Serdar Öçten ÜNSAL
ZEYTÝNÝ KUÞLAR DÝKER, ÇOCUKLAR TOPLAR.
ZEYTÝNÝ KUÞLAR DÝKER, ÇOCUKLAR TOPLAR. Ve bu hikaye burada bitmez !

’ ZEYTÝNÝ KUÞLAR DÝKER’ ÇOCUKLAR TOPLAR, bu hikaye devam eder...
Yoðun geçen bir günün yorgunluðunu üzerimden atmak için oturduðum çay bahçesinde çayýmý yudumlarken telefonum çaldý. Arayan arkadaþým
Ayþe AKTÜL idi. Ayþe Haným Almanya’da yaþayan zeytin ve zeytinyaðý konusunda kendisini “özel iþler” yapmaya adamýþ insanlardan birisidir. Bu nedenledir ki yolumuz zeytin ve zeytinyaðýnda kesiþti, aile dostluðuyla pekiþti ve bir daha kopmadýk.
Telefonu açtýðýmda heyecanlý ses tonu ile yine bir etkinliðin haberini veriyordu, çocuklarla birlikte zeytin çekirdeðinden fidan yetiþtirmek için saksýlara zeytin çekirdeði dikecek, el ve ayak yaðý çýkaracak (üretim þekline göre adlandýrýlmýþtýr), zeytinyaðý tadýmýný gerçekleþtirecektik. Bu güzel haberi aldýðýmda çocuklarýn arasýnda olmayý hayal etmeye baþlamýþtým bile.
Köln’den, Didim’e uzanacak bir zeytin ve zeytinyaðý yolculuðunun planlarýný oluþturmaya baþladýk. Bu uzun soluklu bir proje olmalýydý, amacýmýz taraflarý mümkün olduðunca zeytin ve zeytinyaðý kavramlarý altýnda buluþturmak, zeytini öðretmek ve turizm ile birleþtirerek yaþadýklarý kente ekonomik katkýda bulunmasýný saðlamaktý.
Yapacaðýmýz projeden etkilenen insanlar, projeden örneklerle kendilerine yeni konu alanlarý oluþturabilecek farklý kültürlerin ortak noktasý olan zeytin aðacýnýn dallarý altýnda sevgiyi, barýþý kardeþliði bulabilecekler mi? diye düþünürken hýzlý hareket ederek neler yapacaðýmýzý konuþtuk, önemli olan bir þekilde baþlamak ve devamýný getirebilmek olmalýydý. Bugüne kadar sektörden insanlar hep konuþmuþ ancak bir þeyler yapmak konusunda baþarýlý olamamýþlardý.


Didim’de ev sahipliði yapacak olan insanlardan bir çoðunu tanýyordum, Didim’de ZEYTÝN PLATFORMU’nu kurarak zaten fikirlerinin yolunu çizmiþlerdi. Murat MUMCU eþi Zehra MUMCU, Bekir ÝÞLEK, Osman AYYILDIZ eþi Ebru AYYILDIZ, MEANDROS restoran sahibi Murat PARMAKSIZ eþi Hatice PARMAKSIZ ve çalýþanlarý, DÝDÝM YÖNDER ÖZEL KOLEJÝ sahibi Ekrem GENÇARSLAN, deðerli müdiresi Tülay AKDEMÝR ve sevgili genç öðretmenleri, deðerli veliler ve isimlerini sayamadýðým diðer gönüllüler el birliði ile çalýþmalarýn düzenli ve hýzlý bir þekilde ilerlemesini saðladýlar, ekip güçlü olunca yapýlacak iþlerde kolaylaþýyordu. Çocuklara verilecek eðitimde, biz yetiþkinler de en az çocuklar kadar heyecanlýydýk.

Organizasyon sabahý herkesin yüzündeki heyecaný gördüm. Enerji dolu, neþeli ve mutlu insanlarýn bir araya gelmesini saðlayan projeye olan saygým bir kat daha arttý. Birkaç eksiði de tamamladýktan sonra her þey yoluna girdi. Malzemelerimizi ve araç gereçlerimizi ayarlamýþ, toplayacaðýmýz zeytinlerimizi bulmuþtuk. Her þey yolunda gidiyordu o kadar ki; güneþ sýcak yüzünü göstermiþ, bulutlar daðýlmýþ kutsal zeytin aðacý ýþýðýný insanlarýn üzerine göndermeye baþlamýþtý.

