Nilgün ÖZARAR
ATAM, NÝNEM NERELERE GÝDEM.
KÝME OY VEREM!
Bu ülke neleri neleri yaþadý, aradaki tezatý görmeniz, bir kez daha hafýzalarýnýzý tazelemeniz için aþaðýda yer alan bu yazýyý okurken duygulanan veya aðlayanlar varsa, hala umut var demektir..
Bambaþka bir zihniyetin baþýmýzda var olduðu bir dönemdeyiz,
Acaba kendisini 2 kilo þekere, 5 kilo kömüre satan, bugünkü Türk insanýna mý benziyor bu NÝNEM..
Ya da ülkeyi babalar gibi satan “Ananý da al git” diyen siyasilere benziyor mu, ATAM...
Ne dersiniz? ..
* Atatürk’ün yaverinin anýlarýndan;
“…Gazi, çiftliðinde atla dolaþýp hava alýrken oldukça yaþlý bir kadýna rastladý.
Hemen attan inerek bu ihtiyar kadýnýn yanýna sokuldu.
- Merhaba nine.
Kadýn Ata'nýn yüzüne bakarak hafif bir sesle;
- Merhaba dedi.
- Nereden gelip nereye gidiyorsun?
Kadýn þöyle bir duralayýp;
- Neden sordun ki, buralarýn sabýsý mýsýn? Yoksa bekçisi mi?
Paþa gülümsedi.
- Ne sahibiyim ne de bekçisiyim ninem. Bu topraklar Türk milletinin malýdýr. Buranýn bekçisi de Türk milletinin kendisidir. Þimdi nereden gelip nereye gittiðini söyleyecek misin?
Kadýn baþýný salladý.
- Tabii söyleyeceðim, ben Sincan'ýn köylerindenim bey, otun güç bittiði, atýn geç yetiþdiði, kavruk köylerinden birindeyim. Bizim muhtar bana bilet aldý trene bindirdi, kodum Angara'ya geldim.
- Muhtar niçin Ankara'ya gönderdi seni?
- Gazi Paþamýzý görmem için. Baþýný pek aðrýttým da... Benim iki oðlum gâvur
(bu kelime emperyalist iþgalciler için kullanýlýrdý) harbinde þehit düþtü. Memleketi gâvurdan gurtaran kiþiyi bir kez görmeden ölmeyim diye hep dua ettim durdum. Rüyalarýma girdi Gazi Paþa. Ben de gün demeyip mýhtara anlatýnca, o da bana bilet aliverip saldý Angara’ya, giceleyin geldimdi. Yolu neyin de bilemediðimden iþte aðsamdan belli böyle kendimi ordan oraya vurup duruyom bey.
- Senin Gazi Paþa'dan baþka bir isteðin var mý?
Kadýnýn birden yüzü sertleþti.
- Tövbe de bey, tövbe de! Daha ne isteyebilirim ki.. O bizim vatanýmýzý gurtardý. Bizi düþmanýn elinden gurtardý. Þehitlerimizin mezarlarýný onlara çiðnetmedi daha ne isteyebilirim ondan? Onun sayesinde þimdi istediðimiz gibi yaþiyoz. Sunun bunun gâvur dölünün köpeði olmaktan onun sayesinde kurtulmadýk mý? Buralara bir defa yüzünü görmek, ona saðol paþam! Demek için düþtüm. Onu görmeden ölürsem gözlerim açýk gidecek. Sen efendi bir adama benziyon, bana bir yardým ediver de Gazi Paþayý bulacaðým yeri deyiver.
Atatürk'ün gözleri dolu dolu olmuþtu, çok duygulandýðý her halinden belliydi. Bana dönerek;
- Görüyorsun ya Gökçen, iþte bu bizim insanýmýzdýr... Benim köylüm, benim vefalý Türk anamdýr bu.
Attan indim. Yaþlý kadýnýn elini tuttum “anacýðým, sen gökte aradýðýný yerde buldun, rüyalarýný süsleyen, seni buralara kadar koþturan Gazi Pasa yani Atatürk iþte karsýnda duruyor.”
Köylü kadýn bu sözleri duyunca þaþkýna döndü. Elindeki deðneði yere fýrlatýp
Atatürk'ün ellerine sarýldý. Görülecek bir manzaraydý bu. Ýkisi de aðlýyordu. Ýki Türk insaný biri kurtarýcý, biri kurtarýlan, ana oðul gibi sarmaþ dolaþ aðlýyorlardý. Yaþlý kadýn belki on defa öptü atanýn ellerini. Ata da onun ellerini öptü. Sonra heybesinden küçük bir paket çýkarttý. Daha doðrusu beze sarýlmýþ bir köy peyniri. Bunu Atatürk'e uzattý;
- Tek ineðimin sütünden kendi ellerimle yaptým Gazi Paþa, bunu sana hediye getirdim. Seversen gene yapýp getiririm.
