Zeynep Ayþe EDÝRNE
UTANCIMIZ VAR..
Elimiz kalem tutuyor, okumuþuz öðrenmiþiz.. doðrularý yanlýþlarý aþýp gerçeði bulduðumuza inanýyoruz.. yazýyoruz hep.. ateþ saçýyor kalemimizin ucu.. daðdaki saðýr sultan bile duydu, anladý bizi diyoruz.. hayýflanýyoruz..
Çünkü biz aydýnýz, entellektüel.. vatanseveriz herkesten çok.. iþçinin, köylünün, dar gelirlinin, ezilenin ve mazlumun hakkýný korumak bizim misyonumuz(!).. yarýþtayýz kendi aramýzda.. katýlýmcý, paylaþýmcý sýfatlarýmýz var.. bir de içten içe kor gibi yanan, için için bir ego ile, ne kadar kültürlüyüz, yetenekliyiz ve ne kadar da önündeyiz toplumun.. birbirimize sunuyoruz, birbirimizde onaylýyoruz bunlarý..
Halbuki utancýmýz var, göz ardý ediyoruz.. bayraðý, vataný, ahde vefayý savunuyoruz.. hoþgörü, uzlaþma, barýþ ve kardeþlik hep dilimizde.. hep anlatýyoruz.. ama utancýmýz var, kendimize gizleniyoruz.. Ne Nazým'ýn ''Büyük Ýnsanlýk'' þiirindeki kardeþlerimizi, insanlarýmýzý tanýyoruz, ne Taksim Parký’ndaki heykelde, Mustafa Kemal ile yan yana duran Rus generallerini..
Haklýyýz.. seçimle hükümet olduðunu gözümüze sokan, özgürlüðü sadece dini inançta gören, totaliter bir siyasi temsile direniyoruz.. sanýyoruz.. Utancýmýz var ama, hala þiirler, þarkýlar, öyküler, övgüler diziyoruz, yalnýzlýðýmýzýn hüznünün en aðlak haliyle.. kolay geliyor çaresizliðin isyaný.. duyguluyum, akýllýyým, 'hep biliyorum'dan kopamýyoruz sanata sýðýnarak.. çýrpýnýyoruz çala kalem.. oysa korkuyoruz, itiraf edemiyoruz.. gözdaðý verilmesinden, tehditten, baskýdan korkuyoruz, hazmedemiyoruz, ''hayatýn bir anlamý yok.. hayatýmýzdan daha deðerli bir þey yoksa'' görüþünü kabulleniyoruz raký sofralarýnda.. sevinci kýsýr, sohbeti tensel imalý, sevgisi ürkek yaþadýðýmýzý aslýnda.. sonra hüznümüzü ölüme, uykuya taþýyoruz..
Farkýnda mýyýz? ''geçmiþin tehlikesi esir olmaktý, geleceðin tehlikesi robot olmak'' sözüne basiretimiz baðlanmýþ, çýkamýyoruz meydanlara, baþlatamýyoruz sonuna kadarlarý.. oyalanýyoruz.. biz oyalanýrken iþsizlik çýð olup üstümüze düþüyor, düþüncelere, kalemlere kilit vuruluyor, onurlar satýlýyor, satýn alýnýyor.. Utancýmýz var bizim.. Neyi bekliyoruz? Bu ülkede görüp geçirmediðimiz olay kaldý mý? Artýk kocaya, çocuða piþecek aþtan, bir kerecik görsem diye özlenen aþktan, iþten güçten, gündelik hayat telaþýndan, eþten dosttan, sevgiliden, hatta 'takdir-i ilahi'den de önemlisi var.. basiretsiz, ufku olmayan bir siyasete sürüklenen, haketmediði cefalara terkedilen bu ülkenin insanlarý için.. bir þeyler yapmak lazým..
Çünkü utancýmýz var.. Tepki mitingleri deðil, zafer.. sonuna kadar zafer mitingleri lazým.. Tandoðan'da, Taksim'de deðil, Türkiye'nin bütün meydanlarýnda bir gün, iki gün deðil, sonuna kadar itiraz etmek, 'istemiyoruz' diye haykýrmak lazým..
Bir gün yaþlýlýktan beli bükülmüþ, saçý aðarmýþ, yýllar yorgunu halimize, küçük bir çocuðun çýkýp da ''muhtaç olduðun kudret damarlarýndaki asil kanda mevcuttur'' ne demek diye sormasýný istemiyoruz..
Bir gün utanmamalýyýz...
Zeynep Ayþe EDÝRNE
"Zeynep Ayþe EDÝRNE" bütün yazýlarý için týklayýn...
