SAÐIM SOLUM SANAT / Zuhal ÖZÜGÜL
Zuhal ÖZÜGÜL

Zuhal ÖZÜGÜL

SAÐIM SOLUM SANAT



Aslýnda yazýmýn baþlýðý “Can sýkýntýsýna karþý dört seçenek” olacaktý. Ancak seçeneklerin tümü de sanatla ilgili. Sanat ve sanatçýlar günümüzde lime lime edilmekte olduðundan direnebilmesi için destek gerekiyor. Sanatçýlar sanatlarýný yapamýyorlar. Seyirci huzursuz. “Acaba neresi kapatýlacak” diye düþünüyor.

Seçenekler þöyle:

1. Arkas Sanat Galerisi’nde (Alsancak) “Camýn Þairleri” sergisi.

Vazo, lamba, masa, saat, cam panolar, mücevher hatta parfüm þiþeleri muhteþem iþlemelerle süslenmiþ. Çiçekler, kuþlar, balýklar. Objelerin þekli ve renkleri tek tek birer sanat eseri. Kuþburnu bir vazoyu sarmýþ, kýrlangýçlar tabaktan havalanýyor, balýklar neþeyle yüzüyorlar. Tüm örnekler doðadan alýnmýþ. Bu tasarýmcýlarýn baþýnda gelen Emile Galle eðitim yýllarýnda cam süsleme tekniklerini araþtýrmýþ ve yeni dönem cam sanatýna liderlik yapmýþ. Serginin mekaný ARKAS Sanat Merkezi, 20. yüzyýlýn baþlarýnda Ýzmir Operasý olarak iþlev yapmýþ. Hatta ünlü Fransýz tiyatro sanatçýsý Sarah Bernhardt’ý aðýrlamýþ. Ne yazýk ki büyük yangýna yenik düþmüþ. Yeniden restorasyonundan sonra sanatseverlerin hizmetine sunulmuþ. Bu bakýmlý, þirin binayý da görmek iyi geliyor.

2. Dünya Tiyatrolar günü.

27 Mart - 7 Nisan tarihleri arasýnda “Her yer Tiyatro” olduðu için istediðiniz bir oyunu seçip, koltuðunuza kurulup, gülerek veya üzülerek bir oyunu izleyebilirsiniz. Son zamanlarda genç oyuncular bayraðý alýp koþuyorlar. Onlara bu yolu gösteren öncüleri, ustalarý da durmuyor. Bize de onlarý izlemek kalýyor. Ýzmir sahnelerinde, onlarca oyun sahneleniyor. Aklýmda kalanlar “Viþne Bahçesi”, “Fýrtýna”, “Üç destan”, “Son Çýðlýk”, “Kahvede Þenlik Var” Devlet Tiyatrosu’nun oyunlarý. Bir de turneyle gelen özel tiyatrolar var. Eh, daha ne isteriz. Görecek oyun yok diyemeyiz. Ben de Karþýyaka Belediyesi’nin tiyatro grubunu izledim. “Ahududu” oyununu sergilediler. Büyük bir baþarýyla. Teþekkürler.

3.Konser.

Baþarýlý konserlere ev sahipliði yapan Karþýyaka Opera ve Tiyatro Sahnesi, bu kez çok deðiþik bir konserle çýktý sanatseverlerin karþýsýna. Cellistenbul grubu, Bach’tan Dede Efendi’ye konseri ile izleyicileri hayran býraktýlar. Dört viyolonsele bir neyzen ve piyanist eþlik etti. Bach’tan Dede Efendi’ye uzanan yolculuða çýkardýlar, dinleyenleri, izleyenleri. Sanatçýlarýmýz, yabancý ve Türk bestecileri ve bestelerini yorumlarken benzerlikleri ortaya çýkarýp dinleyicilerine yeni heyecanlarý tattýrýyorlar.

4.Sinema. “Adalet için”

Düþünmemizi saðlayan ilginç filmlerde oynayan Mad Mikkelsen bu kez direnmeyi seçmiþ. Bir at taciri olan Michael Kohlhaas kendisine haksýzlýk yapan derebeyine karþý adaleti arýyor. Hakkýný adalet yolu ile alamayýnca kendi savaþýný baþlatýyor. Özgürlük, Ahlak, Baský, Haksýzlýk, Ezilenlerin korunmasý fikirlerinden hiç vazgeçmiyor. Alman yazar, Heinrich von Kleist, 16. yüzyýlda yaþanmýþ gerçek bir olaydan esinlenerek yazmýþ bu romaný. Günümüzdeki baský, ahlaksýzlýk, yasaklara karþý demokrasiyi, özgürlükleri arayan binlerce Michael Kohlhaas’lar var...

Derken, derken, günümüzde, seçime geliyorum. Ben “sanat” diye havalarda dolaþýrken gözüm televizyona takýlýyor. Ekranda ülkemin haritasýný görüyorum. Renklerin turunculuðu gözümü alýyor! Langur lungur, yuvarlanarak koltuðun üstüne düþüyorum. Koltuða yapýþýp izliyorum durumu. Diyorum ki kendi kendime, sanat manat, konser monser, sinema minema, sergi mergi turuncularý hiç ilgilendirmiyor. Mavileri de, kýrmýzýlarýn da bir kýsmýný. Zaten bildiðim bu gerçekle tekrar yüzyüze geldikten sonra beni, kendi halime býrakýyorum.

Evde kýsa bir seçim konuþmasý geçiyor: “Güneþ çýktý, hava ýsýnýyor” “Sen ona bak”

Ýnternetin karþýsýna geçip sanat sayfalarýný aradým. Offf, offf ne konserler, ne filmler, ne baleler, neler neler var.

Yazýmý, ülkeme çok da uyan sözlerle bitiriyorum: “Bir ülkede, akýl ve sanattan çok maddi servete kýymet verilirse, bilinmelidir ki orada keseler þiþmiþ, kafalar boþalmýþtýr”
(Rus ressam Brullof)


Zuhal ÖZÜGÜL




1 Nisan 2014 Salý / 2986 okunma



"Zuhal ÖZÜGÜL" bütün yazýlarý için týklayýn...