Iþýk Teoman
SU MÝRASTIR…
Yýllar öncesine, çocukluðumuza dönersek, sokak aralarýnda kiremit parçalarýndan yaptýðýmýz uyduruk kaleler kurup futbol topunun peþine koþturur, çember çevirir, saklambaç oynar, kan ter içinde kalýrdýk. Yorulduðumuzda ise hemen her sokaðýn baþýnda bulunan çeþmeye aðzýmýzý yapýþtýrýr, kana kana su içerdik.
O günlerde su sadece susuzluðumuzu gideren bir ihtiyaç deðil, mahallenin ortak buluþma noktasýydý. Çeþmenin baþýnda çocuklarýn neþesi, büyüklerin sohbeti, kovalarýn þakýrtýsý ve akan suyun sesi birbirine karýþýr; sokak adeta yaþayan bir meydana dönüþürdü.
Halkapýnar’dan gelen kaynak suyunun tadýna ise doyum olmazdý.
Yine sokak çeþmelerinin baþýnda beyaz formalarýmýzý kendimizce kurduðumuz kulübün renklerine boyardýk, kurumasý için de aðaç dallarýna asardýk. Formalarýn numaralarýný ise annelerimiz sýrt tarafýna büyük bir özenle dikerdi. Çocukluðumuzun neredeyse ayrýlmaz bir parçasýydý sokak çeþmeleri. Özellikle Ýzmir’de Halkapýnar’dan gelen kaynak suyunun tadýna ise doyum olmazdý.
Ýçmeye doyamazdýk. Evlerde tulumba kullanýlýrken, sokak çeþmelerinin önünde uzun kuyruklar oluþurdu. Belki de kadýnlar için bu kuyruklar sohbet etmenin, günlük hayatý paylaþmanýn ve biraz da dedikodu yapmanýn en keyifli bahanesiydi.
Bizim Tepecik’teki evimizde de bir kuyu vardý ama kullanýlmazdý. Tulumbadan sonra evimize Halkapýnar suyu baðlandýðýnda o kadar mutlu olmuþtuk ki... Evimizin biri bahçeye, diðeri sofaya açýlan iki giriþi vardý. Alt katta açýk mutfak ve küçük bir oda, ahþap merdivenlerle çýkýlan üst katta ise dar bir oturma alaný ile geniþ bir oda bulunurdu. Gündelik yaþamýmýz bu mütevazý evin içinde akýp giderdi.

Halkapýnar Fabrikanýn içerisinden görüntü
Sadece su deðil, arkadaþlýk, paylaþým ve mahalle kültürü akardý
Ama hiçbir zaman yemeðimizi oturma odasýnda yemezdik. Yemekler alt katta yenir, uyumak için üst kata çýkýlýrdý. Sonra babam bahçedeki çeþmenin bir baðlantýsýný evin içine de taþýdý. O yýllar için bu gerçekten büyük bir konfordu. Yine de fýrsat buldukça soluðu sokak çeþmesinde alýrdýk. Çünkü orada sadece su deðil, arkadaþlýk, paylaþým ve mahalle kültürü akardý.
Bugün geriye dönüp baktýðýmda anlýyorum ki, sokak çeþmeleri bir kentin hafýzasýnýn da parçasýymýþ. Nice dostluklar onlarýn baþýnda kurulmuþ, nice çocukluk anýlarý akan suyun sesiyle birlikte zamana karýþmýþ.
Aslýnda sokak çeþmeleri, insanlarýn temiz suya eþit þekilde ulaþmasýný saðlamak amacýyla yüzyýllar önce ortaya çýktý. Antik dönemlerden Osmanlý’ya kadar su kemerleri, künkler ve çeþmeler aracýlýðýyla kaynak sularý kentlere taþýndý. Türk-Ýslam geleneðinde ise çeþme yaptýrmak en deðerli hayýr iþlerinden biri kabul edildi.