Elimiz kalem tutuyor, okumuþuz öðrenmiþiz.. doðrularý yanlýþlarý aþýp gerçeði bulduðumuza inanýyoruz.. yazýyoruz hep.. ateþ saçýyor kalemimizin ucu.. daðdaki saðýr sultan bile duydu, anladý bizi diyoruz.. hayýflanýyoruz..
Çünkü biz aydýnýz, entellektüel.. vatanseveriz herkesten çok.. iþçinin, köylünün, dar gelirlinin, ezilenin ve mazlumun hakkýný korumak bizim misyonumuz(!).. yarýþtayýz kendi aramýzda.. katýlýmcý, paylaþýmcý sýfatlarýmýz var.. bir de içten içe kor gibi yanan, için için bir ego ile, ne kadar kültürlüyüz, yetenekliyiz ve ne kadar da önündeyiz toplumun.. birbirimize sunuyoruz, birbirimizde onaylýyoruz bunlarý..
Halbuki utancýmýz var, göz ardý ediyoruz.. bayraðý, vataný, ahde vefayý savunuyoruz.. hoþgörü, uzlaþma, barýþ ve kardeþlik hep dilimizde.. hep anlatýyoruz.. ama utancýmýz var, kendimize gizleniyoruz.. Ne Nazým'ýn ''Büyük Ýnsanlýk'' þiirindeki kardeþlerimizi, insanlarýmýzý tanýyoruz, ne Taksim Parký’ndaki heykelde, Mustafa Kemal ile yan yana duran Rus generallerini..
Haklýyýz.. seçimle hükümet olduðunu gözümüze sokan, özgürlüðü sadece dini inançta gören, totaliter bir siyasi temsile direniyoruz.. sanýyoruz.. Utancýmýz var ama, hala þiirler, þarkýlar, öyküler, övgüler diziyoruz, yalnýzlýðýmýzýn hüznünün en aðlak haliyle.. kolay geliyor çaresizliðin isyaný.. duyguluyum, akýllýyým, 'hep biliyorum'dan kopamýyoruz sanata sýðýnarak.. çýrpýnýyoruz çala kalem.. oysa korkuyoruz, itiraf edemiyoruz.. gözdaðý verilmesinden, tehditten, baskýdan korkuyoruz, hazmedemiyoruz, ''hayatýn bir anlamý yok.. hayatýmýzdan daha deðerli bir þey yoksa'' görüþünü kabulleniyoruz raký sofralarýnda.. sevinci kýsýr, sohbeti tensel imalý, sevgisi ürkek yaþadýðýmýzý aslýnda.. sonra hüznümüzü ölüme, uykuya taþýyoruz..
Farkýnda mýyýz? ''geçmiþin tehlikesi esir olmaktý, geleceðin tehlikesi robot olmak'' sözüne basiretimiz baðlanmýþ, çýkamýyoruz meydanlara, baþlatamýyoruz sonuna kadarlarý.. oyalanýyoruz.. biz oyalanýrken iþsizlik çýð olup üstümüze düþüyor, düþüncelere, kalemlere kilit vuruluyor, onurlar satýlýyor, satýn alýnýyor.. Utancýmýz var bizim.. Neyi bekliyoruz? Bu ülkede görüp geçirmediðimiz olay kaldý mý? Artýk kocaya, çocuða piþecek aþtan, bir kerecik görsem diye özlenen aþktan, iþten güçten, gündelik hayat telaþýndan, eþten dosttan, sevgiliden, hatta 'takdir-i ilahi'den de önemlisi var.. basiretsiz, ufku olmayan bir siyasete sürüklenen, haketmediði cefalara terkedilen bu ülkenin insanlarý için.. bir þeyler yapmak lazým..
Çünkü utancýmýz var.. Tepki mitingleri deðil, zafer.. sonuna kadar zafer mitingleri lazým.. Tandoðan'da, Taksim'de deðil, Türkiye'nin bütün meydanlarýnda bir gün, iki gün deðil, sonuna kadar itiraz etmek, 'istemiyoruz' diye haykýrmak lazým..
Bir gün yaþlýlýktan beli bükülmüþ, saçý aðarmýþ, yýllar yorgunu halimize, küçük bir çocuðun çýkýp da ''muhtaç olduðun kudret damarlarýndaki asil kanda mevcuttur'' ne demek diye sormasýný istemiyoruz..
Bir gün utanmamalýyýz...
Zeynep Ayþe EDÝRNE
"Zeynep Ayþe EDÝRNE" bütün yazýlarý için týklayýn...