Ayþe haným ile birlikte, yanýmýza Zehra Haným’ý da alarak YÖNDER okullarýndan biri olan Didim okuluna hareket ettik. Burada bizi Ekrem Bey, Tülay Haným, projede görev alan öðretmenler ve deðerli veliler karþýladý. Okul Didim’in güzel bir yamacýna kurulmuþ. Önünde bakýmlý bir zeytinlik, deniz manzaralý. Böyle güzel bir okulda yapacaðýmýz atölye çalýþmasý elbette baþarýlý olacaktý. Çaylarýmýz Ayþe Haným’ýn güneþ hasreti sayesinde okulun deniz manzaralý bahçesinde ikram edildi. Ýlk tanýþmamýz çok olumluydu. Çocuklarýn geldiði haberini alýnca büyük bir heyecanla okul müdiresi Tülay Haným’ý takip ettik. Öðrenciler okulun konferans salonunda meraklý gözlerle bizi bekliyorlardý. Osman Bey bizleri tanýttý ve biz de öðrencilere yapacaðýmýz atölye çalýþmasý hakkýnda bilgi verdik ve ardýndan zeytin ve zeytinyaðý yolculuðuna çýkmayý sabýrsýzlýkla bekleyen minik kalplerin heyecanýna ortak olup, ilk çalýþma için bahçeye çýktýk. Öðrencilerin önceden boyadýklarý toprak saksýlarýn bulunduðu güzel ahþap masanýn etrafýnda toplandýk. Öðrenci velisi ve okul aile birliði baþkaný ayný zamanda ziraat mühendisi, Ebru Haným ile birlikte kuþlarýn getirdiði çekirdeklerle ilgili bilgileri verdik.


Her biri, kalbi heyecan içerisinde bulunan minik öðrenciler öðretmenlerini dinlerken bizler de çokta uzakta olmayan bir yerden aralarýna karýþarak onlarýn ifadelerini fotoðraflamaya çalýþýyorduk. ‘’Zeytini Kuþlar Diker‘’ kitabýnýn yazýlmasý sýrasýnda oluþan duygu birikimlerinden faydalandýðýmýz Ayþe Haným bu kez öðrencilerin küçük ellerinde zeytin çekirdeklerine can vermeye çalýþýyordu.



Zeytini artýk küçük eller dikecek, hasat edecek, toplayacak, taþýyacak, eski insanlarýmýzýn yaptýðý gibi çuvallara koyacak ve kýrýp ezdikten sonra yaðýný çýkaracaktý. Bu çýkarýlan yað onlarýn yüreklerinde bambaþka bir yere sahip olacak, zeytin ve zeytinyaðýnýn kutsal ýþýðýndan faydalanacaklardý. Ekmeklerini banýp yerken yaptýklarý iþin anlamýný bir kez daha sýmsýký küçük yüreklerinde duyacaklardý.


‘’Eðitim çocuktan baþlamalýdýr‘’ Ve sabýr gerektirir, yýllarca beklemeniz gerekecektir. Nasýl bir zeytin çekirdeði çimlenip yýllar sonra meyvesini veriyorsa, çocuklar da küçük yaþlarda eðitilerek hafýzalarýna kazýnan zeytinyaðýný ancak 5- 10 yýl sonra gerçek anlamda tüketmeye ve çevrelerine anlatmaya çalýþacaklardýr. Yoksa bugün AVM’lerde ve fuarlarda tabaklara konan zeytinyaðýna ekmek bandýrýp yedirmeye çalýþtýðýmýz insanlarýn ertesi gün hemen market raflarýnda zeytinyaðýna saldýracaklarýný beklemek saflýktan öteye geçemez. Bunun adýna da zeytinyaðý tanýtýmý hiç denemez!
Zeytinyaðýný diðer bitkisel yaðlardan ayýramayan insanlara siz zeytinyaðýnýn tadýna baktýrmakla anlatamazsýnýz. Unutmayýn ki ekmeði bandýðýnýz her sývý bitkisel yað o ekmeðin özelliklerini yansýtacaðýndan, her ekmek parçasý ayný tadý verecektir ne yazýk ki.
Zeytinyaðýnýn kalitesini anlamak için zeytinyaðýnýn meyvemsi özelliðini ön plana çýkarmalýsýnýz, damak tadý güçlü minik çocuklar çimen, yeþil elma, yeþil domates ve limon kokularýný almakta zorlanmazlarken büyükler neden zorlanmaktadýrlar?
Çünkü yetiþkinler kaliteli zeytinyaðlarýný hiç tatmamýþlar.
Zeytinyaðlarýmýz o kadar kusurlu ki ancak ekmek banýp yediðinizde ekmeðin tadý baskýn olunca tüketilebiliyor da ondan……
Doðru bildiðimiz yanlýþlarýmýzý bile düzelterek daha iyi zeytinyaðlarý üretmeye baþlayabiliriz. Yeter ki isteyelim.
Minik yüreklerin telaþlý heyecaný devam ederken doðal olarak aðaçlarýn altýndan toplanan zeytinlerin eti çekirdeklerinden tamamen sýyrýldýktan sonra saksýlara dikilme iþlemleri, toprak yüzeyi ve sulama zamanlarý Ayþe ve Ebru Haným tarafýndan anlatýldý. Attýklarý çekirdeklerin en iyi koþullarda ancak yüzde ellisinin çimleneceði, bu iþin sabýr gerektirdiði, en kötü þartlarda bir tanesi bile çimlense baþarý elde etmiþ olacaklarý hakkýnda bilgi verilerek öðrenciler yüreklendirildi. Çekirdeklerine ilk “can suyu”nu da veren öðrenciler, ilk günün heyecanýyla epey yorgun düþmüþlerdi.
Ýlk günümüz sona ererken öðrencilerimizin, ailelerinin, eðitimcilerimizin ve bizlerin mutluluðu yüzlerimizden okunuyordu, sona eren güne el sallarken ertesi günün heyecaný yüreklerimizde atmaya baþlamýþtý bile.


