Orhan Peker’in Ayvalýk günlerini þöyle anlatmýþ:
“Orhan Peker’in Ayvalýk sevdasý 1970’lerde Bodrum’a giderken Ayvalýk’a uðrayýp annemle babamý ziyaret etmesiyle baþlar. Orhan Peker annemin Güzel Sanatlar Akademisi’nden sýnýf arkadaþýydý, dostluklarý ömür boyu sürdü. Yýllar içinde babamla da yakýn bir dostluk kurmuþtu. Birkaç gün için ziyarete geldiði Ayvalýk ve Ayvalýklýlar Orhan Peker’i çok sever. Burada Ayvalýk’ýn en renkli simalarýndan birisiydi diyebileceðim Gönül Karaca ile tanýþýr ve 1976 yýlýnda evlenirler. Orhan Peker’in 1978’deki vefatýna kadar kýsa ama güzel bir hayatlarý olur. Gönül Haným Ayvalýk’ýn içinde aileden kalma tarihi bir yalýda oturuyordu. Orhan Peker de bu eve yerleþti. Gönül Haným yalýnýn alt katýný tamamen Orhan Peker’e atölye olarak tahsis etti. Orhan Peker çok yazý Ayvalýk’ta geçirdi. Ayçiçeklerini, kumrularý, atlarý ve at arabalarýný, kedileri konu aldýðý en güzel resimlerini burada yaptý (…)”
Orhan Peker, yaþadýðý yýllarda Ayvalýk'ta bir Yaz Akademisi kurmayý hayal etmiþ. Bu hayalini gerçekleþtiremeden yaþamýný yitirse de bugün adýný taþýyan sanat galerisi, onun býraktýðý mirasý yaþatmaya devam ediyor.
Aslýnda bütün bu isimler, Ayvalýk'ýn sanat hafýzasýnýn yalnýzca görünen kýsmý. Yapýlan araþtýrmalara göre kentte bugün onlarca ressam, heykeltýraþ, yazar, müzisyen, fotoðraf sanatçýsý ve seramik sanatçýsý yaþamýný sürdürüyor. Sanat galerileri, tiyatro sahneleri, sanat dernekleri ve atölyeler her geçen yýl artýyor. Farklý þehirlerden gelen sanatçýlar da Ayvalýk'ý üretim merkezi olarak tercih ediyor. Bu nedenle Ayvalýk'ý yalnýzca zeytinin, taþ evlerin ya da denizin kenti olarak tanýmlamak çok eksik kalýr. Ayvalýk ayný zamanda yaþayan bir sanat kentidir.
Yaklaþýk iki yüzyýldýr ressamlarýn, yazarlarýn, þairlerin, müzisyenlerin ve zanaatkârlarýn iz býraktýðý bu coðrafya, geçmiþinden aldýðý kültürel mirasý geleceðe taþýmayý sürdürüyor. Bugün düzenlenen sergiler ve kültür sanat etkinlikleri de aslýnda yeni bir baþlangýç deðil; yüzyýllardýr devam eden güçlü bir sanat geleneðinin doðal devamýdýr.
Ayvalýk'ýn gerçek zenginliði yalnýzca taþ binalarýnda ya da eþsiz doðasýnda deðil, bu topraklarda yaþamýþ ve üretmiþ sanatçýlarýn býraktýðý izlerdedir. O izleri takip ettikçe, Ayvalýk'ýn neden her dönem sanatçýlar için vazgeçilmez bir ilham kaynaðý olduðunu daha iyi anlýyoruz.

Ege belleðinde fýrçasýndan çýkan Ayvalýk manzaralarý
Yolu Ayvalýk’tan sessizce geçen ama eserlerinde Ayvalýk’ý görsel ve sanatsal olarak not düþmüþ ressam ve heykeltýraþ Fuat Mensi Dileksiz Ayvalýk'ýn doðal güzelliklerini tuvallerine yansýtmýþ. Soyadý Kanunu çýktýðýnda kimseden bir þey beklemeyen felsefesini yansýtacak þekilde "Dileksiz" soyadýný seçen Fuat Mensi, yaþamý boyunca kayýtlara girmekten ve ön planda olmaktan kaçýnmýþ. Ömrünün son demlerini geçirdiði Tire sokaklarýndaki izlerini ve Ege'yi (özellikle Ayvalýk ve çevresini) resmettiði tablolarýný býrakmýþ. Fuat Mensi'nin Ege belleðinde býraktýðý en zarif izlerden biri fýrçasýndan çýkan Ayvalýk manzaralarýdýr.

Orhan Peker ve Ayvalýk
1927 doðumlu ressam Orhan Peker, 1975'te Ayvalýk'a yerleþerek burada çok sayýda eser üretti. "Ayvalýk-76" sergisiyle büyük ilgi gören sanatçý, kentte bir Yaz Akademisi kurmayý hedeflese de bunu gerçekleþtiremeden 1978 yýlýnda yaþamýný yitirdi.



