Sebahattin Karaca
Bamberg Bamberg
Postacý Yasemin haným, içi dolu kýrmýzý bir zarf getirdi. “Hayrola Yasemin haným..! Bu kýrmýzý zarfta neyin nesi?” diye sordum. “Bilmem, ancak zarf Almanya’dan” dedi. Teþekkür ederek zarfý aldým, merak bu ya, hemen açtým. Gelen bir davetiyeydi. Christina Bosch adýnda eski bir dosttandý. Christina‘yý Almanya’nýn Tegernsee þehrinde tanýmýþtým. Büyük bir otelde staj yapýyordu. 18 - 19 yaþlarýndaydý. Stajý bittikten sonra evlenerek önce Hollanda’ya yerleþmiþ ardýndan tekrar doðduðu yer olan Almanya’nýn Bamberg þehrine dönmüþtü. Aileye ait koruma altýnda olan Barock Hotel Dom’u iþletiyordu. Onu tanýdýktan iki sene sonra ben Türkiye’ye dönüþ yapmýþ, iþimin baþýnda yýllarýmý geçirmiþtim. Yenifoça’da yaþayan Dagmar, Christine ile benim ortak arkadaþýmdý. Seyrekte olsa Türkiye’ye Dagmar’a geldiðinde beni de ziyaret ediyordu. Üçümüz bir araya geldiðimizde eskilerden, anýlardan Tegernsee’den konuþmak, birlikte yemek içmek çok güzel oluyor, keyifli geçiyordu. Zarfý açýp okuyunca þaþýrdým. Beni 50. yaþ günü kutlamalarýna davet ediyordu. Almanlar 50 ve 75 yaþ günü kutlamalarýna çok önem verirler; herkes sahip olduðu imkan çerçevesinde kutlamalarýn en iyisini yapar. Bunu bilmeme raðmen bir doðum günü için, Bamberg’e davet edilmiþ olmam uzaklýðýndan dolayý az da olsa düþündürdü ama ayný zamanda çok sevindirdi ki, ayný gün gidiþ – dönüþ biletimi aldým.
Adýný çok duymuþtum
Bamberg’in adýný çok duymuþ buna raðmen hiç gidememiþtim. Frankfurt’a indim. Angelika ile Dagmar’ýn sýcak karþýlamalarý mutlu etti. Ýki saatlik araba yolculuðu koyu sohbet ile çok çabuk bitti. Christine, davete icabet etmeyeceðimi düþünmüþ olabilir ki, beni görünce kalbinin yerinden fýrladýðýný hissettirdi. Boynuma sarýldý ve ardýndan orada bulunan tüm arkadaþlarýna “dostlar size çok deðerli bir arkadaþýmý tanýtmak istiyorum” dedi ve herkesle tanýþtýrdý. Benden sonrada gelenler oldu. Üç gün yenilecek içilecek, eðlenilecek; doðum günü kutlanýlacak ve Bamberg’i tanýyacaktýk. Bu vesile ben de Almanya, Hollanda ve Ýsviçre’den gelen davetlilerle birlikte uluslararasý bir 50 yaþ günü kutlamalarýný yaþayacak, hem de olan bitene tanýklýk edecektim. O akþam güzel bir tanýþma kokteylinin ardýndan yakýndaki seçkin bir restorana gittik. Uzun zamandýr sevdiðim halde yiyemediðim Kalbgeschnitseltes ýsmarladým. Yanýnda þarap iyi geldi. Sohbetin ise, tadýna doyulmuyordu. Çok dilin konuþulduðu sohbette hiç kimse, hiçbir þeyin kanýtýný veya kendini ortaya koyma çabasý içinde deðildi. Birkaç saat, birkaç dakikada bitti sanki. Ama daha sonra devam edecek baþka dostluklarýn yolunu açtý.

