Sebahattin Karaca
AYNA PUSLU
ÞEHÝRLER MEKANLAR ÝNSANLAR
Birisi Ýzmir ‘de diðeri ise Bamberg‘dedir. Ýzmir’deki yaklaþýk 120 yaþýnda iken, Bamberg’deki yaklaþýk 725 senedir ayaktadýr. Ýki binanýn ikisi de kent merkezinde ve ikisi de oteldir.
Bamberg’deki 725 yýllýk tarihi bina dimdik ayakta duruyor. Turizme hizmet ediyor. Otelcilik hizmetini de günümüz koþullarýnda verebilmesi için gerekli olan her türlü teþvikten yararlanmýþ. Uygun koþullarda kredi saðlanmýþ. Gerekli restorasyonlarýn ardýndan, asýrlardýr verdiði otelcilik hizmetini sürdürmeye devam eder duruma gelmiþ.
Ýzmir’deki 120 yýllýk olan bina ise Osmanlýlarýn son dönemlerinde Ýzmir’in en güzel otellerinden biri olarak yapýlmýþ.
Ancak bugüne gelindiðinde maalesef terkedilmiþ, hizmet veremez durumda ve yýkýlacaðý günü bekliyor.
ÝZMÝR TARÝHÝ ÇOK ESKÝ…
Bu acý durum tablosundan yola çýkarak, konuya girmek istiyorum. M.Ö.10. yüzyýlda bugünkü Bayraklý’da Yunanistan’ýn orta kesiminden gelen “Aolisler” bugünkü Ýzmir’in temellerini atmýþ adýný ise Symrna koymuþtu. Daha sonra Symrna bir Ýyon kentine dönüþmüþ. Arkasýndan sýrasýyla Persler, Büyük Ýskender, Romalýlar, Bizanslýlar, Osmanlýlar kente hâkim olmuþ ve yönetmiþler.
Bunlarýn her biri, kendilerine ait kültür ve medeniyet iþaretleri sayýlan pek çok tarihi eseri Ýzmir’e kazandýrmýþlardý.
SON DÖNEMÝN TAÞ BÝNA OTELÝ…
Araþtýrmacý yazar, Orhan Beþikçi’nin ifadelerine göre; Anafartalar Caddesi’nin Basmane Meydaný’na yakýn bir noktada, Kulalý Cihanzade Hüseyin Fehmi Bey tarafýndan 1902 yýlýnda bir otel yaptýrýldý. Adý Cihanzade Oteli (Cihan Palas) idi. Taþtan yapýlan bina, zemin üzerine 2 kat ve üstünde çatý katýna sahipti. Zemin katta avluya açýlan otel giriþi, üst katlarda ise otel odalarý mevcuttu. Çatý katý lokanta ve gazino olarak kullanýlýyordu. Bina kemerli bahçeleri, taþ duvarlarý ile dönem mimarisinin zarafet ve inceliklerini taþýyordu. Otel içinde geniþ aile ve bakýcý odalarýnýn yaný sýra, farklý katlarda ise bekar odalarý bulunmaktaydý. 120 sene önce bile, otelde hizmet kalitesi ve konfor üst seviyedeydi. Geniþ bir resepsiyonu ve ön bürosu olan otelin odalarýnda gömme banyolar, soðuk -sýcak su, telefon, oda servisi bulunmaktaydý. Balolar, yemekler, toplantýlar düzenlenir, eðlenceler tertip edilirdi. Cihanzade Oteli (Cihan Palas), Osmanlý’nýn son döneminin iddialý tesislerinden birisiydi.
Cumhuriyet döneminde el deðiþtiren otelin adý, Emniyet Oteli olmuþtu. Uzun süre bölgenin iyi otelleri arasýnda yer alan yapýnýn, bugün dahi görenleri hayrete düþürdüðü gözden kaçmaz. Otelin bulunduðu Basmane Agora ve çevresiyle Ýzmir’in bilinen en eski yerleþim yerlerinden biri olduðuna vurgu yapan Beþikçioðlu : bölgedeki yapýlarýn yeniden eski iþlevine kazandýrýlmasýnýn faydalý ve gerekli olduðuna iþaret eder.
