Arzu DÝNÇER
Karýsýný çok seven çiftçi ve Sokrates (1/2018)
Çiftçi bir karý koca varmýþ. Adam hayvanlarýna çok iyi bakar tarlasýný çok iyi sürer, eker ve biçermiþ. Ve sevgili karýsýný da çok ama çok severmiþ. Ve bu özelliðini de soran sormayan herkeslere anlatmaya bayýlýrmýþ. Karýsý ise evin iþlerini yapar, hayvanlarý saðar, tarla da ekin eker ve biçer, çocuklarý ve evin büyükleri ile ilgilenirmiþ.
Adam donanýmlýymýþ bir o kadar da romantik olduðunu cümle âleme duyurmayý dedik ya pek severmiþ. Bir gün yine sevgili eþine onu ne kadar çok sevdiðini uzun cümlelerle anlatmaya baþlamýþ “ben var ya ben … ben seni öyle seviyorum ki ama sadece ben…” kadýncaðýz sabýrla kocasýnýn kendisini severken kendisini övmesini dinlemeye baþlar o konuþurken de saçlarýnýn þefkatle okþandýðýný yüzünün avuç içine alýnýp gözlerinin içine bakýldýðýný hayal eder dururmuþ. Kendi hayallerinden sýyrýldýðýnda þefkatle kocasýna bakar “Çok þanslý bir kadýným iyi ki senin bu eþsiz ve güzel sevgin var dermiþ.”
Günlerden bir gün karý koca tarla iþlerini halletmek için yola koyulmuþlar. Adam tarla yolundan, koruluktaki meþe ye kadar bilgisine iliþtirdiði her þey için konuþmaya baþlamýþ. Kadýn öðle yemeði için yanlarýna aldýklarý çýkýný bir elinden diðer eline geçirip bir taraftan da eþini tamahla dinliyormuþ. Bir taraftan da konuþma sýrasý kendisine gelmediði için kocasýnýn görmediði kuþlar, minik tarla fareleri, güneþin dallarý okþayýþý üzerine cümleler kurup þiir gibi beyninden eþi ile konuþuyormuþ. Duysa hoþuna gider miydi diyerek bir iki adamýn sözünü kesip cümlelerini dýþa vurmak istemiþ ama ne mümkün adam kuþlarýn anatomisinden, güneþ ýþýnlarýnýn saat deðiþikliðine uðrayan düþme açýlarýndan konuþmaya baþlamýþ.
Neyse efendim tarlaya vardýklarýnda çalýþmaya baþlamýþlar. Adam bir türkü tutturmuþ türkü bittiðinde türkünün öyküsünü anlatmaya baþlamýþ. Kadýncaðýz tarladaki kuyudan su çekmeye gitmiþ türkü öyküsü kendi gökyüzlerine yayýlýrken. Derken kadýn kuyuya saldýðý kovayý çekeyim derken cumburlop suya düþmemiþ mi? Sesini çýkartabildiði kadar imdat diye baðýrmaya baþlamýþ Allahtan o sýrada türkünün öyküsünün son kelamý adamýn aðzýndan çýkmýþ ki küçük bir es vermiþ adam. Böylelikle kadýnýn çýðlýðýný duyabilmiþ.
Kadýncaðýz debelendikçe daha da dibe doðru gidiyormuþ. Adam kadýnýn kuyu da olduðunu gelen sesten anlamýþ baþlamýþ yürümeye bir taraftan da kuyudan su çekmeye iliþkin master yapmýþ bir ilim adamý edasýyla bu konuda ne kadar iyi olduðunu ispat eden cümleler kurmaya baþlamýþ. O konuþtukça kadýnýn takati azalmaya baþlamýþ. Adam kuyunun baþýna geldiðinde artýk kadýnýn sesi tamamen kesilmiþ.
Kadýnýn cenaze törenin de adam törene gelenlere anlatmaya devam etmiþ “Ben karýmý çok severdim çok onu ben öyle çok severdim ki… ah benim sevgim olmasaydý o eþsiz o yüce… “
Bu minik öykünün kýssadan hissesi; bilgiyi paylaþmak duyguyu göstermek her zaman çok güzeldir ama bunu paylaþtýðýmýz paydaþýmýzýn da bunu yapmasýna izin vermediðimiz sürece kendi egomuzu þiþirmekten öte hiçbir þey yapmýþ olmayýz. Onu kaybettikten sonra ah vah etmenin kimseye bir faydasý olmaz. Sevgi emek deðil insanlýk ister diyerek sizinle küçük bir kýssadan hisse öyküsü daha paylaþmak istiyorum.
