Sebahattin Karaca
Aramýza Hoþ Geldiniz Genç Meslektaþlarým!
Girdiðinizde fakültenin kapýsýndan, saf, temiz pýrýl pýrýl birer gençtiniz. Yeni arkadaþlýklar, dostluklar ve çevreler edindiniz. Dersler, eðitimler, araþtýrmalar, çalýþmalar diye diye yýllarý ard arda dizdiniz. Staj günleri, kariyer günleri, mezuniyet günleri, derken beþ koca yýlý bitirdiniz. Çok deðerli hocalar tarafýndan eðitildiniz. Eskiye nazaran biraz daha geliþmiþ imkanlar ve her þeyden önemlisi bilgisayar desteðiyle, pratik uygulama imkaný sunan iyi iþletmelerde staj yaparak kendinizi yetiþtirdiniz. Çeþitli iþyerlerinde her türlü deneyim ve tecrübelerinizi arttýrarak bilinçlendiniz. Mesleðinizin yanýnda yabancý dil, onunla beraber hayatta ve turizm dünyasýnda lazým olan her þeyi öðrendiniz. Bugün ise, altýn kadar deðerli bir meslek sahibi olup, gururla keplerinizi havaya fýrlatarak, aramýza katýldýnýz.
Turizmde Eðitilmiþ Elemanýn Ve Yöneticinin Önemi Çok Büyüktür.
Bu sözün önemini iyi bilir ve de onlarca yýldýr söyler dururum. Turizm pastasýndan aldýklarý paylarý arttýrmak için ülkeler birbirleriyle yarýþýrlar. Ülkeler akla hayale gelmeyen teþvikler verirler. Kurlarý, KDV’leri ayarlar, oteller için arazi tahsisinden ucuz krediye kadar bu vb. pek çok þeyi vererek turizmin geliþmesini teþvik ederler. Bizde de, çoðu zaman KDV indiriminden baþlayan, daðýtýlan primlerle devam eden onlarca teþvik vardýr, sýrf ülkemizin turizmini desteklemek için devreye soktuðumuz. Bazýlarý gereksizdir, bazýlarý kötüye kullanýlýr, iyi niyet, teþvik maalesef suistimal edilir. Ama “teþvik olmazsa olmaz” kuralý belirleyici en önemli konu baþlýðýdýr.
Bütün bunlar turizmin geliþmesi için vazgeçilmez ve yapýlmasý gerekli iþlerdir. Ama bunlarýn arasýnda en önemlisi, þüphesiz ki eðitilmiþ turizmcidir. Çünkü turizm sadece ve sadece eðitilmiþ personel ile geliþir, büyür, rakiplerle daha kolay rekabete girilir ve baþarý saðlanýr.
Devletimizin 1960’lý yýllarýn baþlarýnda baþlattýðý turizm hamlesi için “eðitilmiþ personelin” önemini kavramýþ olacak ki apar topar, Ankara’nýn Ýskitler semtinde kiraladýðý binada okul açmýþ. Adýna da Ankara Otelcilik Okulu demiþ. Bu okul, Türkiye’de ilktir. Yarým asýrdan beri baþta 3 yýllýk, ardýndan 4 yýllýk müfredatla ara eleman yetiþtirmiþtir. Ýkincisi Ýstanbul’da olmak üzere ilerleyen yýllarda pek çok Turizm ve Otelcilik Meslek Lisesi, yüksekokul ve fakülte düzeyinde eðitim kurumlarý kalifiye eleman açýðýný kapamaya çalýþmaktadýr.
Onlardan biri de, Dokuz Eylül Üniversitesi Reha Midilli Foça Turizm Fakültesi’dir. Bahar aylarýnýn ilk günlerinde Fakültenin düzenlediði “Kariyer Günü” organizasyonuna katýldým. Ýki katta stajyer öðrenci almak için birbiriyle yarýþan çok sayýda beþ yýldýzlý otellerin stantlarý vardý. Her stant da ortalama 3-4 görevli otellerini anlatýyor, ikna ettikleri öðrenciye form veriyordu. Doldurulan formlar titizlikle inceleniyor, öðrencinin otellerinde staj yapmalarý doðrultusunda gerçekten kayda deðer emek sarf ediyorlardý.
Sonrasýnda, mezuniyet törenine davetliydim. Katýlmaktan çok ama çok büyük keyif aldým. Törenin ardýndan mezuniyet belgesini alan öðrencilerin Fakültenin bahçesinde kepleri coþkuyla havaya fýrlattýktan birkaç dakika sonra veda kokteylinde yanýma yaklaþan önceden tanýdýðým birkaç öðrenciye; “aramýza hoþ geldiniz genç meslektaþlarým. Her nerede ve hangi görevlerde çalýþýrsanýz çalýþýn, iþinizi titizlikle yapýn, mesleðinizi sevin, güler yüzlü, tatlý dilli olun, yýlmadan, yorulmadan ya býkmadan tüm yenilikleri takip ederek, kendinize, ailenize, ülke turizmine faydalý olursunuz” dedim.
Bu güzel ortamdan ayrýlýrken; “Foça, Ýzmir ve Türkiye olarak, hedefleri sýnýrlarý aþan böylesine geniþ vizyon sahibi Fakülteye sahip çýkmak, temel görevimiz olmalýdýr” diye düþünmeden edemedim.












