FOÇA GIK SÝNEK ÜÇGENÝNDE ÖFKE VAR / Seyfi GÜL
Seyfi GÜL

Seyfi GÜL

FOÇA GIK SÝNEK ÜÇGENÝNDE ÖFKE VAR



Gerenköy, Ilýpýnar, Kozbeyli. Yani GIK. Sinekle ve kokuyla boðuþuyor. Konunun kaynaðý gübreden, sahipsizliðiyse amiyane tabirle (b)oktan bir durumu iþaret ediyor.

Konu kahvelerde konuþulmaktan, sosyal medyada paylaþýlmaktan çýktý. Dilekçeler yazýldý. Talepler yapýldý. Kim kurtaracaksa, gereðini kim yapacaksa yapsýn, ama hemen yapsýn aþamasýna geldi. Gündüz kara sinek, gece sivrisinek, gündüz gece koku.

Ýddialar þöyle: Bölgede çok sayýda tavuk çiftliði var. Bazýlarýndaki tavuk sayýsý “milyon”un üzerinde. Bu tavuklarýn iþi gücü önlerine konan yemi yemek. Hatta boynunu çevirmeden, gündüz gece ayýrt ettirilmeden yemek. Olabildiðince çok yumurtlamak veya kesime olabildiðince kilolu girebilmek.

Onlar yedikçe yiyor. Ama yedikçe o oranda fazla da çýkarýyorlar. Dýþký daðlarý oluþuyor. Bunlarýn ya insan yaþam alanlarýna uzak bölgelere götürülüp usülüne uygun olarak dökülmesi, ya da gübre iþleme tesislerinde iþlenip paketlenerek tarýmda kullanýlmasý gerekiyor. Tarýmda da çok koyarsak çok faydalý olur kuralý geçmiyor. Tavuk gübresi Azot ve bazý maddeler açýsýndan çok zengin. Toprak analizi yapýlýp gerekli miktarý belirlenerek kontrollü verilmezse topraðý ve dolayýsýyla ürünü yakýyor. Yani rastgele döküm hepten zarar demek.

Yine iddiaya göre GIK üçgeninde tavukçular çýkan gübreyi taþýmak üzere taþeron kiþi veya þirketlerle anlaþýyorlar. Anlaþmanýn esasýný “gübreyi tesisten al ne yaparsan yap” anlayýþý oluþturuyor. Ýþleme tesisi yok. Uzak yerlere götürmek maliyeti yükseltiyor. Yöre halký artýk isyan etme aþamasýna geldiðinden saldýrabilir korkusuyla gündüz göz boyamak için irsaliyeli beþ kamyon çýkýyorsa, gece yarýsýndan sonra 50 gübre dolu kamyon tesislerden hareket ediyor. Boþ bulduðu en yakýn yerlere geliþigüzel olarak boþaltýyor. Tarlasýný iþlemeye gidenlerden bazýlarý sabah sürprizi olarak bu gübrelerle karþýlaþýyor.

Gübre kaçak olarak döküldüðü yerde uslu durmuyor. Çevresini bayýltýyor. Kara sinek, sivri sinek üretmeye baþlýyor. Sinekler durduðu yerde durmuyor. Oraya konuyor, buraya konuyor, sonra elimize, yüzümüze, yediðimize, içtiðimize konuyor. Gerisi malum. Durumdan rahatsýzlýklarýn yanýnda salgýn hastalýklar kapýda nöbet bekliyor.

Bir bilen diyor ki; aslýnda bu tür tesislerde hayvanlara verilen yemlere karýþtýrýlan bir madde var. Bu madde dýþkýlarda larvalarý oluþsa bile onlarýn sinek olarak hayat bulmalarýný önlüyor. Tabii biraz pahalý. Maliyeti yükseltiyor. Malum, kullanýlmýyor.

Yine yine iddiaya göre; dilekçeler verildi. Küçükþehire, Büyükþehire, Þehreminlerine durumun vehameti duyuruldu. Yerel yönetim; 168 lira gibi bir para cezasýnýn caydýrmadýðýný, kendisinin konuya el atacak düzeyde hekiminin, veterinerinin, çevre mühendisinin olmadýðýný belirterek büyük þehirdeki aðabeyden yardým istedi. Büyükþehir inceleme için bir görevli atadý. O görevli geldi, çiftliklere baktý. Tavuk sayýlarýna baktý. Bir tavuðun günlük dýþký miktarýndan yola çýkarak toplam gübre miktarlarýný hesapladý. Rapor yazdý. Sonra sorunun baþlangýç noktasýnda “þuyum buyum yok bir þey yapamýyorum” diyen yerel yönetime, gereðini yapmasý kaydýyla gönderdi. Sahipsizlikten yaptýðýmýz amiyane durum tespitinin nedeni bu. Bir sürü iþ yapýlmýþ gibi gösterilip hiçbir þey yapmamak.

