Nurdan ÇAKIR TEZGÝN
Nesrin Teyze, Ceddin Amca
Ceddin Deden
Ceddin deden, neslin baban
Hep kahraman Türk milleti
Ordularýn, pekçok zaman
Vermiþtiler dünyaya þan.
Türk milleti, Türk milleti
Aþk ile sev milliyeti
Kahret vatan düþmanýný
Çeksin o mel’un zilleti.
Milliyetçilik mi, ýrkçýlýk mý, cinsiyetçilik mi? Ne bu "ceddin deden, neslin baban"!
Analardan ninelerden söz eden yok. Þu erkek uluslar bir hoþ oluyorlar, ne yapýp edip erkekliklerini öne çýkaracak bir kulp buluyorlar helal olsun.
Hiç aklýmda yoktu böyle þeyler! Mehter takýmýnýn o görkemli þangýr þungur resmi geçitleri, taa çocukluðumdan beri hoþuma gider. Çok gerilere giden çocuk dünyamýn karelerinde ne Osmanlý, ne ordu, ne savaþ göstergesi bir topluluk vardý.
Küçücüktüm; resmi geçitte mehter takýmý yürümeye baþladý mý içim bir tuhaf olurdu. Ürküp korkarak, biraz da gururla karýþýk seyrederdim onlarý. Kocaman sarýklarýyla, gülleli, zýrhlý amcalar dev gibi ulaþýlmaz boyutta görünürlerdi çocuk gözüme. Her adýmlarýyla, her kol kaldýrýþlarýyla geri çekilip týrsardým. Onlar, devler ülkesinin kahramanlarýydýlar ve her nedense hayrandým onlara! Mehterâna hayranlýðým ne sözüneydi ne özüne. Görüntüsüneydi.
En çok, ayakta çalýnan kudümleri (nakkare) hoþuma giderdi koltuklarýna sýkýþtýrdýklarý ve ustaca tempo tuttuklarý iki minik trampettiler bana göre. Ýki adým ileri bir adým geri sallanan mehter takýmý elemanlarýnýn resmi geçitleri hiç bitmesin isterdim çocuk aklýmla, o vakitler aklýma gelmezdi mehterânýn savaþ coþturuculuðu!
Oysa ki; Özellikle savaþ zamanlarýnda askeri coþturmak ve düþmanýn maneviyatýný bozmak mehterân takýmýnýn önemli hizmetleri arasýndaymýþ. Barýþ zamanlarýnda da (Osmanlýnýn savaþta olmadýðý!) Mehter takýmý, her gün ikindiden sonra saraydaki özel yerinde çalarmýþ. (Nevbet vururmuþ) Ayrýca, yatsý namazýndan sonra üç fasýl daha çalarak, padiþaha duada bulunurmuþ. Ortalama bin kiþilik mevcudiyetiyle sarayda özel bir statüsü olan mehterân, sabaha karþý divan halkýný namaza çaðýrmak için de çalarmýþ....
Saray musiki bandosu da sayýlan mehter takýmý, sarayda çalýnan saatlerle eþ zamanlý olarak; Yedikule, Eyyub (Bugünkü Eyüp), Kasýmpaþa, Galata, Tophane, Beþiktaþ, Anadoluhisarý, Üsküdar ve Kýzkulesi'nde de çalarmýþ.
Sadrazamlarýn, derya kaptanlarýnýn, vezirlerin, beylerbeyilerinin özel mehter takýmlarý bulunurmuþ. Devlet merkezlerinin dýþýndaki kalelerde de çalarmýþ mehterân .
''Vakt-i sürûru sefâ, Mehterbaþý Hey! Hey!''
''Merhabâ ey mehterân!''
''Merhabâ, Mehterbaþý!''
''Hasduuur!'' (Meselâ: ''Der fasl-ý Acem âþirân, cihâd-ý ekber marþ!'' derdi)
''Haydi ya Allah!''
Rengarenk saten kaftanlarýn içindeki mehteranýn bol ve yerleri süpüren kumaþ bolluðu, ýþýklý bir dalgalanmayla ürpertirdi çocuk kalbimi. Zilgenlerin, zurnazenlerin, cevgenlerin ve boruzenlerin güneþle daha da parlayan ýþýltýlarý, ufacýk dünyamýn göz kamaþtýran, ulaþýlmaz mertebesindeydi.

Mehter baþýnýn ucu kalkýk yemeni ayakkabýlarýný Alaaddin'in sihirli lambasýna benzetirdim, ya o davullarýn büyüklüðü! Ve o koskoca Osmanlý davullarýný (kös)taþýyan süslü atlar. Atlar da talimliydi, onlara da saten ve kadife kumaþlardan elbiseler giydiriyorlardý. (Kös Mehterin yürüyüþü sýrasýnda Mehterin gerisinde bir at sýrtýnda taþýnýrdý)
Ben de yüksek sesle tempo tutardým "nesrin baba" diyerek. Neslin olurdu Nesrin. Ceddin de sanki bir isimdi Nesrin gibi.