Aileyi tanýmak
Bu arada Christine’nin babasý ve kardeþleriyle tanýþtým. Babasý kentin en eski ferforje ustalarýndanmýþ. Ertesi gün atölyesini ziyaret ettim. Baba Anton, oðullarý Werner ve Michael iþbaþýndaydý. Baþta kale kapýlarý, pencere korkuluklarý, týrabzanlar, köprü kenarlarý vs. olmak üzere çok muhteþem eserler gördüm. Bu türden ustalar çocukluðumda bizde de vardý. Bu iþler ülkemizde þimdilerde bilgisayar destekli seri olarak fabrikalarda yapýlýyor. Christine’nin iki erkek kardeþinden biri Belediye Meclis Üyesi olduðundan dolayý ayaküstü turizm üzerine konuþurken dedi ki: “Dünya’nýn her tarafýndan gelen turist akýný ile gelecekte nasýl baþ edilebilineceðinin bugünden hesaplarý yapýlýyor. Bugünden alt yapý – üstyapý yatýrýmlarý bir bir planlanýyor sýrasýna ve aciliyetine göre sorunlar büyümeden çözülüyor. Her þeyden önce “sürdürülebilirliðini” korumak için neler yapýlmasý gerekli ise, o hususlar üzerinde titizlikle çalýþýyoruz” dedi. Ýçimden “Ah ! Keþke bizde bunu bir kavrayabilsek ve bir turizm çekim merkezini bozmadan sürdürmeyi becerebilsek” diye geçirdim. Yüreðim sýzladý.
720 yýllýk tarihi binada otel
Ertesi gün sabah kahvaltýsý için salona gidecektim. Asansörü kullanmadým. Merdivenlerden inmeyi tercih ettim. Niyetim 8 asýrlýk koruma altýndaki tarihi binada, nasýl çaðdaþ bir otelcilik yapýlýyor? Sorusunun cevabýný bulmaktý. Her tarafý alýcý gözle inceleyerek kahvaltý salonuna indim. Barok tarz, binanýn dýþýnda olduðu gibi içinde de açýkça görünüyordu. Bamberg’de 720 yýllýk tarihi binada, güncel koþullarda çok güzel otelcilik hizmeti veriliyordu. Bina eski Bamberg’in merkezinde 1392 yýlýnda yapýlmýþ, geçirdiði evrelerden sonra bugün otelcilik hizmeti veriyor. 1975 yýlýna gelindiðinde bina, Bosch ailesinin mülkiyetine geçmiþ. Bosch ailesi Ortaçaðýn göstergesi olan bu binada, 1977 yýlýndan beri, anýtlar kurulunun izniyle birbirinden güzel ve her türlü ihtiyaca cevap veren donanýma sahip 19 oda ve 14. yüzyýlýn mimarisinin izlerini taþýyan kahvaltý salonu ile dünyanýn her yerinden gelen konuklarýna otelcilik hizmeti vermektedir. Kýsaca koruma her þeyi kendi orijinalliðinde býrakarak gelecek nesillere aktarýlýyor. Ortaçað mekaný olduðunu hissettiren kahvaltý salonunda, hep birlikte esprilerin þakalarýn eþliðinde kahvaltý yaptýk.
Ardýndan otobüs ile þehir turu yapmak üzere koltuklarýmýza oturduk. Rehberimiz otobüsün hareketiyle birlikte Bamberg’i anlatmaya baþladý. Anlatýrken bizi asýrlar öncesine götürmek için büyük çaba gösteriyordu. Ara sýra gelen sorulara kýsa kýsa cevap veriyor, ardýndan bir espri patlatýyordu. Kulaðým rehberimizde; gözüm her yerdeydi. Tur bittikten sonra son durakta indim. Bu defa yürüyerek otele dönecektim. Bugün benim için Bamberg’i gezmek görmek tanýmak için iyi bir fýrsattý. Edindiðim þehir planý ile yollara düþtüm. Elimde not defteri ve telefondan baþka bir þey yoktu. Gördüðüm her þeyi resimlemek, not almak, hakkýnda bilgi edinmek istiyordum. O gün gördüklerimi ve yaþadýklarýmý þöyle anlatabilirim:

Unesco Kültür Mirasý
“Bamberg Almanya’nýn güneyinde Bavyera Eyaleti’nde bir kenttir. MS 902 yýlýnda küçük bir kasaba olarak kurulan kent, 1007 yýlýnda II. Henry tarafýndan Piskoposluk merkezi durumuna getirildi. 1802’de Bavyera topraklarýna katýlana kadar, din devletinin yönetim merkezi olarak kaldý. 1817’de Baþpiskoposluk konumu kazandý. Bu dönemlerde yapýlan tüm yapýlar koruma yasa ve teknikleri ile kentin orta çaðýný ayna gibi yansýtmaktadýr. Bamberg bugün iki bölümden oluþmaktadýr. Bunlardan birincisi, eski kenti çevreleyen modern kenttir. Diðeri ise modern kentin tam ortasýnda kalan 1200 yýllýk Ortaçað mimari ve yaþamýný en canlý þekilde bugüne taþýyan eski Bamberg’tir.
