Bedriye KORKANKORKMAZ
Þiirin Yalnýz Derviþi: Yusuf Alper
“Acýlar Alýr Satarým / Siste çalan bir çan gibi / Öyle her þeyden uzakta / Öyle boþlukta dal gibi/ Konuk gibi yeryüzüne / Bir garip gelmiþ giderim // Ben acýlar tecimeni / Acýlar alýr satarým / Ýçimde aðrýlarýmla / Bir hüznü durmasýz okþar / Öper çoðaltýr satarým.” Yusuf Alper (Bütün Þiirleri-GGDY, sf 15)*
Gecenin sessizliðinde sayýklýyorum þair Yusuf Alper’in þiirlerini. Ne yana baksam yolda kalmýþ, yerleri olmayan insanlarý görüyorum. Ýçimden acaba þairin kendisi de yolda kalmýþ mýdýr diye soruyorum. Çok az þairin yaþanasý dünya özlemi için kendini hüzünlerle sýnadýðýna tanýk oluyorum.
Acýlarýn vatanýdýr Yusuf Alper’in kalbi. Sessizce yüreðinde yeni acýlara yer açýyor. Kimsesizdir kendi karþýsýnda. Korunaksýz yaþamýnda dert ortaðýdýr þiirleri onun. “Uzaktan geldiler birden, o portakalýn yanýndan/Düþtü düþecek denize top gibi / Geldiler ve kaldýlar sonsuza kadar/Onlarýn yeri yoktu, gariptiler / Uzaktan geldiler birden, ufkun ötelerinden.” (Yolda, (Bütün Þiirleri-GGDY, sf.11 )*
Yaþanasý bir dünya özlemiyle yanýp tutuþan þairi görüyorum. Iþýða hiç bu kadar yakýn bir þair görmemiþtim. Nerede boynunu büken bir gül varsa o gülün yasýný içinde tutan þairin iç dünyasýnýn ekoselerinde karýnca adýmlarýyla ilerliyorum. ” Ýnsanýn deðeri iyilik güzellik / Kutsal kitaplarýn yazdýðý : “Öldürmeyeceksin” Onun için mi sabahtan sabaha durmaksýzýn öldürüm / Zulüm iþkence çarmýh kurþun bomba / Onun için mi çoluk çocuk Basra Baðdat… / Öðrendiðim ne varsa yalan yanlýþ.” (Zamaný Geçtim sf 10) Bir insan ruhu bu kadar mý kýrýlgan olur. Bir insanýn ruhu bu kadar mý naif olur. Bu kadar mý çaresizleri / çaresizliði yakýndan tanýr? “Çaresizliðin yürekleri burktuðu bu sonsuz çölde/ Sonsuz karmaþasýnda makine seslerinin/ Yeniden varoluþun ardýndaki karýncalar (Zamaný Geçtim, sf. 55) Yaþanýlan her acýdan dolayý kendisini suçlu gören Alper, yaþanasý bir dünyayý insanlýða armaðan etmek istiyor. Ýnsanlýða kýzgýnlýðýnýn altýnda yatan öfkesi bundan “Gerçekten tek derdimiz kendimizi oyalamak mý/ Boþluk doldurmak mý/ Yoksa oynamak ve avunmak mý” (Zamaný Geçtim, s.13) Onun devrimciliði duygu ve düþüncelerinden her koþulda ödün vermemesidir. Onun karamsarlýðý toplumsaldýr, bireysel deðil. Geçmiþ acýlar þairindir aydýnlýk yarýnlarsa insanlýðýn. Düþünce suçundan ölenlerin arkasýndan yas tutan Alper’in kalbi yaslarýn dostudur. Þiirleriyle her tür karanlýðý aydýnlatan þair Yusuf Alper’le þiirlerine yansýyan kiþiliði üzerine doðaçlama bir söyleþi gerçekleþtirmek istiyorum. Tam bir aydýr onun þiirleriyle yatýyor, onun þiirleriyle kalkýyorum. Sýðýnaklarýmý yakýyorum. Çýrýlçýplak ruhumla çaðýrýyorum onun ruhunu. Utangaç ruhu çaðrýlarýma yanýt veriyor ve onunla evimde bu söyleþiyi gerçekleþtiriyorum. Ben þairin kitabýna adýný veren “Yolda” þiirinin ikinci dörtlüðünü okuyorum ezbere:“Daha dünkü çocuktular bu evren boþluðunda/ Anne dizi dibinde neþeyle yuvarlanan/Þimdiyse hüzünlerden hüzün acýlardan acý beðendiler/ Yaþamý gelip de gidememek bilenler/ Gidemeyenler, gitmeyenler.”
Her þiiri ayrý bir birey olarak algýlayan sevgili Yusuf Alper bu akþam konuðum. Þiirler üzerine konuþmadan önce Sivas’ta yitirdiðimiz tüm dostlarýn yasýný tutuyoruz birlikte. Dostluðumuzun temelini oluþturan ana izlek önce insan ve insaný koyduðumuz yerdir beynimizde. Elindeki kitaplarý alýyorum þair Alper’in. Çýrýlçýplak ruhu karþýmda. Sözü ben baþlatýyorum:
“Sevgili Alper, paylaþýmcý bir þair olarak birey ve toplum iliþkisi üzerinde düþünce üretmiþ ve sayýsýz þiir yazmýþýnýz. Yüreðini ve ruhunu insanlýk adýna bu kadar derinden kanatan çok az þair ve yazar vardýr. Öyle sanýyorum ben þiirlerinizden önce ruhunuzu kanatan yanýnýza yakýn olmak istiyorum. Kiþiliðiniz ve þiirleriniz kadar derinliði olsun istiyorum sohbetimizin de. Þiirlerinizin derinliðine ulaþan insanýn da belli bir birikime sahip olmasý gerekiyor. Bir yandan bireyin acýlarýný paylaþýrken diðer yandan ise kendiyle hesaplaþan bir kiþiliðiniz var. Duygularý yaþanmýþlýklarýn terazisinde sýk sýk tartýyorsunuz. O yüzden de baðýran, aþýrý duygusal þiirleriniz ön plana çýkmýyor. Ýnsaný merkezine alan bir þair olarak þiirlerinizin kiþiliðinizdeki yeri hakkýnda neler söylemek istersiniz?
“Sevgili Bedriye, ben insansýz hiçbir güzelliðin bir anlam taþýmadýðýný düþünüyorum. Nerede bir insan aðlýyorsa orada benim ruhum kanýyordur. (Zamaný Geçtim,s18) kitabýmdan bir dörtlük okumak istiyorum size: “Ben ki varlýðýmý size borçluyum/ Varlýðým sizin olsun/ Alýn baþýnýza çalýn/ Daðlarda býraktýðýnýz binlerce genç için / Yem ettiðiniz kurda kuþa/ Çalýn ki yeni Baðdatlar olmasýn yeni Vietnamlar/ Acýlar zulümler dolanlar.” Sonsuzluk insan üzerine kuruludur benim þiirlerimde. Þiirlerimin her birinin benim kalbimde kapladýðý yeri insanlýðýn kalbinde de kaplamasýný çok istiyorum. Þiirlerime yabancýlaþmadan yaþýyorum. Yazdýklarým yaþadýklarýmdýr. Yaþadýklarýmýn tek mimarý benim ama yazdýklarýmda etkilendiðim þairlerin izleri de yok deðil.”