Paþa hemen orada bezi açýp peyniri yedi. Çok beðendiðini söyledi. Sonra birlikte köþke kadar gittik. Oradakilere þu emri verdi;
-'Bu anamýzý alýn burada iki gün konuk edin. Sonra köyüne götürün. Giderken de kendisine üç inek verin, benim armaðaným olsun.'..”
Þimdi boðazýnýza düðümlenen þeyi yutmaya çalýþtýðýnýzý biliyorum. Yerel seçimler yaklaþýyor, ortalýk toz duman þu günlerde, kirlenmiþ siyasetin bütün aktörleri ellerinde bulunan kirli ne kadar argüman ve jargon varsa hepsini kullanýyorlar, herkes birilerine ya inanýyor veya herkes birilerini haklý görmeye çalýþýyor.
Ama lütfen aklýnýzdan þunu hiç ama hiç çýkarmayýn, çevrenizdeki bütün söylemlere kulaklarýnýzý týkayýn. Kim ki size birilerini savunuyor, hemen þunu düþünün “sistemden beslenenler sisteme karþý çýkamazlar”
Siz sistemden beslenmiyorsanýz, þu veya bu þekilde çýkýlacak katýnýz, imarý çýkacak arsanýz, kaçak balkonunuz, kaçak kuçak bir iþiniz yoksa bunu becerebilirsiniz.
Yani; Sað duyunuza güvenebilirsiniz.
O size en doðru seçimi yaptýracaktýr. Eðer siz öncelikle insani deðerlere önem veriyorsanýz oyunuzu bu deðerlere sahip çýkan partiye ve adayýna verirsiniz, eðer siz bana dokunmayan yýlan bin yýl yaþasýn ben iþime bakarým diyorsanýz ona uygun olaný bulursunuz.
Ama þunu unutmayýn! Kullandýðýnýz oy bir aynadýr ve ona baktýðýnýzda kendinizi görürsünüz, herkes kendine benzeyeni seçer bunu hiç aklýnýzdan çýkarmayýn.
KÝME OY VEREM!
Karar sizin.
Nilgün ÖZARAR
nilgun.ozarar@gmail.com
KÝME OY VEREM!
Bu ülke neleri neleri yaþadý, aradaki tezatý görmeniz, bir kez daha hafýzalarýnýzý tazelemeniz için aþaðýda yer alan bu yazýyý okurken duygulanan veya aðlayanlar varsa, hala umut var demektir..
Bambaþka bir zihniyetin baþýmýzda var olduðu bir dönemdeyiz,
Acaba kendisini 2 kilo þekere, 5 kilo kömüre satan, bugünkü Türk insanýna mý benziyor bu NÝNEM..
Ya da ülkeyi babalar gibi satan “Ananý da al git” diyen siyasilere benziyor mu, ATAM...
Ne dersiniz? ..
* Atatürk’ün yaverinin anýlarýndan;
“…Gazi, çiftliðinde atla dolaþýp hava alýrken oldukça yaþlý bir kadýna rastladý.
Hemen attan inerek bu ihtiyar kadýnýn yanýna sokuldu.
- Merhaba nine.
Kadýn Ata'nýn yüzüne bakarak hafif bir sesle;
- Merhaba dedi.
- Nereden gelip nereye gidiyorsun?
Kadýn þöyle bir duralayýp;
- Neden sordun ki, buralarýn sabýsý mýsýn? Yoksa bekçisi mi?
Paþa gülümsedi.
- Ne sahibiyim ne de bekçisiyim ninem. Bu topraklar Türk milletinin malýdýr. Buranýn bekçisi de Türk milletinin kendisidir. Þimdi nereden gelip nereye gittiðini söyleyecek misin?
Kadýn baþýný salladý.
- Tabii söyleyeceðim, ben Sincan'ýn köylerindenim bey, otun güç bittiði, atýn geç yetiþdiði, kavruk köylerinden birindeyim. Bizim muhtar bana bilet aldý trene bindirdi, kodum Angara'ya geldim.
- Muhtar niçin Ankara'ya gönderdi seni?
- Gazi Paþamýzý görmem için. Baþýný pek aðrýttým da... Benim iki oðlum gâvur
(bu kelime emperyalist iþgalciler için kullanýlýrdý) harbinde þehit düþtü. Memleketi gâvurdan gurtaran kiþiyi bir kez görmeden ölmeyim diye hep dua ettim durdum. Rüyalarýma girdi Gazi Paþa. Ben de gün demeyip mýhtara anlatýnca, o da bana bilet aliverip saldý Angara’ya, giceleyin geldimdi. Yolu neyin de bilemediðimden iþte aðsamdan belli böyle kendimi ordan oraya vurup duruyom bey.