SAHÝP ÇIKMAK ÞART…
Bölgede yýkýlma tehlikesiyle karþý karþýya olan çok sayýda tarihi bina vardýr. Yýkýlmaya yüz tutmuþ pek çok yapýnýn demir kafesler içine alýndýðýna iþaret eden Beþikçi,” Tehlike oluþturduðu için çelik kafeslerle çevrilen yapýlar, bir süre sonra tamamen çöküyor. Eski bir binayý çelik kafese almak çözüm olmuyor. Bir dönem Ýzmir’ in en önemli oteli olan bu tarihi taþ yapýda çatýdan baþlayarak çökmeler oluþmuþtur. Daha fazla çökmeden tedbir almak gerekiyor” diyerek kötü durumu anlatmaya çalýþmýþtýr.
Maalesef Ýzmir’de benzer pek çok eski otel binasý bugün ayný durumundadýr.
KALDI KÝ BU FÝKRE TAMAMEN KATILIYORUM
Tam da bu noktada, yarým asýrdýr turizmin içinde bulunan, tarih ve turizm üzerine araþtýrmalar yapan birisi olarak Orhan Beþikçi‘nin ifadelerinin tamamýna katýlýyorum. Önemli mekanlara, semtlere, meydanlara yaþanmýþlýklara saygý duyulmalý, sahip çýkýlmalý ve gelecek nesillere mutlaka aktarýlmalýdýr.
BAÞKALARI ÞEHÝR, SEMT VE MEKANLARINI NASIL KORUYOR.
Buradan Bamberg’e geçmek istiyorum. Bamberg, Almanya’nýn güneyinde Bavyera Eyaleti’nde bir kenttir. Regnitz Irmaðý kýyýsýndadýr. MS 902 yýlýnda küçük bir kasaba olarak kurulan kent, 1007 yýlýnda II. Henry tarafýndan Piskoposluk Merkezi durumuna getirildi. 1802’de Bavyera topraklarýna katýlana kadar, din devletinin yönetim merkezi olarak kaldý. 1817 de Baþpiskoposluk konumu kazandý. Bu dönemlerde yapýlan tüm yapýlar koruma yasa ve teknikleri ile kentin orta çaðýný ayna gibi yansýtmaktadýr. Bamberg bugün iki bölümden oluþmaktadýr. Bunlardan birincisi, eski kenti çevreleyen modern kenttir. Diðeri ise modern kentin tam ortasýnda kalan 1200 yýllýk olan Ortaçað mimari ve yaþamýný en canlý þekilde bugünlere taþýyan eski Bamberg ‘tir. Eski Bamberg’ in içerisinde 1392 yýlýnda yapýlmýþ, kapý numarasý 2002 olan (bugünkü kapý numarasý 4) beþ katlý bir bina vardýr.
725 yýllýk bu binadan bahsetmeden geçemeyeceðim. Bugün barok tarzýndaki tarihi bina 1520 yýlýnda güçlendirilmiþtir. 1740 yýlýnda da iç kýsýmlarda önemli tadilatlardan sonra dýþ cephe de barok tarzýyla yenilenmiþtir. 1975 yýlýna gelindiðinde bina Bosch Ailesinin mülkiyetine geçmiþ. Bosch Ailesi Ortaçað’ýn göstergesi olan bu binada, 1977 yýlýndan beri, anýtlar kurulunun izniyle yapýlan birbirinden güzel ve her türlü ihtiyaca cevap veren donanýmý sahip19 odasý ile kentin turizmine hizmet veriyor. 14. yüzyýlýn mimari izlerini taþýyan kahvaltý salonu ile dünyanýn her yerinden gelen konuklarýna kahvaltý sunuyor.
Kýsaca koruma bu þekilde yapýlarak her þey kendi orijinalliðinde gelecek nesillere aktarýlýyor. Bugün Bamberg küçük bir kasaba olmasýna raðmen Avrupa’ da en çok turist çeken tarihi þehirlerinin arasýndaysa bunu tarihi mekanlarýný meydanlarýný korumasýna borçludur.