Burada devreye girmek istiyorum sevgili Yusuf Alper, sizin 2014 yýlý Yunus Nadi Þiir Ödülü alan “Yolda” kitabýnýzda yer alan tüm þiirlerinizde sadece kendi þiir çizginiz hâkim.
“Yolda” kitabýmda senin de belirttiðin gibi sadece benim þiir çizgim hâkim. Ben beðendiðim þairlerin þiirleri kadar kiþiliklerinden de etkileniyorum. Acýyý taþýmak, mutluluðun hakkýný vermek ille de dostlarýma ve dostluklara deðer vermek benim kiþiliðimde önemli yer tutuyor.”
“Oldukça hassas ve duygusal bir insan olarak acýlarý ve yalnýzlýklarý böylesi bir olgunlukla taþýmanýn kolay olmadýðýnýn farkýndayým. Tek bir yaþamýmýz olduðuna göre tek bir þiirimiz vardýr. Ne ölümleri ne doðumlarý hayatýmýzdan çýkarabiliriz. Seni benim gözümde büyüten deðerlerine yabancýlaþmamýþ olmandýr. Ýçinde sana benzeyen bir baþka Yusuf Alper yok. Þiirlerinde sadece senin duygularýn egemen. Derinlik verdiði sözü tutan, ketum, kalabalýklar içinde kendini yalnýz hisseden, aðzýndan çýkacak her söze özen gösteren, acýlarýný kendisiyle mutluluðunu baþkalarýyla paylaþan, sorumluluk sahibi birisin.
Sözlerime eklemek istediðin baþka özelliklerin var mý sevgili Alper?”
“Sevgili Bedriye, hiç kimse farkýnda olmasa da benim ezik yaným da var. Ezik yaným alçak gönüllülüðümü besliyor. Þiirlerimde söz ve anlam derinliði kadar sözcüklerin orkestrasýna da özen gösteriyorum. Benim kabilem insanlýktýr. Çocuk yaralarýmý saðaltmadan çok çoðaltmayý tercih ediyorum ben. Çok nadir gösteriyorum yaralarýmý insanlara. Kiþisel öfkeyi bilmiyorum. Öfkem bireysel deðil, toplumsaldýr. Soran/sormayan ve sorgulamayan bir topluma sahip olmamýzdan kaynaklanýyor öfkem. Emeðe karþý yapýlan zulme, acýyý ve açlýðý insanlara reva gören sisteme karþý öfke duyuyorum. Sevgi benim yaþama nedenimdir. Toplumsal sevgisizlik benim içimi kanatýyor. Kanayan ve okuyanlarýn da yüreklerini kanatan þiirler yazarak toplumsal çürümenin önüne geçmeyi ilke ediniyorum kendime. Öfkemde aþksýz yaþamanýn sýzýsý da hâkim. Ben ayný zamanda aþk þairiyim de. Aþka dair þiirlerimde emeðin imbiðinden süzülen bir sevgi vardýr. En büyük aþkým da doðadýr. Doða ile iç içe yaþamalarýný isterdim tüm insanlarýn. Ben þiirlerimi güncel hayatýn merkezinden yazýyorum, kendim de güncel hayatýn merkezinde yaþýyorum, içindeyim. Çevreme ve dünyanýn sorunlarýna duyarlý bir insan olarak gördüklerimin ve hissettiklerimin þiirlerini yazýyorum.
“Menzile ne kadar var bilemiyorum/Kim bilebilir ki zaten bu bir piyango/ Kim yokuþun dibinde kim daðýn baþýnda/Ama yolda mutlaka yolda/ Kim gider kim kalýr bilemiyorum//Bulanýk bir suda balýk avlar gibi /Dað baþýnda göz gözü görmez siste /Karanlýkta bitimsiz zifir gecede/ Mezarý baþýnda genç ölen bir kardeþin /Menzile ne kadar var menzil nerede//Hayat yüzüme gözüme bulaþtý bir kere/ Gönderen gönderdi þimdi geri almýyor/ Alsýn mý diyorum asla ama almýyor /Yüzümü gözümü yýkýyorum tarýyorum saçlarýmý/ Saçlarým daha beyaz daha az// Hayat yüzümden gözümden durmaksýzýn aktý.”(Yolda ,s.12)
Evet, bu dizeler “Yolda” þiirine ait. Kitap dört bölümden oluþuyor. Hüznün lirik þairi Yusuf Alper’le þiirleri üzerinde sohbetimizi derinleþtiriyorum. “Yolda” þiir kitabýyla baþlayan sohbetimizi onun tüm þiirleri üzerinde yoðunlaþtýrýyorum. Tüm þiirlerinin “þiir çizgisine” dair düþüncelerimi kendisine özetliyorum bir solukta.
“Senin þiirinle yýllardýr birlikteyim. Þiirin hakkýnda yazýn deðeri taþýyan yazý yazma birikiminden yoksun oluþum beni seninle bu söyleþiyi yapmaya itiyor. Sanatýn her dalýnda olduðu gibi þiirde de aþýrýya kaçmýyor ve fazla yüklenmiyorsun sözcüklere. Þiirlerin ne sözcüðe ne de imgeye boyun eðiyor. Þiirlerinin bütününde boyun eðen imgedir, sözcüktür, sözcüklerin anlamsal ve müziksel bütünlüðüdür…”Ölümdü çýð gibi üstüme gelen/Kalemim yapyalnýz dirimimdi/ Ve yonttum kalemimi çýða sapladým/ Çýðlýðýmý çýð gibi büyütmek için.”(Zamanýn Kýrýlan Aynasý’ndan,s.77)
Þiirle olan bunca yýllýk iliþkinde þiirinin sadece ve sadece sabra boyun eðdiðini gözlemliyorum. Þiirinde ilk sancý senin iç dünyanýn derinliklerindeki hareketlilikle baþlýyor. Sessiz hareketlilik kendisiyle birlikte içsel derinliðin/derin yapýnýn kozasýný oluþturuyor; usul usul ayýklama sürecini tamamlýyor. Kendi doðal sürecini tamamlayan þiirsel süreç aidiyet duygusunu benimsiyor tüm þiirlerinde. Us ve duygu arasýndaki karþýlýklý görüþ alýþveriþi içinde buluyor kendini þiirlerin. Usun sýnýrlarýný aþan þiirlerin, duygusal olgunluða, duygusal yoðunluða ulaþmak için emekliyor. Þairin adýný ve soyadýný taþýma sorumluluðuyla birlikte kendi ayaklarý üzerinde duruyor. Gerçek bir þair olduðun için içindeki karýþýklýðýn þiirdeki gerçek karþýlýðýný bulmasýný sabýrla bekliyorsun. Sen, içsel karýþýklýðýn ancak ve ancak o karýþýklýðý aþabilecek güçte bir yaþam ve sanatsal düzeye ulaþtýðýnda þiirde çözüme kavuþacaðýný biliyorsun. Gerçekte tek iyi bir þiir olamayacaðý gibi tek bir tanýmý da yoktur þiirinin. Kanýmca tanýmý yoktur þiirin. Sende þiir, hepimizin ortak yaþamýdýr. Okuyucudan okuyucuya þiirin, þiirsel derinliðinin, þiirsel anlamýnýn deðiþtiðini biliyorsun. Þiir, okuyucunun þairidir. Tam da bu aþamada "þiirsel sevgi" ile “þair sevgisinin derin" inceliklerine ulaþýyoruz tüm þiirlerini irdelediðimizde. Sende þiirsel sevgi; þiirsel bilginin ve þiirsel seçiciliðin tarifi yapýlmamýþ toplam gücüdür. Sen ise yaratýcýlýðýn okyanusuna dalan bir dalgýçsýn. Her þair daldýðý þiir okyanusunda diðer þairlerin þiir birikiminden de etkilenir.
