Elif Y. ÖZEL
UÇURTMAYI VURDULAR
Ömrümün çocukluðuma sayýlan yýllarýydý.
“Emanet” misali elime tutuþturulan ve sanal çocukluðumu en gerçek haliyle aðýrlayan, canýmý en çok acýtan yýllar….
Güçlü her kimse, kurallarýn onun tarafýndan belirlendiði ve daha yarýþma baþlamadan birincinin tayin edildiði, dahasý, o oyunlarý oynamaya mecbur býrakýlmak yetmezmiþ gibi, üzerine bir de, en itaat edilesi kýsmýndan tarafýma servis edilmiþ saygýdeðer yýllar,
Öðrenebildiðim her ne varsa, öfkenin ve kavganýn ortasýnda kalarak öðrendiðim ve zerre kadar utanmaksýzýn, yitik vicdanýyla bana eþlik etmeyi kafasýna koyan vicdaný kuruyasýca yýllar…
Kýsacasý ben o yýllarýn; emanet bir zamanda büyümeye çabalayan en sanal çocuðuydum belki de. “Ýçi beni dýþý seni yakar” misali ortalarda dolanan, dýþý küçücük içi ise kocaman olan bir çocuk.
O çocuðun annesine gelince; o, böylesine büyük bir hiçliðin içindeki tek gerçeðimdi benim. Ben de onun için tek gerçektim.
Titreyen bacaklarýna raðmen yere saðlam basmaya çalýþýrken ki gayreti ve her defasýnda zamana teslim olmayý þiddetle reddediþi bu inancýmýn en anlamlý ispatýydý bana göre. Hatta sadece eli elime deðdiði vakitlerde nefes alabildiðini söylemesi bile tek baþýna ispat niteliði taþýyordu aslýnda.
Yok olmamak için yok etmeye mecbur býrakýlmýþ bir sürü bedenin arasýnda yaþamaya çalýþýrken, kýymetsiz ve bir o kadar da yetim býrakýlmýþlýðýmýzý dibine kadar hisseden iki arkadaþ gibiydik biz.
Anneme göre ben; zamansýz büyümüþ, ardýndan da vakitlice küçülmüþ bir yetiþkindim. Nefes alsýn diye hiç býrakmadýðým o eli de olmasa, kimse çocuk olduðuma inanmazdý zaten.
Sevgimiz büyük olsa da, benim çocuk tarafým daima azýcýktý.
Ve o yýllardan bana kalan;
Biraz çocukluðumsa, çokça da annemim mahpusluðu olmuþtu.
Her sabah ay yüzünden öperek uyandýrsam da onu, o yine de hep kedere açardý gözlerini. Ýþte bu yüzden benim çocukluðum, biraz annemin mahpusluðunda, çokça da gözlerindeki kederde asýlý kalmýþtý.
Benim çocuk tarafým hep azýcýktý zaten.
Ve o yýllardan bana kalan;
Biraz umutsa, çokça da annemin müebbet yemiþ yüreði olmuþtu.
Her gece kokumu kokusuna katarak uyutsam da onu, o yine de daima ölüme kapatýrdý gözlerini. Ve ben, umudunu yitirmiþ bir annenin yanýnda umut etmenin haksýzlýk olduðuna kendimi inandýrdýðýmdan, bu defa çocukluðumun tamamý annemim müebbet yemiþ yüreðinde asýlý kalmýþtý.
O yýllarda aklýma takýlan tek soru ise;
Elimi tuttuðu halde, nefes almaktan neden vazgeçtiðiydi…
Bir tek ayrýntýsýný dahi unutamadýðým o gün;
Sanal çocukluðumun tek gerçek günüydü aslýnda,
Yalanla tanýþtýðým ve hiç olmanýn en gerçek haliyle baþ baþa býrakýldýðým en yitik günüm…
Elini elimden alýrken, yerine kocaman bir keder yumaðý býrakýp öylece giden annemin ardýndan þuursuzca bakakaldýðým, o olmaz olasýca günüm…
Beni kapýnýn önüne býrakýrken, kimsenin elini vicdanýna koymadýðý o en acýmasýz, o en vicdansýz, o en karanlýk günümdü o gün…
Elif Y. ÖZEL
"Elif Y. ÖZEL" bütün yazýlarý için týklayýn...