Agora
Kentin can damarý olarak hizmet verdi
8 bin 500 yýllýk geçmiþe sahip Ýzmir de tarih boyunca su kaynaklarýyla büyüyen ve geliþen bir kent oldu. Halkapýnar, Kýzýlçullu ve çevredeki pýnarlar yaþamý besledi; Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlý dönemlerinde inþa edilen suyollarý ve kemerler uzun yýllar boyunca kentin can damarý olarak hizmet verdi.
Osmanlý döneminde Köprülü Fazýl Ahmet Paþa’nýn yaptýrdýðý Vezir Suyolu ve çok sayýdaki çeþme, kentin su ihtiyacýný karþýlayan önemli yatýrýmlar arasýnda yer aldý. 19. yüzyýlýn sonlarýnda ise Halkapýnar kaynaklarý modern tesislerle deðerlendirilmeye baþlandý ve þebeke sistemi geliþtirildi.
Menemen, Göksu ve Sarýkýz Kuyularý önemli rol oynadý
Cumhuriyet döneminde belediye ve ardýndan ESHOT eliyle su altyapýsý büyütülürken, artan nüfus nedeniyle yeni kaynaklar ve depolar devreye alýndý. Menemen, Göksu ve Sarýkýz kuyularý ile baraj projeleri Ýzmir’in su ihtiyacýný karþýlamada önemli rol oynadý.
1987 yýlýnda kurulan ÝZSU Genel Müdürlüðü ise su ve kanalizasyon hizmetlerini tek çatý altýnda toplayarak büyük yatýrýmlara imza attý. Tahtalý Barajý’nýn devreye alýnmasý ve Büyük Kanal Projesi’nin tamamlanmasýyla Ýzmir, modern içme suyu ve atýk su altyapýsýna kavuþtu.
Serin Suyun Tadý Hafýzalarda
Bugün musluðu açtýðýmýzda kolayca ulaþtýðýmýz suyun arkasýnda, yüzyýllarý aþan bir mühendislik birikimi ve büyük bir emek bulunuyor. Belki de bu yüzden çocukluðumuzun sokak çeþmelerinden akan o serin suyun tadý hâlâ hafýzalarýmýzda yaþamaya devam ediyor. Çünkü bazý tatlar sadece damakta deðil, yaþanmýþlýklarýn en güzel köþesinde saklanýyor; akan su gibi yýllar geçse de unutulmuyor.

Efsane Göl Halkapýnar
Bir zamanlar Ýzmir’in en önemli doðal ve kültürel miraslarýndan biri olan Halkapýnar, kutsal sayýlan pýnarlarý, efsaneleri, Artemis (Diana) Hamamlarý ve berrak gölüyle hem yerli halkýn hem de seyyahlarýn hayranlýðýný kazanmýþtý. Evliya Çelebi’den yabancý araþtýrmacýlara kadar birçok kaynak, balýklarla dolu gölü, þifalý sularý ve yemyeþil mesire alanlarýný ayrýntýlarýyla anlatýrken, bölgenin mitolojik ve tarihi önemine dikkat çekmiþtir. Uzun yýllar boyunca Ýzmirlilerin dinlenme ve eðlenme mekâný olan Halkapýnar, kent belleðinde özel bir yere sahip olmuþtur. Ancak 19. yüzyýlýn sonlarýnda kurulan su tesisleri, sanayileþme ve açýlan kuyular nedeniyle göl zamanla kuruyup doldurulmuþ, doðal dokusu büyük ölçüde yok olmuþtur. Günümüzde ÝZSU tesisleri ve çeþitli yapýlarýn bulunduðu bu alanýn geçmiþini hatýrlatmak amacýyla, tarihi fabrika binalarýnýn bir endüstri müzesine dönüþtürülmesi, küçük bir yapay göl oluþturulmasý ve Diana Hamamlarý ile Meles’in öyküsünün yeniden canlandýrýlmasý önerilmektedir. Böylece Halkapýnar’ýn zengin tarihi ve kültürel mirasý gelecek kuþaklara aktarýlacaktýr.
Kana kana içerdik
Bugün geriye dönüp baktýðýmda anlýyorum ki, sokak çeþmeleri bir kentin hafýzasýnýn da parçasýymýþ. Nice dostluklar onlarýn baþýnda kurulmuþ, nice çocukluk anýlarý akan suyun sesiyle birlikte zamana karýþmýþ. Sokak çeþmelerinden içtiðimiz suyun tadý hala damaklarýmýzýn bir köþesinde duruyor.