Þiir hýrsa ve þöhrete yabancýdýr. Bu yola sapanlarýn, þair ile has þiir arasýndaki gerçek baðý ortadan kaldýrdýklarýný bildiðin için bu yanýlgýya düþmüyorsun. “Hayat ellerimde, yüreðimdeydi/ Bense sözcükle vardým, dalgalarýn sesiyle.”( Zamanýn Kýrýlan Aynasý’ndan,s.96 )
Her insan gibi þair de þiirde baþarýlý ve ünlü olmak ister, insani duygu bazýnda. Sende þiir, þiirden beslenen þairlere gerçek kazanýmlarý önceleme bilincini veriyor. Gerçek kazanýmlarýn insana saðladýðý en büyük ödül olan üstün insan olma yolundaki uðraþýsýndan eli boþ, yüzü kara dönmüyorsun. Senin için aldýðýn ödüllerin sayýsý önemli deðildir; önemli olan þairin insan olarak büyüklüðüdür. “Yoruldum insan oldum/ Sen de ol/ insan oldum.” Alçak gönüllülüðün ellerinden öpmeyen ve hayýr duasýný almayan hiçbir sözcük gerçekte has þiirin soyundan deðildir sana göre. Þiirin soyundan gelen her sözcük insani olaný, yani senin þiirlerini kucaklýyor. Tüm þiirlerin nesnelerin yaþamamýza yansýyan gerçek yerini bize gösteriyor.
Yaþam doðurganlýðýný bedensel ve düþünsel farklýlýkla bütünleyen þiir, insana dair farklýlýklarý ayrýcalýk olarak algýlayan sessiz diriliþin simgesidir. Yaratýcýlýk kavramý üzerinde uzun soluklu düþünüyorsun her þiirinde. Sen, öncelikle ne yaratmak istediðini ve yarattýðý yaratý ile ne gibi farklýlýk yaratacaðýný biliyorsun. Ýnsaný merkez almayan düþünce ve duygu duyarlýlýðýna hizmet etmeyen þiir, kendini kendisiyle aldatan bir serüvenin takipçisi olabilir ancak.“Ýnsan bir çýðlýktýr/Ýlk oluþtan varoluþ’a kadar/Bir duvardan öbürüne. (Bütün Þiirleri-GGDY,s 122)
Þairin delilik sýnýrýna yaklaþtýðý anlarýnda þiirin büyüsüyle tanýþmasý da bu yüzdendir. Öyle þiirler yazýyorsun ki, senden önce ve senden sonra yazýlmýþ/ yazýlacak olan þiirler arasýndaki haklý yerini alýyor tüm þiirlerin. Ve o destansý þiirler arasýnda yýllara meydan okumayý içten içe istiyorsun.
Gerçek þair yüzeysel yapýyla fazla oyalanmaz ama acemi bir þair yüzeysel yapýnýn cazibesinden kendisini kurtaramadýðý için derin yapý ile tanýþmasý yýllarýný alabilir. Sen bu yanýlgýya düþmeyen þairlerdensin. Derin yapý ile tanýþmayan þair yüzeyde kalmaya mahkûmdur. Derin yapýya ulaþmak bazý incelikleri ve ciddi þiir birikimi gerektiriyor. Yüzey yapý anne ise derin yapý anneannedir. Derin yapýya ulaþmak ortak bir yapýya ulaþmak gibidir. Ýþte bu yüzden senin tüm þiirlerin ortak bir yapýya ulaþýyor. Bir baþka anlatýmla bir soy aðacýnýn izini sürmeye benziyor bu. Araþtýrma, sabýr, incelik, doðru yöntem... En önemlisi de iyi bir þiirin ulaþmak istediði mertebe daha büyük bir yalnýzlýktýr. Kiþiliðindeki gibi þiirlerindeki yalnýzlýk da tam da bu bakýþ açýsýyla besleniyor. Gerçek þiir, geçmiþin geleceðidir. Bu bir bilinç aydýnlanmasýdýr ve sevgili dostum senin þiirlerin de bu bakýþ acýsý içindeki haklý yerlerini alýyorlar.
Þiirlerin kendi doðurmadýðý çocuklarý doðurmak, doðacak olanlara da gebe kalmayý kendisine düstur ediniyor. Dilin esrarengiz hücrelerinde düþünce deðeri taþýyan sözcükleri depolayan þiir, görüþ derinliðiyle hayatýn özünü kavrýyor. Ýþte bu özle besliyorsun þiirlerini. “Kanayan yüreðimi kim onarabilir/ Artýk bugüne deðil yarýna bakmak varken”(“Zamaný Geçtim,s. 75) Bu kavrayýþ düzyazýnýn þiirle tanýþmasýyla baþlýyor. Mis gibi kokan dizeler þiirin canlýlýðýnýn simgesidir. Þiir iç dünyamýzýn sözcüklerle hipnozudur. Sistemin dayattýðý sýkýþýk deðerlerin yükünden þiirlerini kurtarmayý biliyorsun. “Yalnýz” þiirinden: “Bir küçük kasabada ölüler gibi yalnýz/ Kimsesiz, kimseyi beklemeden görmeden/ Bir camý aralayýp derin bir soluk almak/ Çamlarla örtülü daðlara bakmak yalnýz.”( Bütün Þiirleri-GGDY,s.61)
Sevgili Yusuf Alper, her þiirin kendi gerçeðinle tanýþtýrýyor bizi. ”Anladým bir yeryüzü sürgünü olduðumu yeniden/ Neresinden tutacaðýmý bilemediðim bu hayat/ Hoyrat insanlarýn tornasýnda eðilen, bükülen/ Acýyla, elemle herkesin birbirini ve beni/ Yemesini seyreden, yeniden… yeniden.” (GGDY,“Yeniden” þiirinden) Þiirlerin, çocuðundur senin. Þiirlerinin seni yansýtmasý doðaldýr. Kalýcý ve sorgulayan þiirlerin, okuyucuya seni unutturuyor. Þiir, þairini unutturduðu sürece okuyucunun yüreðinde þairini ölümsüzleþtiriyor. Þiirlerin anlamý ve çekirdeði sayýlan imgeye tutkuyla baðlanan þair, ayný tutkuyla þiirinin, daha iyi bir dünya kurma özleminin heyecanýný da duyumsatýyor okuruna. Þiir, þairin günah çýkarttýðý Tanrý’sýdýr. Ýnsan kendisi olduðu sürece insanlýðýn bir parçasýdýr. Senin þiirlerinin hakikati budur. ”Anladým iflâh olmaz biri olduðumu, yeniden/ Beynime çevrilmiþ silah, göðsüme dayanmýþ hançer,/ Kalbime sokulmuþ dinamit; binbir söz, binbir yüz/ /Anladým aðaçta kýzaran elma, tarlada büyüyen buðday,/ Saksýda yeþil fesleðen, rüzgârla savrulan yaprak, / Tepelerde