Nilgün ÖZARAR
KATIR KADAR OLAMADIK!
Hayatýn içinde yuvarlanýp giderken, hayvanlara olan vefasýzlýðýmýzla sýk sýk yüzleþmek zorunda kalýrýz, kalýrýz da bir türlü kendimizi adam edemeyiz.
Þu katýr dediðimiz hayvancaðýza bir göz atalým;
At ve eþeðin çiftleþmesinin sonucunda dünyaya gelen bir emektar hayvandýr. Anasý eþek olduðundan kötü talihi ona miras kalmýþtýr, ama babasýnýn soylu dediðimiz at olmasý da artýk önemini yitirmiþtir.
O bir katýrdýr o kadar, eriþkin çaðýna gelince sýrtýna semer vurulur.
Daðda geçit vermez sarp kayalardan hep onun sýrtýnda geçeriz, bütün yükümüzü o taþýr zavallý sýrtýnda. Sýnýr ticaretinin yoðun olduðu doðuda, terörün kol gezdiði mayýn döþeli arazide hep onun mihmandarlýðýndan yararlanýrýz. Ýncecik bilekleri ve toynaklarýnýn altýndaki ölüm tuzaklarýndan onun hislerine güvenerek, bastýðý her noktaya ayaðýmýzý koyarda geçeriz. Geçince her þeyi unutur, insafsýzlýðýmýza geri döner, önüne iki lokma kuru ot atmaktan öteye hiç geçmeyiz. Ýnadý tuttuðunda da sebebini hiç araþtýrmaz, kýrarýz sýrtýnda sopayý.
Anadolu insanýnýn ayrýlmaz parçasý olan eþeklerini ve katýrlarýný yaþlandýklarý, artýk iþe yaramayacaklarý için de derme çatma bir ahýra koymaktan imtina edip, önlerine koyacaklarý bir torba kuru samaný çok gördüklerinden, onlarý daða bayýra salanlarý gördüm ben. Ana yol alanlarýna yakýn olan yerleþimlerde bu zavallý eþeklerin, katýrlarýn ana yollara inip açlýk ve yaþlýlýktan bitkin olduklarý için kamyonlarýn altýnda telef olanlarýný gördüm. Kendi eþekten veya katýrdan büyük olan adamlarýn sýrtýnda oturduðunu gördüm.
Gördüm de hep yandým ben;
Bu insanoðlu, öylesine vefasýz öylesine nankördür ki, bir de utanmadan bu saydýklarýmý bazý hayvanlara yüklerler.
Kediler nankördür mesela!
Bir kedi sever olarak itiraz ediyorum tam 17 yýldýr birlikte yaþadýðým kedim “Týrmýk”tan hiçbir nankörlük görmedim. Onu býrakýp kýsa süreli seyahate gittiðimde, döndüðüm zaman suratýma günlerce bakmaz, sonra beni affeder de yüz verir.
Buna nankörlük denmez bunun adý “gururdur”.
Týrmalarmýþ, evet þayet onu rencide edecek bir þey yaparsanýz sizi týrmalar.
Bunun adýna da “onur” denir.
Biz insanoðlu, maalesef bütün kavramlarý birbirine karýþtýrýyoruz. Þunu aklýmýzdan hiç çýkarmamamýz gerekiyor, doðayý bizimle paylaþan bütün hayvanlar, en az bizim kadar onurla yaþama hakkýna sahiptir.
10-12-2008 tarihli Vatan gazetesinde bir haber çýktý,
“Efsane katýr Reþo emekliye ayrýldý.
TSK, aslýnda hayvanlarý terörle mücadelede uzun süredir kullanýyor. Bunlardan biri de “Reþo” isimli katýrdý. Reþo, 1990’lý yýllarda Dað Komando Tugay Komutanlýðý’nda görev yaptý.
O tarihlerde, Mehmetçiðin þimdi kullandýklarý ölçüde geliþmiþ mayýn dedektörleri yoktu. Bu süreçte hiç mayýna basmadan hizmet veren Reþo, dönemin Genelkurmay Baþkaný Orgeneral Doðan Güreþ tarafýndan ödüllendirildi ve 6 Temmuz 1994’te emekliye ayrýlarak, madalyasýyla birlikte, Kara Harp Okulu bünyesindeki Atlý Spor Eðitim Merkez Komutanlýðý’nda kendisi için hazýrlanan ahýra konuldu.”
