Foçalý fok teþekküre geldi – Bir güzel poz verdi / Seyfi GÜL
Seyfi GÜL

Seyfi GÜL

Foçalý fok teþekküre geldi – Bir güzel poz verdi



Ömer Torun. 1961 Konya doðumlu. Evli iki çocuðu var. Makine Mühendisi. 25 yýldan fazla, bir petrol þirketinde çeþitli kademelerde çalýþtý. Yurtiçinde görev dolayýsýyla pek çok ili gezdi. Yurtdýþýnda Asya, Avrupa, Amerika’da çeþitli ülkelerde bulundu.

KEMAL ANADOL'UN "BÜYÜK AYRILIK"INDAN ETKÝLENMÝÞ

Foça’ya daha öncede gelmiþ, ama o zamanlar nedense hiç beðenmemiþ. Kendi tabiriyle “o ilk geliþte Karataþ’a bir yerlerde basmýþ olmanýn etkisiyle” yýllar sonra tekrar döndüðünde Foça’ya bu kez bayýlmýþ. Ben burada yaþamalýyým demiþ kendine. Bunda Kemal Anadol'un "o güne kadar okuduðum en pahalý kitaptý dediði "Büyük Ayrýlýk" romanýnýn da büyük etkisi olduðunu özellikle belirtiyor.

Küçükdeniz sahilinin iki arka sokaðýnda (181 ve 177 sokaklarýn kesiþtiði yerde) yýkýk dökük bir taþ ev satýn almýþ. Aslýnda bir deðil ayný bahçenin iki ucuna kondurulmuþ iki parça evin sahibi olmuþ.



1897 YILI YAPIMI ZANGOÇ EVÝ

Evlerden birinin kapýsýnda yapým tarihi olarak 1897 yýlýnýn Mart ayý kazýlý. Grek alfabesiyle kazýnmýþ bir baþka ibare daha var kapýnýn üzerinde. Burasý “Foça Zangoçunun evidir” anlamýna gelen. Ve anlaþýldýðýna göre Foça’da vakti geldiðinde kilisenin (çan’ýný çalan) zangoçlara verilen bir lojman burasý.

ZANGOÇTAN MÜEZZÝNE

Gel zaman git zaman durumlar deðiþir. Kurtuluþ Savaþý sonrasý Rumlarýn büyük kýsmý öncelikle Midilli’ye daha sonra Yunanistan’ýn baþka bölgelerine kaçar Foça’dan. Sonra mübadeleyle karþýlýklý yer deðiþtirmeler baþlar. Kilisenin diðer görevlileri gibi zangoçlar da Foça’dan gider. Zamanýn yetkilileri; “Zangoç’un Evi”ni farklý dinlerde benzer iþleri yapar gördükleri için olsa gerek Midilli Adasý’ndan zorunlu deðiþime tabi tutularak Foça’ya gönderilen müezzine tahsis ederler. Müezzin bir süre sonra ev küçük geldiði için bahçenin diðer ucuna bir baþka ev daha yapar.

Ýþte Ömer Torun’un yýllarýn birikimiyle aldýðý evler bunlardýr. Projeleri çizdirir, gerekli restorasyon izinlerini alýr. Yörenin taþ ustalarýný bulur. Hem orijinaline sadýk kalmaya dikkat eder, hem de ufak tefek düzenlemelere kafa yorar. Özene bezene iþe baþlar.

Kapýlarýn, pencerelerin cam kýsýmlarý için vitray düþünür. Vitraylarýnsa Foça’nýn deðerlerini anlatmasýný. Her kapýyý pencereyi ayrý ayrý yorumlar. Nereye hangi özelliði kondurursa anlam kazanacaðýný hesaplar. Oturur çizimleri kendisi yapar.



FOÇA FÝGÜRLERÝ PENCERELERE VÝTRAY OLDU

Seramik sanatçýsý Koncagül Aðaoðlu’nun yarattýðý ve yazar Elif Þafak’ýn Med Cezir adlý kitabýna da kapak olan Foça Kýzý, Foça’nýn rüzgarý, denizi, masmavi gökyüzü, yýldýzlarý, martýlarý, balýklarý, gemileri ve adýný aldýðý Fok figürlerini oluþturur.

