Sebahattin Karaca
Büyükdeniz Büyükdeniz, Tarihi Derin Deniz…
Foça, Ege kýyýlarýnýn en eski tarihine sahip nadir ilçelerinden biridir. Bu manada her yol asýrlar boyu kentin kuruluþ merkezi olan Büyükdeniz’e çýkmýþtýr. Katýr, eþek, at ve deve ile taþýnan zeytin, tütün, pamuk, üzüm ve diðer tarým ürünleri Yenifoça’dan süzülerek dað yollarýndan önce Sazlýca’ya, oradan Kartdere’ye varýr, buralarda molalar verildikten sonra nihayet Komando Okulu arazisi üstünden geçerek Katýrcý tepesinin yanýndan Foça’ya getirilirdi. Hatta Kýrk Damlardan çýkarýlan taþlar, usta ellerde kapý ve pencere sövelerine dönüþtükten sonra, katýr gibi güçlü hayvanlarýn sýrtýna sarýlýr, ayný yoldan Foça’ya ulaþýrdý. Bu iþler deniz yoluyla da yapýlýrdý ama herkeste tekne yoktu. Ayrýca havalar da tekne için her zaman müsait olmazdý.
Sýrtýna söve taþlarý sarýlmýþ hayvanlar inþaatlarýn yolunu tutar; çiftçiler ise bað, bahçe tarla ve zeytinlikten topladýklarý hasatlarý evlerine götürürlerdi.
Ayrýca bir de develi tüccarlar vardý. Onlar da kuzeyden gelip güneye giderken ya da güneyden gelip kuzeye giderken Foça ve Yenifoça’ya uðramadan geçmezlerdi. Satýlmak üzere sýrtý ürün yüklü develer 115 no’lu sokaktan geçerek, þimdi Cumhuriyet Meydaný olan alandaki, asýrlar boyu varlýðýný sürdüren çarþýya getirilirdi. Hayvanlar ise (þimdi Turizm Müdürlüðü’nün bitiþiðindeki WC’nin bulunduðu yerde) Ahmet Aðanýn Hanýna býrakýlýr, handa hayvanlara yem verilir, isteyenin ise hayvanýna nal takýlýrdý. Mevcut iki hamamýn ziyaretçileri sadece uzak yoldan gelen yolcular deðildi. O dönem gençlerinin en büyük eðlencesi, þarkýlý türkülü hamam ziyaretleriydi. Hamam, Foça’da kent kültürünün aynasýydý. Manisa, Menemen, Ýzmir’den gelen mallar Foça’ya yüksek yaylý at arabasý ve develerin sýrtýnda Gediz’in sýð yerlerinden geçerek Ilýpýnar’a ulaþtýrýlýrdý. Yol kenarýndaki çeþmenin baþýnda verilen moladan sonra, þimdi yerinde yeller esen ancak o zamanlar Foça’nýn en büyük köyü olan Þehr-Kebir (Iþýklar) içinden Baðlararasý’ndan (Eski Baðarasý’ndan önceki Baðlararasý diye anýlan Foça’nýn arka bahçesi olan mevki, halk arasýnda Camili Maðra, daha da açýkçasý “Camili Mera”) Pers Mezar Anýtý önünden Söðütcük’e (Açýk Tarým Ceza Evi’nin bulunduðu alan), oradan Hacý Liman’a ve en nihayet Yeni Mezarlýk yolundan tepe aþýlarak Eski Su Deposu’nun yanýndan kývrýlarak (Atatürk Mahallesi 99. sokaktan) Büyükdeniz Çarþýsý’na ulaþýlýrdý.