KAYNAKÇA
-Zeynep Kazancýgil/Eski Ayvalýk Hikayeleri (Nisan 2026 Birinci Basým)
-Ayvalýk Miras, “Sanat ve Zanaat”
https://www.ayvalikmiras.com/ayvalik-miras/sanat-zanaat/
(*) Sanat metinleri ve görsel simgeleri inceleyen bilim dalý olan ikonografi alanýnda çalýþan sanatçý)
Iþýk Teoman
isikteoman@gmail.com
Sanatýn izlerini takip etmek için mübadele öncesi döneme kadar gitmek gerekir
Mübadele öncesinde çoðunluðu Rum nüfustan oluþan kent, 19. yüzyýlda ve belki de daha öncesinde sanatçý yetiþtirmeye ve sanatçýlarý kendine çekmeye baþlamýþ. Ayvalýklý yazar Fotis Kontoglou ile baþlayan sanat serüveni, yine bu kentte hayata gözlerini açmýþ olan yazar Ilias Venezis ile devam etmiþ. Kentin sanat kimliði Rumlarýn ayrýlýþýyla birlikte yok olmamýþ. Ayvalýk, Fikret Muallâ, Fuat Mensi Dileksiz ve Orhan Peker gibi Türk resim sanatýnýn öncü sanatçýlarýný da aðýrlamýþ.
Geçtiðimiz günlerde Ayvalýk, sanat adýna çok önemli bir buluþmaya ev sahipliði yaptý. Ayvalýk Belediyesi'nin "Küresel ve Çaðdaþ Kültür Sanat Açýlýmý" kapsamýnda düzenlediði etkinliklerde, çaðdaþ sanatýn önemli isimleri Bedri Baykam, Yusuf Taktak ve Emre Zeytinoðlu, Orhan Peker Sanat Galerisi'nde sanatseverlerle buluþtu. Vural Sinemasý Nejat Uygur Sahnesi'nde gerçekleþtirilen "Sanatýmýzýn Güncel Görüntüsü" baþlýklý söyleþiyle baþlayan etkinlikler "Uzun Yol" sergisiyle devam etti. Beral Madra'nýn moderatörlüðündeki söyleþide sanatýn dünü, bugünü ve geleceði üzerine önemli deðerlendirmeler yapýldý. Öte yandan “Uzun Yol” sergisi kapýlarýný sanatseverlerin muhteþem ilgisiyle açtý. Birbirinden deðerli eserlerin yer aldýðý galeri ilgi odaðý oldu.
Bu etkinlikleri izlerken aklýma þu soru takýldý: Ayvalýk gerçekten ne zamandan beri bir sanat kenti?
Bu sorunun peþine düþünce, yol bizi Cumhuriyet döneminin de öncesine, mübadele yýllarýna kadar götürüyor. 19. yüzyýldan baþlayarak Ayvalýk yalnýzca zeytin, zeytinyaðý, sabun gibi ticaretin ve denizciliðin deðil, kültür ve sanatýn da önemli merkezlerinden biri olmuþ. Kent, sanatçý yetiþtirmiþ, sanatçýlarý kendine çekmiþ ve farklý kültürlerin bir arada ürettiði zengin bir sanat iklimi oluþturmuþ. Ayvalýk’ta doðup büyüyen sanatçýlarýn yaný sýra, kýsa süreli kalanlar, evlenip kente yerleþenler, yaz tatillerinde gelenler, kaçarcasýna gidenler de olmuþ.
Ayvalýk'tan Dünyaya Uzanan Sanatçý
Bu sanat yolculuðunun ilk büyük isimlerinden biri, Ayvalýk doðumlu ressam, yazar ve ikonograf (*)Fotis Kontoglou. 1895 yýlýnda Ayvalýk'ta dünyaya gözlerini açan Fotis Kontoglou, Paris'te sanat eðitimi aldýktan sonra yeniden memleketine dönmüþ, burada öðretmenlik yapmýþ ve daha sonra Yunanistan'da Bizans ikonografisinin en önemli temsilcilerinden biri hâline gelmiþ. Balýkçýlýk yapan babasý, o daha bebekken vefat ettiði için ilk tuvallerinde imza olarak babasýnýn ismi olan Apostolelis’i kullanmýþ. Ayvalýk’taki Gymnasium (Eski Ayvalýk Akademisi) ‘da okuyan Kontoglou, Paris’ten 1919’da Ayvalýk’a döndüðünde, mübadeleye kadar kýzlara eðitim veren bir okulda Fransýzca ve sanat dersleri vermiþ. 1922’de Yunanistan’a giderek Aya Oros Manastýrý’nda (Athos Daðlarý) Bizans ikonografisi öðrenerek bu geleneksel sanatý resimlerinde modernleþtirmiþ. Mübadele’den önceki Ayvalýk ile ilgili yaptýðý çalýþmalarý 1962’de yayýnladýktan 3 yýl sonra 1965’te bir trafik kazasýnda vefat etmiþ. Fotis Kontoglou, doðup büyüdüðü bu kenti hiçbir zaman unutmamýþ eserlerinde Ayvalýk'ýn izleri yaþamý boyunca hiç silinmemiþ.

