Sebahattin Karaca
FOÇA’DA BÝR DÖRT DUVARIN MUHTEÞEM HÝKÂYESÝ
Osmanlý Ýmparatorluðu, Ruslara karþý girdiði Kýrým savaþýný kazanmasýna raðmen, Paris’te yapýlan anlaþma ile masada kaybetti. Savaþtan önce ve savaþ sýrasýnda Ýngiltere, Fransa, Almanya’dan alýnan borçlar önce çevrilemez ardýndan da ödenemez oldu. Bu ülkelerin temsilcileri ile yapýlan anlaþma gereði 1881 yýlýnda Düyun-ý Umumiye teþkilatý kuruldu. Teþkilat Osmanlý Maliyesini yönetecekti. Yönetimin baþýnda ise Fransa, Ýngiltere, Almanya, Ýtalya’dan birer kiþiden dört yabancý, bir kiþi de Osmanlýdan olmak üzere toplamda beþ üst yönetici vardý. Düyun-ý Umumiye, 1881 yýlýnda Osmanlý topraklarýnýn her tarafýndaki madenleri iþletmek üzere iþ baþý yaptý.
Tuz da bir madeni birleþiktir. Ýzmir Tuzla’da zengin, Aliaða civarýnda ise sýnýrlý miktarda tuz bulunmaktaydý.

Ancak asýrlardýr tuz yataklarýnýn yakýnýnda denize kavuþan Gediz nehrinin getirdiði alüvyonlar, deniz dibini önemli ölçüde doldurmuþtu. Büyük gemiler Ýzmir limanýna girerken zorlanýyordu. Bu nedenle uzun vade için Gediz’in yataðý deðiþtirilmiþ, ayný zamanda büyük gemilerin yanaþabileceði ve uluslararasý ticaretin yapýlabileceði bir liman inþaatýna gerek duyulmuþtur. Limanýn tamamlandýðý sýrada giriþine de fener yapýlarak liman hizmete girmiþtir.
Yeni Gümrük ve Liman müdürlerinin yaný sýra Düyun-u Ümumiye’nin Ýþletme müdürünün atanmalarýndan önce lojmanlarý bile hazýrlanmýþtý. Tuz ticaretinin aksaksýz yürütülmesi için her þey düþünülmüþtü. Tuz, Çamaltý tuzlasýndan denizyolu ile mavnalarla, Aliaða tarafýndan ise develerle taþýnacak þekilde planlama yapýlmýþtý.
Limanda ticaretin baþlamasýna müteakip Düyun-u Umumiye’nin Ýtalyan müdürü 1881 yýlýnda yapýmý tamamlanan Ýsmetpaþa Mahallesi 70 numarada lojmanýna taþýndý. Bina, borçlarýn bittiði 1928 yýlýna kadar lojman olarak kullanýldý. 1930 – 1936 yýllarý arasý Kaymakamlýk lojmaný, Türk Ocaðý, Halk evi olarak kullanýlmaya devam etti.
Bu bina, 1936 yýlýnda yaþanan mali kriz sýrasýnda açýk artýrma ihale usulü ile satýldý.

