Sebahattin Karaca
ÞAP ÝÇÝN GELDÝLER, TUZ ÝÇÝN GÝTTÝLER
Bir Zamanlar Foça’nýn En Büyük Köyü olan: Þehr-i Kebir / Iþýklar / Iþýk köy
Bugün Foça hinterlandýnda, Iþýklar Köyü olarak bilinen yerde, geçmiþin en büyük yerleþimlerinden biri olan Þehr-i Kebir’den geriye yalnýzca caminin bir köþesinin temel taþý, saymakla bitmeyen muhtelif yapý temelleri ve dört mezarlýk kalmýþtýr. Ancak bu sessiz kalýntýlar, Orta Çað’dan Osmanlý’nýn son dönemine kadar uzanan derin bir ekonomik ve siyasi tarihin tanýklarýdýr.
Þehr-i Kebir’i anlatabilmek için Yeni Foça’dan baþlamak sanýyorum daha doðru olur.
Yenifoça, Þap Ekonomisi ve Ceneviz Ýmtiyazlarý
1275 yýlý dolaylarýnda Bizans Ýmparatoru II. Andronikos Palaiologos, Foça ve çevresindeki zengin þap (alüm) yataklarýnýn iþletme hakkýný, Cenevizli soylu tüccarlar Benedetto Zaccaria ve kardeþi Manuele Zaccaria’ya imtiyaz yoluyla devretmiþtir. Kýsaca Cenevizliler Foça’yý kiralamýþtýr.
Bu düzenleme bir mülkiyet devri deðil; Bizans’ýn, Avrupa tekstil sanayisi için hayati öneme sahip þap ticaretinden düzenli gelir elde etmeyi amaçlayan ekonomik temelli bir iþletme sözleþmesi niteliðindeydi. Böylece o zamanlar Eski Foça civarýnda bulunan þimdiki Yenifoça tepelerinde þap madeni ve üretimi öyle hýzlý geliþti ki 1307 yýlýnda Yenifoça adýyla yeni bir yerleþim yeri kuruldu. Yenifoça, yalnýzca bir liman kenti deðil; maden ekonomisi, deniz ticareti ve Akdeniz rekabetinin kesiþtiði stratejik bir merkez hâline geldi. Kýsa sürede küçük þehir devletlerinin ve Akdeniz’deki korsanlarýn hedefi haline geldi.

Yenifoça’ya, Manisa’dan Saruhanoðullarý Baskýsý
Batý Anadolu’nun Orta Çað’daki en önemli kýyý yerleþimlerinden biri olan ekonomik açýdan çok zengin olan ve ayný zamanda Akdeniz’e açýlan liman kenti Yenifoça, sahip olduðu bu özellikleriyle 14. yüzyýlda Saruhanoðullarý Beyliði’nin dikkatini de çekmiþti.
Saruhanoðullarý, Yenifoça’yý ele geçirmek amacýyla bugünkü Kozbeyli civarýnda ki Yolmuç’a askerî karargâh kurmuþ, rivayete göre kuþatmayý baþarmak ve kalýcýlýðýný sürdürebilmek için de çevrede yerleþim yerleri düzenlemiþtir. Buralara ise yörük topluluklarýný iskân etmiþtir. Bu iskânýn en dikkat çekici örneklerinden biri Þehr-i Kebir (Iþýklar) olmuþtur.
Buraya yerleþtirilen Yörükler sayesinde gýda üretimi saðlanmýþ, kuþatma için gerekli insan gücü ve lojistik destek oluþturulmuþtur.
Fetihler, Osmanlý Dönemi ve Birlikte Yaþam
Ancak Yenifoça, güçlü surlarý ve denizden saðlanan Ceneviz desteði sayesinde, Saruhan Beyliði tarafýndan uzun süre ele geçirilememiþtir. Çok sayýda yapýlmýþ saldýrýnýn birinde baþarýlý olunmuþtur. Akabinde ise, Yenifoça’daki Ceneviz kolonisinin, bir müddet Saruhan Beyliðinin haraçgüzârý olduðu ve yýlda beþ yüz Duka altýn ödediði bilinmektedir.
Bölgedeki güç dengeleri ise, Saruhanoðullarý Beyliði’nin 1410 yýlýnda Osmanlýlara katýlmasýyla deðiþmiþtir.
1454 yýlýnda Osmanlýlar önce Yenifoça’yý, ardýndan Eski Foça’yý fethederek Bizans ve Ceneviz hâkimiyetine kesin olarak son vermiþtir. Bu tarihten sonra Þehr-i Kebir ve yakýnýndaki Baðlararasý’nda, (En Eski Baðarasý, Camili Maðara Bölgesi) Türkler ve Rumlar yüzyýllar boyunca birlikte yaþamýþlardýr.
.

