Ahmet Zeki YEÞÝL
KURT ÝLE KUZU
Bilinen bir hikaye... Küçük eklemelerle farklý bir þekilde anlatacaðým.
Kuzu, nehrin aþaðý tarafýndan su içiyormuþ. Yukarýda onu seyreden ve karný aç olan kurt, kuzuyu görünce aðzýný þapýrdatmýþ. Sonra aralarýnda þu konuþma geçmiþ:
Kurt: “Seni yiyeceðim!”
Kuzu: “Ben sana ne yaptým?”
Kurt: “Suyumu bulandýrýyorsun!”
Kuzu: “Nasýl olur? Sen suyun üst kýsmýndasýn ben ise altýnda. Asýl sen benim suyumu bulandýrýyorsun.”
Kurt: “Geçen sene kardeþin bulandýrmýþtý.”
Kuzu: “Ýyi de, benim kardeþim yok ki...”
Kurt: “Olsun, ben yine de seni yiyeceðim.”
Kuzu: "Benim etim ne budum ne? Beni yesen de doymazsýn. En iyisi, ben sana semiz bir arkadaþýmý getireyim."
Kurt: “Ýyi fikir... Getir de bir göreyim.”
Kuzu: “O zaman arkadaþ olur muyuz?
Kurt: “Sen istersen oluruz, neden olmayalým.”
Kuzu, semiz bir arkadaþýný kandýrýp kurdun yanýna getirmiþ. Kurt da, semiz kuzuyu bi’güzel yiyip rahatlamýþ. O günden sonra kurtla kuzu arkadaþ olmuþ. Kurt ne zaman istese, kuzu bir arkadaþýný kandýrýp getiriyormuþ. Kurt da afiyetle yiyormuþ. Kurt memnun, kuzu memnun günler böyle geçiyormuþ. Kuzu saygýda kusur etmiyor, kurdun yanýnda kendini güvende hissediyormuþ.
Gün gelmiþ kurtla kuzu, gemiyle uzun bir yolculuða çýkmýþlar. Uçsuz bucaksýz sularda günlerce yol almýþlar. Tabii, eldeki yiyecek ve içecekleri tükenmiþ. Kurdun karný zil çalmaya baþlamýþ. Elinde deðilmiþ, büyük bir iþtahla kuzuya bakmýþ.
“Hey arkadaþ ses etme, uyuyamýyorum!" demiþ.
Zavallý kuzu þaþýrmýþ.
“Dalga sesleri arasýnda, benim sesim duyulmaz ki...” diye karþýlýk vermiþ.
Kurt “Ben duyuyorum!” diye çýkýþýnca, kuzu olacaklarý anlamýþ.
Kaçacaðý, sýðýnacaðý bir yer yok. Kurdun karnýný doyurmasý için, bir arkadaþýný getirmesi de mümkün deðil.
Üzgün ve telaþlý bakmýþ kuzu.
“Anladým...” deyip eklemiþ, “Kuzunun kurtla pazarlýk yapmasý, kuzunun hayatýný kurtarmýyormuþ.”
Sonra...
Sonra kurt, kuzuyu yemiþ.
Ahmet Zeki YEÞÝL
"Ahmet Zeki YEÞÝL" bütün yazýlarý için týklayýn...
Bilinen bir hikaye... Küçük eklemelerle farklý bir þekilde anlatacaðým.
Kuzu, nehrin aþaðý tarafýndan su içiyormuþ. Yukarýda onu seyreden ve karný aç olan kurt, kuzuyu görünce aðzýný þapýrdatmýþ. Sonra aralarýnda þu konuþma geçmiþ:
Kurt: “Seni yiyeceðim!”
Kuzu: “Ben sana ne yaptým?”
Kurt: “Suyumu bulandýrýyorsun!”
Kuzu: “Nasýl olur? Sen suyun üst kýsmýndasýn ben ise altýnda. Asýl sen benim suyumu bulandýrýyorsun.”
Kurt: “Geçen sene kardeþin bulandýrmýþtý.”
Kuzu: “Ýyi de, benim kardeþim yok ki...”
Kurt: “Olsun, ben yine de seni yiyeceðim.”
Kuzu: "Benim etim ne budum ne? Beni yesen de doymazsýn. En iyisi, ben sana semiz bir arkadaþýmý getireyim."
Kurt: “Ýyi fikir... Getir de bir göreyim.”
Kuzu: “O zaman arkadaþ olur muyuz?
Kurt: “Sen istersen oluruz, neden olmayalým.”
Kuzu, semiz bir arkadaþýný kandýrýp kurdun yanýna getirmiþ. Kurt da, semiz kuzuyu bi’güzel yiyip rahatlamýþ. O günden sonra kurtla kuzu arkadaþ olmuþ. Kurt ne zaman istese, kuzu bir arkadaþýný kandýrýp getiriyormuþ. Kurt da afiyetle yiyormuþ. Kurt memnun, kuzu memnun günler böyle geçiyormuþ. Kuzu saygýda kusur etmiyor, kurdun yanýnda kendini güvende hissediyormuþ.
Gün gelmiþ kurtla kuzu, gemiyle uzun bir yolculuða çýkmýþlar. Uçsuz bucaksýz sularda günlerce yol almýþlar. Tabii, eldeki yiyecek ve içecekleri tükenmiþ. Kurdun karný zil çalmaya baþlamýþ. Elinde deðilmiþ, büyük bir iþtahla kuzuya bakmýþ.
“Hey arkadaþ ses etme, uyuyamýyorum!" demiþ.
Zavallý kuzu þaþýrmýþ.
“Dalga sesleri arasýnda, benim sesim duyulmaz ki...” diye karþýlýk vermiþ.
Kurt “Ben duyuyorum!” diye çýkýþýnca, kuzu olacaklarý anlamýþ.
Kaçacaðý, sýðýnacaðý bir yer yok. Kurdun karnýný doyurmasý için, bir arkadaþýný getirmesi de mümkün deðil.
Üzgün ve telaþlý bakmýþ kuzu.
“Anladým...” deyip eklemiþ, “Kuzunun kurtla pazarlýk yapmasý, kuzunun hayatýný kurtarmýyormuþ.”
Sonra...
Sonra kurt, kuzuyu yemiþ.
Ahmet Zeki YEÞÝL
"Ahmet Zeki YEÞÝL" bütün yazýlarý için týklayýn...