Ýhaleyi Foça ve çevresinde büyük ölçüde tütün ticareti ile uðraþan Kadri Kut kazandý ve binanýn sahibi oldu. Kadri Kut 2. Dünya Savaþý sýrasýnda Almanya’nýn Akdeniz’de bulunan askerlerine tütün tedarikçisi oldu. Bölgeden topladýðý tütünleri Alman askerlerine sattýðý sýrada varlýðýna varlýk, zenginliðine zenginlik kattý. Ticari zekasý ile buraya kadar güzel götürdü. Ancak halk arasýnda küçükten baþlayarak yaygýn hale gelen “Bizim tütünümüz ve alýn terimiz üzerinden zengin oldu” söylem ve dedikodularý kendisini ve ailesini rahatsýz etmeye baþladýðý yýl, evi Cemil Midilli’ye sattý ve Ýzmir’e göçtü.
Midilli Ailesi evi satýn aldýðý yýl Marsilya Meydaný’na cepheli arkasýnda bahçesi olan evinden yeni malikânesine taþýndý.
Cemil Midilli diðer çocuklarýyla birlikte Reha Midilli’nin de içinde yetiþtiði, arkasýnda bahçesi de bulunan binayý 1977 yýlýnda bize (bana ve eþime) sattý.
Bizler genç birer turizmci olarak, binanýn yapýlýþýnýn tam 100. yýlýnda yani 1981’de otele dönüþtürerek hizmet vermeye baþladýk. Bizler tarihi binada otel hizmeti vermekten mutluyduk. Kýsa sürede Foça turizmi içerisinde hak ettiði yeri aldý. Muhtelif zamanlarda üç ayrý izinli yenileme geçirerek, kaliteli, sýcak, samimi otelcilik hizmeti vermeyi sürdürdük. Seçkin konuklarýmýz yanýnda tanýnmýþ siyasetçi, ressam, sanatçý, yazar, þair, sporcu, müzisyenleri aðýrlamaktan gurur duyduk, keyif aldýk,

Aziz Nesin, Oktay Akbal, Avni Arbaþ, Erdal Ýnönü, Bahriye Üçok, Kemal Anadol, Habib Bektaþ, Semih Poroy, Türkan Akyol, Kayahan Acar, Nazan Öncel, Rüþtü Þardað, gazeteci Selahattin Duman gibi kiþiler bunlardan bazýlarýdýr.
Binanýn dört duvarý çalýþanlarýnýn güler yüzlü hizmeti, neo klasik tarzý, temiz ve rahat ortamý, samimi atmosferi ve Küçükdeniz Limaný’ndaki muhteþem konumu ile,
1. Misafirlerini memnun edebilmek için,
2. Köklü geçmiþine layýk olabilmek için,
Her gün kapýlarýný onur duyarak açmaktadýr.



Sebahattin Karaca
sebahattinkaraca35@hotmail.com
www.sebahattinkaraca.com
Osmanlý Ýmparatorluðu, Ruslara karþý girdiði Kýrým savaþýný kazanmasýna raðmen, Paris’te yapýlan anlaþma ile masada kaybetti. Savaþtan önce ve savaþ sýrasýnda Ýngiltere, Fransa, Almanya’dan alýnan borçlar önce çevrilemez ardýndan da ödenemez oldu. Bu ülkelerin temsilcileri ile yapýlan anlaþma gereði 1881 yýlýnda Düyun-ý Umumiye teþkilatý kuruldu. Teþkilat Osmanlý Maliyesini yönetecekti. Yönetimin baþýnda ise Fransa, Ýngiltere, Almanya, Ýtalya’dan birer kiþiden dört yabancý, bir kiþi de Osmanlýdan olmak üzere toplamda beþ üst yönetici vardý. Düyun-ý Umumiye, 1881 yýlýnda Osmanlý topraklarýnýn her tarafýndaki madenleri iþletmek üzere iþ baþý yaptý.
Tuz da bir madeni birleþiktir. Ýzmir Tuzla’da zengin, Aliaða civarýnda ise sýnýrlý miktarda tuz bulunmaktaydý.