Baviera’nýn Franken bölgesinde bulunan Bamberg; Tarihi Belediye Binasý, üniversiteleri, eski þehir merkezi, kaleleri, þatolarý, kiliseleri, bahçeleri, 1000 yýldan beri hizmet veren yaþlýlar evi ve Ortaçað mimarisi ile yapýlmýþ daha birçok güzel ve etkileyici tarihi binalarý ile Almanya’nýn 1993 yýlýndan beri bozulmadan korunmuþ, en büyük þehri olarak UNESCO Dünya Kültür Mirasý unvanýný elinde bulundurmaktadýr.
Bamberg’i Bamberg yapan en önemli özelliklerinin baþýnda þehrin ortasýndan geçen Regnitz nehirdir. Gondollarla nehirde gezinti yapýlabilmektedir. Küçük Venedik diye de adlandýrýlan kent, içinde dolaþýrken size rüyada olduðunuz hissini verir. Bamberg’in kalbi Regnitz nehrinin çevresinde atar. Özellikle nehrin üstündeki köprünün üzerinde asýrlar önce inþa edilmiþ Belediye binasý resimlik görünümüyle masallara konu olacak kadar etkileyici. Bambergliler Ortaçaðdan günümüze korunarak gelen çok sayýda sanatsal ve kültürel miras öðesinin bozulmasýna veya tahrip edilmesine izin vermemiþ.
Doðal güzelliklerinin yaný sýra otantik park ve bahçeleriyle de dikkat çeken kent, hayatýn her zaman her yerde canlý ve hareketli olduðunu hissettiriyor. Hemen hemen her yerde müzik yapýlan Bamberg’te Rauch Bira (Füme Bira) çok meþhurdur. Bugün Bamberg küçük bir kasaba olmasýna raðmen Avrupa’da en çok turist çeken tarihi þehirlerin baþýnda gelmektedir.
Altenburg Þatosu’nda 50. doðum günü kutlamasý
Doðum günü kutlama saati geldi çattý. Tarihi ve turistik yer olan Altenburg Þatosu’nda doðum günü kutlamasý için bir araya gelinecekti.
Altenburg þehrin dýþýnda, yüksek bir tepede 1109'da göçmenlere barýnak olarak yapýlmýþ, iki asýr amacýna uygun kullanýldýktan sonra 14. ve 15. yüzyýllarda elden geçirilerek Bamberg’in piskoposlarýna konut olarak hazýrlanmýþ. 1553 yýlýnda bölgede yaþanan savaþlardan dolayý neredeyse tamamen yýkýlmýþ. Üç asýr ören yeri olarak kaldýktan sonra 1812 yýlýnda Hoffmann adýnda birisi tarafýndan yeniden onarýlmýþ. 33 metre yüksekliðinde gözetleme kulesi ve terasý þatoya eklenmiþ. Yemek salonlarý, þövalye odalarý, sýðýnaklar ilave edilmiþ, ayrýca þato surlarla daha korumalý hale getirilmiþ. Þehrin en yüksek noktasýnda bulunan Altenburg'un seyir terasý panoramik müthiþ bir manzara sunmaktadýr.
Muhteþem bir kutlama olacaðý yer seçiminden ve kapsamlý hazýrlýktan belliydi. Öyle de oldu. Gece boyunca kolay kolay unutamayacaðým, dillere destan bir doðum günü partisi yaþadým. Uzun ömürlerin olsun Christine.