Bu iki örnekten çýkýþla, kafamý karýþtýran ve cevabýný bulamadýðým sorularý paylaþmak istiyorum. Baþka ülke insanlarý yaklaþýk 725 yýllýk binada bugün çaðdaþ otelcilik hizmeti veriyor. Ayný zamanda tarihi yaþatýyor. Peki biz neden daha 120 yýl öncesinin mimarisiyle yapýlmýþ tarihi deðeri olan bir oteli yýkýlmak üzere kendi kaderine terk ediyoruz.
BUNUN SEBEBÝ NE OLABÝLÝR ACABA?
Sorun þehir planlarý yapýlýrken eski dokuyu göz ardý eden imar planlarý mýdýr? Öngörüsüzlük müdür? Yoksa uzlaþma kültürünün eksikliði midir? Kýyakçýlýk veya oy avcýlýðý adýna kent dokusunun bozulmasýna göz yuman zihniyet midir? Uzun vadeli planlarý becermek kabiliyetinden yoksun olmak mýdýr? Adam sendecilik, bencillik ya da eðitimsizlik midir? Ýmar için gerekli kanunlarý zamanýnda çýkaramamak mýdýr?
Neden baþka toplumlar belli bir dönemin izlerini taþýyan ve tarihi deðeri olan yapýlarý, semtleri, kentleri gelecek nesillere aktarmak için azamý özeni gösterip, bu uðurda hiçbir þeyi esirgemiyorlar?
Peki biz neden ayný konuya gerekli özeni gösteremiyoruz. Esasýnda gerekli olan özeni, herkesten daha çok bizim göstermemiz lazým deðil mi? Çünkü dokuzdan fazla medeniyet üzerinde yaþayan ülkeyiz deðil miyiz?
Tarihi deðerlere- kültüre- doðaya – insana – yaþlýya - özürlüye ve insanoðlunun dýþýndaki tüm canlýlara ve onlarýn yaþamlarýna saygý duymak, geliþmiþliðin, medeniyetin, insan ve millet olmanýn en büyük göstergesi deðil midir?
Bu durumlar toplumsal halimizin ve içinde bulunduðumuz haleti ruhiyemizin aynasýdýr.
Ayna Puslu.
29.04.2024
Sebahattin Karaca
sebahattinkaraca35@hotmail.com
www.sebahattinkaraca.com
ÞEHÝRLER MEKANLAR ÝNSANLAR
Birisi Ýzmir ‘de diðeri ise Bamberg‘dedir. Ýzmir’deki yaklaþýk 120 yaþýnda iken, Bamberg’deki yaklaþýk 725 senedir ayaktadýr. Ýki binanýn ikisi de kent merkezinde ve ikisi de oteldir.
Bamberg’deki 725 yýllýk tarihi bina dimdik ayakta duruyor. Turizme hizmet ediyor. Otelcilik hizmetini de günümüz koþullarýnda verebilmesi için gerekli olan her türlü teþvikten yararlanmýþ. Uygun koþullarda kredi saðlanmýþ. Gerekli restorasyonlarýn ardýndan, asýrlardýr verdiði otelcilik hizmetini sürdürmeye devam eder duruma gelmiþ.
Ýzmir’deki 120 yýllýk olan bina ise Osmanlýlarýn son dönemlerinde Ýzmir’in en güzel otellerinden biri olarak yapýlmýþ.
Ancak bugüne gelindiðinde maalesef terkedilmiþ, hizmet veremez durumda ve yýkýlacaðý günü bekliyor.
ÝZMÝR TARÝHÝ ÇOK ESKÝ…
Bu acý durum tablosundan yola çýkarak, konuya girmek istiyorum. M.Ö.10. yüzyýlda bugünkü Bayraklý’da Yunanistan’ýn orta kesiminden gelen “Aolisler” bugünkü Ýzmir’in temellerini atmýþ adýný ise Symrna koymuþtu. Daha sonra Symrna bir Ýyon kentine dönüþmüþ. Arkasýndan sýrasýyla Persler, Büyük Ýskender, Romalýlar, Bizanslýlar, Osmanlýlar kente hâkim olmuþ ve yönetmiþler.
Bunlarýn her biri, kendilerine ait kültür ve medeniyet iþaretleri sayýlan pek çok tarihi eseri Ýzmir’e kazandýrmýþlardý.