Ceddin Amca gibi. Kiþileþtirilmiþ Mehterân sözcükleriydi her biri. Nesrin Teyzeyle Ceddin Amca!
Hep kahramandý Türk Milleti! Çocuðuz ya, okulda da evde de öðretmiþler EN KAHRAMAN TÜRK MÝLLETÝ.
Baþka bir seçenek yok. Ýlla da kahramanýz. En þahane ulusuz, en kahraman ordular bizde, her þeyin en güzeli bizim okulda, en iyi yemeði annem piþirir, en akýllý insan babamdýr. En güzel þehir bizim yaþadýðýmýzdýr...
Televizyonlarýn eli kulaðýnda olduðu yýllardý, lakin; bazýlarý gibi baþýmýza bitler musallat olmamýþtý.(!) Müsaitse komþu teyzeler, gezmeye annemlerle birlikte giderdik. Telesafirlik yýllarýydý deyip sýralayacak deðilim TRT'li günlerin kanýksanmýþ anýlarýný! "Baba kemerinle dövme caným acýyor" versiyonlarý da uzaktý bizlerden, fakat duyulurdu etraftan Allah korusun tak tak tak evlerden uzak. Elalemde ne kötüler vardý, aman þaþýrtmasýn-dý Allah!
Yýllar sonra öðrendik mehter takýmýnýn bile, birilerinin siyaset propagandasý için alet edildiðini! O çocuk zamanlarýmýzýn ilkel beðenilerini bile açýklayamaz olmuþtuk bir dönem, ya yanlýþ anlaþýlýrsak! Yine yýllar sonra karþýma çýkan Mehterân takýmýna, el çýrpýyor olmama engel deðildi kocaman yaþým ve akýllý baþým!
Devir deðiþti! Nesrin Teyze'ler, Nesrin Haným oldular. Ceddin Amcalar da "bey" olup yedi ceddimizi dua ile anýyorlar her gün. Savaþlara mehterân takýmý götürülmüyor. Artýk düðün, dernek, kurtuluþ, açýlýþ kutlamalarýnda, heybetli ve sembolik bir tören kýtasýdýr mehterhânýn konumu.
“Eli kan, kýlýcý kan, sinesi üryan, ciðeri püryan. Allah yoluna revan..” düsturu insanlýða hiç yakýþmasa da, bu çaða da hizmet etmeye devam ediyor.
Nurdan ÇAKIR TEZGÝN
"Nurdan ÇAKIR TEZGÝN" bütün yazýlarý için týklayýn...
Ceddin Deden
Ceddin deden, neslin baban
Hep kahraman Türk milleti
Ordularýn, pekçok zaman
Vermiþtiler dünyaya þan.
Türk milleti, Türk milleti
Aþk ile sev milliyeti
Kahret vatan düþmanýný
Çeksin o mel’un zilleti.
Milliyetçilik mi, ýrkçýlýk mý, cinsiyetçilik mi? Ne bu "ceddin deden, neslin baban"!
Analardan ninelerden söz eden yok. Þu erkek uluslar bir hoþ oluyorlar, ne yapýp edip erkekliklerini öne çýkaracak bir kulp buluyorlar helal olsun.
Hiç aklýmda yoktu böyle þeyler! Mehter takýmýnýn o görkemli þangýr þungur resmi geçitleri, taa çocukluðumdan beri hoþuma gider. Çok gerilere giden çocuk dünyamýn karelerinde ne Osmanlý, ne ordu, ne savaþ göstergesi bir topluluk vardý.
Küçücüktüm; resmi geçitte mehter takýmý yürümeye baþladý mý içim bir tuhaf olurdu. Ürküp korkarak, biraz da gururla karýþýk seyrederdim onlarý. Kocaman sarýklarýyla, gülleli, zýrhlý amcalar dev gibi ulaþýlmaz boyutta görünürlerdi çocuk gözüme. Her adýmlarýyla, her kol kaldýrýþlarýyla geri çekilip týrsardým. Onlar, devler ülkesinin kahramanlarýydýlar ve her nedense hayrandým onlara! Mehterâna hayranlýðým ne sözüneydi ne özüne. Görüntüsüneydi.
En çok, ayakta çalýnan kudümleri (nakkare) hoþuma giderdi koltuklarýna sýkýþtýrdýklarý ve ustaca tempo tuttuklarý iki minik trampettiler bana göre. Ýki adým ileri bir adým geri sallanan mehter takýmý elemanlarýnýn resmi geçitleri hiç bitmesin isterdim çocuk aklýmla, o vakitler aklýma gelmezdi mehterânýn savaþ coþturuculuðu!
