Sebahattin Karaca
Avrupa’da “Önce Can, Sonra Canan Dönemi”
Korona virüsü Avrupa ülkelerini birbirine düþürmeye baþladý. 2019 yýlýnda Çin’den çýkarak Dünya’nýn baþýna bela olan, korona virüsü (Covid-19) özellikle Ýtalya ve Ýspanya’da hýz kesmiyor. Alýnan tedbirler, konulan yasaklar, þimdilik yaranýn az da olsa acýsýný dindiriyor ama kapanmasýný saðlamýyor. Bu noktada kendilerine yetemeyen, özellikle bu iki ülke, Avrupa Birliði’nden talep ettikleri baþta ihtiyaç duyulan saðlýk malzemeleri olmak üzere hiçbir yardýmý alamýyorlar. Hal böyle olunca, hiçbir yardýmda bulunmayan birliðine karþý, hem halktan hem de ülkeyi yönetenlerden zaman zaman sert söylemler ve çatlak sesler yükseliyor.
Aslýna bakýlýrsa koronadan dolayý ülkeler birbirlerine sýnýrlarý kapatarak veya kontrollü geçiþlere izin vererek Avrupa Birliði yasalarýný çiðniyor ve de birliðin ruhuna zarar veriyorlar. Bunu baþka ülkelerden gelecek eleþtirilere kulak asmadan yapýyorlar. Bununla da yetinmeyerek mütemadiyen birbirlerini suçlayanlar da oluyor. Hatta bazý ülkelerin kendi eyaletleri arasýnda yapýlan þiddetli tartýþmalara da tanýk oluyoruz. Görüþ ayrýlýklarý o mecrada da sýkça baþ gösteriyor. Kimi ülkelerde ise koalisyonlar hepten çatýrdýyor.
Bu ne biçim bir beladýr ki, ülkeleri siyasetçileri birbirine düþürebiliyor. Sabah mesaisine giden bir bakan, gün içinde istifa etmiþ olup, sade bir vatandaþ olarak evine dönebiliyor. Yakýn bir tarihte virüs konusunda baþarý elde edilemeyen ülke baþbakanlarýndan, baþkanlarýndan bazýlarý istifa etmek zorunda kalabilir. Koronada mücadelede sýnýfta kalan bazý ülke liderleri, yöneticileri adeta 3. Dünya harbinde savaþ kayýp etmiþ ülke lideri durumuna düþebilirler. Herkes bunu biliyor. O bakýmdan Avrupa Birliði’nde “Önce can, sonra canan dönemi” yaþanýyor.
Egzoza Patates
Avrupa Birliði’nde, her zaman kural da kural diye ayaðýný direten bir Almanya vardý. Bu defa kurala aldýrýþ etmeyen Almanya, hep AB’nin direksiyonunda otururken, aldýðý karar ve çýkardýðý yasa ile AB otobüsünün egzozuna patates týkayan taraf oldu.
Almanya’da 8 Mart 2020’ye kadar yurtiçi ve yurtdýþýnda acentalarda ve tur operatörlerinde rezervasyon yaptýrmýþ karþýlýðýnda para ödemiþ insanlar için, Alman hükümeti bir yasaya onay verdi. Yasaya göre; para iade etme seçeneði sunulmadan, 2021 yýlý sonuna kadar geçerli olmak üzere “devlet garantili kupon” verilecekti.
Alman Seyahat Acentalarý Birlik Baþkaný (DRV) Norbert Fiebig, bu geliþmenin yerinde ve zamanýnda alýnmýþ çok doðru bir karar olduðunu söylemiþ; gerekçe olarak da “acenta ve tur operatörleri iflas eder, sektörde çalýþanlar maðdur olup iþsiz kalýrsa, büyük bir yýkým olur, ülke olarak biz yükün ve sorumluluðun altýnda eziliriz” diyerek alýnan kararý desteklemiþti.