60 öncesi çarþý
Kamyonlarýn çok nadir olduðu dönemde haftada 2-3 kere olmak üzere Ýzmir’den un, gýda, sebze, meyve ve daha pek çok þey “Tayyar”, “Uþak” veya “Mudanya” vapurlarýyla Uzunada, Karaburun üzerinden Büyükdeniz’deki limana getirilirdi. Vapurlarda en çok esnaflar taþýmacýlýk yapardý. Ýçlerinden bazýlarý vapurun Ýzmir’den hareket etmesiyle birlikte baþlardý içmeye. Foça’ya gelindiðinde önce, ayakta duramayacak kadar sallananlar sarhoþlar, vapurun vinciyle indirilirdi. Ardýndan getirdikleri ürünler vinçe konulurdu. Vinç ile Büyükdeniz Limaný’na indirilen baþta un çuvallarý olmak üzere tüm gýda ve diðer ürünler, meþin kaplý arka yastýðý olan hamal semeri donanýmlý hamallar marifetiyle dükkanlara daðýtýlýrdý. Bir çuval unun, Küçükdeniz’deki Behlül Fýrýný’na taþýma ücreti 15 kuruþtu. (900 gram ekmeðin 30 kuruþ olduðu yýllar)
Büyükdeniz Çarþýsý, sosyal yaþam için Foça’nýn her þeyiydi. Türk, Rum, Yahudi, Cenevizli esnaflarýn, tüccarlarýn birbirini ötekileþtirmeden, kardeþlik içinde bir arada yaþadýðý yerdi. Ýbadetlerini herkes kendi inancýna göre Büyükdeniz’deki Camilerde, Kiliselerde, Sinagogda yapardý.

1913 Foça haritasý
Hükümet Konaðý, Adliye, Cezaevi, Askerlik Þubesi, PTT Binasý, Belediye, Liman Müdürlüðü, Saðlýk Ýþleri Müdürlüðü, Gümrük Müdürlüðü, Jandarma, Maliye olmak üzere kamu binalarýnýn tamamý Büyükdeniz’in sahilinde bulunuyordu. Ziraat Bankasý ilk defa Ýz-Su’nun karþýsýnda açýldý. Binalarýn en büyük olanlarý da deniz kýyýsýnda bulunan iki adet tuz deposuydu. Birisi yýkýldý; önce otobüs duraðý, sonra Kaymakam Lojmaný, Jandarma binasý ve geri kalan kýsmý ise (Þimdiki Konyalý) Belediye’ye tahsis edildi. Diðeri de ayný sonu yaþadý. Yýkýlan ikinci tuz deposunun yerine Yeni Kaymakamlýk binasý, Tekel Deposu (Þimdiki Emniyet Müdürlüðü) yapýldý.
Resmi Bayramlar Celile Haným Köþkü’nün önünde yapýlýrdý. Taksi duraðýnýn bulunduðu alanda 1 Rum, 1 Türk okulunda çocuklar eðitiliyordu. Otobüs duraðý Konyalýnýn yerindeydi. Bir akþam, bir de sabah sefer yaparlar, mahalle aralarýndan yolcu alýr yolcu indirirlerdi.

Halil Aða Kýraathanesi
Çarþýnýn en aðýr esnaf abilerinden birisi Halil Aða idi. Gramofonlu, taþ plaklý nargile kýraathanesi iþletirdi. Halil aðanýn üç oðlu vardý. Hasan Basri, Mehmet Tevfik, Hüseyin Cavit bakkaliye, manifatura, fýrýn iþletmeciliði yaparlardý. Ekrem’in meyhane, Muhittin’in lokanta, Ahçý Mustafa’nýn mekaný, Ýsmail Yirmibeþoðlu kýraathanesi ve ayný zamanda fotoðrafhanesi, Foto Ýdris Çapcý, Nazým Söylemezoðlu (önce bakkal, ardýndan ilk gazete bayiliði, ilk Singer dikiþ makinalarý bayiliði, ilk Arçelik bayiliði), Kaymaklý ballý yoðurdu ile meþhur Etem Mete, Hasan Aksoy (Bakkal), Semerci Hüseyin, Ýsmetpaþa mahallesinin en uzun süre muhtarlýðýný yapan Bakkal Mahmut Irmak, Bakkal Halil Özel, Marangoz Hüseyin, Demirci Çelekut Hüseyin, 115 sokaðýn diðer ucunda bulunan önce Bakkal ve Manifaturacý, sonra zeytinyaðý tüccarý Cemil Midilli, Mehmet Sopalý, çarþýya bir dönem hayat verdiler.
Çarþý içinde bulunan evlerinde huzur içinde yaþayan Mukaddes Haným, Niyazi dede, Ýsmet Ýnönü’nün süt kardeþi olan Molla Ayþe, çarþýnýn sevimli ve saygýlý insanlarýydý.
Hayatýn çarklarý burada döner, her þey burada yaþanýrdý. O yýllarda þimdiki meydanda bulunan ve asýrlardýr Foça’nýn mihenk taþý olarak Foça’da yaþama renk katan Foça taþýndan yapýlmýþ dükkanlar “meydan” yapýlma gerekçesiyle kamulaþtýrýldý ve yýkýldý.
Meydanlar, þehirler için elbette vazgeçilmezdir. Ve þehirlerde meydan için her daim çok seçenek vardýr. Bu çok doðrudur. Ancak öteki doðru, daha önemlidir. Meydan için bile olsa, tarihi doku ve tarihi deðeri olan, nitelikli taþ iþçiliði ile yapýlmýþ okul, han, hamam, dükkân ve diðer binalar yýkýlmamalýydý. Hele hele tuz depolarý hiç yýkýlmamalýydý. Restore edilmeli, baþka bir þekilde (Müze, salon, sinema, tiyatro ya da turistik iþletmeler olarak) deðerlendirilmeliydi. Mesela Atatürk Anýtý’ndan Fatih Camii’ne giderken saðda bulunan boþluktaki, Foçalý Molla Ayþe’nin annesinden süt içtiði ve Molla Ayþe’nin süt kardeþi olduðu bilinen Ýsmet Ýnönü’nün kýsa da olsa bebekliðini yaþadýðý ev hiç ama hiç yýkýlmamalýydý. Aksine Ýnönü Müzesi olarak Foça’ya kazandýrýlmalýydý. Umarým eski yanlýþlardan ders alýnýr ve Foça’da benzer olaylar bir daha yaþamaz.
Kent bilinci kentin tarihine sahip çýkmakla baþlar.