Ömrümün çocukluðuma sayýlan yýllarýydý.
“Emanet” misali elime tutuþturulan ve sanal çocukluðumu en gerçek haliyle aðýrlayan, canýmý en çok acýtan yýllar….
Güçlü her kimse, kurallarýn onun tarafýndan belirlendiði ve daha yarýþma baþlamadan birincinin tayin edildiði, dahasý, o oyunlarý oynamaya mecbur býrakýlmak yetmezmiþ gibi, üzerine bir de, en itaat edilesi kýsmýndan tarafýma servis edilmiþ saygýdeðer yýllar,
Öðrenebildiðim her ne varsa, öfkenin ve kavganýn ortasýnda kalarak öðrendiðim ve zerre kadar utanmaksýzýn, yitik vicdanýyla bana eþlik etmeyi kafasýna koyan vicdaný kuruyasýca yýllar…
Kýsacasý ben o yýllarýn; emanet bir zamanda büyümeye çabalayan en sanal çocuðuydum belki de. “Ýçi beni dýþý seni yakar” misali ortalarda dolanan, dýþý küçücük içi ise kocaman olan bir çocuk.
O çocuðun annesine gelince; o, böylesine büyük bir hiçliðin içindeki tek gerçeðimdi benim. Ben de onun için tek gerçektim.
Titreyen bacaklarýna raðmen yere saðlam basmaya çalýþýrken ki gayreti ve her defasýnda zamana teslim olmayý þiddetle reddediþi bu inancýmýn en anlamlý ispatýydý bana göre. Hatta sadece eli elime deðdiði vakitlerde nefes alabildiðini söylemesi bile tek baþýna ispat niteliði taþýyordu aslýnda.
Yok olmamak için yok etmeye mecbur býrakýlmýþ bir sürü bedenin arasýnda yaþamaya çalýþýrken, kýymetsiz ve bir o kadar da yetim býrakýlmýþlýðýmýzý dibine kadar hisseden iki arkadaþ gibiydik biz.
Anneme göre ben; zamansýz büyümüþ, ardýndan da vakitlice küçülmüþ bir yetiþkindim. Nefes alsýn diye hiç býrakmadýðým o eli de olmasa, kimse çocuk olduðuma inanmazdý zaten.
Sevgimiz büyük olsa da, benim çocuk tarafým daima azýcýktý.
Ve o yýllardan bana kalan;
Biraz çocukluðumsa, çokça da annemim mahpusluðu olmuþtu.
Her sabah ay yüzünden öperek uyandýrsam da onu, o yine de hep kedere açardý gözlerini. Ýþte bu yüzden benim çocukluðum, biraz annemin mahpusluðunda, çokça da gözlerindeki kederde asýlý kalmýþtý.
Benim çocuk tarafým hep azýcýktý zaten.
Ve o yýllardan bana kalan;
Biraz umutsa, çokça da annemin müebbet yemiþ yüreði olmuþtu.
Her gece kokumu kokusuna katarak uyutsam da onu, o yine de daima ölüme kapatýrdý gözlerini. Ve ben, umudunu yitirmiþ bir annenin yanýnda umut etmenin haksýzlýk olduðuna kendimi inandýrdýðýmdan, bu defa çocukluðumun tamamý annemim müebbet yemiþ yüreðinde asýlý kalmýþtý.
O yýllarda aklýma takýlan tek soru ise;
Elimi tuttuðu halde, nefes almaktan neden vazgeçtiðiydi…
Bir tek ayrýntýsýný dahi unutamadýðým o gün;
Sanal çocukluðumun tek gerçek günüydü aslýnda,
Yalanla tanýþtýðým ve hiç olmanýn en gerçek haliyle baþ baþa býrakýldýðým en yitik günüm…
Elini elimden alýrken, yerine kocaman bir keder yumaðý býrakýp öylece giden annemin ardýndan þuursuzca bakakaldýðým, o olmaz olasýca günüm…
Beni kapýnýn önüne býrakýrken, kimsenin elini vicdanýna koymadýðý o en acýmasýz, o en vicdansýz, o en karanlýk günümdü o gün…
Elif Y. ÖZEL
"Elif Y. ÖZEL" bütün yazýlarý için týklayýn...