Keyifli bir günün ardýndan Milet harabelerine karþý yediðimiz balýklarýn tadý günün yorgunluðunu çoktan unutturmuþtu. Gece Murat ve Zehra MUMCU ailesinin evine konuk olduk, ilk günün çalýþmalarý hakkýnda bir deðerlendirme yaptýktan sonra, ertesi gün yapýlacaklarý gözden geçirdik. Misafirperver ve zeytinyaðý aþýðý olan MUMCU ailesinin yaðhanesinde geçirdiðimiz gece ise ayrý bir güzelliðe sahipti.

Sabah erkenden kalktýk. Zehra Haným’ýn ve Murat Bey’in el emeði nefis zeytinlerle bezedikleri bir kahvaltýnýn ardýndan Meandros restorana hareket ettik. Didim’de bahçe içerisinde eski kalýntýlar ve ahþap mimarisi ile ayrý bir havasý var burasýnýn. Aileleriyle birlikte öðrenciler de geldikten sonra kýsa bir konuþmanýn ardýndan çocuklarý baþýna toplayan Ayþe Haným yapacaðýmýz iþler hakkýnda bilgi verdi. Topladýðýmýz Memecik zeytinlerle “ayak yaðý” ve delice zeytinlerle “el yaðý” çýkaracaktýk. (Üretim þeklinden dolayý adlandýrýlmýþtýr) Küçük öðrencilerle Ayþe Haným, büyük öðrencilerle ben çalýþacaktým bugün. Eh ne de olsa ayakla ezilecek zeytinler için biraz kuvvet gerekliydi...




Minik zeytincilerimizin yüz ifadelerinde ne kadar mutlu olduklarýný ve emeðe saygý duyduklarýný görüyorduk, kendilerini çok kuvvetli görüyor ve mutlaka çizmeleri giyip çuvalýn üstüne çýkmak istiyorlardý.



Toplanan zeytinlerin küçük bir bölümü, içi oyuk bir taþýn içine boþaltýldý ve minik ellerde ezilerek zeytin hamuru haline getirildi. Bu hamur yaðý çýkarýlmak için ilk defa ve bir kez kullanýlmak üzere hazýr edilen beyaz tülbentlerin içine aktarýldý ve gönüllü iki öðrenci çamaþýr sýkar gibi ters yönlerde çevirmeye baþladý tülbenti. Diðer öðrencilerde merakla sonucu beklemeye baþladýlar. Bir müddet sonra tülbentten karasu ile yað sýzmaya baþladý. Bir huni yardýmýyla þiþeye akmasý saðlandý. Her öðrencinin deneyerek elde ettiði zeytinyaðý þiþelerde toplanarak bekletildi. Dinlendirme ile karasuyun alta çökmesi saðlandý ve yüzeye çýkan zeytinyaðý bir kaþýkla toplanarak tabaklara alýndý.

Diðer tarafta temiz çuvallarýn içerisine koyduðumuz zeytin hamuru ahþap bir teknenin içerisinde öðrencilerimize giydirdiðimiz çizmelerle çiðnenerek zeytin hamuru haline getirildi. Yorulan miniklere yardým amacýyla Ekrem Bey baþta olmak üzere biz yetiþkinler devreye girdik. Uzunca bir çalýþmanýn sonunda elde ettiðimiz hamura sýcak su ekleyerek çiðnemeye devam ettik. Heyecanla beklediðimiz an gelmiþti. Ahþap teknenin altýndaki delikten önüne koyduðumuz kaba karasu ile birlikte zeytinyaðý akmaya baþladý. Hepimiz derin bir nefes aldýk ve yorgunluðumuzu unuttuk. Amacýmýza ulaþmýþ ve yaðýmýzý akýtmaya baþlamýþtýk. Artýk çocuklarýmýz birer zeytinyaðý ustasý olmuþlardý. Öðleye kadar yapýlan bu etkinlik ile projemizin bir parçasý olan yað üretimini gerçekleþtirmiþ olduk. Þimdi sýra çalýþmamýzýn final bölümündeydi. Yaðlarýmýzý dinlenmeye býraktýktan sonra tekrar hep birlikte okula yola çýktýk.