SON DÖNEMÝN TAÞ BÝNA OTELÝ…
Araþtýrmacý yazar, Orhan Beþikçi’nin ifadelerine göre; Anafartalar Caddesi’nin Basmane Meydaný’na yakýn bir noktada, Kulalý Cihanzade Hüseyin Fehmi Bey tarafýndan 1902 yýlýnda bir otel yaptýrýldý. Adý Cihanzade Oteli (Cihan Palas) idi. Taþtan yapýlan bina, zemin üzerine 2 kat ve üstünde çatý katýna sahipti. Zemin katta avluya açýlan otel giriþi, üst katlarda ise otel odalarý mevcuttu. Çatý katý lokanta ve gazino olarak kullanýlýyordu. Bina kemerli bahçeleri, taþ duvarlarý ile dönem mimarisinin zarafet ve inceliklerini taþýyordu. Otel içinde geniþ aile ve bakýcý odalarýnýn yaný sýra, farklý katlarda ise bekar odalarý bulunmaktaydý. 120 sene önce bile, otelde hizmet kalitesi ve konfor üst seviyedeydi. Geniþ bir resepsiyonu ve ön bürosu olan otelin odalarýnda gömme banyolar, soðuk -sýcak su, telefon, oda servisi bulunmaktaydý. Balolar, yemekler, toplantýlar düzenlenir, eðlenceler tertip edilirdi. Cihanzade Oteli (Cihan Palas), Osmanlý’nýn son döneminin iddialý tesislerinden birisiydi.
Cumhuriyet döneminde el deðiþtiren otelin adý, Emniyet Oteli olmuþtu. Uzun süre bölgenin iyi otelleri arasýnda yer alan yapýnýn, bugün dahi görenleri hayrete düþürdüðü gözden kaçmaz. Otelin bulunduðu Basmane Agora ve çevresiyle Ýzmir’in bilinen en eski yerleþim yerlerinden biri olduðuna vurgu yapan Beþikçioðlu : bölgedeki yapýlarýn yeniden eski iþlevine kazandýrýlmasýnýn faydalý ve gerekli olduðuna iþaret eder.
SAHÝP ÇIKMAK ÞART…
Bölgede yýkýlma tehlikesiyle karþý karþýya olan çok sayýda tarihi bina vardýr. Yýkýlmaya yüz tutmuþ pek çok yapýnýn demir kafesler içine alýndýðýna iþaret eden Beþikçi,” Tehlike oluþturduðu için çelik kafeslerle çevrilen yapýlar, bir süre sonra tamamen çöküyor. Eski bir binayý çelik kafese almak çözüm olmuyor. Bir dönem Ýzmir’ in en önemli oteli olan bu tarihi taþ yapýda çatýdan baþlayarak çökmeler oluþmuþtur. Daha fazla çökmeden tedbir almak gerekiyor” diyerek kötü durumu anlatmaya çalýþmýþtýr.
Maalesef Ýzmir’de benzer pek çok eski otel binasý bugün ayný durumundadýr.
KALDI KÝ BU FÝKRE TAMAMEN KATILIYORUM
Tam da bu noktada, yarým asýrdýr turizmin içinde bulunan, tarih ve turizm üzerine araþtýrmalar yapan birisi olarak Orhan Beþikçi‘nin ifadelerinin tamamýna katýlýyorum. Önemli mekanlara, semtlere, meydanlara yaþanmýþlýklara saygý duyulmalý, sahip çýkýlmalý ve gelecek nesillere mutlaka aktarýlmalýdýr.
BAÞKALARI ÞEHÝR, SEMT VE MEKANLARINI NASIL KORUYOR.
Buradan Bamberg’e geçmek istiyorum. Bamberg, Almanya’nýn güneyinde Bavyera Eyaleti’nde bir kenttir. Regnitz Irmaðý kýyýsýndadýr. MS 902 yýlýnda küçük bir kasaba olarak kurulan kent, 1007 yýlýnda II. Henry tarafýndan Piskoposluk Merkezi durumuna getirildi. 1802’de Bavyera topraklarýna katýlana kadar, din devletinin yönetim merkezi olarak kaldý. 1817 de Baþpiskoposluk konumu kazandý. Bu dönemlerde yapýlan tüm yapýlar koruma yasa ve teknikleri ile kentin orta çaðýný ayna gibi yansýtmaktadýr. Bamberg bugün iki bölümden oluþmaktadýr. Bunlardan birincisi, eski kenti çevreleyen modern kenttir. Diðeri ise modern kentin tam ortasýnda kalan 1200 yýllýk olan Ortaçað mimari ve yaþamýný en canlý þekilde bugünlere taþýyan eski Bamberg ‘tir. Eski Bamberg’ in içerisinde 1392 yýlýnda yapýlmýþ, kapý numarasý 2002 olan (bugünkü kapý numarasý 4) beþ katlý bir bina vardýr.