Yine yine yine iddiaya göre bu tesis sahipleri baðýþ ya da yardým adý altýnda birtakým katkýlar yaptýklarý için yetkililerce ellenmiyor.

Sonuç: gece yarýsýndan sonra kamyonlar gübre dolu olarak çýkmaya devam ediyor. Çanakkale yolu Foça’ya dönüþ sapaðýndan baþlamak üzere, bölgede yaþayan insanlarýn yaþam kaliteleri koku ve sineðe baðlý olarak her geçen gün düþüyor.

Sadece GIK deðil, artýk Yenifoça, Baðarasý ve Foça durumdan payýný almaya baþladý. Yol boyunca açýlmýþ kahvaltý bahçeleri, restoranlar, yiyecek içecek tesisleri, zeytin-zeytinyaðý fabrikalarý, süt iþleme tesisleri, dükkanlar var. Hepsi isyan aþamasýnda. Rahatsýz müþteri kaçtýkça sebep olan iri, kara, sivri sinekleri avlýyorlar. Bitiremiyorlar.

Cezayla mý, kontrolle mi, kapatmayla mý, ilaçla mý? Nasýl bir iþlem yapýlacaksa yapýlsýn diyor ve yöre halký pekte süresi kalmayan büyük patlamaya enerji biriktiriyor. O birikimin izlerini bizzat gidip görmek, orada yaþayan aklý baþýnda insanlarýn dilinden dinlemek, sosyal medyada öfkeli paylaþýmlardan okumak mümkün.

Ilýpýnar’da yaþayan ve ekmeðini orada açtýðý mekanda kazanmaya çalýþan Esnaf ve Sanatkarlar Odasý eski Baþkaný Günal Menemenli’nin feryat satýrlarýný pek çok kiþi görmüþtür. Görmeyenler için noktasýna virgülüne dokunmadan birde ben aktarayým.

“SEÇÝLENLER; YEREL ÝKTÝDAR;
SEÇMEN SÝZÝ HALKA HÝZMET ÝÇÝN SEÇMEDÝ MÝ?

FOÇA ILIPINAR MAHALLESÝ kaderine terk edilmiþ durumda. Tavuk ve hayvan çiftlikleri atýklarýný gübrelerini önüne gelen arazilere sorumsuzca atmakta. Yetkililer yaptýðýmýz þikayetlerle adeta dalga geçer gibi, bu iþletmelere yakýn zamanda gübrelerinizi atýklarýnýzý kaldýrýn diye uyarýda bulunuyor.

Güzelim Mahallemiz (KÖYÜMÜZ) KARASÝNEK ve PÝS KOKU istilasý altýnda PERÝÞAN DURUMDAYIZ SAHÝP ÇIKANIMIZ YOK...
Böyle iþletmelerden YARDIM ADI ALTINDA PARA ALAN KURUMLAR’ýn ne kadar yaptýrýmý olur…

SAYIN ÝZMÝR BÜYÜK ÞEHÝR BELEDÝYE BAÞKANIMIZ, FOÇA BELEDÝYE BAÞKANIMIZ ve MECLÝS ÜYELERÝMÝZ, MUHTAR VE YETKÝLÝLER SESÝMÝZÝ DUYUN LÜTFENNNNNNNNNNNNNN….”

Adresleri de açýkça yazmýþ Sayýn Menemenli. Çaðrý yapýlacaklara Sayýn Kaymakamýmýz, hatta konuya Çevre Ýl Müdürlüðü’nün yetki ve etkileri dolayýsýyla Sayýn Ýzmir Valisi’ni de eklemek gerek diye düþünüyorum.

Üstten cüruf tepeleri, alttan gübreyle sarýldý Ilýpýnar.

Sayýn yetkililer acil ilgi.

GIK sinek üçgeninde öfke var.


Seyfi GÜL




6 Haziran 2014 Cuma / 2609 okunma



"Seyfi GÜL" bütün yazýlarý için týklayýn...