Atalarýmýz “emeksiz yemek olmaz” diye boþa söylememiþler, küçük yaðcýlarýmýz büyük emekle elde ettikleri yaða ekmek bandýrýp mutluluðu yaþadýlar.
Sýnýfa girdiðimizde küçük yüreklerin heyecaný ellerinin titremesi ve yüzlerindeki sevinci görmeliydiniz, her biri anlatýlanlarý büyük bir insan gibi dinlediler. Sorduklarý sorularýn çokluðu aldýklarý cevaplarýn onlarý tatmin etmesi, karþýlýklý sabýr ve özverinin sonuçlarý meyvelerini vermeye baþlamýþtý.

Onlarýn zeytinyaðý bardaklarýný ellerine alýp ýsýtmak ve meyvemsi kokularýný açýða çýkarmak için verdikleri çabayý görmeliydiniz, ufak avuçlarýndaki bardaklarý ustaca çevirdiler, inanýn hiçbiri zeytinyaðýný dökmedi, zeytinyaðý tadým uzmaný gibiydiler, ýsýttýklarý yaðlarý ustaca kokladýlar ve içerisindeki meyve kokularýna çok çabuk ulaþtýlar.

Kimi çimen kokusunu, kimi yeþil elma kokusunu, kimi de muz kokusu almýþtý, ancak en önemlisi büyüklerden farklý olarak limon kabuðu aromasý hissetmeleriydi, oysa onlara meyvemsi kokularý anlatýrken limon aromasýndan bahsetmemiþtim bile!
Gerçekten limon kabuðu kokusu vardý yaðda, memecik zeytininden elde edilmiþ erken hasat çok özel bir yað getirmiþtim onlara. Boðazlarýnda oluþan yanma onlarý telaþlandýrmadý, aksine neden yakýyor diye sordular, hatta birkaçý anlattýðýnýz antioksidan ve fenollerin yoðunluðu diye açýklamalarda bulundu. Oysa bugüne kadar ne yediklerinin farkýnda bile deðillerdi belki de. Bundan sonra o minik bedenlerdeki yüreklerin zeytinyaðý adýna çok güzel etkinliklerde bulunacaklarýna olan inancým arttý.


Ailelerine artýk kusursuz kaliteli bir sýzma zeytinyaðýnda meyvemsi kokularýn olmasý gerektiðini anlatacaklar. Zeytin meyvesinden gelen özelliklerin zeytinyaðýnda bulunmasý gerektiðinin farkýndalar.


Acýlýk ve yakýcýlýk istediðimiz olumlu özellikler. Zeytinyaðý gýda maddesi hemen tüketilmeli, ýþýk, oksijen, ýsý, su ve nem zeytinyaðýný bozar, bunu öðrendiler. Zeytinyaðý almak istediklerinde koyu renkli þiþelerden yana tercih kullanacaklarýný biliyorlar.

‘’ Zeytini Kuþlar Diker ‘’ ‘’Çocuklar toplar,ezer,sýkar, yað haline getirip ekmeklerini banýp tüketirler’’ adý altýnda Köln’den Didim’e zeytinyaðý yolculuðunu baþlatmýþ ve emek vermiþ olmaktan gurur duyuyorum.


Bizler çýkmýþ olduðumuz zeytin zeytinyaðý yolculuðunda yeni bir sayfa açtýðýmýza inanýyoruz, bu yolculuk burada bitmeyecek. Eðitimlerin sonucunda uygulayacaðýmýz AB projesi ile Türkiye-Didim, Almanya-Köln, Ýspanya – Sevilla arasýnda güçlü bir bað kurmak istiyoruz. Öðrenci deðiþimi, kültürel etkinlikler ve turizm ile birleþtirerek ülkelere katký saðlayacaðýný düþünüyor ve her zaman baþlamanýn düþünmekten daha ileriye götüreceðine inanýyoruz.

Didim insanlarý bunu baþarabilecek güçtedir, kurulan zeytin kulübü, Akdeniz zeytin þehirleri birliði bunu en güzel örneklerindendir. Projede emeði geçen ‘’Zeytini kuþlar diker ‘’ – Ayþe Aktül SCHAFER , ‘’ hangizeytinyagi.com’’ – Serdar Öçten ÜNSAL, Murat ve Zehra MUMCU, Bekir ÝÞLEK, ‘’Didim Kent Konseyi ‘’ - Osman AYYILDIZ, Didim YÖNDER Okullarý, öðrenci ve aileleri ile personeline, Meandros restoran ailesine teþekkür ederiz.
Serdar Öçten ÜNSAL
www.hangizeytinyagi.com
ZEYTÝNÝ KUÞLAR DÝKER, ÇOCUKLAR TOPLAR. Ve bu hikaye burada bitmez !