Þehr-i Kebir Suyu ve Kýrsal Ekonomi
Þehr-i Kebir halkýnýn tarým ve hayvancýlýðýn yaný sýra önemli bir geçim kaynaðýndan biri de, köyden çýkan yüksek içim kalitesine sahip suyun ticaretini yapmýþlardýr.
Köy erkeklerinin büyük bölümü, sakalýk yaparak bir tarafta Seyrek’e, diðer tarafta Çelebiye (Söðütçük) hattýna kadar bu suyu taþýyarak satmýþlardýr. Bu faaliyet, köy ekonomisinin sürekliliðini saðlayan temel unsurlardan birisi olmuþtur.
Tuz Ýçin Gidiþ ve Nüfusun Daðýlmasý
1914 yýlýnda bölgede yaþayan aralarýnda tuz iþletmelerinde hamallarýnda bulunduðu 16.520 Rum nüfusun gönderilmesi, Foça’daki tuz ticaretini olumsuz olarak derinden etkilemiþtir. Özellikle Düyûn-ý Umûmiye idaresi altýnda yürütülen tuz iþletmeleri, ciddi bir iþ gücü kriziyle karþý karþýya kalmýþtýr
Günlük yaklaþýk 600 hamalýn çalýþtýðý ve 10 gemiye tuz yüklendiði liman için Kaklýç, Sasalý ve Þehr-i Kebir’den yüksek ücretlerle iþçi getirilmiþtir. Þehr-i Kebir halkýndan bazýlarýnýn 1914’den önce de tuz iþletmelerinde çalýþtýðý bilinmektedir. Burada iþe girebilmek için Baðlararasý’nýn zengin eþraflarýndan Bekir Aðanýn kendilerine destek olmak için Tuz idaresine teminatlar verdiði bilinmektedir. Bazý iþçilere geçici olarak Rumlardan boþalan evler tahsis edilmiþtir.
Baþlangýçta Foça ile Þehr-i Kebir arasýndaki bir buçuk saatlik yürüme mesafesi günlük gidiþ-geliþi mümkün kýlmýþtýr. Ancak zamanla iþçilerin aileleriyle birlikte Foça ve Baðarasý’na taþýnmasý, Þehr-i Kebir’in yavaþ yavaþ boþalmasýna neden olmuþtur. 1930’lu yýllarda ise Ýzmir -Foça yolunda güzergâh deðiþikliðinin yapýlmasý ile köy ile yol arasýndaki mesafe uzayýnca köyden ayrýlmalar hýz kazanmýþ nüfus zamanla sýfýra inmiþtir.

Yýkým, Rivayet ve Sessiz Tanýklar
Köyde biri hâlen kullanýlan dört mezarlýk bulunmasýna raðmen, terk edilen evler zamanla yýkýlmýþ; taþlarý Eski Baðarasý, Gerenköy ve Kocamehmetler’in yaný sýra Yeni Baðarasý’ndaki inþaatlarda yapý malzemesi olarak kullanýlmýþtýr. Rivayete göre, köy camisinin giriþindeki mermer sütunlardan biri Gerenköy’de bir ahýrda orta direk yapýlmýþ diðeri ise Eski Baðarasý’ndaki okulun bahçesine dikilmiþtir.
Çevre halký arasýnda anlatýlan bir baþka rivayet ise, köyün kaderini simgeler durumdadýr.
Bir gün köye gelen bir ermiþ, kimse tarafýndan misafir edilmez. Karný doyurulmaz.
Derviþ köyden ayrýlýrken þu sözü söyler:
“Gün gelecek, bu köyde taþ üstünde taþ kalmayacak.” Doðru ya da yanlýþ ama rivayet bu.
Sonuç
Þehr-i Kebir’in hikâyesi, ekonomik çýkarlarýn yerleþimleri nasýl var edip nasýl yok edebildiðinin çarpýcý bir örneðidir.

“Þap için geldiler, köylerini kurdular.
Tuz için gittiler, köylerini yýktýlar.”
Bugün geriye kalan temeller, çeþme, mezarlýklar, Þehr-i Kebir’in tarihinin sessiz ama en güçlü tanýklarýdýr.