Eski Yunanda, Sokrates bilgiyi saklamasý sebebiyle saygý deðer bir ün yapmýþtý. Bir gün büyük filozof bir tanýdýðýna rastladý ve adam ona dedi ki
Adam: Arkadaþýnla ilgili ne duyduðumu biliyor musun?
Sokrates: Bir dakika bekle. Bana bir þey söylemeden evvel senin küçük bir testten geçmeni istiyorum. Buna “Üçlü Filtre Testi” deniyor.
Adam: Üçlü Filtre?
Sokrates: Doðru. Benimle arkadaþým hakkýnda konuþmaya baþlamadan önce, bir süre durup ne söyleyeceðini filtre etmek, iyi bir fikir olabilir. Üçlü filtre testi dememin sebebini birazdan anlayacaksýn. Þimdi birinci filtre; “Gerçek Filtresi” Bana birazdan söyleyeceðin þeyin tam anlamýyla gerçek olduðundan emin misin?
Adam: Hayýr. Aslýnda bunu sadece duydum ve…
Sokrates: Öyleyse, sen bunun gerçekten doðru olup olmadýðýný bilmiyorsun. Þimdi ikinci filtreyi deneyelim, ‘Ýyilik Filtresini.’ Arkadaþým hakkýnda bana söylemek üzere olduðun þey iyi bir þey mi?
Adam: Hayýr, tam tersi…
Sokrates: Öyleyse, onun hakkýnda bana kötü bir þey söylemek istiyorsun ve bunun doðru olduðundan emin deðilsin. Fakat yine de testi geçebilirsin, çünkü geriye bir filtre daha kaldý.’ Ýþe yararlýlýk filtresi.’ Bana arkadaþým hakkýnda söyleyeceðin þey benim iþime yarar mý?
Adam: Hayýr, pek deðil.
Sokrates: Ýyi, eðer bana söyleyeceðin þey doðru deðil, iyi deðil, iþe yarar ve faydalý deðilse bana niye söyleyesin ki?
Sevgilerimle,
Arzu DÝNÇER
15/01/2018
Arzu DÝNÇER
arzudincer0@gmail.com
1ÖYKÜ 1KISSADAN HÝSSE
Çiftçi bir karý koca varmýþ. Adam hayvanlarýna çok iyi bakar tarlasýný çok iyi sürer, eker ve biçermiþ. Ve sevgili karýsýný da çok ama çok severmiþ. Ve bu özelliðini de soran sormayan herkeslere anlatmaya bayýlýrmýþ. Karýsý ise evin iþlerini yapar, hayvanlarý saðar, tarla da ekin eker ve biçer, çocuklarý ve evin büyükleri ile ilgilenirmiþ.
Adam donanýmlýymýþ bir o kadar da romantik olduðunu cümle âleme duyurmayý dedik ya pek severmiþ. Bir gün yine sevgili eþine onu ne kadar çok sevdiðini uzun cümlelerle anlatmaya baþlamýþ “ben var ya ben … ben seni öyle seviyorum ki ama sadece ben…” kadýncaðýz sabýrla kocasýnýn kendisini severken kendisini övmesini dinlemeye baþlar o konuþurken de saçlarýnýn þefkatle okþandýðýný yüzünün avuç içine alýnýp gözlerinin içine bakýldýðýný hayal eder dururmuþ. Kendi hayallerinden sýyrýldýðýnda þefkatle kocasýna bakar “Çok þanslý bir kadýným iyi ki senin bu eþsiz ve güzel sevgin var dermiþ.”