1946 - 50

1953 Tören

Eski Çarþý 115 Sokak

Kaan Otel önü eski okul binasý

Mine Erduran’dan Büyükdeniz

Postacý Mümin Dilme
Kaynak Kiþiler:
- Ali Kaya
- Süleyman Ege
- Mahmut Irmak
- Nalan Karaca
Sebahattin Karaca
sebahattinkaraca35@hotmail.com
www.sebahattinkaraca.com
Foça, Ege kýyýlarýnýn en eski tarihine sahip nadir ilçelerinden biridir. Bu manada her yol asýrlar boyu kentin kuruluþ merkezi olan Büyükdeniz’e çýkmýþtýr. Katýr, eþek, at ve deve ile taþýnan zeytin, tütün, pamuk, üzüm ve diðer tarým ürünleri Yenifoça’dan süzülerek dað yollarýndan önce Sazlýca’ya, oradan Kartdere’ye varýr, buralarda molalar verildikten sonra nihayet Komando Okulu arazisi üstünden geçerek Katýrcý tepesinin yanýndan Foça’ya getirilirdi. Hatta Kýrk Damlardan çýkarýlan taþlar, usta ellerde kapý ve pencere sövelerine dönüþtükten sonra, katýr gibi güçlü hayvanlarýn sýrtýna sarýlýr, ayný yoldan Foça’ya ulaþýrdý. Bu iþler deniz yoluyla da yapýlýrdý ama herkeste tekne yoktu. Ayrýca havalar da tekne için her zaman müsait olmazdý.
Sýrtýna söve taþlarý sarýlmýþ hayvanlar inþaatlarýn yolunu tutar; çiftçiler ise bað, bahçe tarla ve zeytinlikten topladýklarý hasatlarý evlerine götürürlerdi.
Ayrýca bir de develi tüccarlar vardý. Onlar da kuzeyden gelip güneye giderken ya da güneyden gelip kuzeye giderken Foça ve Yenifoça’ya uðramadan geçmezlerdi. Satýlmak üzere sýrtý ürün yüklü develer 115 no’lu sokaktan geçerek, þimdi Cumhuriyet Meydaný olan alandaki, asýrlar boyu varlýðýný sürdüren çarþýya getirilirdi. Hayvanlar ise (þimdi Turizm Müdürlüðü’nün bitiþiðindeki WC’nin bulunduðu yerde) Ahmet Aðanýn Hanýna býrakýlýr, handa hayvanlara yem verilir, isteyenin ise hayvanýna nal takýlýrdý. Mevcut iki hamamýn ziyaretçileri sadece uzak yoldan gelen yolcular deðildi. O dönem gençlerinin en büyük eðlencesi, þarkýlý türkülü hamam ziyaretleriydi. Hamam, Foça’da kent kültürünün aynasýydý. Manisa, Menemen, Ýzmir’den gelen mallar Foça’ya yüksek yaylý at arabasý ve develerin sýrtýnda Gediz’in sýð yerlerinden geçerek Ilýpýnar’a ulaþtýrýlýrdý. Yol kenarýndaki çeþmenin baþýnda verilen moladan sonra, þimdi yerinde yeller esen ancak o zamanlar Foça’nýn en büyük köyü olan Þehr-Kebir (Iþýklar) içinden Baðlararasý’ndan (Eski Baðarasý’ndan önceki Baðlararasý diye anýlan Foça’nýn arka bahçesi olan mevki, halk arasýnda Camili Maðra, daha da açýkçasý “Camili Mera”) Pers Mezar Anýtý önünden Söðütcük’e (Açýk Tarým Ceza Evi’nin bulunduðu alan), oradan Hacý Liman’a ve en nihayet Yeni Mezarlýk yolundan tepe aþýlarak Eski Su Deposu’nun yanýndan kývrýlarak (Atatürk Mahallesi 99. sokaktan) Büyükdeniz Çarþýsý’na ulaþýlýrdý.