Avrupa Birliði’nin Cevabý Gecikmedi
Cevap gecikmedi. Harekete geçen Avrupa Birliði Komisyonu üyesi D. Reynders; “Salgýndan dolayý turlarýn iptal edilmesi halinde, müþteriye yapýlacak para iadesi karþýlýðýnda, “para yerine geçen devlet garantili kuponu verilebilir” seçeneði ve bunun zorunlu tutulmasý doðru deðildir. Bu durum AB yasalarýna aykýrýdýr. Üye devletlerin kararlarý AB yasalarýna uygun olmalýdýr.” dedi.
Reynders, Avrupa Birliði’nin yasalarýna göre acenta, düzenlediði turu “mücbir sebeplerden dolayý iptal etmek zorunda kalýrsa, bu durumda 14 gün içinde müþterilere parayý iade etmesi gerekir.” Tüketici haklarý sadece kuponla korunmaz. Kupon ya da para, iade seçeneði birlikte sunulmalýdýr. Yani, kupon ya da para iadesi uygulamasý yapýlýrken, tüketiciye tercih þansý verilmeli ve gönül rýzasý esasýna dayandýrýlmalýdýr" dedi.
Alman hükümetinin bu kararý Avrupa çapýnda uygulanmasý için Avrupa Birliði’ne de önereceðine iþaret eden Fiebig, AB’nin de bir an önce benzer bir karar almasýný beklediklerini kaydetmiþti.
Ne güzel ki geliþmiþ olan demokrasi kültürü sayesinde, eninde sonunda bir nokta da buluþuyor ve el sýkýþýyorlar. Bazý ülkelerde olduðu gibi anlaþmazlýklar hasým yaratmýyor, kin ve nefret, dededen oðula, oðuldan toruna sirayet etmiyor.
Demokrasinin böyle güzel nimetleri de var.
Anlaþmazlýklarý, konuþma ve uzlaþma kültürü ile çözmek demokrasinin sunduðu en güzel nimettir.
Ýnsan, bahsedilen demokrasi anlayýþýný, sadece kendi menfaatleri için deðil, toplumda kabul gören davranýþlar için sergilemelidir.
Sebahattin Karaca
sebahattinkaraca35@hotmail.com
www.sebahattinkaraca.com
Korona virüsü Avrupa ülkelerini birbirine düþürmeye baþladý. 2019 yýlýnda Çin’den çýkarak Dünya’nýn baþýna bela olan, korona virüsü (Covid-19) özellikle Ýtalya ve Ýspanya’da hýz kesmiyor. Alýnan tedbirler, konulan yasaklar, þimdilik yaranýn az da olsa acýsýný dindiriyor ama kapanmasýný saðlamýyor. Bu noktada kendilerine yetemeyen, özellikle bu iki ülke, Avrupa Birliði’nden talep ettikleri baþta ihtiyaç duyulan saðlýk malzemeleri olmak üzere hiçbir yardýmý alamýyorlar. Hal böyle olunca, hiçbir yardýmda bulunmayan birliðine karþý, hem halktan hem de ülkeyi yönetenlerden zaman zaman sert söylemler ve çatlak sesler yükseliyor.
Aslýna bakýlýrsa koronadan dolayý ülkeler birbirlerine sýnýrlarý kapatarak veya kontrollü geçiþlere izin vererek Avrupa Birliði yasalarýný çiðniyor ve de birliðin ruhuna zarar veriyorlar. Bunu baþka ülkelerden gelecek eleþtirilere kulak asmadan yapýyorlar. Bununla da yetinmeyerek mütemadiyen birbirlerini suçlayanlar da oluyor. Hatta bazý ülkelerin kendi eyaletleri arasýnda yapýlan þiddetli tartýþmalara da tanýk oluyoruz. Görüþ ayrýlýklarý o mecrada da sýkça baþ gösteriyor. Kimi ülkelerde ise koalisyonlar hepten çatýrdýyor.
