ÝNSANA DAÝR / Güzin TÜMER
Güzin TÜMER

Güzin TÜMER

ÝNSANA DAÝR



Yaklaþýk iki aydýr Ekvador'dayým. Küçük büyük birçok yeri ziyaret ettim. Bu ülkenin kaynaklarý çok uluslu þirketler tarafýndan kullanýlmasýna raðmen buraya hiç yatýrým yapýlmamýþ.

Þimdi Cumhurbaþkaný Rafael Carrera borç açýðýný kapatmak için Yasuni Milli Parký’nýn %1’den az kýsmýný yabancý þirketlere petrol aramalarý için vermiþ. Ülkede yoðun protesto var. Burasý oldukça fakir bir ülke...

Hafif ezik, güler yüzlü, konuþkan insanlarýn ülkesi... Beni etkileyen birkaç gözlemimden söz edeceðim.

Önce kendimden kendi hissettiklerimden bahsetmek istiyorum.

Ben þimdiye kadar bütün yolculuklarýma sýrt çantamla çýkardým. Fakat sýrt çantasý da çok kullanýþlý deðil en azýndan benim ki... Ýçinden bir þeyi bulmak çok zor olduðu için bu sefer kendime bir tekerlekli valiz aldým. Valizimin içi de boþ. Taþýmasý pratik. Aradýðýmý kolaylýkla buluyorum. Sorun yok gibi gözükse de.. Kimi zaman tozlu yollarda valizimden utandým. Neden bilmiyorum?

Yýllar önce bir film izlemiþtim. Adý "Baðdat Cafe" Ne oyuncularýný ne de yönetmenini hatýrlýyorum. Bildiðim filmi kare kare çok iyi hatýrladýðým...

Filmimizin hikayesi kýsaca þöyle... Alman bir karý koca Amerika'nýn çöllerinde kendi arabalarýyla seyahat etmektedirler. Kadýnýn üstünde dar bir etek ve ceket vardýr. Gayet resmi giyimli olan kadýnýn bir de baþýnda þapka... Adamýn yani kocasýnýn giyim tarzý da ayný biçimde. Issýz bir yolda arabalarý bozulur. Kadýn ve adam tartýþýr. Kadýn bavulunu alýr ve ýssýz yolda tek baþýna yürümeye baþlar. Yýkýk dökük bir benzin istasyonu ve kafeterya görür.

Ýçeri girer, oldukça kilolu ve albenisi olmayan bir kadýndýr. Bütün kafalar ona çevrilir ve gerçek hikaye baþlar. Bu bir deðiþim ve dönüþüm hikayesidir. Tadý hala damaðýmdadýr.

Belki benimki de baþka bir deðiþim ve dönüþüm hikayesidir. Tüm yolculuklarým beni deðiþtirdi. Yaþamýma yeni katmanlar eklediði gibi duyarlýlýk alanlarýmý geniþletti.

Bazen bana önerilen küçük kasabalara gittiðimde elimde valizimle ýssýz yolda yürüyen filmdeki kadýn gibi hissederim. Ýnsana iyi gelen hafif bir tedirginlikle keþfe hazýr gezgin misali...

Bazen de terkedilmiþ bir kasabaya gelen güçlü bir kovboy edasýyla gözlerim bir anda etrafý tarar. Yýkýk dökük dükkanlarýn önünde oturan insanlar bana bakarken ben onlara iyi günler der önlerinden geçerim. Ahhh bir de o tekerlekli valizim olmazsa... Sanki her þeyin büyüsü onunla bozulur...

Þimdi beni etkileyen birkaç gözlem.. Okyanus kýyýsýndaki Ayampe'deydim. Kalacak iyi bir yer buldum. Sahibi genç bir çocuk... Kendimi iyi hissettiðim bir yer... Ne yapabilirim diye bir arayýþým var. Etrafý gezerken yoga, Ýspanyolca ve surf dersi verilir diye bir yazý gördüm. Ben de orada kaldýðým sürece Ýspanyolca dersi almaya karar verdim. Oranýn sahibi Kanadalý bir genç adam ailesiyle orada yaþýyor. Bu sözünü ettiðim dersleri organize ediyor. Saatinin 10 Amerikan Dolarý olduðunu söyledi. Sözleþtik öðleden sonra ders almak için gittim.