dönen kartal, anladým, anladým” (GGDY, Yeniden þiirinden s. 183) Bir sanatçýnýn yaþarken ölmesi kendisini tüketmesiyle baþlayan bir süreçtir. Kendini tüketen bir sanatçý (kiþilik olarak) yaþayan eser yaratamaz. Kiþiliðiyle kendisini kazanan bir sanatçý, içinde bulunduðu her koþulda gerçek sanat eseri yaratýyor. Sen, þiire ebeveyn rolü çizmiyor, þiirin ödüllendiren ya da cezalandýran bir sözcükler jürisi olduðundan da söz etmiyorsun. Sen, þiirin insan sevgisi ile þiir sorumluluðunun bir sentezi olduðunu anlatmaya çalýþýyorsun sadece. Korkunun sýnýrladýðý, kiþisel hýrslarýn zirveye taþýndýðý sevgiden söz etmeyen nadir þairlerden birisisin. Asla! Doðru ve güzel olaný yapmak için þairin ihtiyacý olan emeðe dayalý gerçek sevgiden ve gerçek þiir iþçiliðinden söz ediyor þiirlerin. ” Avcýnýn vurduðu yaralý bir kuþ/ Gibi durmadan dolaþtým durdum/ Saçma yüreðinin köþesinde / Saçmýþ kanýný her yanýna evrenin/ Soluksuz býrakmýþ bir dað baþýnda/ /Ormanda yapyalnýz bir çocuk gibi/ Yolunu þaþýrmýþ, kimsesiz solgun/ Umudu örtülmüþ kanlarla yerde/ Avcýnýn vurduðu yaralý bir kuþ/ Gibi durmadan dolaþtým durdum.” (Bütün Þiirleri-GGDY,s27) Þiir, kendi sesiyle konuþur þairiyle. Aklýný da duygularýný da bu aþamada huzura kavuþturur þairin. Þiir, þairine ne yapmak istiyorsa onu yapmasýný öðretiyor. Hayatýmýzý belli beklentilere boðmadan, her koþulda belli sonuçlar almaya kendimizi þartlandýrmadan yaþamakla ancak ve ancak kendimizi özgürleþtirebileceðimizi bize söyleyen, en önemlisi bizi bu gerçeðin bir parçasý yapandýr þiir. Yani þairini, okuyucusunu, özgürleþtirmesidir þiirin büyüklüðü ve yaþam karþýsýndaki toplam gücü. Þiir gerçeðine ulaþmýþ bir þair olarak þiirin dokusunu kýskývrak yakalýyorsun. Þiir canlý bir mekanizma olduðundan sürekli belli evrelerden geçiyor þiirlerin. Bu yüzden þiirin geçtiði evreleri olaðan çýplaklýðýyla anlatan þiirlerinin çözümlemelerine duyulan ihtiyaç her geçen gün artýyor. Sevgili Yusuf Alper tüm þiirlerinde þiirin deðiþik türlerini tek tek mercek altýna alýyorsun.
Bedriye, ben þiir sanatý üzerine çok düþündüm. Þiir sanatýyla ilgili sorunlarla rastlantýsal sorunlarý birbirine karýþtýrmadým. Þiirlerimin her birini taklitten uzaklaþtýrdým. Þiirlerimin genetiðinde bireyden toplumsala doðru bir yönelim söz konusudur. Kiþiliðimde olduðu gibi þiirlerimde de coþkusal içe dönüþ hâkimdir. Okuyucu þiirlerimin tümünde ayný içgüdünün farklýlýklarýný algýlayabilir. Ýlk þiirlerimle son þiirlerim arasýndaki toplumsal bütünlük derinleþerek günümüze deðin gelmiþtir. Ýnsan olarak kendimi yaþamaya ne kadar hazýr hissettiðim ve içine girdiðim çevre toplumsal ve þiirsel bilincimi keskinleþtirmiþtir. Benim þiirlerimde kiþiliðim gibi karmaþa yoktur. Kullandýðým dilde çeliþki yoktur. Baþsýz ve sonsuz olan þiir, toplum gerçekleri gibi insanlarla ortak içgüdülere sahiptir. Ben þiirlerimde kendimi ortaya koymaya özen gösteriyorum. Kendine sürgünlüðümü garipseme.
“Bu öldürmeler çaðýnda neyi yazabilir ozan/ Kalemini yüreðine banýp banýp yazacaksa/ Kimi koyabilir kandile, kimin fitilini yakar/ Bu öldürmeler çaðýnda yüreði yanan bir ozan / Kalemini yüreðine banýp banýp yazan” (Bütün Þiirleri-GGDY,s. 43)
Sevgili Bedriye, þiirlerimde simgesel sözcük kullanmaya özen gösterdim.Hangi sözcükle baþlarsam baþlayayým þiirime tamamen ayný gerçekliðe ulaþýyorum. Þiirsel içerik tüm þiirlerimin özünü oluþturuyor. O içeriðe ulaþmak için asýl sözcükleri çevirmek zorunda kalmýyorum. Gerçeküstücü þiirlerim sýradýþý çaðrýþýmlarla birleþiyor bireysel þiirlerimde. Dil ve anlamý birbirinden ayýrmadým. Ritim, þiirlerimin daha kolay anlaþýlmasýný saðlýyor. Þiirlerimin kolektif yapýsýný güçlendirdim. Böylelikle þiirimin içinde doðduðu toplumsal çevrenin izlerine dokunmadým. Þiirsel coþku kolektif olarak tüm þiirlerimde kendisini gerçekleþtirdiði için toplumsal iliþkiler arasýndaki kusursuz dengeyi ustaca duyarlý bir yolla dile getirir. Böylece insan kendi içgüdüsü ile içinde yaþadýðý toplumun içgüdüsü arasýndaki farký daha kolay algýlar.
Sevgili Yusuf Alper, duygusal bir insan olarak bu akþamki sohbetimizde þiirlerinin duygu boyutundan söz etmeyi de bir sonraki sohbetimize býrakýyorum. Çaðrýlarýma kulak verdiðin için sana teþekkür ediyorum. Güzelliklerle dolu yarýnlarý sevdiklerinle birlikte yaþaman dileðiyle sohbetimizi senin “Þimdi Aynalarda” þiirinin dizeleriyle bitirmek istiyorum:
“Artýk ne güneþ ne pýrýl pýrýl su/ Bir dað baþýnda ölüm korkusu/ Gibi uzaktalar, geçiyor zaman / Kýrýl ayna kýrýl, bozulsun yüzüm/ Daðýlsýn içimde bu hüzünlü an/ Bir günler her þeyden habersiz büyüdüðüm/ Acýlarsýz aðrýlarsýz geçtiðim.”( Bütün Þiirleri-GGDY,s. 92)
Bedriye KORKANKORKMAZ
"Bedriye KORKANKORKMAZ" bütün yazýlarý için týklayýn...