Sebahattin Karaca
sebahattinkaraca35@hotmail.com
www.sebahattinkaraca.com
Postacý Yasemin haným, içi dolu kýrmýzý bir zarf getirdi. “Hayrola Yasemin haným..! Bu kýrmýzý zarfta neyin nesi?” diye sordum. “Bilmem, ancak zarf Almanya’dan” dedi. Teþekkür ederek zarfý aldým, merak bu ya, hemen açtým. Gelen bir davetiyeydi. Christina Bosch adýnda eski bir dosttandý. Christina‘yý Almanya’nýn Tegernsee þehrinde tanýmýþtým. Büyük bir otelde staj yapýyordu. 18 - 19 yaþlarýndaydý. Stajý bittikten sonra evlenerek önce Hollanda’ya yerleþmiþ ardýndan tekrar doðduðu yer olan Almanya’nýn Bamberg þehrine dönmüþtü. Aileye ait koruma altýnda olan Barock Hotel Dom’u iþletiyordu. Onu tanýdýktan iki sene sonra ben Türkiye’ye dönüþ yapmýþ, iþimin baþýnda yýllarýmý geçirmiþtim. Yenifoça’da yaþayan Dagmar, Christine ile benim ortak arkadaþýmdý. Seyrekte olsa Türkiye’ye Dagmar’a geldiðinde beni de ziyaret ediyordu. Üçümüz bir araya geldiðimizde eskilerden, anýlardan Tegernsee’den konuþmak, birlikte yemek içmek çok güzel oluyor, keyifli geçiyordu. Zarfý açýp okuyunca þaþýrdým. Beni 50. yaþ günü kutlamalarýna davet ediyordu. Almanlar 50 ve 75 yaþ günü kutlamalarýna çok önem verirler; herkes sahip olduðu imkan çerçevesinde kutlamalarýn en iyisini yapar. Bunu bilmeme raðmen bir doðum günü için, Bamberg’e davet edilmiþ olmam uzaklýðýndan dolayý az da olsa düþündürdü ama ayný zamanda çok sevindirdi ki, ayný gün gidiþ – dönüþ biletimi aldým.
Adýný çok duymuþtum
Bamberg’in adýný çok duymuþ buna raðmen hiç gidememiþtim. Frankfurt’a indim. Angelika ile Dagmar’ýn sýcak karþýlamalarý mutlu etti. Ýki saatlik araba yolculuðu koyu sohbet ile çok çabuk bitti. Christine, davete icabet etmeyeceðimi düþünmüþ olabilir ki, beni görünce kalbinin yerinden fýrladýðýný hissettirdi. Boynuma sarýldý ve ardýndan orada bulunan tüm arkadaþlarýna “dostlar size çok deðerli bir arkadaþýmý tanýtmak istiyorum” dedi ve herkesle tanýþtýrdý. Benden sonrada gelenler oldu. Üç gün yenilecek içilecek, eðlenilecek; doðum günü kutlanýlacak ve Bamberg’i tanýyacaktýk. Bu vesile ben de Almanya, Hollanda ve Ýsviçre’den gelen davetlilerle birlikte uluslararasý bir 50 yaþ günü kutlamalarýný yaþayacak, hem de olan bitene tanýklýk edecektim. O akþam güzel bir tanýþma kokteylinin ardýndan yakýndaki seçkin bir restorana gittik. Uzun zamandýr sevdiðim halde yiyemediðim Kalbgeschnitseltes ýsmarladým. Yanýnda þarap iyi geldi. Sohbetin ise, tadýna doyulmuyordu. Çok dilin konuþulduðu sohbette hiç kimse, hiçbir þeyin kanýtýný veya kendini ortaya koyma çabasý içinde deðildi. Birkaç saat, birkaç dakikada bitti sanki. Ama daha sonra devam edecek baþka dostluklarýn yolunu açtý.