Venezis çocukluðunu Ayvalýk’ta geçirdi
Ýlias Venezis 1904 yýlýnda Ayvalýk’ta doðmuþ ve burada lise eðitimini tamamlamýþ. Kurtuluþ Savaþý (1919-1922) sýrasýnda ailesiyle birlikte Ayvalýk’tan Midilli’ye göç etmiþ. Yunan askerlerinin 1919’da Ýzmir’i iþgalinden sonra Anadolu topraklarýna tekrar dönmüþ. Bölge, sonrasýnda Türk ordusu tarafýndan geri alýndýðýnda, Venezis, 18 yaþýndayken esir alýnmýþ. Venezis, serbest býrakýldýktan sonra Midilli’ye geri dönmüþ. 1938’de Ayvalýklý Stavritsa Molyviati ile evlenmiþ. En ünlü ve en iyi üç romaný; Eolya Topraðý, Numero 31328 ve Dinginlik. Çocukluðunu Ayvalýk'ta geçiren Venezis, mübadele ve savaþ yýllarýnýn acýlarýný eserlerine taþýmýþ. Özellikle Eolya Topraðý romaný, eski Ayvalýk'ýn insanýný, doðasýný ve yaþam kültürünü bugün bile canlý biçimde anlatan en önemli eserlerden biri olarak kabul edilir.

Ayvalýk’tan kaçan ressamlar da var
Fikret Muallâ’nýn yolu 1930’lu yýllarýn baþýnda Ayvalýk’a düþmüþ. Yurt dýþýndaki eðitiminden sonra Ýstanbul’a dönen Fikret Muallâ, ciddi bir geçim sýkýntýsý ve iþsizlik çekiyor. Geçimini saðlayabilmek adýna Millî Eðitim Bakanlýðý tarafýndan Ayvalýk Ortaokulu’na resim öðretmeni olarak atanýyor. O dönem Ayvalýk, zeytinyaðý ve sabun üretimiyle sanayileþmiþ, sinemasý ve tiyatrosu olan canlý bir kent; ancak Muallâ gibi ruhu her an fýrtýnalý, alkolle ve derin yalnýzlýklarla boðuþan bir sanatçý için bir süre sonra dar gelmeye baþlar. Anlatýlanlara göre, okul yönetimi ve mülki amirlerle anlaþamamýþ. Ýstifa dahi etmeden, her þeyi arkasýnda býrakarak bir gemiye binip Ýstanbul’a kaçmýþ. Ayvalýk'ta resim öðretmenliði yaptýðý bu çok kýsa dönem, onun resmi olarak bir kuruma baðlý çalýþtýðý nadir zamanlardan biri olarak tarihe geçmiþ; arkasýnda ise "Ayvalýk'a gelen deðil, Ayvalýk'tan kaçan ressam" fýkrasýný andýran bu hoþ anýyý býrakmýþ. "Elektriði olmayan þehirde resim hocasýna da ihtiyaç yoktur." sözü ise bugün hâlâ anlatýlýyor.