Oysa ki; Özellikle savaþ zamanlarýnda askeri coþturmak ve düþmanýn maneviyatýný bozmak mehterân takýmýnýn önemli hizmetleri arasýndaymýþ. Barýþ zamanlarýnda da (Osmanlýnýn savaþta olmadýðý!) Mehter takýmý, her gün ikindiden sonra saraydaki özel yerinde çalarmýþ. (Nevbet vururmuþ) Ayrýca, yatsý namazýndan sonra üç fasýl daha çalarak, padiþaha duada bulunurmuþ. Ortalama bin kiþilik mevcudiyetiyle sarayda özel bir statüsü olan mehterân, sabaha karþý divan halkýný namaza çaðýrmak için de çalarmýþ....
Saray musiki bandosu da sayýlan mehter takýmý, sarayda çalýnan saatlerle eþ zamanlý olarak; Yedikule, Eyyub (Bugünkü Eyüp), Kasýmpaþa, Galata, Tophane, Beþiktaþ, Anadoluhisarý, Üsküdar ve Kýzkulesi'nde de çalarmýþ.
Sadrazamlarýn, derya kaptanlarýnýn, vezirlerin, beylerbeyilerinin özel mehter takýmlarý bulunurmuþ. Devlet merkezlerinin dýþýndaki kalelerde de çalarmýþ mehterân .
''Vakt-i sürûru sefâ, Mehterbaþý Hey! Hey!''
''Merhabâ ey mehterân!''
''Merhabâ, Mehterbaþý!''
''Hasduuur!'' (Meselâ: ''Der fasl-ý Acem âþirân, cihâd-ý ekber marþ!'' derdi)
''Haydi ya Allah!''
Rengarenk saten kaftanlarýn içindeki mehteranýn bol ve yerleri süpüren kumaþ bolluðu, ýþýklý bir dalgalanmayla ürpertirdi çocuk kalbimi. Zilgenlerin, zurnazenlerin, cevgenlerin ve boruzenlerin güneþle daha da parlayan ýþýltýlarý, ufacýk dünyamýn göz kamaþtýran, ulaþýlmaz mertebesindeydi.

Mehter baþýnýn ucu kalkýk yemeni ayakkabýlarýný Alaaddin'in sihirli lambasýna benzetirdim, ya o davullarýn büyüklüðü! Ve o koskoca Osmanlý davullarýný (kös)taþýyan süslü atlar. Atlar da talimliydi, onlara da saten ve kadife kumaþlardan elbiseler giydiriyorlardý. (Kös Mehterin yürüyüþü sýrasýnda Mehterin gerisinde bir at sýrtýnda taþýnýrdý)
Ben de yüksek sesle tempo tutardým "nesrin baba" diyerek. Neslin olurdu Nesrin. Ceddin de sanki bir isimdi Nesrin gibi.
Ceddin Amca gibi. Kiþileþtirilmiþ Mehterân sözcükleriydi her biri. Nesrin Teyzeyle Ceddin Amca!
Hep kahramandý Türk Milleti! Çocuðuz ya, okulda da evde de öðretmiþler EN KAHRAMAN TÜRK MÝLLETÝ.
Baþka bir seçenek yok. Ýlla da kahramanýz. En þahane ulusuz, en kahraman ordular bizde, her þeyin en güzeli bizim okulda, en iyi yemeði annem piþirir, en akýllý insan babamdýr. En güzel þehir bizim yaþadýðýmýzdýr...
Televizyonlarýn eli kulaðýnda olduðu yýllardý, lakin; bazýlarý gibi baþýmýza bitler musallat olmamýþtý.(!) Müsaitse komþu teyzeler, gezmeye annemlerle birlikte giderdik. Telesafirlik yýllarýydý deyip sýralayacak deðilim TRT'li günlerin kanýksanmýþ anýlarýný! "Baba kemerinle dövme caným acýyor" versiyonlarý da uzaktý bizlerden, fakat duyulurdu etraftan Allah korusun tak tak tak evlerden uzak. Elalemde ne kötüler vardý, aman þaþýrtmasýn-dý Allah!
Yýllar sonra öðrendik mehter takýmýnýn bile, birilerinin siyaset propagandasý için alet edildiðini! O çocuk zamanlarýmýzýn ilkel beðenilerini bile açýklayamaz olmuþtuk bir dönem, ya yanlýþ anlaþýlýrsak! Yine yýllar sonra karþýma çýkan Mehterân takýmýna, el çýrpýyor olmama engel deðildi kocaman yaþým ve akýllý baþým!
Devir deðiþti! Nesrin Teyze'ler, Nesrin Haným oldular. Ceddin Amcalar da "bey" olup yedi ceddimizi dua ile anýyorlar her gün. Savaþlara mehterân takýmý götürülmüyor. Artýk düðün, dernek, kurtuluþ, açýlýþ kutlamalarýnda, heybetli ve sembolik bir tören kýtasýdýr mehterhânýn konumu.
“Eli kan, kýlýcý kan, sinesi üryan, ciðeri püryan. Allah yoluna revan..” düsturu insanlýða hiç yakýþmasa da, bu çaða da hizmet etmeye devam ediyor.
Nurdan ÇAKIR TEZGÝN
"Nurdan ÇAKIR TEZGÝN" bütün yazýlarý için týklayýn...