Aileyi tanýmak
Bu arada Christine’nin babasý ve kardeþleriyle tanýþtým. Babasý kentin en eski ferforje ustalarýndanmýþ. Ertesi gün atölyesini ziyaret ettim. Baba Anton, oðullarý Werner ve Michael iþbaþýndaydý. Baþta kale kapýlarý, pencere korkuluklarý, týrabzanlar, köprü kenarlarý vs. olmak üzere çok muhteþem eserler gördüm. Bu türden ustalar çocukluðumda bizde de vardý. Bu iþler ülkemizde þimdilerde bilgisayar destekli seri olarak fabrikalarda yapýlýyor. Christine’nin iki erkek kardeþinden biri Belediye Meclis Üyesi olduðundan dolayý ayaküstü turizm üzerine konuþurken dedi ki: “Dünya’nýn her tarafýndan gelen turist akýný ile gelecekte nasýl baþ edilebilineceðinin bugünden hesaplarý yapýlýyor. Bugünden alt yapý – üstyapý yatýrýmlarý bir bir planlanýyor sýrasýna ve aciliyetine göre sorunlar büyümeden çözülüyor. Her þeyden önce “sürdürülebilirliðini” korumak için neler yapýlmasý gerekli ise, o hususlar üzerinde titizlikle çalýþýyoruz” dedi. Ýçimden “Ah ! Keþke bizde bunu bir kavrayabilsek ve bir turizm çekim merkezini bozmadan sürdürmeyi becerebilsek” diye geçirdim. Yüreðim sýzladý.
720 yýllýk tarihi binada otel
Ertesi gün sabah kahvaltýsý için salona gidecektim. Asansörü kullanmadým. Merdivenlerden inmeyi tercih ettim. Niyetim 8 asýrlýk koruma altýndaki tarihi binada, nasýl çaðdaþ bir otelcilik yapýlýyor? Sorusunun cevabýný bulmaktý. Her tarafý alýcý gözle inceleyerek kahvaltý salonuna indim. Barok tarz, binanýn dýþýnda olduðu gibi içinde de açýkça görünüyordu. Bamberg’de 720 yýllýk tarihi binada, güncel koþullarda çok güzel otelcilik hizmeti veriliyordu. Bina eski Bamberg’in merkezinde 1392 yýlýnda yapýlmýþ, geçirdiði evrelerden sonra bugün otelcilik hizmeti veriyor. 1975 yýlýna gelindiðinde bina, Bosch ailesinin mülkiyetine geçmiþ. Bosch ailesi Ortaçaðýn göstergesi olan bu binada, 1977 yýlýndan beri, anýtlar kurulunun izniyle birbirinden güzel ve her türlü ihtiyaca cevap veren donanýma sahip 19 oda ve 14. yüzyýlýn mimarisinin izlerini taþýyan kahvaltý salonu ile dünyanýn her yerinden gelen konuklarýna otelcilik hizmeti vermektedir. Kýsaca koruma her þeyi kendi orijinalliðinde býrakarak gelecek nesillere aktarýlýyor. Ortaçað mekaný olduðunu hissettiren kahvaltý salonunda, hep birlikte esprilerin þakalarýn eþliðinde kahvaltý yaptýk.
Ardýndan otobüs ile þehir turu yapmak üzere koltuklarýmýza oturduk. Rehberimiz otobüsün hareketiyle birlikte Bamberg’i anlatmaya baþladý. Anlatýrken bizi asýrlar öncesine götürmek için büyük çaba gösteriyordu. Ara sýra gelen sorulara kýsa kýsa cevap veriyor, ardýndan bir espri patlatýyordu. Kulaðým rehberimizde; gözüm her yerdeydi. Tur bittikten sonra son durakta indim. Bu defa yürüyerek otele dönecektim. Bugün benim için Bamberg’i gezmek görmek tanýmak için iyi bir fýrsattý. Edindiðim þehir planý ile yollara düþtüm. Elimde not defteri ve telefondan baþka bir þey yoktu. Gördüðüm her þeyi resimlemek, not almak, hakkýnda bilgi edinmek istiyordum. O gün gördüklerimi ve yaþadýklarýmý þöyle anlatabilirim:

Unesco Kültür Mirasý
“Bamberg Almanya’nýn güneyinde Bavyera Eyaleti’nde bir kenttir. MS 902 yýlýnda küçük bir kasaba olarak kurulan kent, 1007 yýlýnda II. Henry tarafýndan Piskoposluk merkezi durumuna getirildi. 1802’de Bavyera topraklarýna katýlana kadar, din devletinin yönetim merkezi olarak kaldý. 1817’de Baþpiskoposluk konumu kazandý. Bu dönemlerde yapýlan tüm yapýlar koruma yasa ve teknikleri ile kentin orta çaðýný ayna gibi yansýtmaktadýr. Bamberg bugün iki bölümden oluþmaktadýr. Bunlardan birincisi, eski kenti çevreleyen modern kenttir. Diðeri ise modern kentin tam ortasýnda kalan 1200 yýllýk Ortaçað mimari ve yaþamýný en canlý þekilde bugüne taþýyan eski Bamberg’tir.