- Senin Gazi Paþa'dan baþka bir isteðin var mý?
Kadýnýn birden yüzü sertleþti.
- Tövbe de bey, tövbe de! Daha ne isteyebilirim ki.. O bizim vatanýmýzý gurtardý. Bizi düþmanýn elinden gurtardý. Þehitlerimizin mezarlarýný onlara çiðnetmedi daha ne isteyebilirim ondan? Onun sayesinde þimdi istediðimiz gibi yaþiyoz. Sunun bunun gâvur dölünün köpeði olmaktan onun sayesinde kurtulmadýk mý? Buralara bir defa yüzünü görmek, ona saðol paþam! Demek için düþtüm. Onu görmeden ölürsem gözlerim açýk gidecek. Sen efendi bir adama benziyon, bana bir yardým ediver de Gazi Paþayý bulacaðým yeri deyiver.
Atatürk'ün gözleri dolu dolu olmuþtu, çok duygulandýðý her halinden belliydi. Bana dönerek;
- Görüyorsun ya Gökçen, iþte bu bizim insanýmýzdýr... Benim köylüm, benim vefalý Türk anamdýr bu.
Attan indim. Yaþlý kadýnýn elini tuttum “anacýðým, sen gökte aradýðýný yerde buldun, rüyalarýný süsleyen, seni buralara kadar koþturan Gazi Pasa yani Atatürk iþte karsýnda duruyor.”
Köylü kadýn bu sözleri duyunca þaþkýna döndü. Elindeki deðneði yere fýrlatýp
Atatürk'ün ellerine sarýldý. Görülecek bir manzaraydý bu. Ýkisi de aðlýyordu. Ýki Türk insaný biri kurtarýcý, biri kurtarýlan, ana oðul gibi sarmaþ dolaþ aðlýyorlardý. Yaþlý kadýn belki on defa öptü atanýn ellerini. Ata da onun ellerini öptü. Sonra heybesinden küçük bir paket çýkarttý. Daha doðrusu beze sarýlmýþ bir köy peyniri. Bunu Atatürk'e uzattý;
- Tek ineðimin sütünden kendi ellerimle yaptým Gazi Paþa, bunu sana hediye getirdim. Seversen gene yapýp getiririm.
Paþa hemen orada bezi açýp peyniri yedi. Çok beðendiðini söyledi. Sonra birlikte köþke kadar gittik. Oradakilere þu emri verdi;
-'Bu anamýzý alýn burada iki gün konuk edin. Sonra köyüne götürün. Giderken de kendisine üç inek verin, benim armaðaným olsun.'..”
Þimdi boðazýnýza düðümlenen þeyi yutmaya çalýþtýðýnýzý biliyorum. Yerel seçimler yaklaþýyor, ortalýk toz duman þu günlerde, kirlenmiþ siyasetin bütün aktörleri ellerinde bulunan kirli ne kadar argüman ve jargon varsa hepsini kullanýyorlar, herkes birilerine ya inanýyor veya herkes birilerini haklý görmeye çalýþýyor.
Ama lütfen aklýnýzdan þunu hiç ama hiç çýkarmayýn, çevrenizdeki bütün söylemlere kulaklarýnýzý týkayýn. Kim ki size birilerini savunuyor, hemen þunu düþünün “sistemden beslenenler sisteme karþý çýkamazlar”
Siz sistemden beslenmiyorsanýz, þu veya bu þekilde çýkýlacak katýnýz, imarý çýkacak arsanýz, kaçak balkonunuz, kaçak kuçak bir iþiniz yoksa bunu becerebilirsiniz.
Yani; Sað duyunuza güvenebilirsiniz.
O size en doðru seçimi yaptýracaktýr. Eðer siz öncelikle insani deðerlere önem veriyorsanýz oyunuzu bu deðerlere sahip çýkan partiye ve adayýna verirsiniz, eðer siz bana dokunmayan yýlan bin yýl yaþasýn ben iþime bakarým diyorsanýz ona uygun olaný bulursunuz.
Ama þunu unutmayýn! Kullandýðýnýz oy bir aynadýr ve ona baktýðýnýzda kendinizi görürsünüz, herkes kendine benzeyeni seçer bunu hiç aklýnýzdan çýkarmayýn.
KÝME OY VEREM!
Karar sizin.
Nilgün ÖZARAR
nilgun.ozarar@gmail.com
"Nilgün ÖZARAR" bütün yazýlarý için týklayýn...