“Acýlar Alýr Satarým / Siste çalan bir çan gibi / Öyle her þeyden uzakta / Öyle boþlukta dal gibi/ Konuk gibi yeryüzüne / Bir garip gelmiþ giderim // Ben acýlar tecimeni / Acýlar alýr satarým / Ýçimde aðrýlarýmla / Bir hüznü durmasýz okþar / Öper çoðaltýr satarým.” Yusuf Alper (Bütün Þiirleri-GGDY, sf 15)*
Gecenin sessizliðinde sayýklýyorum þair Yusuf Alper’in þiirlerini. Ne yana baksam yolda kalmýþ, yerleri olmayan insanlarý görüyorum. Ýçimden acaba þairin kendisi de yolda kalmýþ mýdýr diye soruyorum. Çok az þairin yaþanasý dünya özlemi için kendini hüzünlerle sýnadýðýna tanýk oluyorum.
Acýlarýn vatanýdýr Yusuf Alper’in kalbi. Sessizce yüreðinde yeni acýlara yer açýyor. Kimsesizdir kendi karþýsýnda. Korunaksýz yaþamýnda dert ortaðýdýr þiirleri onun. “Uzaktan geldiler birden, o portakalýn yanýndan/Düþtü düþecek denize top gibi / Geldiler ve kaldýlar sonsuza kadar/Onlarýn yeri yoktu, gariptiler / Uzaktan geldiler birden, ufkun ötelerinden.” (Yolda, (Bütün Þiirleri-GGDY, sf.11 )*
Yaþanasý bir dünya özlemiyle yanýp tutuþan þairi görüyorum. Iþýða hiç bu kadar yakýn bir þair görmemiþtim. Nerede boynunu büken bir gül varsa o gülün yasýný içinde tutan þairin iç dünyasýnýn ekoselerinde karýnca adýmlarýyla ilerliyorum. ” Ýnsanýn deðeri iyilik güzellik / Kutsal kitaplarýn yazdýðý : “Öldürmeyeceksin” Onun için mi sabahtan sabaha durmaksýzýn öldürüm / Zulüm iþkence çarmýh kurþun bomba / Onun için mi çoluk çocuk Basra Baðdat… / Öðrendiðim ne varsa yalan yanlýþ.” (Zamaný Geçtim sf 10) Bir insan ruhu bu kadar mý kýrýlgan olur. Bir insanýn ruhu bu kadar mý naif olur. Bu kadar mý çaresizleri / çaresizliði yakýndan tanýr? “Çaresizliðin yürekleri burktuðu bu sonsuz çölde/ Sonsuz karmaþasýnda makine seslerinin/ Yeniden varoluþun ardýndaki karýncalar (Zamaný Geçtim, sf. 55) Yaþanýlan her acýdan dolayý kendisini suçlu gören Alper, yaþanasý bir dünyayý insanlýða armaðan etmek istiyor. Ýnsanlýða kýzgýnlýðýnýn altýnda yatan öfkesi bundan “Gerçekten tek derdimiz kendimizi oyalamak mý/ Boþluk doldurmak mý/ Yoksa oynamak ve avunmak mý” (Zamaný Geçtim, s.13) Onun devrimciliði duygu ve düþüncelerinden her koþulda ödün vermemesidir. Onun karamsarlýðý toplumsaldýr, bireysel deðil. Geçmiþ acýlar þairindir aydýnlýk yarýnlarsa insanlýðýn. Düþünce suçundan ölenlerin arkasýndan yas tutan Alper’in kalbi yaslarýn dostudur. Þiirleriyle her tür karanlýðý aydýnlatan þair Yusuf Alper’le þiirlerine yansýyan kiþiliði üzerine doðaçlama bir söyleþi gerçekleþtirmek istiyorum. Tam bir aydýr onun þiirleriyle yatýyor, onun þiirleriyle kalkýyorum. Sýðýnaklarýmý yakýyorum. Çýrýlçýplak ruhumla çaðýrýyorum onun ruhunu. Utangaç ruhu çaðrýlarýma yanýt veriyor ve onunla evimde bu söyleþiyi gerçekleþtiriyorum. Ben þairin kitabýna adýný veren “Yolda” þiirinin ikinci dörtlüðünü okuyorum ezbere:“Daha dünkü çocuktular bu evren boþluðunda/ Anne dizi dibinde neþeyle yuvarlanan/Þimdiyse hüzünlerden hüzün acýlardan acý beðendiler/ Yaþamý gelip de gidememek bilenler/ Gidemeyenler, gitmeyenler.”
Her þiiri ayrý bir birey olarak algýlayan sevgili Yusuf Alper bu akþam konuðum. Þiirler üzerine konuþmadan önce Sivas’ta yitirdiðimiz tüm dostlarýn yasýný tutuyoruz birlikte. Dostluðumuzun temelini oluþturan ana izlek önce insan ve insaný koyduðumuz yerdir beynimizde. Elindeki kitaplarý alýyorum þair Alper’in. Çýrýlçýplak ruhu karþýmda. Sözü ben baþlatýyorum:
“Sevgili Alper, paylaþýmcý bir þair olarak birey ve toplum iliþkisi üzerinde düþünce üretmiþ ve sayýsýz þiir yazmýþýnýz. Yüreðini ve ruhunu insanlýk adýna bu kadar derinden kanatan çok az þair ve yazar vardýr. Öyle sanýyorum ben þiirlerinizden önce ruhunuzu kanatan yanýnýza yakýn olmak istiyorum. Kiþiliðiniz ve þiirleriniz kadar derinliði olsun istiyorum sohbetimizin de. Þiirlerinizin derinliðine ulaþan insanýn da belli bir birikime sahip olmasý gerekiyor. Bir yandan bireyin acýlarýný paylaþýrken diðer yandan ise kendiyle hesaplaþan bir kiþiliðiniz var. Duygularý yaþanmýþlýklarýn terazisinde sýk sýk tartýyorsunuz. O yüzden de baðýran, aþýrý duygusal þiirleriniz ön plana çýkmýyor. Ýnsaný merkezine alan bir þair olarak þiirlerinizin kiþiliðinizdeki yeri hakkýnda neler söylemek istersiniz?
“Sevgili Bedriye, ben insansýz hiçbir güzelliðin bir anlam taþýmadýðýný düþünüyorum. Nerede bir insan aðlýyorsa orada benim ruhum kanýyordur. (Zamaný Geçtim,s18) kitabýmdan bir dörtlük okumak istiyorum size: “Ben ki varlýðýmý size borçluyum/ Varlýðým sizin olsun/ Alýn baþýnýza çalýn/ Daðlarda býraktýðýnýz binlerce genç için / Yem ettiðiniz kurda kuþa/ Çalýn ki yeni Baðdatlar olmasýn yeni Vietnamlar/ Acýlar zulümler dolanlar.” Sonsuzluk insan üzerine kuruludur benim þiirlerimde. Þiirlerimin her birinin benim kalbimde kapladýðý yeri insanlýðýn kalbinde de kaplamasýný çok istiyorum. Þiirlerime yabancýlaþmadan yaþýyorum. Yazdýklarým yaþadýklarýmdýr. Yaþadýklarýmýn tek mimarý benim ama yazdýklarýmda etkilendiðim þairlerin izleri de yok deðil.”