Ancak asýrlardýr tuz yataklarýnýn yakýnýnda denize kavuþan Gediz nehrinin getirdiði alüvyonlar, deniz dibini önemli ölçüde doldurmuþtu. Büyük gemiler Ýzmir limanýna girerken zorlanýyordu. Bu nedenle uzun vade için Gediz’in yataðý deðiþtirilmiþ, ayný zamanda büyük gemilerin yanaþabileceði ve uluslararasý ticaretin yapýlabileceði bir liman inþaatýna gerek duyulmuþtur. Limanýn tamamlandýðý sýrada giriþine de fener yapýlarak liman hizmete girmiþtir.
Yeni Gümrük ve Liman müdürlerinin yaný sýra Düyun-u Ümumiye’nin Ýþletme müdürünün atanmalarýndan önce lojmanlarý bile hazýrlanmýþtý. Tuz ticaretinin aksaksýz yürütülmesi için her þey düþünülmüþtü. Tuz, Çamaltý tuzlasýndan denizyolu ile mavnalarla, Aliaða tarafýndan ise develerle taþýnacak þekilde planlama yapýlmýþtý.
Limanda ticaretin baþlamasýna müteakip Düyun-u Umumiye’nin Ýtalyan müdürü 1881 yýlýnda yapýmý tamamlanan Ýsmetpaþa Mahallesi 70 numarada lojmanýna taþýndý. Bina, borçlarýn bittiði 1928 yýlýna kadar lojman olarak kullanýldý. 1930 – 1936 yýllarý arasý Kaymakamlýk lojmaný, Türk Ocaðý, Halk evi olarak kullanýlmaya devam etti.
Bu bina, 1936 yýlýnda yaþanan mali kriz sýrasýnda açýk artýrma ihale usulü ile satýldý.

Ýhaleyi Foça ve çevresinde büyük ölçüde tütün ticareti ile uðraþan Kadri Kut kazandý ve binanýn sahibi oldu. Kadri Kut 2. Dünya Savaþý sýrasýnda Almanya’nýn Akdeniz’de bulunan askerlerine tütün tedarikçisi oldu. Bölgeden topladýðý tütünleri Alman askerlerine sattýðý sýrada varlýðýna varlýk, zenginliðine zenginlik kattý. Ticari zekasý ile buraya kadar güzel götürdü. Ancak halk arasýnda küçükten baþlayarak yaygýn hale gelen “Bizim tütünümüz ve alýn terimiz üzerinden zengin oldu” söylem ve dedikodularý kendisini ve ailesini rahatsýz etmeye baþladýðý yýl, evi Cemil Midilli’ye sattý ve Ýzmir’e göçtü.
Midilli Ailesi evi satýn aldýðý yýl Marsilya Meydaný’na cepheli arkasýnda bahçesi olan evinden yeni malikânesine taþýndý.
Cemil Midilli diðer çocuklarýyla birlikte Reha Midilli’nin de içinde yetiþtiði, arkasýnda bahçesi de bulunan binayý 1977 yýlýnda bize (bana ve eþime) sattý.
Bizler genç birer turizmci olarak, binanýn yapýlýþýnýn tam 100. yýlýnda yani 1981’de otele dönüþtürerek hizmet vermeye baþladýk. Bizler tarihi binada otel hizmeti vermekten mutluyduk. Kýsa sürede Foça turizmi içerisinde hak ettiði yeri aldý. Muhtelif zamanlarda üç ayrý izinli yenileme geçirerek, kaliteli, sýcak, samimi otelcilik hizmeti vermeyi sürdürdük. Seçkin konuklarýmýz yanýnda tanýnmýþ siyasetçi, ressam, sanatçý, yazar, þair, sporcu, müzisyenleri aðýrlamaktan gurur duyduk, keyif aldýk,

Aziz Nesin, Oktay Akbal, Avni Arbaþ, Erdal Ýnönü, Bahriye Üçok, Kemal Anadol, Habib Bektaþ, Semih Poroy, Türkan Akyol, Kayahan Acar, Nazan Öncel, Rüþtü Þardað, gazeteci Selahattin Duman gibi kiþiler bunlardan bazýlarýdýr.
Binanýn dört duvarý çalýþanlarýnýn güler yüzlü hizmeti, neo klasik tarzý, temiz ve rahat ortamý, samimi atmosferi ve Küçükdeniz Limaný’ndaki muhteþem konumu ile,
1. Misafirlerini memnun edebilmek için,
2. Köklü geçmiþine layýk olabilmek için,
Her gün kapýlarýný onur duyarak açmaktadýr.



Sebahattin Karaca
sebahattinkaraca35@hotmail.com
"Sebahattin Karaca" bütün yazýlarý için týklayýn...