Ýzmir’in yaklaþýk 2 yüzyýlýna tanýklýk eden Dönertaþ Sebili
Yüzyýllar boyunca kendilerine özgü mimarileriyle kenti zenginleþtiren, yazýn kavurucu sýcaklarýnda bir tas soðuk su içmenin keyfini yaþatan sebiller zamana yenik düþerken, Ýzmir’de 20. yüzyýl baþlarýnda sayýlarý 24 adet olan sebillerin sayýsý giderek azaldý ve bu özel hatýralardan geriye sadece 4 tane kaldý: Kemeraltý veya diðer adýyla Sinan-zade Sebili, Çakaloðlu Haný yanýnda Gaffar- zade Sebili, Kestelli'deki Katipoðlu Sebili ve Dönertaþ Sebili. Türlerinin son temsilcileri olan bu sebillerin kent yaþamýna döndürülmesi için harekete geçen Ýzmir Büyükþehir Belediyesi, Dönertaþ ve Gaffar-zade Sebilleri’nin restorasyonunu üstlendi.

Tahtalý Barajý 30 Yýldýr Ýzmir’in Susuzluðunu Gideriyor
Ýzmir’in en önemli içme suyu kaynaklarýndan biri olan Tahtalý Barajý, yaklaþýk 30 yýldýr kentin su ihtiyacýnýn büyük bölümünü karþýlýyor. Menderes ilçesinde, Tahtalý Çayý üzerinde yer alan barajýn yapýmýna Devlet Su Ýþleri Genel Müdürlüðü tarafýndan 1986 yýlýnda baþlandý ve çalýþmalar 1996 yýlýnda tamamlandý. Barajdan Ýzmir’e ilk içme suyu ise 27 Aðustos 1997 tarihinde verildi. Yýlda yaklaþýk 205 hektometreküp içme suyu saðlayarak Ýzmir’in metropol ilçelerinin su ihtiyacýnýn yaklaþýk yüzde 40’ýný karþýlýyor. Barajýn yapýmý sýrasýnda göl alaný altýnda kalan eski Bulgurca Köyü, 1997 yýlýnda yaklaþýk 9 kilometre kuzeydoðuda kurulan yeni yerleþim yerine taþýndý. Ayrýca, bölgenin önemli arkeolojik deðerlerinden Bakla Tepe Höyüðü de bugün baraj gölü içinde kalan yaklaþýk 5 metre yüksekliðindeki bir adacýk üzerinde varlýðýný sürdürüyor. Kurulduðu günden bu yana milyonlarca Ýzmirlinin temiz ve güvenli içme suyuna ulaþmasýna katký saðlayan Tahtalý Barajý, kentin su altyapýsýnýn en stratejik unsurlarýndan biri.

Ayvalýk’ta çeþmelerden “ekþi” tabir edilen su akýyor
Tabi, yaþamýmý sürdürdüðüm Ayvalýk’tan da söz etmek istiyorum. Ayvalýk sokaklarýndaki onlarca tarihi çeþmenin hepsinin sularý kaynaktan su taþýyan kanallarýn geçmiþ yýllarda yýkýlmasý ya da arýzalanmasýndan dolayý kesikti. Ayvalýk Belediye Baþkaný Mesut Ergin, yer aldýklarý tarihi sokaklar ve evler önünde yeniden akmasý için bu çeþmelere el attý.
Kaynak suyollarýnýn bakým ve onarým yaptýrarak çeþmelerin yeniden akmasýný saðladý. Ayvalýk merkezi ve yakýn zeytinliklerinde yer alan 87 tarihi çeþmeden 45’inde kaynak suyu akmaya baþladý. Ayvalýklýlar bu çeþmeleri “Gavur Çeþmesi” olarak adlandýrýyor, akan sulara da “ekþi su” adýný veriyorlar. Bugünlerde Ayvalýk su mirasýyla ilgili önemli çalýþmalar yapýlýyor. Çalýþtaylar gerçekleþtiriliyor, tarihi çeþmelerle ilgili rotalar oluþturuluyor. Yazýmýzý su hayattýr diye bitirelim.