’ ZEYTÝNÝ KUÞLAR DÝKER’ ÇOCUKLAR TOPLAR, bu hikaye devam eder...
Yoðun geçen bir günün yorgunluðunu üzerimden atmak için oturduðum çay bahçesinde çayýmý yudumlarken telefonum çaldý. Arayan arkadaþým
Ayþe AKTÜL idi. Ayþe Haným Almanya’da yaþayan zeytin ve zeytinyaðý konusunda kendisini “özel iþler” yapmaya adamýþ insanlardan birisidir. Bu nedenledir ki yolumuz zeytin ve zeytinyaðýnda kesiþti, aile dostluðuyla pekiþti ve bir daha kopmadýk.
Telefonu açtýðýmda heyecanlý ses tonu ile yine bir etkinliðin haberini veriyordu, çocuklarla birlikte zeytin çekirdeðinden fidan yetiþtirmek için saksýlara zeytin çekirdeði dikecek, el ve ayak yaðý çýkaracak (üretim þekline göre adlandýrýlmýþtýr), zeytinyaðý tadýmýný gerçekleþtirecektik. Bu güzel haberi aldýðýmda çocuklarýn arasýnda olmayý hayal etmeye baþlamýþtým bile.
Köln’den, Didim’e uzanacak bir zeytin ve zeytinyaðý yolculuðunun planlarýný oluþturmaya baþladýk. Bu uzun soluklu bir proje olmalýydý, amacýmýz taraflarý mümkün olduðunca zeytin ve zeytinyaðý kavramlarý altýnda buluþturmak, zeytini öðretmek ve turizm ile birleþtirerek yaþadýklarý kente ekonomik katkýda bulunmasýný saðlamaktý.
Yapacaðýmýz projeden etkilenen insanlar, projeden örneklerle kendilerine yeni konu alanlarý oluþturabilecek farklý kültürlerin ortak noktasý olan zeytin aðacýnýn dallarý altýnda sevgiyi, barýþý kardeþliði bulabilecekler mi? diye düþünürken hýzlý hareket ederek neler yapacaðýmýzý konuþtuk, önemli olan bir þekilde baþlamak ve devamýný getirebilmek olmalýydý. Bugüne kadar sektörden insanlar hep konuþmuþ ancak bir þeyler yapmak konusunda baþarýlý olamamýþlardý.


Didim’de ev sahipliði yapacak olan insanlardan bir çoðunu tanýyordum, Didim’de ZEYTÝN PLATFORMU’nu kurarak zaten fikirlerinin yolunu çizmiþlerdi. Murat MUMCU eþi Zehra MUMCU, Bekir ÝÞLEK, Osman AYYILDIZ eþi Ebru AYYILDIZ, MEANDROS restoran sahibi Murat PARMAKSIZ eþi Hatice PARMAKSIZ ve çalýþanlarý, DÝDÝM YÖNDER ÖZEL KOLEJÝ sahibi Ekrem GENÇARSLAN, deðerli müdiresi Tülay AKDEMÝR ve sevgili genç öðretmenleri, deðerli veliler ve isimlerini sayamadýðým diðer gönüllüler el birliði ile çalýþmalarýn düzenli ve hýzlý bir þekilde ilerlemesini saðladýlar, ekip güçlü olunca yapýlacak iþlerde kolaylaþýyordu. Çocuklara verilecek eðitimde, biz yetiþkinler de en az çocuklar kadar heyecanlýydýk.

Organizasyon sabahý herkesin yüzündeki heyecaný gördüm. Enerji dolu, neþeli ve mutlu insanlarýn bir araya gelmesini saðlayan projeye olan saygým bir kat daha arttý. Birkaç eksiði de tamamladýktan sonra her þey yoluna girdi. Malzemelerimizi ve araç gereçlerimizi ayarlamýþ, toplayacaðýmýz zeytinlerimizi bulmuþtuk. Her þey yolunda gidiyordu o kadar ki; güneþ sýcak yüzünü göstermiþ, bulutlar daðýlmýþ kutsal zeytin aðacý ýþýðýný insanlarýn üzerine göndermeye baþlamýþtý.