Baviera’nýn Franken bölgesinde bulunan Bamberg; Tarihi Belediye Binasý, üniversiteleri, eski þehir merkezi, kaleleri, þatolarý, kiliseleri, bahçeleri, 1000 yýldan beri hizmet veren yaþlýlar evi ve Ortaçað mimarisi ile yapýlmýþ daha birçok güzel ve etkileyici tarihi binalarý ile Almanya’nýn 1993 yýlýndan beri bozulmadan korunmuþ, en büyük þehri olarak UNESCO Dünya Kültür Mirasý unvanýný elinde bulundurmaktadýr.
Bamberg’i Bamberg yapan en önemli özelliklerinin baþýnda þehrin ortasýndan geçen Regnitz nehirdir. Gondollarla nehirde gezinti yapýlabilmektedir. Küçük Venedik diye de adlandýrýlan kent, içinde dolaþýrken size rüyada olduðunuz hissini verir. Bamberg’in kalbi Regnitz nehrinin çevresinde atar. Özellikle nehrin üstündeki köprünün üzerinde asýrlar önce inþa edilmiþ Belediye binasý resimlik görünümüyle masallara konu olacak kadar etkileyici. Bambergliler Ortaçaðdan günümüze korunarak gelen çok sayýda sanatsal ve kültürel miras öðesinin bozulmasýna veya tahrip edilmesine izin vermemiþ.
Doðal güzelliklerinin yaný sýra otantik park ve bahçeleriyle de dikkat çeken kent, hayatýn her zaman her yerde canlý ve hareketli olduðunu hissettiriyor. Hemen hemen her yerde müzik yapýlan Bamberg’te Rauch Bira (Füme Bira) çok meþhurdur. Bugün Bamberg küçük bir kasaba olmasýna raðmen Avrupa’da en çok turist çeken tarihi þehirlerin baþýnda gelmektedir.
Altenburg Þatosu’nda 50. doðum günü kutlamasý
Doðum günü kutlama saati geldi çattý. Tarihi ve turistik yer olan Altenburg Þatosu’nda doðum günü kutlamasý için bir araya gelinecekti.
Altenburg þehrin dýþýnda, yüksek bir tepede 1109'da göçmenlere barýnak olarak yapýlmýþ, iki asýr amacýna uygun kullanýldýktan sonra 14. ve 15. yüzyýllarda elden geçirilerek Bamberg’in piskoposlarýna konut olarak hazýrlanmýþ. 1553 yýlýnda bölgede yaþanan savaþlardan dolayý neredeyse tamamen yýkýlmýþ. Üç asýr ören yeri olarak kaldýktan sonra 1812 yýlýnda Hoffmann adýnda birisi tarafýndan yeniden onarýlmýþ. 33 metre yüksekliðinde gözetleme kulesi ve terasý þatoya eklenmiþ. Yemek salonlarý, þövalye odalarý, sýðýnaklar ilave edilmiþ, ayrýca þato surlarla daha korumalý hale getirilmiþ. Þehrin en yüksek noktasýnda bulunan Altenburg'un seyir terasý panoramik müthiþ bir manzara sunmaktadýr.
Muhteþem bir kutlama olacaðý yer seçiminden ve kapsamlý hazýrlýktan belliydi. Öyle de oldu. Gece boyunca kolay kolay unutamayacaðým, dillere destan bir doðum günü partisi yaþadým. Uzun ömürlerin olsun Christine.















Sebahattin Karaca
sebahattinkaraca35@hotmail.com
"Sebahattin Karaca" bütün yazýlarý için týklayýn...