Ata’yla Yaþýt Parmak Çeþmesi
Atatürk’le yaþýt Parmak Çeþmesi, 1881yýlýnda Ayvalýk Kazým Karabekir Mahallesi 13 Nisan Caddesi'nde dönemin yöneticileri, mahalle sakinlerinin kullanacaðý, halk arasýnda "ekþi su" diye bilinen sokak çeþmesi hizmete açýldý. Yedi Kuyular mevkiindeki çeþmeye yaz kýþ demeden parmak kalýnlýðýnda akmasý nedeniyle, "Parmak Çeþme" adý verildi. Yapýlan planlama sayesinde çok sayýda sokak çeþmesinden su akmaya baþladýðýný hatýrlatan Ayvalýk Belediye Baþkaný Mesut Ergin, "Ayvalýk tarihi kent dokusunda sokak çeþmeleri iþlevsellikleri ve görsellikleriyle önemli bir role sahipti. Bunun yaný sýra çeþmeleri inþa eden ustalar doðaya, insana ve çevreye duyarlý bir mimari oluþum sergilemiþlerdi. Bize düþen de ayný duygu ve düþüncelerle tarihi çeþmelerimizden sularýmýzý akýtmaya devam etmektir" dedi.










Iþýk Teoman
isikteoman@gmail.com
Yýllar öncesine, çocukluðumuza dönersek, sokak aralarýnda kiremit parçalarýndan yaptýðýmýz uyduruk kaleler kurup futbol topunun peþine koþturur, çember çevirir, saklambaç oynar, kan ter içinde kalýrdýk. Yorulduðumuzda ise hemen her sokaðýn baþýnda bulunan çeþmeye aðzýmýzý yapýþtýrýr, kana kana su içerdik.
O günlerde su sadece susuzluðumuzu gideren bir ihtiyaç deðil, mahallenin ortak buluþma noktasýydý. Çeþmenin baþýnda çocuklarýn neþesi, büyüklerin sohbeti, kovalarýn þakýrtýsý ve akan suyun sesi birbirine karýþýr; sokak adeta yaþayan bir meydana dönüþürdü.
Halkapýnar’dan gelen kaynak suyunun tadýna ise doyum olmazdý.
Yine sokak çeþmelerinin baþýnda beyaz formalarýmýzý kendimizce kurduðumuz kulübün renklerine boyardýk, kurumasý için de aðaç dallarýna asardýk. Formalarýn numaralarýný ise annelerimiz sýrt tarafýna büyük bir özenle dikerdi. Çocukluðumuzun neredeyse ayrýlmaz bir parçasýydý sokak çeþmeleri. Özellikle Ýzmir’de Halkapýnar’dan gelen kaynak suyunun tadýna ise doyum olmazdý.
Ýçmeye doyamazdýk. Evlerde tulumba kullanýlýrken, sokak çeþmelerinin önünde uzun kuyruklar oluþurdu. Belki de kadýnlar için bu kuyruklar sohbet etmenin, günlük hayatý paylaþmanýn ve biraz da dedikodu yapmanýn en keyifli bahanesiydi.
Bizim Tepecik’teki evimizde de bir kuyu vardý ama kullanýlmazdý. Tulumbadan sonra evimize Halkapýnar suyu baðlandýðýnda o kadar mutlu olmuþtuk ki... Evimizin biri bahçeye, diðeri sofaya açýlan iki giriþi vardý. Alt katta açýk mutfak ve küçük bir oda, ahþap merdivenlerle çýkýlan üst katta ise dar bir oturma alaný ile geniþ bir oda bulunurdu. Gündelik yaþamýmýz bu mütevazý evin içinde akýp giderdi.