Ayþe haným ile birlikte, yanýmýza Zehra Haným’ý da alarak YÖNDER okullarýndan biri olan Didim okuluna hareket ettik. Burada bizi Ekrem Bey, Tülay Haným, projede görev alan öðretmenler ve deðerli veliler karþýladý. Okul Didim’in güzel bir yamacýna kurulmuþ. Önünde bakýmlý bir zeytinlik, deniz manzaralý. Böyle güzel bir okulda yapacaðýmýz atölye çalýþmasý elbette baþarýlý olacaktý. Çaylarýmýz Ayþe Haným’ýn güneþ hasreti sayesinde okulun deniz manzaralý bahçesinde ikram edildi. Ýlk tanýþmamýz çok olumluydu. Çocuklarýn geldiði haberini alýnca büyük bir heyecanla okul müdiresi Tülay Haným’ý takip ettik. Öðrenciler okulun konferans salonunda meraklý gözlerle bizi bekliyorlardý. Osman Bey bizleri tanýttý ve biz de öðrencilere yapacaðýmýz atölye çalýþmasý hakkýnda bilgi verdik ve ardýndan zeytin ve zeytinyaðý yolculuðuna çýkmayý sabýrsýzlýkla bekleyen minik kalplerin heyecanýna ortak olup, ilk çalýþma için bahçeye çýktýk. Öðrencilerin önceden boyadýklarý toprak saksýlarýn bulunduðu güzel ahþap masanýn etrafýnda toplandýk. Öðrenci velisi ve okul aile birliði baþkaný ayný zamanda ziraat mühendisi, Ebru Haným ile birlikte kuþlarýn getirdiði çekirdeklerle ilgili bilgileri verdik.


Her biri, kalbi heyecan içerisinde bulunan minik öðrenciler öðretmenlerini dinlerken bizler de çokta uzakta olmayan bir yerden aralarýna karýþarak onlarýn ifadelerini fotoðraflamaya çalýþýyorduk. ‘’Zeytini Kuþlar Diker‘’ kitabýnýn yazýlmasý sýrasýnda oluþan duygu birikimlerinden faydalandýðýmýz Ayþe Haným bu kez öðrencilerin küçük ellerinde zeytin çekirdeklerine can vermeye çalýþýyordu.



Zeytini artýk küçük eller dikecek, hasat edecek, toplayacak, taþýyacak, eski insanlarýmýzýn yaptýðý gibi çuvallara koyacak ve kýrýp ezdikten sonra yaðýný çýkaracaktý. Bu çýkarýlan yað onlarýn yüreklerinde bambaþka bir yere sahip olacak, zeytin ve zeytinyaðýnýn kutsal ýþýðýndan faydalanacaklardý. Ekmeklerini banýp yerken yaptýklarý iþin anlamýný bir kez daha sýmsýký küçük yüreklerinde duyacaklardý.


‘’Eðitim çocuktan baþlamalýdýr‘’ Ve sabýr gerektirir, yýllarca beklemeniz gerekecektir. Nasýl bir zeytin çekirdeði çimlenip yýllar sonra meyvesini veriyorsa, çocuklar da küçük yaþlarda eðitilerek hafýzalarýna kazýnan zeytinyaðýný ancak 5- 10 yýl sonra gerçek anlamda tüketmeye ve çevrelerine anlatmaya çalýþacaklardýr. Yoksa bugün AVM’lerde ve fuarlarda tabaklara konan zeytinyaðýna ekmek bandýrýp yedirmeye çalýþtýðýmýz insanlarýn ertesi gün hemen market raflarýnda zeytinyaðýna saldýracaklarýný beklemek saflýktan öteye geçemez. Bunun adýna da zeytinyaðý tanýtýmý hiç denemez!
Zeytinyaðýný diðer bitkisel yaðlardan ayýramayan insanlara siz zeytinyaðýnýn tadýna baktýrmakla anlatamazsýnýz. Unutmayýn ki ekmeði bandýðýnýz her sývý bitkisel yað o ekmeðin özelliklerini yansýtacaðýndan, her ekmek parçasý ayný tadý verecektir ne yazýk ki.
Zeytinyaðýnýn kalitesini anlamak için zeytinyaðýnýn meyvemsi özelliðini ön plana çýkarmalýsýnýz, damak tadý güçlü minik çocuklar çimen, yeþil elma, yeþil domates ve limon kokularýný almakta zorlanmazlarken büyükler neden zorlanmaktadýrlar?
Çünkü yetiþkinler kaliteli zeytinyaðlarýný hiç tatmamýþlar.
Zeytinyaðlarýmýz o kadar kusurlu ki ancak ekmek banýp yediðinizde ekmeðin tadý baskýn olunca tüketilebiliyor da ondan……
Doðru bildiðimiz yanlýþlarýmýzý bile düzelterek daha iyi zeytinyaðlarý üretmeye baþlayabiliriz. Yeter ki isteyelim.
Minik yüreklerin telaþlý heyecaný devam ederken doðal olarak aðaçlarýn altýndan toplanan zeytinlerin eti çekirdeklerinden tamamen sýyrýldýktan sonra saksýlara dikilme iþlemleri, toprak yüzeyi ve sulama zamanlarý Ayþe ve Ebru Haným tarafýndan anlatýldý. Attýklarý çekirdeklerin en iyi koþullarda ancak yüzde ellisinin çimleneceði, bu iþin sabýr gerektirdiði, en kötü þartlarda bir tanesi bile çimlense baþarý elde etmiþ olacaklarý hakkýnda bilgi verilerek öðrenciler yüreklendirildi. Çekirdeklerine ilk “can suyu”nu da veren öðrenciler, ilk günün heyecanýyla epey yorgun düþmüþlerdi.
Ýlk günümüz sona ererken öðrencilerimizin, ailelerinin, eðitimcilerimizin ve bizlerin mutluluðu yüzlerimizden okunuyordu, sona eren güne el sallarken ertesi günün heyecaný yüreklerimizde atmaya baþlamýþtý bile.