Kaynaklar:
Josef Deezy Þap Güç ve Tekel Kitabý
Hasan özer Ekinci ile 2020 yýlýnda yapýlan sözlü görüþme notlarý
03.01.2026
Sebahattin Karaca
sebahattinkaraca35@hotmail.com
www.sebahattinkaraca.com
Bir Zamanlar Foça’nýn En Büyük Köyü olan: Þehr-i Kebir / Iþýklar / Iþýk köy
Bugün Foça hinterlandýnda, Iþýklar Köyü olarak bilinen yerde, geçmiþin en büyük yerleþimlerinden biri olan Þehr-i Kebir’den geriye yalnýzca caminin bir köþesinin temel taþý, saymakla bitmeyen muhtelif yapý temelleri ve dört mezarlýk kalmýþtýr. Ancak bu sessiz kalýntýlar, Orta Çað’dan Osmanlý’nýn son dönemine kadar uzanan derin bir ekonomik ve siyasi tarihin tanýklarýdýr.
Þehr-i Kebir’i anlatabilmek için Yeni Foça’dan baþlamak sanýyorum daha doðru olur.
Yenifoça, Þap Ekonomisi ve Ceneviz Ýmtiyazlarý
1275 yýlý dolaylarýnda Bizans Ýmparatoru II. Andronikos Palaiologos, Foça ve çevresindeki zengin þap (alüm) yataklarýnýn iþletme hakkýný, Cenevizli soylu tüccarlar Benedetto Zaccaria ve kardeþi Manuele Zaccaria’ya imtiyaz yoluyla devretmiþtir. Kýsaca Cenevizliler Foça’yý kiralamýþtýr.
Bu düzenleme bir mülkiyet devri deðil; Bizans’ýn, Avrupa tekstil sanayisi için hayati öneme sahip þap ticaretinden düzenli gelir elde etmeyi amaçlayan ekonomik temelli bir iþletme sözleþmesi niteliðindeydi. Böylece o zamanlar Eski Foça civarýnda bulunan þimdiki Yenifoça tepelerinde þap madeni ve üretimi öyle hýzlý geliþti ki 1307 yýlýnda Yenifoça adýyla yeni bir yerleþim yeri kuruldu. Yenifoça, yalnýzca bir liman kenti deðil; maden ekonomisi, deniz ticareti ve Akdeniz rekabetinin kesiþtiði stratejik bir merkez hâline geldi. Kýsa sürede küçük þehir devletlerinin ve Akdeniz’deki korsanlarýn hedefi haline geldi.

Yenifoça’ya, Manisa’dan Saruhanoðullarý Baskýsý
Batý Anadolu’nun Orta Çað’daki en önemli kýyý yerleþimlerinden biri olan ekonomik açýdan çok zengin olan ve ayný zamanda Akdeniz’e açýlan liman kenti Yenifoça, sahip olduðu bu özellikleriyle 14. yüzyýlda Saruhanoðullarý Beyliði’nin dikkatini de çekmiþti.
Saruhanoðullarý, Yenifoça’yý ele geçirmek amacýyla bugünkü Kozbeyli civarýnda ki Yolmuç’a askerî karargâh kurmuþ, rivayete göre kuþatmayý baþarmak ve kalýcýlýðýný sürdürebilmek için de çevrede yerleþim yerleri düzenlemiþtir. Buralara ise yörük topluluklarýný iskân etmiþtir. Bu iskânýn en dikkat çekici örneklerinden biri Þehr-i Kebir (Iþýklar) olmuþtur.
Buraya yerleþtirilen Yörükler sayesinde gýda üretimi saðlanmýþ, kuþatma için gerekli insan gücü ve lojistik destek oluþturulmuþtur.
Fetihler, Osmanlý Dönemi ve Birlikte Yaþam
Ancak Yenifoça, güçlü surlarý ve denizden saðlanan Ceneviz desteði sayesinde, Saruhan Beyliði tarafýndan uzun süre ele geçirilememiþtir. Çok sayýda yapýlmýþ saldýrýnýn birinde baþarýlý olunmuþtur. Akabinde ise, Yenifoça’daki Ceneviz kolonisinin, bir müddet Saruhan Beyliðinin haraçgüzârý olduðu ve yýlda beþ yüz Duka altýn ödediði bilinmektedir.
Bölgedeki güç dengeleri ise, Saruhanoðullarý Beyliði’nin 1410 yýlýnda Osmanlýlara katýlmasýyla deðiþmiþtir.
1454 yýlýnda Osmanlýlar önce Yenifoça’yý, ardýndan Eski Foça’yý fethederek Bizans ve Ceneviz hâkimiyetine kesin olarak son vermiþtir. Bu tarihten sonra Þehr-i Kebir ve yakýnýndaki Baðlararasý’nda, (En Eski Baðarasý, Camili Maðara Bölgesi) Türkler ve Rumlar yüzyýllar boyunca birlikte yaþamýþlardýr.
.