Yüreðime biraz su serpildi bu haberi okuduðumda ve düþünmeden edemedim. Bu ülkenin Silahlý Kuvvetleri, yani ordumuzun konuþlandýðý her yer cennet gibidir, nedense yeþil alanlar boldur ve tertemizdir en yakýn misal de yaþadýðým yer Foça’dýr.
Askeriyenin bolca konuþlandýðý güzel bir tatil beldesidir ve etrafýnýza bakýndýðýnýzda bunun etkisini hemen görürsünüz. Yeþile ve çevreye sahip çýkar, onun üstünde yaþayan hayvana da.
Katýr Reþo hala yaþýyor mu? Bilmiyorum.
Eþek olmak bir kuru ota talim etmeyi, ölümüne çalýþmayý eþek olarak dünyaya geldiðin gün kabul etmektir. Oysa insanoðlunu hayvandan ayýran bir fark vardýr o da akýldýr ve bir mesel vardýr,
“Ben eþek olduktan sonra semer vuran çok olur”
Bizi eþek yerine koyan bütün siyasilerin hepsine sesleniyorum,
Bu güzelim ülkenin insanlarýnýn yegâne gururu Atasý ve ordusudur.
Her ikisini de çok yýpratýp gururumuzla oynadýnýz.
Ekonomimizi bu hale getirdiniz, yoksulluktan ve iþsizlikten kýrýlýyoruz, halkýnýzý bir torba kömüre, makarnaya, yani sadakaya muhtaç ettiniz. Sadakanýzý da alenen daðýtarak onurumuzla oynuyorsunuz. Dikkat edin elimizde sadece onurumuz kaldý.
Onu da yok ederseniz, bir mesel vardýr hatýrlatýrým hepinize,
“Eþeðin kuyruðunu ateþe verirsen, döner senin tarlaný yakar”
Nilgün ÖZARAR
nilgun.ozarar@gmail.com
Hayatýn içinde yuvarlanýp giderken, hayvanlara olan vefasýzlýðýmýzla sýk sýk yüzleþmek zorunda kalýrýz, kalýrýz da bir türlü kendimizi adam edemeyiz.
Þu katýr dediðimiz hayvancaðýza bir göz atalým;
At ve eþeðin çiftleþmesinin sonucunda dünyaya gelen bir emektar hayvandýr. Anasý eþek olduðundan kötü talihi ona miras kalmýþtýr, ama babasýnýn soylu dediðimiz at olmasý da artýk önemini yitirmiþtir.
O bir katýrdýr o kadar, eriþkin çaðýna gelince sýrtýna semer vurulur.
Daðda geçit vermez sarp kayalardan hep onun sýrtýnda geçeriz, bütün yükümüzü o taþýr zavallý sýrtýnda. Sýnýr ticaretinin yoðun olduðu doðuda, terörün kol gezdiði mayýn döþeli arazide hep onun mihmandarlýðýndan yararlanýrýz. Ýncecik bilekleri ve toynaklarýnýn altýndaki ölüm tuzaklarýndan onun hislerine güvenerek, bastýðý her noktaya ayaðýmýzý koyarda geçeriz. Geçince her þeyi unutur, insafsýzlýðýmýza geri döner, önüne iki lokma kuru ot atmaktan öteye hiç geçmeyiz. Ýnadý tuttuðunda da sebebini hiç araþtýrmaz, kýrarýz sýrtýnda sopayý.
Anadolu insanýnýn ayrýlmaz parçasý olan eþeklerini ve katýrlarýný yaþlandýklarý, artýk iþe yaramayacaklarý için de derme çatma bir ahýra koymaktan imtina edip, önlerine koyacaklarý bir torba kuru samaný çok gördüklerinden, onlarý daða bayýra salanlarý gördüm ben. Ana yol alanlarýna yakýn olan yerleþimlerde bu zavallý eþeklerin, katýrlarýn ana yollara inip açlýk ve yaþlýlýktan bitkin olduklarý için kamyonlarýn altýnda telef olanlarýný gördüm. Kendi eþekten veya katýrdan büyük olan adamlarýn sýrtýnda oturduðunu gördüm.