Burada devreye girmek istiyorum sevgili Yusuf Alper, sizin 2014 yýlý Yunus Nadi Þiir Ödülü alan “Yolda” kitabýnýzda yer alan tüm þiirlerinizde sadece kendi þiir çizginiz hâkim.
“Yolda” kitabýmda senin de belirttiðin gibi sadece benim þiir çizgim hâkim. Ben beðendiðim þairlerin þiirleri kadar kiþiliklerinden de etkileniyorum. Acýyý taþýmak, mutluluðun hakkýný vermek ille de dostlarýma ve dostluklara deðer vermek benim kiþiliðimde önemli yer tutuyor.”
“Oldukça hassas ve duygusal bir insan olarak acýlarý ve yalnýzlýklarý böylesi bir olgunlukla taþýmanýn kolay olmadýðýnýn farkýndayým. Tek bir yaþamýmýz olduðuna göre tek bir þiirimiz vardýr. Ne ölümleri ne doðumlarý hayatýmýzdan çýkarabiliriz. Seni benim gözümde büyüten deðerlerine yabancýlaþmamýþ olmandýr. Ýçinde sana benzeyen bir baþka Yusuf Alper yok. Þiirlerinde sadece senin duygularýn egemen. Derinlik verdiði sözü tutan, ketum, kalabalýklar içinde kendini yalnýz hisseden, aðzýndan çýkacak her söze özen gösteren, acýlarýný kendisiyle mutluluðunu baþkalarýyla paylaþan, sorumluluk sahibi birisin.
Sözlerime eklemek istediðin baþka özelliklerin var mý sevgili Alper?”
“Sevgili Bedriye, hiç kimse farkýnda olmasa da benim ezik yaným da var. Ezik yaným alçak gönüllülüðümü besliyor. Þiirlerimde söz ve anlam derinliði kadar sözcüklerin orkestrasýna da özen gösteriyorum. Benim kabilem insanlýktýr. Çocuk yaralarýmý saðaltmadan çok çoðaltmayý tercih ediyorum ben. Çok nadir gösteriyorum yaralarýmý insanlara. Kiþisel öfkeyi bilmiyorum. Öfkem bireysel deðil, toplumsaldýr. Soran/sormayan ve sorgulamayan bir topluma sahip olmamýzdan kaynaklanýyor öfkem. Emeðe karþý yapýlan zulme, acýyý ve açlýðý insanlara reva gören sisteme karþý öfke duyuyorum. Sevgi benim yaþama nedenimdir. Toplumsal sevgisizlik benim içimi kanatýyor. Kanayan ve okuyanlarýn da yüreklerini kanatan þiirler yazarak toplumsal çürümenin önüne geçmeyi ilke ediniyorum kendime. Öfkemde aþksýz yaþamanýn sýzýsý da hâkim. Ben ayný zamanda aþk þairiyim de. Aþka dair þiirlerimde emeðin imbiðinden süzülen bir sevgi vardýr. En büyük aþkým da doðadýr. Doða ile iç içe yaþamalarýný isterdim tüm insanlarýn. Ben þiirlerimi güncel hayatýn merkezinden yazýyorum, kendim de güncel hayatýn merkezinde yaþýyorum, içindeyim. Çevreme ve dünyanýn sorunlarýna duyarlý bir insan olarak gördüklerimin ve hissettiklerimin þiirlerini yazýyorum.
“Menzile ne kadar var bilemiyorum/Kim bilebilir ki zaten bu bir piyango/ Kim yokuþun dibinde kim daðýn baþýnda/Ama yolda mutlaka yolda/ Kim gider kim kalýr bilemiyorum//Bulanýk bir suda balýk avlar gibi /Dað baþýnda göz gözü görmez siste /Karanlýkta bitimsiz zifir gecede/ Mezarý baþýnda genç ölen bir kardeþin /Menzile ne kadar var menzil nerede//Hayat yüzüme gözüme bulaþtý bir kere/ Gönderen gönderdi þimdi geri almýyor/ Alsýn mý diyorum asla ama almýyor /Yüzümü gözümü yýkýyorum tarýyorum saçlarýmý/ Saçlarým daha beyaz daha az// Hayat yüzümden gözümden durmaksýzýn aktý.”(Yolda ,s.12)
Evet, bu dizeler “Yolda” þiirine ait. Kitap dört bölümden oluþuyor. Hüznün lirik þairi Yusuf Alper’le þiirleri üzerinde sohbetimizi derinleþtiriyorum. “Yolda” þiir kitabýyla baþlayan sohbetimizi onun tüm þiirleri üzerinde yoðunlaþtýrýyorum. Tüm þiirlerinin “þiir çizgisine” dair düþüncelerimi kendisine özetliyorum bir solukta.
“Senin þiirinle yýllardýr birlikteyim. Þiirin hakkýnda yazýn deðeri taþýyan yazý yazma birikiminden yoksun oluþum beni seninle bu söyleþiyi yapmaya itiyor. Sanatýn her dalýnda olduðu gibi þiirde de aþýrýya kaçmýyor ve fazla yüklenmiyorsun sözcüklere. Þiirlerin ne sözcüðe ne de imgeye boyun eðiyor. Þiirlerinin bütününde boyun eðen imgedir, sözcüktür, sözcüklerin anlamsal ve müziksel bütünlüðüdür…”Ölümdü çýð gibi üstüme gelen/Kalemim yapyalnýz dirimimdi/ Ve yonttum kalemimi çýða sapladým/ Çýðlýðýmý çýð gibi büyütmek için.”(Zamanýn Kýrýlan Aynasý’ndan,s.77)
Þiirle olan bunca yýllýk iliþkinde þiirinin sadece ve sadece sabra boyun eðdiðini gözlemliyorum. Þiirinde ilk sancý senin iç dünyanýn derinliklerindeki hareketlilikle baþlýyor. Sessiz hareketlilik kendisiyle birlikte içsel derinliðin/derin yapýnýn kozasýný oluþturuyor; usul usul ayýklama sürecini tamamlýyor. Kendi doðal sürecini tamamlayan þiirsel süreç aidiyet duygusunu benimsiyor tüm þiirlerinde. Us ve duygu arasýndaki karþýlýklý görüþ alýþveriþi içinde buluyor kendini þiirlerin. Usun sýnýrlarýný aþan þiirlerin, duygusal olgunluða, duygusal yoðunluða ulaþmak için emekliyor. Þairin adýný ve soyadýný taþýma sorumluluðuyla birlikte kendi ayaklarý üzerinde duruyor. Gerçek bir þair olduðun için içindeki karýþýklýðýn þiirdeki gerçek karþýlýðýný bulmasýný sabýrla bekliyorsun. Sen, içsel karýþýklýðýn ancak ve ancak o karýþýklýðý aþabilecek güçte bir yaþam ve sanatsal düzeye ulaþtýðýnda þiirde çözüme kavuþacaðýný biliyorsun. Gerçekte tek iyi bir þiir olamayacaðý gibi tek bir tanýmý da yoktur þiirinin. Kanýmca tanýmý yoktur þiirin. Sende þiir, hepimizin ortak yaþamýdýr. Okuyucudan okuyucuya þiirin, þiirsel derinliðinin, þiirsel anlamýnýn deðiþtiðini biliyorsun. Þiir, okuyucunun þairidir. Tam da bu aþamada "þiirsel sevgi" ile “þair sevgisinin derin" inceliklerine ulaþýyoruz tüm þiirlerini irdelediðimizde. Sende þiirsel sevgi; þiirsel bilginin ve þiirsel seçiciliðin tarifi yapýlmamýþ toplam gücüdür. Sen ise yaratýcýlýðýn okyanusuna dalan bir dalgýçsýn. Her þair daldýðý þiir okyanusunda diðer þairlerin þiir birikiminden de etkilenir.
