AÞÛRENÝN HÝKAYESÝ / Nilgün ÖZARAR
Nilgün ÖZARAR

Nilgün ÖZARAR

AÞÛRENÝN HÝKAYESÝ



Bu haftaki yazýnýn konusunu hoþ bir lezzete ve onun hikayesine ayýrmak istedim.
Son zamanlarda ülkemizde yaþanan ve aðzýmýzýn tadýný iyice bozan, bir sürü olumsuz tatsýz hadiselerden sonra, istedim ki aðýz tadýnýz biraz yerine gelsin.
Hepimizin evinde ama zengin, ama fakir, ama bol malzemeli, ama az malzemeli, bazýsý lezzetli bazýsý yavan da olsa bu ayda kaynayan bir tencere dolusu lezzet vardýr.
Aþûre:
“…Aþûre, “aþura” kelimesinden geliyor ve “On” demek.
Muharrem ayýnýn 10. gününde çeþitli Ýslâm yorumcularýna göre, 10 peygamberle ilgili garip tesadüfler yaþanmýþ;
Âdem peygamberin iþlediði suçtan sonra ettiði tövbenin kabulü,
Nuh peygamberin gemisinin tufandan kurtulmasý,
Yunus peygamberin bir balýðýn karnýndan çýkmasý,
Ýbrahim peygamberin ateþte yanmamasý,
Ýdris peygamberin diri olarak göðe yükseltilmesi (çýkarýlmasý),
Yakup peygamberin oðlu Yusuf peygambere kavuþmasý,
Eyüp peygamberin hastalýklarýnýn geçip iyileþmesi,
Musa peygamberin Kýzýldeniz'den geçip Ýsrailoðullarý’ný Firavun'dan kurtarmasý,
Ýsa peygamberin doðumu ve ölümden kurtarýlýp göðe yükseltilmesi (çýkarýlmasý).
Bu olaylarýn hepsi Muharrem ayýnýn 10.gününe rastlýyor...
Ýslamiyet öncesinde de Arabistan’da aþûre orucu var. Söylenceye göre, Nuh’un gemisi Hicri takvime göre Muharrem ayýnýn 10’uncu günü Cudi daðýnda karaya oturur ve o gün gemide hiç yiyecek kalmadýðýndan mecburi bir oruç tutulmaktadýr, hayvanlar bile açtýr. Ambarlarda ne kaldýysa bir kazana atýlýr kaynatýlýr.
Ýslami kaynaklara göre de Museviler de Muharrem ayýnýn 10’uncu günü oruç tutuyorlar. Medine’de Musevilerin oruç tuttuðunu gören Hz. Muhammed niye oruç tuttuklarýný sorduðunda “Musa peygamberin o gün kendilerini kurtardýðýný, o nedenle tuttuklarý” cevabýný alýnca, “Bizler de bu gün oruç tutalým, Musa Peygambere biz de sahip çýkalým.” demiþ.
Ancak Musevilerden ayrý davranmak için de ayýn 9’u ve 10’unda da oruç tutmayý önermiþ. Daha sonralarý, Ýslamiyet’in kurallarý daha belirgin hale gelip de Ramazan orucu tutulmaya baþlanýldýðýnda, aþûre orucu serbest býrakýlmýþ.
Aleviler-Þiiler için Muharrem ayýnýn farklý bir anlam ve önemi var. Hz. Hüseyin Kerbela’da Emevi Halifesi Yezid tarafýndan Muharrem ayýnýn 10’uncu günü katledildiðinden, bu nedenle Aleviler-Þiiler Muharrem ayýnda matem tutarlar ve sonunda da aþûre piþirerek matemi noktalarlar…”
Bu Muharrem ayý hem Ýslamiyet öncesi hem de sonrasýnda bereket ayý olarak kabul edilmiþ ve aþûre de bu bereketin sembolü olarak herkes tarafýndan kabul edilerek paylaþýlmýþ.
Gerçekten de bereketi temsil edecek baþka bir aþ olduðunu düþünemiyorum. Rahmetli anneannem aþure kaynatýrken ayaðýnýn altýnda dolaþýp, “onu niye kattýn, bunu niye kattýn” diye sorularýmla onu bayýltýrken, bana verdiði cevap hala kulaklarýmdadýr;
“Buðdayý bereketimiz için,
Þekeri aðýz tadýmýz için,
Fasulyeyi, nohutu aþýmýz için,
Üzümü sakin olmamýz için,
Kestaneyi sýr saklamamýz için,
Cevizi, bademi yaþýmýz için,
Narý hayatýmýzý süslemek için,
Gül suyunu da mis gibi kokmasý için katýyoruz” derdi.
Aþûre piþerken de dudaklarýnýn arasýndan bir duayý mýrýldanýrdý “ ey yüce Allah’ým bu aþûreyi bu yýlýmýzýn bereketli geçmesi için kaynatýyorum, bunu daðýttýðým her hanenin içinde bereketin helâl-i hoþ olsun, yiyen herkese afiyet olsun” onun da ruhu þad olsun diyorum. Hepinize 2009 yýlýnýn bol bereket ve aðýz tadý vermesini diliyorum.


Nilgün ÖZARAR

nilgun.ozarar@gmail.com



3 Þubat 2009 Salý / 2107 okunma



"Nilgün ÖZARAR" bütün yazýlarý için týklayýn...