60 öncesi çarþý
Kamyonlarýn çok nadir olduðu dönemde haftada 2-3 kere olmak üzere Ýzmir’den un, gýda, sebze, meyve ve daha pek çok þey “Tayyar”, “Uþak” veya “Mudanya” vapurlarýyla Uzunada, Karaburun üzerinden Büyükdeniz’deki limana getirilirdi. Vapurlarda en çok esnaflar taþýmacýlýk yapardý. Ýçlerinden bazýlarý vapurun Ýzmir’den hareket etmesiyle birlikte baþlardý içmeye. Foça’ya gelindiðinde önce, ayakta duramayacak kadar sallananlar sarhoþlar, vapurun vinciyle indirilirdi. Ardýndan getirdikleri ürünler vinçe konulurdu. Vinç ile Büyükdeniz Limaný’na indirilen baþta un çuvallarý olmak üzere tüm gýda ve diðer ürünler, meþin kaplý arka yastýðý olan hamal semeri donanýmlý hamallar marifetiyle dükkanlara daðýtýlýrdý. Bir çuval unun, Küçükdeniz’deki Behlül Fýrýný’na taþýma ücreti 15 kuruþtu. (900 gram ekmeðin 30 kuruþ olduðu yýllar)
Büyükdeniz Çarþýsý, sosyal yaþam için Foça’nýn her þeyiydi. Türk, Rum, Yahudi, Cenevizli esnaflarýn, tüccarlarýn birbirini ötekileþtirmeden, kardeþlik içinde bir arada yaþadýðý yerdi. Ýbadetlerini herkes kendi inancýna göre Büyükdeniz’deki Camilerde, Kiliselerde, Sinagogda yapardý.