Sebahattin Karaca
sebahattinkaraca35@hotmail.com
www.sebahattinkaraca.com
Girdiðinizde fakültenin kapýsýndan, saf, temiz pýrýl pýrýl birer gençtiniz. Yeni arkadaþlýklar, dostluklar ve çevreler edindiniz. Dersler, eðitimler, araþtýrmalar, çalýþmalar diye diye yýllarý ard arda dizdiniz. Staj günleri, kariyer günleri, mezuniyet günleri, derken beþ koca yýlý bitirdiniz. Çok deðerli hocalar tarafýndan eðitildiniz. Eskiye nazaran biraz daha geliþmiþ imkanlar ve her þeyden önemlisi bilgisayar desteðiyle, pratik uygulama imkaný sunan iyi iþletmelerde staj yaparak kendinizi yetiþtirdiniz. Çeþitli iþyerlerinde her türlü deneyim ve tecrübelerinizi arttýrarak bilinçlendiniz. Mesleðinizin yanýnda yabancý dil, onunla beraber hayatta ve turizm dünyasýnda lazým olan her þeyi öðrendiniz. Bugün ise, altýn kadar deðerli bir meslek sahibi olup, gururla keplerinizi havaya fýrlatarak, aramýza katýldýnýz.
Turizmde Eðitilmiþ Elemanýn Ve Yöneticinin Önemi Çok Büyüktür.
Bu sözün önemini iyi bilir ve de onlarca yýldýr söyler dururum. Turizm pastasýndan aldýklarý paylarý arttýrmak için ülkeler birbirleriyle yarýþýrlar. Ülkeler akla hayale gelmeyen teþvikler verirler. Kurlarý, KDV’leri ayarlar, oteller için arazi tahsisinden ucuz krediye kadar bu vb. pek çok þeyi vererek turizmin geliþmesini teþvik ederler. Bizde de, çoðu zaman KDV indiriminden baþlayan, daðýtýlan primlerle devam eden onlarca teþvik vardýr, sýrf ülkemizin turizmini desteklemek için devreye soktuðumuz. Bazýlarý gereksizdir, bazýlarý kötüye kullanýlýr, iyi niyet, teþvik maalesef suistimal edilir. Ama “teþvik olmazsa olmaz” kuralý belirleyici en önemli konu baþlýðýdýr.
Bütün bunlar turizmin geliþmesi için vazgeçilmez ve yapýlmasý gerekli iþlerdir. Ama bunlarýn arasýnda en önemlisi, þüphesiz ki eðitilmiþ turizmcidir. Çünkü turizm sadece ve sadece eðitilmiþ personel ile geliþir, büyür, rakiplerle daha kolay rekabete girilir ve baþarý saðlanýr.
Devletimizin 1960’lý yýllarýn baþlarýnda baþlattýðý turizm hamlesi için “eðitilmiþ personelin” önemini kavramýþ olacak ki apar topar, Ankara’nýn Ýskitler semtinde kiraladýðý binada okul açmýþ. Adýna da Ankara Otelcilik Okulu demiþ. Bu okul, Türkiye’de ilktir. Yarým asýrdan beri baþta 3 yýllýk, ardýndan 4 yýllýk müfredatla ara eleman yetiþtirmiþtir. Ýkincisi Ýstanbul’da olmak üzere ilerleyen yýllarda pek çok Turizm ve Otelcilik Meslek Lisesi, yüksekokul ve fakülte düzeyinde eðitim kurumlarý kalifiye eleman açýðýný kapamaya çalýþmaktadýr.
Onlardan biri de, Dokuz Eylül Üniversitesi Reha Midilli Foça Turizm Fakültesi’dir. Bahar aylarýnýn ilk günlerinde Fakültenin düzenlediði “Kariyer Günü” organizasyonuna katýldým. Ýki katta stajyer öðrenci almak için birbiriyle yarýþan çok sayýda beþ yýldýzlý otellerin stantlarý vardý. Her stant da ortalama 3-4 görevli otellerini anlatýyor, ikna ettikleri öðrenciye form veriyordu. Doldurulan formlar titizlikle inceleniyor, öðrencinin otellerinde staj yapmalarý doðrultusunda gerçekten kayda deðer emek sarf ediyorlardý.
Sonrasýnda, mezuniyet törenine davetliydim. Katýlmaktan çok ama çok büyük keyif aldým. Törenin ardýndan mezuniyet belgesini alan öðrencilerin Fakültenin bahçesinde kepleri coþkuyla havaya fýrlattýktan birkaç dakika sonra veda kokteylinde yanýma yaklaþan önceden tanýdýðým birkaç öðrenciye; “aramýza hoþ geldiniz genç meslektaþlarým. Her nerede ve hangi görevlerde çalýþýrsanýz çalýþýn, iþinizi titizlikle yapýn, mesleðinizi sevin, güler yüzlü, tatlý dilli olun, yýlmadan, yorulmadan ya býkmadan tüm yenilikleri takip ederek, kendinize, ailenize, ülke turizmine faydalý olursunuz” dedim.
Bu güzel ortamdan ayrýlýrken; “Foça, Ýzmir ve Türkiye olarak, hedefleri sýnýrlarý aþan böylesine geniþ vizyon sahibi Fakülteye sahip çýkmak, temel görevimiz olmalýdýr” diye düþünmeden edemedim.












Sebahattin Karaca
sebahattinkaraca35@hotmail.com
"Sebahattin Karaca" bütün yazýlarý için týklayýn...