Bu ne biçim bir beladýr ki, ülkeleri siyasetçileri birbirine düþürebiliyor. Sabah mesaisine giden bir bakan, gün içinde istifa etmiþ olup, sade bir vatandaþ olarak evine dönebiliyor. Yakýn bir tarihte virüs konusunda baþarý elde edilemeyen ülke baþbakanlarýndan, baþkanlarýndan bazýlarý istifa etmek zorunda kalabilir. Koronada mücadelede sýnýfta kalan bazý ülke liderleri, yöneticileri adeta 3. Dünya harbinde savaþ kayýp etmiþ ülke lideri durumuna düþebilirler. Herkes bunu biliyor. O bakýmdan Avrupa Birliði’nde “Önce can, sonra canan dönemi” yaþanýyor.
Egzoza Patates
Avrupa Birliði’nde, her zaman kural da kural diye ayaðýný direten bir Almanya vardý. Bu defa kurala aldýrýþ etmeyen Almanya, hep AB’nin direksiyonunda otururken, aldýðý karar ve çýkardýðý yasa ile AB otobüsünün egzozuna patates týkayan taraf oldu.
Almanya’da 8 Mart 2020’ye kadar yurtiçi ve yurtdýþýnda acentalarda ve tur operatörlerinde rezervasyon yaptýrmýþ karþýlýðýnda para ödemiþ insanlar için, Alman hükümeti bir yasaya onay verdi. Yasaya göre; para iade etme seçeneði sunulmadan, 2021 yýlý sonuna kadar geçerli olmak üzere “devlet garantili kupon” verilecekti.
Alman Seyahat Acentalarý Birlik Baþkaný (DRV) Norbert Fiebig, bu geliþmenin yerinde ve zamanýnda alýnmýþ çok doðru bir karar olduðunu söylemiþ; gerekçe olarak da “acenta ve tur operatörleri iflas eder, sektörde çalýþanlar maðdur olup iþsiz kalýrsa, büyük bir yýkým olur, ülke olarak biz yükün ve sorumluluðun altýnda eziliriz” diyerek alýnan kararý desteklemiþti.
Avrupa Birliði’nin Cevabý Gecikmedi
Cevap gecikmedi. Harekete geçen Avrupa Birliði Komisyonu üyesi D. Reynders; “Salgýndan dolayý turlarýn iptal edilmesi halinde, müþteriye yapýlacak para iadesi karþýlýðýnda, “para yerine geçen devlet garantili kuponu verilebilir” seçeneði ve bunun zorunlu tutulmasý doðru deðildir. Bu durum AB yasalarýna aykýrýdýr. Üye devletlerin kararlarý AB yasalarýna uygun olmalýdýr.” dedi.
Reynders, Avrupa Birliði’nin yasalarýna göre acenta, düzenlediði turu “mücbir sebeplerden dolayý iptal etmek zorunda kalýrsa, bu durumda 14 gün içinde müþterilere parayý iade etmesi gerekir.” Tüketici haklarý sadece kuponla korunmaz. Kupon ya da para, iade seçeneði birlikte sunulmalýdýr. Yani, kupon ya da para iadesi uygulamasý yapýlýrken, tüketiciye tercih þansý verilmeli ve gönül rýzasý esasýna dayandýrýlmalýdýr" dedi.
Alman hükümetinin bu kararý Avrupa çapýnda uygulanmasý için Avrupa Birliði’ne de önereceðine iþaret eden Fiebig, AB’nin de bir an önce benzer bir karar almasýný beklediklerini kaydetmiþti.
Ne güzel ki geliþmiþ olan demokrasi kültürü sayesinde, eninde sonunda bir nokta da buluþuyor ve el sýkýþýyorlar. Bazý ülkelerde olduðu gibi anlaþmazlýklar hasým yaratmýyor, kin ve nefret, dededen oðula, oðuldan toruna sirayet etmiyor.
Demokrasinin böyle güzel nimetleri de var.
Anlaþmazlýklarý, konuþma ve uzlaþma kültürü ile çözmek demokrasinin sunduðu en güzel nimettir.
Ýnsan, bahsedilen demokrasi anlayýþýný, sadece kendi menfaatleri için deðil, toplumda kabul gören davranýþlar için sergilemelidir.
Sebahattin Karaca
sebahattinkaraca35@hotmail.com
"Sebahattin Karaca" bütün yazýlarý için týklayýn...