1913 Foça haritasý
Hükümet Konaðý, Adliye, Cezaevi, Askerlik Þubesi, PTT Binasý, Belediye, Liman Müdürlüðü, Saðlýk Ýþleri Müdürlüðü, Gümrük Müdürlüðü, Jandarma, Maliye olmak üzere kamu binalarýnýn tamamý Büyükdeniz’in sahilinde bulunuyordu. Ziraat Bankasý ilk defa Ýz-Su’nun karþýsýnda açýldý. Binalarýn en büyük olanlarý da deniz kýyýsýnda bulunan iki adet tuz deposuydu. Birisi yýkýldý; önce otobüs duraðý, sonra Kaymakam Lojmaný, Jandarma binasý ve geri kalan kýsmý ise (Þimdiki Konyalý) Belediye’ye tahsis edildi. Diðeri de ayný sonu yaþadý. Yýkýlan ikinci tuz deposunun yerine Yeni Kaymakamlýk binasý, Tekel Deposu (Þimdiki Emniyet Müdürlüðü) yapýldý.
Resmi Bayramlar Celile Haným Köþkü’nün önünde yapýlýrdý. Taksi duraðýnýn bulunduðu alanda 1 Rum, 1 Türk okulunda çocuklar eðitiliyordu. Otobüs duraðý Konyalýnýn yerindeydi. Bir akþam, bir de sabah sefer yaparlar, mahalle aralarýndan yolcu alýr yolcu indirirlerdi.
Halil Aða Kýraathanesi
Çarþýnýn en aðýr esnaf abilerinden birisi Halil Aða idi. Gramofonlu, taþ plaklý nargile kýraathanesi iþletirdi. Halil aðanýn üç oðlu vardý. Hasan Basri, Mehmet Tevfik, Hüseyin Cavit bakkaliye, manifatura, fýrýn iþletmeciliði yaparlardý. Ekrem’in meyhane, Muhittin’in lokanta, Ahçý Mustafa’nýn mekaný, Ýsmail Yirmibeþoðlu kýraathanesi ve ayný zamanda fotoðrafhanesi, Foto Ýdris Çapcý, Nazým Söylemezoðlu (önce bakkal, ardýndan ilk gazete bayiliði, ilk Singer dikiþ makinalarý bayiliði, ilk Arçelik bayiliði), Kaymaklý ballý yoðurdu ile meþhur Etem Mete, Hasan Aksoy (Bakkal), Semerci Hüseyin, Ýsmetpaþa mahallesinin en uzun süre muhtarlýðýný yapan Bakkal Mahmut Irmak, Bakkal Halil Özel, Marangoz Hüseyin, Demirci Çelekut Hüseyin, 115 sokaðýn diðer ucunda bulunan önce Bakkal ve Manifaturacý, sonra zeytinyaðý tüccarý Cemil Midilli, Mehmet Sopalý, çarþýya bir dönem hayat verdiler.
Çarþý içinde bulunan evlerinde huzur içinde yaþayan Mukaddes Haným, Niyazi dede, Ýsmet Ýnönü’nün süt kardeþi olan Molla Ayþe, çarþýnýn sevimli ve saygýlý insanlarýydý.
Hayatýn çarklarý burada döner, her þey burada yaþanýrdý. O yýllarda þimdiki meydanda bulunan ve asýrlardýr Foça’nýn mihenk taþý olarak Foça’da yaþama renk katan Foça taþýndan yapýlmýþ dükkanlar “meydan” yapýlma gerekçesiyle kamulaþtýrýldý ve yýkýldý.
Meydanlar, þehirler için elbette vazgeçilmezdir. Ve þehirlerde meydan için her daim çok seçenek vardýr. Bu çok doðrudur. Ancak öteki doðru, daha önemlidir. Meydan için bile olsa, tarihi doku ve tarihi deðeri olan, nitelikli taþ iþçiliði ile yapýlmýþ okul, han, hamam, dükkân ve diðer binalar yýkýlmamalýydý. Hele hele tuz depolarý hiç yýkýlmamalýydý. Restore edilmeli, baþka bir þekilde (Müze, salon, sinema, tiyatro ya da turistik iþletmeler olarak) deðerlendirilmeliydi. Mesela Atatürk Anýtý’ndan Fatih Camii’ne giderken saðda bulunan boþluktaki, Foçalý Molla Ayþe’nin annesinden süt içtiði ve Molla Ayþe’nin süt kardeþi olduðu bilinen Ýsmet Ýnönü’nün kýsa da olsa bebekliðini yaþadýðý ev hiç ama hiç yýkýlmamalýydý. Aksine Ýnönü Müzesi olarak Foça’ya kazandýrýlmalýydý. Umarým eski yanlýþlardan ders alýnýr ve Foça’da benzer olaylar bir daha yaþamaz.
Kent bilinci kentin tarihine sahip çýkmakla baþlar.

1946 - 50

1953 Tören

Eski Çarþý 115 Sokak

Kaan Otel önü eski okul binasý

Mine Erduran’dan Büyükdeniz

Postacý Mümin Dilme
Kaynak Kiþiler:
- Ali Kaya
- Süleyman Ege
- Mahmut Irmak
- Nalan Karaca
Sebahattin Karaca
sebahattinkaraca35@hotmail.com
"Sebahattin Karaca" bütün yazýlarý için týklayýn...