Halkapýnar Fabrikanýn içerisinden görüntü
Sadece su deðil, arkadaþlýk, paylaþým ve mahalle kültürü akardý
Ama hiçbir zaman yemeðimizi oturma odasýnda yemezdik. Yemekler alt katta yenir, uyumak için üst kata çýkýlýrdý. Sonra babam bahçedeki çeþmenin bir baðlantýsýný evin içine de taþýdý. O yýllar için bu gerçekten büyük bir konfordu. Yine de fýrsat buldukça soluðu sokak çeþmesinde alýrdýk. Çünkü orada sadece su deðil, arkadaþlýk, paylaþým ve mahalle kültürü akardý.
Bugün geriye dönüp baktýðýmda anlýyorum ki, sokak çeþmeleri bir kentin hafýzasýnýn da parçasýymýþ. Nice dostluklar onlarýn baþýnda kurulmuþ, nice çocukluk anýlarý akan suyun sesiyle birlikte zamana karýþmýþ.
Aslýnda sokak çeþmeleri, insanlarýn temiz suya eþit þekilde ulaþmasýný saðlamak amacýyla yüzyýllar önce ortaya çýktý. Antik dönemlerden Osmanlý’ya kadar su kemerleri, künkler ve çeþmeler aracýlýðýyla kaynak sularý kentlere taþýndý. Türk-Ýslam geleneðinde ise çeþme yaptýrmak en deðerli hayýr iþlerinden biri kabul edildi.

Agora
Kentin can damarý olarak hizmet verdi
8 bin 500 yýllýk geçmiþe sahip Ýzmir de tarih boyunca su kaynaklarýyla büyüyen ve geliþen bir kent oldu. Halkapýnar, Kýzýlçullu ve çevredeki pýnarlar yaþamý besledi; Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlý dönemlerinde inþa edilen suyollarý ve kemerler uzun yýllar boyunca kentin can damarý olarak hizmet verdi.
Osmanlý döneminde Köprülü Fazýl Ahmet Paþa’nýn yaptýrdýðý Vezir Suyolu ve çok sayýdaki çeþme, kentin su ihtiyacýný karþýlayan önemli yatýrýmlar arasýnda yer aldý. 19. yüzyýlýn sonlarýnda ise Halkapýnar kaynaklarý modern tesislerle deðerlendirilmeye baþlandý ve þebeke sistemi geliþtirildi.
Menemen, Göksu ve Sarýkýz Kuyularý önemli rol oynadý
Cumhuriyet döneminde belediye ve ardýndan ESHOT eliyle su altyapýsý büyütülürken, artan nüfus nedeniyle yeni kaynaklar ve depolar devreye alýndý. Menemen, Göksu ve Sarýkýz kuyularý ile baraj projeleri Ýzmir’in su ihtiyacýný karþýlamada önemli rol oynadý.
1987 yýlýnda kurulan ÝZSU Genel Müdürlüðü ise su ve kanalizasyon hizmetlerini tek çatý altýnda toplayarak büyük yatýrýmlara imza attý. Tahtalý Barajý’nýn devreye alýnmasý ve Büyük Kanal Projesi’nin tamamlanmasýyla Ýzmir, modern içme suyu ve atýk su altyapýsýna kavuþtu.
Serin Suyun Tadý Hafýzalarda
Bugün musluðu açtýðýmýzda kolayca ulaþtýðýmýz suyun arkasýnda, yüzyýllarý aþan bir mühendislik birikimi ve büyük bir emek bulunuyor. Belki de bu yüzden çocukluðumuzun sokak çeþmelerinden akan o serin suyun tadý hâlâ hafýzalarýmýzda yaþamaya devam ediyor. Çünkü bazý tatlar sadece damakta deðil, yaþanmýþlýklarýn en güzel köþesinde saklanýyor; akan su gibi yýllar geçse de unutulmuyor.