Keyifli bir günün ardýndan Milet harabelerine karþý yediðimiz balýklarýn tadý günün yorgunluðunu çoktan unutturmuþtu. Gece Murat ve Zehra MUMCU ailesinin evine konuk olduk, ilk günün çalýþmalarý hakkýnda bir deðerlendirme yaptýktan sonra, ertesi gün yapýlacaklarý gözden geçirdik. Misafirperver ve zeytinyaðý aþýðý olan MUMCU ailesinin yaðhanesinde geçirdiðimiz gece ise ayrý bir güzelliðe sahipti.

Sabah erkenden kalktýk. Zehra Haným’ýn ve Murat Bey’in el emeði nefis zeytinlerle bezedikleri bir kahvaltýnýn ardýndan Meandros restorana hareket ettik. Didim’de bahçe içerisinde eski kalýntýlar ve ahþap mimarisi ile ayrý bir havasý var burasýnýn. Aileleriyle birlikte öðrenciler de geldikten sonra kýsa bir konuþmanýn ardýndan çocuklarý baþýna toplayan Ayþe Haným yapacaðýmýz iþler hakkýnda bilgi verdi. Topladýðýmýz Memecik zeytinlerle “ayak yaðý” ve delice zeytinlerle “el yaðý” çýkaracaktýk. (Üretim þeklinden dolayý adlandýrýlmýþtýr) Küçük öðrencilerle Ayþe Haným, büyük öðrencilerle ben çalýþacaktým bugün. Eh ne de olsa ayakla ezilecek zeytinler için biraz kuvvet gerekliydi...




Minik zeytincilerimizin yüz ifadelerinde ne kadar mutlu olduklarýný ve emeðe saygý duyduklarýný görüyorduk, kendilerini çok kuvvetli görüyor ve mutlaka çizmeleri giyip çuvalýn üstüne çýkmak istiyorlardý.



Toplanan zeytinlerin küçük bir bölümü, içi oyuk bir taþýn içine boþaltýldý ve minik ellerde ezilerek zeytin hamuru haline getirildi. Bu hamur yaðý çýkarýlmak için ilk defa ve bir kez kullanýlmak üzere hazýr edilen beyaz tülbentlerin içine aktarýldý ve gönüllü iki öðrenci çamaþýr sýkar gibi ters yönlerde çevirmeye baþladý tülbenti. Diðer öðrencilerde merakla sonucu beklemeye baþladýlar. Bir müddet sonra tülbentten karasu ile yað sýzmaya baþladý. Bir huni yardýmýyla þiþeye akmasý saðlandý. Her öðrencinin deneyerek elde ettiði zeytinyaðý þiþelerde toplanarak bekletildi. Dinlendirme ile karasuyun alta çökmesi saðlandý ve yüzeye çýkan zeytinyaðý bir kaþýkla toplanarak tabaklara alýndý.

Diðer tarafta temiz çuvallarýn içerisine koyduðumuz zeytin hamuru ahþap bir teknenin içerisinde öðrencilerimize giydirdiðimiz çizmelerle çiðnenerek zeytin hamuru haline getirildi. Yorulan miniklere yardým amacýyla Ekrem Bey baþta olmak üzere biz yetiþkinler devreye girdik. Uzunca bir çalýþmanýn sonunda elde ettiðimiz hamura sýcak su ekleyerek çiðnemeye devam ettik. Heyecanla beklediðimiz an gelmiþti. Ahþap teknenin altýndaki delikten önüne koyduðumuz kaba karasu ile birlikte zeytinyaðý akmaya baþladý. Hepimiz derin bir nefes aldýk ve yorgunluðumuzu unuttuk. Amacýmýza ulaþmýþ ve yaðýmýzý akýtmaya baþlamýþtýk. Artýk çocuklarýmýz birer zeytinyaðý ustasý olmuþlardý. Öðleye kadar yapýlan bu etkinlik ile projemizin bir parçasý olan yað üretimini gerçekleþtirmiþ olduk. Þimdi sýra çalýþmamýzýn final bölümündeydi. Yaðlarýmýzý dinlenmeye býraktýktan sonra tekrar hep birlikte okula yola çýktýk.