Gördüm de hep yandým ben;
Bu insanoðlu, öylesine vefasýz öylesine nankördür ki, bir de utanmadan bu saydýklarýmý bazý hayvanlara yüklerler.
Kediler nankördür mesela!
Bir kedi sever olarak itiraz ediyorum tam 17 yýldýr birlikte yaþadýðým kedim “Týrmýk”tan hiçbir nankörlük görmedim. Onu býrakýp kýsa süreli seyahate gittiðimde, döndüðüm zaman suratýma günlerce bakmaz, sonra beni affeder de yüz verir.
Buna nankörlük denmez bunun adý “gururdur”.
Týrmalarmýþ, evet þayet onu rencide edecek bir þey yaparsanýz sizi týrmalar.
Bunun adýna da “onur” denir.
Biz insanoðlu, maalesef bütün kavramlarý birbirine karýþtýrýyoruz. Þunu aklýmýzdan hiç çýkarmamamýz gerekiyor, doðayý bizimle paylaþan bütün hayvanlar, en az bizim kadar onurla yaþama hakkýna sahiptir.
10-12-2008 tarihli Vatan gazetesinde bir haber çýktý,
“Efsane katýr Reþo emekliye ayrýldý.
TSK, aslýnda hayvanlarý terörle mücadelede uzun süredir kullanýyor. Bunlardan biri de “Reþo” isimli katýrdý. Reþo, 1990’lý yýllarda Dað Komando Tugay Komutanlýðý’nda görev yaptý.
O tarihlerde, Mehmetçiðin þimdi kullandýklarý ölçüde geliþmiþ mayýn dedektörleri yoktu. Bu süreçte hiç mayýna basmadan hizmet veren Reþo, dönemin Genelkurmay Baþkaný Orgeneral Doðan Güreþ tarafýndan ödüllendirildi ve 6 Temmuz 1994’te emekliye ayrýlarak, madalyasýyla birlikte, Kara Harp Okulu bünyesindeki Atlý Spor Eðitim Merkez Komutanlýðý’nda kendisi için hazýrlanan ahýra konuldu.”
Yüreðime biraz su serpildi bu haberi okuduðumda ve düþünmeden edemedim. Bu ülkenin Silahlý Kuvvetleri, yani ordumuzun konuþlandýðý her yer cennet gibidir, nedense yeþil alanlar boldur ve tertemizdir en yakýn misal de yaþadýðým yer Foça’dýr.
Askeriyenin bolca konuþlandýðý güzel bir tatil beldesidir ve etrafýnýza bakýndýðýnýzda bunun etkisini hemen görürsünüz. Yeþile ve çevreye sahip çýkar, onun üstünde yaþayan hayvana da.
Katýr Reþo hala yaþýyor mu? Bilmiyorum.
Eþek olmak bir kuru ota talim etmeyi, ölümüne çalýþmayý eþek olarak dünyaya geldiðin gün kabul etmektir. Oysa insanoðlunu hayvandan ayýran bir fark vardýr o da akýldýr ve bir mesel vardýr,
“Ben eþek olduktan sonra semer vuran çok olur”
Bizi eþek yerine koyan bütün siyasilerin hepsine sesleniyorum,
Bu güzelim ülkenin insanlarýnýn yegâne gururu Atasý ve ordusudur.
Her ikisini de çok yýpratýp gururumuzla oynadýnýz.
Ekonomimizi bu hale getirdiniz, yoksulluktan ve iþsizlikten kýrýlýyoruz, halkýnýzý bir torba kömüre, makarnaya, yani sadakaya muhtaç ettiniz. Sadakanýzý da alenen daðýtarak onurumuzla oynuyorsunuz. Dikkat edin elimizde sadece onurumuz kaldý.
Onu da yok ederseniz, bir mesel vardýr hatýrlatýrým hepinize,
“Eþeðin kuyruðunu ateþe verirsen, döner senin tarlaný yakar”
Nilgün ÖZARAR
nilgun.ozarar@gmail.com
"Nilgün ÖZARAR" bütün yazýlarý için týklayýn...