Þiir hýrsa ve þöhrete yabancýdýr. Bu yola sapanlarýn, þair ile has þiir arasýndaki gerçek baðý ortadan kaldýrdýklarýný bildiðin için bu yanýlgýya düþmüyorsun. “Hayat ellerimde, yüreðimdeydi/ Bense sözcükle vardým, dalgalarýn sesiyle.”( Zamanýn Kýrýlan Aynasý’ndan,s.96 )
Her insan gibi þair de þiirde baþarýlý ve ünlü olmak ister, insani duygu bazýnda. Sende þiir, þiirden beslenen þairlere gerçek kazanýmlarý önceleme bilincini veriyor. Gerçek kazanýmlarýn insana saðladýðý en büyük ödül olan üstün insan olma yolundaki uðraþýsýndan eli boþ, yüzü kara dönmüyorsun. Senin için aldýðýn ödüllerin sayýsý önemli deðildir; önemli olan þairin insan olarak büyüklüðüdür. “Yoruldum insan oldum/ Sen de ol/ insan oldum.” Alçak gönüllülüðün ellerinden öpmeyen ve hayýr duasýný almayan hiçbir sözcük gerçekte has þiirin soyundan deðildir sana göre. Þiirin soyundan gelen her sözcük insani olaný, yani senin þiirlerini kucaklýyor. Tüm þiirlerin nesnelerin yaþamamýza yansýyan gerçek yerini bize gösteriyor.
Yaþam doðurganlýðýný bedensel ve düþünsel farklýlýkla bütünleyen þiir, insana dair farklýlýklarý ayrýcalýk olarak algýlayan sessiz diriliþin simgesidir. Yaratýcýlýk kavramý üzerinde uzun soluklu düþünüyorsun her þiirinde. Sen, öncelikle ne yaratmak istediðini ve yarattýðý yaratý ile ne gibi farklýlýk yaratacaðýný biliyorsun. Ýnsaný merkez almayan düþünce ve duygu duyarlýlýðýna hizmet etmeyen þiir, kendini kendisiyle aldatan bir serüvenin takipçisi olabilir ancak.“Ýnsan bir çýðlýktýr/Ýlk oluþtan varoluþ’a kadar/Bir duvardan öbürüne. (Bütün Þiirleri-GGDY,s 122)
Þairin delilik sýnýrýna yaklaþtýðý anlarýnda þiirin büyüsüyle tanýþmasý da bu yüzdendir. Öyle þiirler yazýyorsun ki, senden önce ve senden sonra yazýlmýþ/ yazýlacak olan þiirler arasýndaki haklý yerini alýyor tüm þiirlerin. Ve o destansý þiirler arasýnda yýllara meydan okumayý içten içe istiyorsun.
Gerçek þair yüzeysel yapýyla fazla oyalanmaz ama acemi bir þair yüzeysel yapýnýn cazibesinden kendisini kurtaramadýðý için derin yapý ile tanýþmasý yýllarýný alabilir. Sen bu yanýlgýya düþmeyen þairlerdensin. Derin yapý ile tanýþmayan þair yüzeyde kalmaya mahkûmdur. Derin yapýya ulaþmak bazý incelikleri ve ciddi þiir birikimi gerektiriyor. Yüzey yapý anne ise derin yapý anneannedir. Derin yapýya ulaþmak ortak bir yapýya ulaþmak gibidir. Ýþte bu yüzden senin tüm þiirlerin ortak bir yapýya ulaþýyor. Bir baþka anlatýmla bir soy aðacýnýn izini sürmeye benziyor bu. Araþtýrma, sabýr, incelik, doðru yöntem... En önemlisi de iyi bir þiirin ulaþmak istediði mertebe daha büyük bir yalnýzlýktýr. Kiþiliðindeki gibi þiirlerindeki yalnýzlýk da tam da bu bakýþ açýsýyla besleniyor. Gerçek þiir, geçmiþin geleceðidir. Bu bir bilinç aydýnlanmasýdýr ve sevgili dostum senin þiirlerin de bu bakýþ acýsý içindeki haklý yerlerini alýyorlar.
Þiirlerin kendi doðurmadýðý çocuklarý doðurmak, doðacak olanlara da gebe kalmayý kendisine düstur ediniyor. Dilin esrarengiz hücrelerinde düþünce deðeri taþýyan sözcükleri depolayan þiir, görüþ derinliðiyle hayatýn özünü kavrýyor. Ýþte bu özle besliyorsun þiirlerini. “Kanayan yüreðimi kim onarabilir/ Artýk bugüne deðil yarýna bakmak varken”(“Zamaný Geçtim,s. 75) Bu kavrayýþ düzyazýnýn þiirle tanýþmasýyla baþlýyor. Mis gibi kokan dizeler þiirin canlýlýðýnýn simgesidir. Þiir iç dünyamýzýn sözcüklerle hipnozudur. Sistemin dayattýðý sýkýþýk deðerlerin yükünden þiirlerini kurtarmayý biliyorsun. “Yalnýz” þiirinden: “Bir küçük kasabada ölüler gibi yalnýz/ Kimsesiz, kimseyi beklemeden görmeden/ Bir camý aralayýp derin bir soluk almak/ Çamlarla örtülü daðlara bakmak yalnýz.”( Bütün Þiirleri-GGDY,s.61)
Sevgili Yusuf Alper, her þiirin kendi gerçeðinle tanýþtýrýyor bizi. ”Anladým bir yeryüzü sürgünü olduðumu yeniden/ Neresinden tutacaðýmý bilemediðim bu hayat/ Hoyrat insanlarýn tornasýnda eðilen, bükülen/ Acýyla, elemle herkesin birbirini ve beni/ Yemesini seyreden, yeniden… yeniden.” (GGDY,“Yeniden” þiirinden) Þiirlerin, çocuðundur senin. Þiirlerinin seni yansýtmasý doðaldýr. Kalýcý ve sorgulayan þiirlerin, okuyucuya seni unutturuyor. Þiir, þairini unutturduðu sürece okuyucunun yüreðinde þairini ölümsüzleþtiriyor. Þiirlerin anlamý ve çekirdeði sayýlan imgeye tutkuyla baðlanan þair, ayný tutkuyla þiirinin, daha iyi bir dünya kurma özleminin heyecanýný da duyumsatýyor okuruna. Þiir, þairin günah çýkarttýðý Tanrý’sýdýr. Ýnsan kendisi olduðu sürece insanlýðýn bir parçasýdýr. Senin þiirlerinin hakikati budur. ”Anladým iflâh olmaz biri olduðumu, yeniden/ Beynime çevrilmiþ silah, göðsüme dayanmýþ hançer,/ Kalbime sokulmuþ dinamit; binbir söz, binbir yüz/ /Anladým aðaçta kýzaran elma, tarlada büyüyen buðday,/ Saksýda yeþil fesleðen, rüzgârla savrulan yaprak, / Tepelerde