725 yýllýk bu binadan bahsetmeden geçemeyeceðim. Bugün barok tarzýndaki tarihi bina 1520 yýlýnda güçlendirilmiþtir. 1740 yýlýnda da iç kýsýmlarda önemli tadilatlardan sonra dýþ cephe de barok tarzýyla yenilenmiþtir. 1975 yýlýna gelindiðinde bina Bosch Ailesinin mülkiyetine geçmiþ. Bosch Ailesi Ortaçað’ýn göstergesi olan bu binada, 1977 yýlýndan beri, anýtlar kurulunun izniyle yapýlan birbirinden güzel ve her türlü ihtiyaca cevap veren donanýmý sahip19 odasý ile kentin turizmine hizmet veriyor. 14. yüzyýlýn mimari izlerini taþýyan kahvaltý salonu ile dünyanýn her yerinden gelen konuklarýna kahvaltý sunuyor.
Kýsaca koruma bu þekilde yapýlarak her þey kendi orijinalliðinde gelecek nesillere aktarýlýyor. Bugün Bamberg küçük bir kasaba olmasýna raðmen Avrupa’ da en çok turist çeken tarihi þehirlerinin arasýndaysa bunu tarihi mekanlarýný meydanlarýný korumasýna borçludur.
Bu iki örnekten çýkýþla, kafamý karýþtýran ve cevabýný bulamadýðým sorularý paylaþmak istiyorum. Baþka ülke insanlarý yaklaþýk 725 yýllýk binada bugün çaðdaþ otelcilik hizmeti veriyor. Ayný zamanda tarihi yaþatýyor. Peki biz neden daha 120 yýl öncesinin mimarisiyle yapýlmýþ tarihi deðeri olan bir oteli yýkýlmak üzere kendi kaderine terk ediyoruz.
BUNUN SEBEBÝ NE OLABÝLÝR ACABA?
Sorun þehir planlarý yapýlýrken eski dokuyu göz ardý eden imar planlarý mýdýr? Öngörüsüzlük müdür? Yoksa uzlaþma kültürünün eksikliði midir? Kýyakçýlýk veya oy avcýlýðý adýna kent dokusunun bozulmasýna göz yuman zihniyet midir? Uzun vadeli planlarý becermek kabiliyetinden yoksun olmak mýdýr? Adam sendecilik, bencillik ya da eðitimsizlik midir? Ýmar için gerekli kanunlarý zamanýnda çýkaramamak mýdýr?
Neden baþka toplumlar belli bir dönemin izlerini taþýyan ve tarihi deðeri olan yapýlarý, semtleri, kentleri gelecek nesillere aktarmak için azamý özeni gösterip, bu uðurda hiçbir þeyi esirgemiyorlar?
Peki biz neden ayný konuya gerekli özeni gösteremiyoruz. Esasýnda gerekli olan özeni, herkesten daha çok bizim göstermemiz lazým deðil mi? Çünkü dokuzdan fazla medeniyet üzerinde yaþayan ülkeyiz deðil miyiz?
Tarihi deðerlere- kültüre- doðaya – insana – yaþlýya - özürlüye ve insanoðlunun dýþýndaki tüm canlýlara ve onlarýn yaþamlarýna saygý duymak, geliþmiþliðin, medeniyetin, insan ve millet olmanýn en büyük göstergesi deðil midir?
Bu durumlar toplumsal halimizin ve içinde bulunduðumuz haleti ruhiyemizin aynasýdýr.
Ayna Puslu.
29.04.2024
Sebahattin Karaca
sebahattinkaraca35@hotmail.com
"Sebahattin Karaca" bütün yazýlarý için týklayýn...