Öðretmen çok genç bir çocuk. Bana bir þeyler sordu cevapladým. Oldukça heyecanlýydý. Kanadalý sahip hamakta uzanmýþ uzaktan bizi izliyordu. Sonunda çocuða sorular sorup ona bir þeyler anlattýrmaya çalýþtým. Yeni baþlayanlar için elinde standart bir program vardý. Ben biraz daha fazlasýný istiyordum. Kazasýz dersi bitirdim. Parayý uzattým. Hamaktaki adamý iþaret etti. Benim memnun olmadýðýmý anlamýþtý. Ona çok kibar davranmama raðmen kaçar gibi kirli ayaklarýna tokyolarýný giydi ve uzaklaþtý.

Sahip gibi davranan adam "devam edecek misin? dedi.

"Hayýr" dedim.

Genç öðretmen için iyi bir puan deðildi. Üzüntü duydum. Yapacak bir þey yoktu.

Ertesi gün onun yaþadýðý kasabaya gittim. Nasýl tarif edilir ki... Üzüntüm katlanarak Ayampe'ye döndüm.

Bir baþka gözlem Bahai'den..

Bahai'de kaldýðým hostel Avrupalý iki kýz tarafýndan iþletiliyordu. Burasý da okyanus kýyýsýnda baþka bir kasaba... Ýþleten kýzlardan biri Ýsveç'ten...

"Neden yaþamak için burayý seçtin?" diye sordum.

"Ben seçmedim geçmiþ yaþantýmda buradaydým" dedi.

Arkadaþý ile tatile gelmiþ. Burada kalmaya karar vermiþ.

"Vücudum bana burada kalmamý söyledi" dedi.

Yedi yýldýr Ekvador'da yaþýyormuþ. Alýþmak oldukça uzun zamanýný almýþ. Kendini burada daha canlý hissediyormuþ.

Yine Bahia'dan baþka bir gözlem...

Saçlarýmý boyatmak için berbere gittim. Küçücük kirli bir dükkan... Ýlk bakýþta kadýn mý erkek mi olduðunu anlamakta zorluk çektiðim biri beni karþýladý. Aslýnda karþýlamak da denmez. Çünkü kirli bir koltukta çarþafýn altýnda yatýyordu. Yavaþ bir þekilde uzandýðý yerden kalktý. Yanýma geldi. Sert hatlý, makyajlý, uzun saçlý bir adamdý. Çok dar bir kot pantolon vardý üstünde... El ve ayak týrnaklarý ojeli ve uzundu. Sadece memeleri yoktu.

Yüzü ise çok asýk. Ama yüz ifadesinde derin bir hüzün vardý. Fiyatta anlaþtýktan sonra beþ dolar istedi. Boya alacaðýný söyledi. Çýktý bir süre sonra benim boya ve bir çikolata ile geldi.

Saçýmý profesyonelce boyadýktan sonra tekrar koltuða uzandý, çarþafýný üstüne aldý. Çikolatasýný yemeye devam etti. Ben bir süre bekledikten sonra eliyle saç yýkama yerini iþaret etti ve ustaca iþini tamamladý.

Oldukça fakir gözüken bu semtte belli ki kabul görmüþtü. Buradaki berberlere hem kadýnlar hem de erkekler gidebiliyor. Ben beklerken birkaç genç erkek geldi saçlarýný keserken yüzü yine asýktý ama... Hiç konuþmamasýna raðmen onlarýn saçlarýný yaparken vücut dili farklýydý. Ben ayrýlýrken gülümsemekle gülümsememek arasýnda bir ifadeyle yolcu etti beni..

Yüzünün ifadesi pek akýldan çýkacak cinsten deðil... Yine içimi burkan bir gözlem bu.. Ýçindeki renkli dünyayý küçük daðýnýk dükkanýnýn perdelerine yansýtmaya çalýþmýþtý. BAHIA AÐUSTOS 2013


Güzin TÜMER




21 Eylül 2013 Cumartesi / 3550 okunma



"Güzin TÜMER" bütün yazýlarý için týklayýn...