Efsane Göl Halkapýnar
Bir zamanlar Ýzmir’in en önemli doðal ve kültürel miraslarýndan biri olan Halkapýnar, kutsal sayýlan pýnarlarý, efsaneleri, Artemis (Diana) Hamamlarý ve berrak gölüyle hem yerli halkýn hem de seyyahlarýn hayranlýðýný kazanmýþtý. Evliya Çelebi’den yabancý araþtýrmacýlara kadar birçok kaynak, balýklarla dolu gölü, þifalý sularý ve yemyeþil mesire alanlarýný ayrýntýlarýyla anlatýrken, bölgenin mitolojik ve tarihi önemine dikkat çekmiþtir. Uzun yýllar boyunca Ýzmirlilerin dinlenme ve eðlenme mekâný olan Halkapýnar, kent belleðinde özel bir yere sahip olmuþtur. Ancak 19. yüzyýlýn sonlarýnda kurulan su tesisleri, sanayileþme ve açýlan kuyular nedeniyle göl zamanla kuruyup doldurulmuþ, doðal dokusu büyük ölçüde yok olmuþtur. Günümüzde ÝZSU tesisleri ve çeþitli yapýlarýn bulunduðu bu alanýn geçmiþini hatýrlatmak amacýyla, tarihi fabrika binalarýnýn bir endüstri müzesine dönüþtürülmesi, küçük bir yapay göl oluþturulmasý ve Diana Hamamlarý ile Meles’in öyküsünün yeniden canlandýrýlmasý önerilmektedir. Böylece Halkapýnar’ýn zengin tarihi ve kültürel mirasý gelecek kuþaklara aktarýlacaktýr.
Kana kana içerdik
Bugün geriye dönüp baktýðýmda anlýyorum ki, sokak çeþmeleri bir kentin hafýzasýnýn da parçasýymýþ. Nice dostluklar onlarýn baþýnda kurulmuþ, nice çocukluk anýlarý akan suyun sesiyle birlikte zamana karýþmýþ. Sokak çeþmelerinden içtiðimiz suyun tadý hala damaklarýmýzýn bir köþesinde duruyor.

Ýzmir’in yaklaþýk 2 yüzyýlýna tanýklýk eden Dönertaþ Sebili
Yüzyýllar boyunca kendilerine özgü mimarileriyle kenti zenginleþtiren, yazýn kavurucu sýcaklarýnda bir tas soðuk su içmenin keyfini yaþatan sebiller zamana yenik düþerken, Ýzmir’de 20. yüzyýl baþlarýnda sayýlarý 24 adet olan sebillerin sayýsý giderek azaldý ve bu özel hatýralardan geriye sadece 4 tane kaldý: Kemeraltý veya diðer adýyla Sinan-zade Sebili, Çakaloðlu Haný yanýnda Gaffar- zade Sebili, Kestelli'deki Katipoðlu Sebili ve Dönertaþ Sebili. Türlerinin son temsilcileri olan bu sebillerin kent yaþamýna döndürülmesi için harekete geçen Ýzmir Büyükþehir Belediyesi, Dönertaþ ve Gaffar-zade Sebilleri’nin restorasyonunu üstlendi.