Þehr-i Kebir Suyu ve Kýrsal Ekonomi
Þehr-i Kebir halkýnýn tarým ve hayvancýlýðýn yaný sýra önemli bir geçim kaynaðýndan biri de, köyden çýkan yüksek içim kalitesine sahip suyun ticaretini yapmýþlardýr.
Köy erkeklerinin büyük bölümü, sakalýk yaparak bir tarafta Seyrek’e, diðer tarafta Çelebiye (Söðütçük) hattýna kadar bu suyu taþýyarak satmýþlardýr. Bu faaliyet, köy ekonomisinin sürekliliðini saðlayan temel unsurlardan birisi olmuþtur.
Tuz Ýçin Gidiþ ve Nüfusun Daðýlmasý
1914 yýlýnda bölgede yaþayan aralarýnda tuz iþletmelerinde hamallarýnda bulunduðu 16.520 Rum nüfusun gönderilmesi, Foça’daki tuz ticaretini olumsuz olarak derinden etkilemiþtir. Özellikle Düyûn-ý Umûmiye idaresi altýnda yürütülen tuz iþletmeleri, ciddi bir iþ gücü kriziyle karþý karþýya kalmýþtýr
Günlük yaklaþýk 600 hamalýn çalýþtýðý ve 10 gemiye tuz yüklendiði liman için Kaklýç, Sasalý ve Þehr-i Kebir’den yüksek ücretlerle iþçi getirilmiþtir. Þehr-i Kebir halkýndan bazýlarýnýn 1914’den önce de tuz iþletmelerinde çalýþtýðý bilinmektedir. Burada iþe girebilmek için Baðlararasý’nýn zengin eþraflarýndan Bekir Aðanýn kendilerine destek olmak için Tuz idaresine teminatlar verdiði bilinmektedir. Bazý iþçilere geçici olarak Rumlardan boþalan evler tahsis edilmiþtir.
Baþlangýçta Foça ile Þehr-i Kebir arasýndaki bir buçuk saatlik yürüme mesafesi günlük gidiþ-geliþi mümkün kýlmýþtýr. Ancak zamanla iþçilerin aileleriyle birlikte Foça ve Baðarasý’na taþýnmasý, Þehr-i Kebir’in yavaþ yavaþ boþalmasýna neden olmuþtur. 1930’lu yýllarda ise Ýzmir -Foça yolunda güzergâh deðiþikliðinin yapýlmasý ile köy ile yol arasýndaki mesafe uzayýnca köyden ayrýlmalar hýz kazanmýþ nüfus zamanla sýfýra inmiþtir.

Yýkým, Rivayet ve Sessiz Tanýklar
Köyde biri hâlen kullanýlan dört mezarlýk bulunmasýna raðmen, terk edilen evler zamanla yýkýlmýþ; taþlarý Eski Baðarasý, Gerenköy ve Kocamehmetler’in yaný sýra Yeni Baðarasý’ndaki inþaatlarda yapý malzemesi olarak kullanýlmýþtýr. Rivayete göre, köy camisinin giriþindeki mermer sütunlardan biri Gerenköy’de bir ahýrda orta direk yapýlmýþ diðeri ise Eski Baðarasý’ndaki okulun bahçesine dikilmiþtir.
Çevre halký arasýnda anlatýlan bir baþka rivayet ise, köyün kaderini simgeler durumdadýr.
Bir gün köye gelen bir ermiþ, kimse tarafýndan misafir edilmez. Karný doyurulmaz.
Derviþ köyden ayrýlýrken þu sözü söyler:
“Gün gelecek, bu köyde taþ üstünde taþ kalmayacak.” Doðru ya da yanlýþ ama rivayet bu.
Sonuç
Þehr-i Kebir’in hikâyesi, ekonomik çýkarlarýn yerleþimleri nasýl var edip nasýl yok edebildiðinin çarpýcý bir örneðidir.

“Þap için geldiler, köylerini kurdular.
Tuz için gittiler, köylerini yýktýlar.”
Bugün geriye kalan temeller, çeþme, mezarlýklar, Þehr-i Kebir’in tarihinin sessiz ama en güçlü tanýklarýdýr.







Kaynaklar:
Josef Deezy Þap Güç ve Tekel Kitabý
Hasan özer Ekinci ile 2020 yýlýnda yapýlan sözlü görüþme notlarý
03.01.2026
Sebahattin Karaca
sebahattinkaraca35@hotmail.com
"Sebahattin Karaca" bütün yazýlarý için týklayýn...