Atalarýmýz “emeksiz yemek olmaz” diye boþa söylememiþler, küçük yaðcýlarýmýz büyük emekle elde ettikleri yaða ekmek bandýrýp mutluluðu yaþadýlar.
Sýnýfa girdiðimizde küçük yüreklerin heyecaný ellerinin titremesi ve yüzlerindeki sevinci görmeliydiniz, her biri anlatýlanlarý büyük bir insan gibi dinlediler. Sorduklarý sorularýn çokluðu aldýklarý cevaplarýn onlarý tatmin etmesi, karþýlýklý sabýr ve özverinin sonuçlarý meyvelerini vermeye baþlamýþtý.

Onlarýn zeytinyaðý bardaklarýný ellerine alýp ýsýtmak ve meyvemsi kokularýný açýða çýkarmak için verdikleri çabayý görmeliydiniz, ufak avuçlarýndaki bardaklarý ustaca çevirdiler, inanýn hiçbiri zeytinyaðýný dökmedi, zeytinyaðý tadým uzmaný gibiydiler, ýsýttýklarý yaðlarý ustaca kokladýlar ve içerisindeki meyve kokularýna çok çabuk ulaþtýlar.

Kimi çimen kokusunu, kimi yeþil elma kokusunu, kimi de muz kokusu almýþtý, ancak en önemlisi büyüklerden farklý olarak limon kabuðu aromasý hissetmeleriydi, oysa onlara meyvemsi kokularý anlatýrken limon aromasýndan bahsetmemiþtim bile!
Gerçekten limon kabuðu kokusu vardý yaðda, memecik zeytininden elde edilmiþ erken hasat çok özel bir yað getirmiþtim onlara. Boðazlarýnda oluþan yanma onlarý telaþlandýrmadý, aksine neden yakýyor diye sordular, hatta birkaçý anlattýðýnýz antioksidan ve fenollerin yoðunluðu diye açýklamalarda bulundu. Oysa bugüne kadar ne yediklerinin farkýnda bile deðillerdi belki de. Bundan sonra o minik bedenlerdeki yüreklerin zeytinyaðý adýna çok güzel etkinliklerde bulunacaklarýna olan inancým arttý.


Ailelerine artýk kusursuz kaliteli bir sýzma zeytinyaðýnda meyvemsi kokularýn olmasý gerektiðini anlatacaklar. Zeytin meyvesinden gelen özelliklerin zeytinyaðýnda bulunmasý gerektiðinin farkýndalar.


Acýlýk ve yakýcýlýk istediðimiz olumlu özellikler. Zeytinyaðý gýda maddesi hemen tüketilmeli, ýþýk, oksijen, ýsý, su ve nem zeytinyaðýný bozar, bunu öðrendiler. Zeytinyaðý almak istediklerinde koyu renkli þiþelerden yana tercih kullanacaklarýný biliyorlar.

‘’ Zeytini Kuþlar Diker ‘’ ‘’Çocuklar toplar,ezer,sýkar, yað haline getirip ekmeklerini banýp tüketirler’’ adý altýnda Köln’den Didim’e zeytinyaðý yolculuðunu baþlatmýþ ve emek vermiþ olmaktan gurur duyuyorum.


Bizler çýkmýþ olduðumuz zeytin zeytinyaðý yolculuðunda yeni bir sayfa açtýðýmýza inanýyoruz, bu yolculuk burada bitmeyecek. Eðitimlerin sonucunda uygulayacaðýmýz AB projesi ile Türkiye-Didim, Almanya-Köln, Ýspanya – Sevilla arasýnda güçlü bir bað kurmak istiyoruz. Öðrenci deðiþimi, kültürel etkinlikler ve turizm ile birleþtirerek ülkelere katký saðlayacaðýný düþünüyor ve her zaman baþlamanýn düþünmekten daha ileriye götüreceðine inanýyoruz.

Didim insanlarý bunu baþarabilecek güçtedir, kurulan zeytin kulübü, Akdeniz zeytin þehirleri birliði bunu en güzel örneklerindendir. Projede emeði geçen ‘’Zeytini kuþlar diker ‘’ – Ayþe Aktül SCHAFER , ‘’ hangizeytinyagi.com’’ – Serdar Öçten ÜNSAL, Murat ve Zehra MUMCU, Bekir ÝÞLEK, ‘’Didim Kent Konseyi ‘’ - Osman AYYILDIZ, Didim YÖNDER Okullarý, öðrenci ve aileleri ile personeline, Meandros restoran ailesine teþekkür ederiz.
Serdar Öçten ÜNSAL
www.hangizeytinyagi.com
"Serdar Öçten ÜNSAL" bütün yazýlarý için týklayýn...