dönen kartal, anladým, anladým” (GGDY, Yeniden þiirinden s. 183) Bir sanatçýnýn yaþarken ölmesi kendisini tüketmesiyle baþlayan bir süreçtir. Kendini tüketen bir sanatçý (kiþilik olarak) yaþayan eser yaratamaz. Kiþiliðiyle kendisini kazanan bir sanatçý, içinde bulunduðu her koþulda gerçek sanat eseri yaratýyor. Sen, þiire ebeveyn rolü çizmiyor, þiirin ödüllendiren ya da cezalandýran bir sözcükler jürisi olduðundan da söz etmiyorsun. Sen, þiirin insan sevgisi ile þiir sorumluluðunun bir sentezi olduðunu anlatmaya çalýþýyorsun sadece. Korkunun sýnýrladýðý, kiþisel hýrslarýn zirveye taþýndýðý sevgiden söz etmeyen nadir þairlerden birisisin. Asla! Doðru ve güzel olaný yapmak için þairin ihtiyacý olan emeðe dayalý gerçek sevgiden ve gerçek þiir iþçiliðinden söz ediyor þiirlerin. ” Avcýnýn vurduðu yaralý bir kuþ/ Gibi durmadan dolaþtým durdum/ Saçma yüreðinin köþesinde / Saçmýþ kanýný her yanýna evrenin/ Soluksuz býrakmýþ bir dað baþýnda/ /Ormanda yapyalnýz bir çocuk gibi/ Yolunu þaþýrmýþ, kimsesiz solgun/ Umudu örtülmüþ kanlarla yerde/ Avcýnýn vurduðu yaralý bir kuþ/ Gibi durmadan dolaþtým durdum.” (Bütün Þiirleri-GGDY,s27) Þiir, kendi sesiyle konuþur þairiyle. Aklýný da duygularýný da bu aþamada huzura kavuþturur þairin. Þiir, þairine ne yapmak istiyorsa onu yapmasýný öðretiyor. Hayatýmýzý belli beklentilere boðmadan, her koþulda belli sonuçlar almaya kendimizi þartlandýrmadan yaþamakla ancak ve ancak kendimizi özgürleþtirebileceðimizi bize söyleyen, en önemlisi bizi bu gerçeðin bir parçasý yapandýr þiir. Yani þairini, okuyucusunu, özgürleþtirmesidir þiirin büyüklüðü ve yaþam karþýsýndaki toplam gücü. Þiir gerçeðine ulaþmýþ bir þair olarak þiirin dokusunu kýskývrak yakalýyorsun. Þiir canlý bir mekanizma olduðundan sürekli belli evrelerden geçiyor þiirlerin. Bu yüzden þiirin geçtiði evreleri olaðan çýplaklýðýyla anlatan þiirlerinin çözümlemelerine duyulan ihtiyaç her geçen gün artýyor. Sevgili Yusuf Alper tüm þiirlerinde þiirin deðiþik türlerini tek tek mercek altýna alýyorsun.
Bedriye, ben þiir sanatý üzerine çok düþündüm. Þiir sanatýyla ilgili sorunlarla rastlantýsal sorunlarý birbirine karýþtýrmadým. Þiirlerimin her birini taklitten uzaklaþtýrdým. Þiirlerimin genetiðinde bireyden toplumsala doðru bir yönelim söz konusudur. Kiþiliðimde olduðu gibi þiirlerimde de coþkusal içe dönüþ hâkimdir. Okuyucu þiirlerimin tümünde ayný içgüdünün farklýlýklarýný algýlayabilir. Ýlk þiirlerimle son þiirlerim arasýndaki toplumsal bütünlük derinleþerek günümüze deðin gelmiþtir. Ýnsan olarak kendimi yaþamaya ne kadar hazýr hissettiðim ve içine girdiðim çevre toplumsal ve þiirsel bilincimi keskinleþtirmiþtir. Benim þiirlerimde kiþiliðim gibi karmaþa yoktur. Kullandýðým dilde çeliþki yoktur. Baþsýz ve sonsuz olan þiir, toplum gerçekleri gibi insanlarla ortak içgüdülere sahiptir. Ben þiirlerimde kendimi ortaya koymaya özen gösteriyorum. Kendine sürgünlüðümü garipseme.
“Bu öldürmeler çaðýnda neyi yazabilir ozan/ Kalemini yüreðine banýp banýp yazacaksa/ Kimi koyabilir kandile, kimin fitilini yakar/ Bu öldürmeler çaðýnda yüreði yanan bir ozan / Kalemini yüreðine banýp banýp yazan” (Bütün Þiirleri-GGDY,s. 43)
Sevgili Bedriye, þiirlerimde simgesel sözcük kullanmaya özen gösterdim.Hangi sözcükle baþlarsam baþlayayým þiirime tamamen ayný gerçekliðe ulaþýyorum. Þiirsel içerik tüm þiirlerimin özünü oluþturuyor. O içeriðe ulaþmak için asýl sözcükleri çevirmek zorunda kalmýyorum. Gerçeküstücü þiirlerim sýradýþý çaðrýþýmlarla birleþiyor bireysel þiirlerimde. Dil ve anlamý birbirinden ayýrmadým. Ritim, þiirlerimin daha kolay anlaþýlmasýný saðlýyor. Þiirlerimin kolektif yapýsýný güçlendirdim. Böylelikle þiirimin içinde doðduðu toplumsal çevrenin izlerine dokunmadým. Þiirsel coþku kolektif olarak tüm þiirlerimde kendisini gerçekleþtirdiði için toplumsal iliþkiler arasýndaki kusursuz dengeyi ustaca duyarlý bir yolla dile getirir. Böylece insan kendi içgüdüsü ile içinde yaþadýðý toplumun içgüdüsü arasýndaki farký daha kolay algýlar.
Sevgili Yusuf Alper, duygusal bir insan olarak bu akþamki sohbetimizde þiirlerinin duygu boyutundan söz etmeyi de bir sonraki sohbetimize býrakýyorum. Çaðrýlarýma kulak verdiðin için sana teþekkür ediyorum. Güzelliklerle dolu yarýnlarý sevdiklerinle birlikte yaþaman dileðiyle sohbetimizi senin “Þimdi Aynalarda” þiirinin dizeleriyle bitirmek istiyorum:
“Artýk ne güneþ ne pýrýl pýrýl su/ Bir dað baþýnda ölüm korkusu/ Gibi uzaktalar, geçiyor zaman / Kýrýl ayna kýrýl, bozulsun yüzüm/ Daðýlsýn içimde bu hüzünlü an/ Bir günler her þeyden habersiz büyüdüðüm/ Acýlarsýz aðrýlarsýz geçtiðim.”( Bütün Þiirleri-GGDY,s. 92)
Bedriye KORKANKORKMAZ
"Bedriye KORKANKORKMAZ" bütün yazýlarý için týklayýn...