Orhan Peker Ayvalýk sevdalýsýydý
Ayvalýk denince akla gelen en önemli ressamlardan biri de kuþkusuz Orhan Peker’dir. 1975 yýlýnda yolu Ayvalýk'la kesiþen sanatçý, burada ürettiði eserlerle kentin sanat belleðine önemli katkýlar sunmuþ.
Ayvalýklý yazar Zeynep Kazancýgil, “Eski Ayvalýk Hikayeleri” kitabýnda, Orhan Peker’in Ayvalýk günlerini þöyle anlatmýþ:
“Orhan Peker’in Ayvalýk sevdasý 1970’lerde Bodrum’a giderken Ayvalýk’a uðrayýp annemle babamý ziyaret etmesiyle baþlar. Orhan Peker annemin Güzel Sanatlar Akademisi’nden sýnýf arkadaþýydý, dostluklarý ömür boyu sürdü. Yýllar içinde babamla da yakýn bir dostluk kurmuþtu. Birkaç gün için ziyarete geldiði Ayvalýk ve Ayvalýklýlar Orhan Peker’i çok sever. Burada Ayvalýk’ýn en renkli simalarýndan birisiydi diyebileceðim Gönül Karaca ile tanýþýr ve 1976 yýlýnda evlenirler. Orhan Peker’in 1978’deki vefatýna kadar kýsa ama güzel bir hayatlarý olur. Gönül Haným Ayvalýk’ýn içinde aileden kalma tarihi bir yalýda oturuyordu. Orhan Peker de bu eve yerleþti. Gönül Haným yalýnýn alt katýný tamamen Orhan Peker’e atölye olarak tahsis etti. Orhan Peker çok yazý Ayvalýk’ta geçirdi. Ayçiçeklerini, kumrularý, atlarý ve at arabalarýný, kedileri konu aldýðý en güzel resimlerini burada yaptý (…)”
Orhan Peker, yaþadýðý yýllarda Ayvalýk'ta bir Yaz Akademisi kurmayý hayal etmiþ. Bu hayalini gerçekleþtiremeden yaþamýný yitirse de bugün adýný taþýyan sanat galerisi, onun býraktýðý mirasý yaþatmaya devam ediyor.
Aslýnda bütün bu isimler, Ayvalýk'ýn sanat hafýzasýnýn yalnýzca görünen kýsmý. Yapýlan araþtýrmalara göre kentte bugün onlarca ressam, heykeltýraþ, yazar, müzisyen, fotoðraf sanatçýsý ve seramik sanatçýsý yaþamýný sürdürüyor. Sanat galerileri, tiyatro sahneleri, sanat dernekleri ve atölyeler her geçen yýl artýyor. Farklý þehirlerden gelen sanatçýlar da Ayvalýk'ý üretim merkezi olarak tercih ediyor. Bu nedenle Ayvalýk'ý yalnýzca zeytinin, taþ evlerin ya da denizin kenti olarak tanýmlamak çok eksik kalýr. Ayvalýk ayný zamanda yaþayan bir sanat kentidir.
Yaklaþýk iki yüzyýldýr ressamlarýn, yazarlarýn, þairlerin, müzisyenlerin ve zanaatkârlarýn iz býraktýðý bu coðrafya, geçmiþinden aldýðý kültürel mirasý geleceðe taþýmayý sürdürüyor. Bugün düzenlenen sergiler ve kültür sanat etkinlikleri de aslýnda yeni bir baþlangýç deðil; yüzyýllardýr devam eden güçlü bir sanat geleneðinin doðal devamýdýr.
Ayvalýk'ýn gerçek zenginliði yalnýzca taþ binalarýnda ya da eþsiz doðasýnda deðil, bu topraklarda yaþamýþ ve üretmiþ sanatçýlarýn býraktýðý izlerdedir. O izleri takip ettikçe, Ayvalýk'ýn neden her dönem sanatçýlar için vazgeçilmez bir ilham kaynaðý olduðunu daha iyi anlýyoruz.

Ege belleðinde fýrçasýndan çýkan Ayvalýk manzaralarý
Yolu Ayvalýk’tan sessizce geçen ama eserlerinde Ayvalýk’ý görsel ve sanatsal olarak not düþmüþ ressam ve heykeltýraþ Fuat Mensi Dileksiz Ayvalýk'ýn doðal güzelliklerini tuvallerine yansýtmýþ. Soyadý Kanunu çýktýðýnda kimseden bir þey beklemeyen felsefesini yansýtacak þekilde "Dileksiz" soyadýný seçen Fuat Mensi, yaþamý boyunca kayýtlara girmekten ve ön planda olmaktan kaçýnmýþ. Ömrünün son demlerini geçirdiði Tire sokaklarýndaki izlerini ve Ege'yi (özellikle Ayvalýk ve çevresini) resmettiði tablolarýný býrakmýþ. Fuat Mensi'nin Ege belleðinde býraktýðý en zarif izlerden biri fýrçasýndan çýkan Ayvalýk manzaralarýdýr.

Orhan Peker ve Ayvalýk
1927 doðumlu ressam Orhan Peker, 1975'te Ayvalýk'a yerleþerek burada çok sayýda eser üretti. "Ayvalýk-76" sergisiyle büyük ilgi gören sanatçý, kentte bir Yaz Akademisi kurmayý hedeflese de bunu gerçekleþtiremeden 1978 yýlýnda yaþamýný yitirdi.



KAYNAKÇA
-Zeynep Kazancýgil/Eski Ayvalýk Hikayeleri (Nisan 2026 Birinci Basým)
-Ayvalýk Miras, “Sanat ve Zanaat”
https://www.ayvalikmiras.com/ayvalik-miras/sanat-zanaat/
(*) Sanat metinleri ve görsel simgeleri inceleyen bilim dalý olan ikonografi alanýnda çalýþan sanatçý)
Iþýk Teoman
isikteoman@gmail.com
"Iþýk Teoman" bütün yazýlarý için týklayýn...