Tahtalý Barajý 30 Yýldýr Ýzmir’in Susuzluðunu Gideriyor
Ýzmir’in en önemli içme suyu kaynaklarýndan biri olan Tahtalý Barajý, yaklaþýk 30 yýldýr kentin su ihtiyacýnýn büyük bölümünü karþýlýyor. Menderes ilçesinde, Tahtalý Çayý üzerinde yer alan barajýn yapýmýna Devlet Su Ýþleri Genel Müdürlüðü tarafýndan 1986 yýlýnda baþlandý ve çalýþmalar 1996 yýlýnda tamamlandý. Barajdan Ýzmir’e ilk içme suyu ise 27 Aðustos 1997 tarihinde verildi. Yýlda yaklaþýk 205 hektometreküp içme suyu saðlayarak Ýzmir’in metropol ilçelerinin su ihtiyacýnýn yaklaþýk yüzde 40’ýný karþýlýyor. Barajýn yapýmý sýrasýnda göl alaný altýnda kalan eski Bulgurca Köyü, 1997 yýlýnda yaklaþýk 9 kilometre kuzeydoðuda kurulan yeni yerleþim yerine taþýndý. Ayrýca, bölgenin önemli arkeolojik deðerlerinden Bakla Tepe Höyüðü de bugün baraj gölü içinde kalan yaklaþýk 5 metre yüksekliðindeki bir adacýk üzerinde varlýðýný sürdürüyor. Kurulduðu günden bu yana milyonlarca Ýzmirlinin temiz ve güvenli içme suyuna ulaþmasýna katký saðlayan Tahtalý Barajý, kentin su altyapýsýnýn en stratejik unsurlarýndan biri.

Ayvalýk’ta çeþmelerden “ekþi” tabir edilen su akýyor
Tabi, yaþamýmý sürdürdüðüm Ayvalýk’tan da söz etmek istiyorum. Ayvalýk sokaklarýndaki onlarca tarihi çeþmenin hepsinin sularý kaynaktan su taþýyan kanallarýn geçmiþ yýllarda yýkýlmasý ya da arýzalanmasýndan dolayý kesikti. Ayvalýk Belediye Baþkaný Mesut Ergin, yer aldýklarý tarihi sokaklar ve evler önünde yeniden akmasý için bu çeþmelere el attý.
Kaynak suyollarýnýn bakým ve onarým yaptýrarak çeþmelerin yeniden akmasýný saðladý. Ayvalýk merkezi ve yakýn zeytinliklerinde yer alan 87 tarihi çeþmeden 45’inde kaynak suyu akmaya baþladý. Ayvalýklýlar bu çeþmeleri “Gavur Çeþmesi” olarak adlandýrýyor, akan sulara da “ekþi su” adýný veriyorlar. Bugünlerde Ayvalýk su mirasýyla ilgili önemli çalýþmalar yapýlýyor. Çalýþtaylar gerçekleþtiriliyor, tarihi çeþmelerle ilgili rotalar oluþturuluyor. Yazýmýzý su hayattýr diye bitirelim.

Ata’yla Yaþýt Parmak Çeþmesi
Atatürk’le yaþýt Parmak Çeþmesi, 1881yýlýnda Ayvalýk Kazým Karabekir Mahallesi 13 Nisan Caddesi'nde dönemin yöneticileri, mahalle sakinlerinin kullanacaðý, halk arasýnda "ekþi su" diye bilinen sokak çeþmesi hizmete açýldý. Yedi Kuyular mevkiindeki çeþmeye yaz kýþ demeden parmak kalýnlýðýnda akmasý nedeniyle, "Parmak Çeþme" adý verildi. Yapýlan planlama sayesinde çok sayýda sokak çeþmesinden su akmaya baþladýðýný hatýrlatan Ayvalýk Belediye Baþkaný Mesut Ergin, "Ayvalýk tarihi kent dokusunda sokak çeþmeleri iþlevsellikleri ve görsellikleriyle önemli bir role sahipti. Bunun yaný sýra çeþmeleri inþa eden ustalar doðaya, insana ve çevreye duyarlý bir mimari oluþum sergilemiþlerdi. Bize düþen de ayný duygu ve düþüncelerle tarihi çeþmelerimizden sularýmýzý akýtmaya devam etmektir" dedi.










Iþýk Teoman
isikteoman@gmail.com
"Iþýk Teoman" bütün yazýlarý için týklayýn...