Ýstanbul’da bir atölyeye bunlarý ürettirir. Ýþte o figürlerden Fok, Zangoç’un Evi’nin bahçeye bakan arka penceresinde yerini bulur. Dýþarýdan pek anlam ifade etmese de içeriden bakýldýðýnda; gündoðumundan, öðle saatlerine kadar vuran güneþ Fok’u pek canlý, pek cana yakýn bir görünüme büründürür. Foça Kýzý’nýn yanýnda, balýklarýn üstündeki bu figüre bir baþka yakýn hisseder kendini. Sanki manevi bir bað oluþur bu cam süsüyle. Restorasyonu devam eden eve sýk sýk gelip Fok’unu seyreder.

VÝTRAYDAKÝ FOK CANLI OLARAK KARÞISINDA

18 Ocak 2013 Cuma akþamý saat 19.30 dolayýnda her akþam yaptýðý gibi sahilde yürüyüþe çýkar. Büfeci Hasan’ý, artýk eski diye anýlmaya baþlanan Öðretmen Evi’ni geçer. Birkaç tanýdýkla selamlaþýr balýk restoranlarý önünde, devam eder. Neco Kafe hizasýndan geçerken hem insanlara hem deniz kýyýsýndaki aðlara, parakat sepetlerine dikkat eder. Bir yandan da gözü denizdedir. Restoranlarýn canlý balýk sakladýklarý livarlardadýr. O akþama has, durgun sudadýr.

Elindeki cep telefonunun kamerasýný açmasýný, birkaç poz fotoðraf çekmesini, bir kurgunun otomatiðe baðlanmýþ parçalarý gibi hisseder.

Denizde bir fok vardýr. Hem de neredeyse; çýkýp Neco Kafe’ye bir çay söyleyecek, Demokrasi Meydaný’nda yürüyecek kadar yakýndýr. Bir buçuk metreye yakýn boyuyla uzanmýþ, hiç te korkak, ürkek olmayan gözlerle kendisine bakmaktadýr. Zangoç’un Evi’nde pencereye kondurduðu vitrayý andýrmaktadýr.

Biri gayet net, birkaç görüntü alýndýktan sonra, durumun farkýna varan çevredekilerin etrafý sarmasýyla, Fok dar olan karþý kýyýya doðru yüzmeye baþlar.Çokta hýzlý olmayan hareketlerle adeta vedalaþarak bir süre sonra dalýp gözden kaybolur.

Fotoðraf olmasa, Foça’da oldum olasý anlatýlan, dinlenir gibi yapýlan ama pek inanýlmayan “Fok Gördüm” hikayelerinden biri olarak kalacaktýr. Ama bu kez hem fotoðraf hem baþka tanýklar vardýr.



FOK TEÞEKKÜRE GELDÝ

Duyan arkadaþlarý tekrar tekrar anlatsýn isterler Ömer Torun’dan, evin ve Fok’un öyküsünü. Derler ki Torun’a; “Ev “Zangoç’un, Müezzinin Evi. Fok Foça’nýn Fok’u. Bunda bir hikmet var. Sen onu evin baþköþesine yerleþtirdin, O da sana teþekküre geldi”

UZUN YILLARDIR LÝMAN ÝÇÝNDE BELGELENEN ÝLK FOK

Ömer Torun’un fotoðrafladýðý Fok uzun yýllardýr Foça Liman içinde varlýðý net olarak belgelenen ilk fok. Bu fotoðraf ve görgü tanýklarýnýn ifadelerini; konuyla ilgili araþtýrmalar yapan, Su Altý Derneði - Akdeniz Foku Araþtýrma Grubu (SAD – AFAG) yetkilileri tarihsel kayýt ve istatistikler açýsýndan çok önemli bir belge olarak nitelendiriyor.


Seyfi GÜL




21 Ocak 2013 Pazartesi / 3863 okunma



"Seyfi GÜL" bütün yazýlarý için týklayýn...