Günlerden bir gün karý koca tarla iþlerini halletmek için yola koyulmuþlar. Adam tarla yolundan, koruluktaki meþe ye kadar bilgisine iliþtirdiði her þey için konuþmaya baþlamýþ. Kadýn öðle yemeði için yanlarýna aldýklarý çýkýný bir elinden diðer eline geçirip bir taraftan da eþini tamahla dinliyormuþ. Bir taraftan da konuþma sýrasý kendisine gelmediði için kocasýnýn görmediði kuþlar, minik tarla fareleri, güneþin dallarý okþayýþý üzerine cümleler kurup þiir gibi beyninden eþi ile konuþuyormuþ. Duysa hoþuna gider miydi diyerek bir iki adamýn sözünü kesip cümlelerini dýþa vurmak istemiþ ama ne mümkün adam kuþlarýn anatomisinden, güneþ ýþýnlarýnýn saat deðiþikliðine uðrayan düþme açýlarýndan konuþmaya baþlamýþ.
Neyse efendim tarlaya vardýklarýnda çalýþmaya baþlamýþlar. Adam bir türkü tutturmuþ türkü bittiðinde türkünün öyküsünü anlatmaya baþlamýþ. Kadýncaðýz tarladaki kuyudan su çekmeye gitmiþ türkü öyküsü kendi gökyüzlerine yayýlýrken. Derken kadýn kuyuya saldýðý kovayý çekeyim derken cumburlop suya düþmemiþ mi? Sesini çýkartabildiði kadar imdat diye baðýrmaya baþlamýþ Allahtan o sýrada türkünün öyküsünün son kelamý adamýn aðzýndan çýkmýþ ki küçük bir es vermiþ adam. Böylelikle kadýnýn çýðlýðýný duyabilmiþ.
Kadýncaðýz debelendikçe daha da dibe doðru gidiyormuþ. Adam kadýnýn kuyu da olduðunu gelen sesten anlamýþ baþlamýþ yürümeye bir taraftan da kuyudan su çekmeye iliþkin master yapmýþ bir ilim adamý edasýyla bu konuda ne kadar iyi olduðunu ispat eden cümleler kurmaya baþlamýþ. O konuþtukça kadýnýn takati azalmaya baþlamýþ. Adam kuyunun baþýna geldiðinde artýk kadýnýn sesi tamamen kesilmiþ.
Kadýnýn cenaze törenin de adam törene gelenlere anlatmaya devam etmiþ “Ben karýmý çok severdim çok onu ben öyle çok severdim ki… ah benim sevgim olmasaydý o eþsiz o yüce… “
Bu minik öykünün kýssadan hissesi; bilgiyi paylaþmak duyguyu göstermek her zaman çok güzeldir ama bunu paylaþtýðýmýz paydaþýmýzýn da bunu yapmasýna izin vermediðimiz sürece kendi egomuzu þiþirmekten öte hiçbir þey yapmýþ olmayýz. Onu kaybettikten sonra ah vah etmenin kimseye bir faydasý olmaz. Sevgi emek deðil insanlýk ister diyerek sizinle küçük bir kýssadan hisse öyküsü daha paylaþmak istiyorum.
Eski Yunanda, Sokrates bilgiyi saklamasý sebebiyle saygý deðer bir ün yapmýþtý. Bir gün büyük filozof bir tanýdýðýna rastladý ve adam ona dedi ki
Adam: Arkadaþýnla ilgili ne duyduðumu biliyor musun?
Sokrates: Bir dakika bekle. Bana bir þey söylemeden evvel senin küçük bir testten geçmeni istiyorum. Buna “Üçlü Filtre Testi” deniyor.
Adam: Üçlü Filtre?
Sokrates: Doðru. Benimle arkadaþým hakkýnda konuþmaya baþlamadan önce, bir süre durup ne söyleyeceðini filtre etmek, iyi bir fikir olabilir. Üçlü filtre testi dememin sebebini birazdan anlayacaksýn. Þimdi birinci filtre; “Gerçek Filtresi” Bana birazdan söyleyeceðin þeyin tam anlamýyla gerçek olduðundan emin misin?
Adam: Hayýr. Aslýnda bunu sadece duydum ve…
Sokrates: Öyleyse, sen bunun gerçekten doðru olup olmadýðýný bilmiyorsun. Þimdi ikinci filtreyi deneyelim, ‘Ýyilik Filtresini.’ Arkadaþým hakkýnda bana söylemek üzere olduðun þey iyi bir þey mi?
Adam: Hayýr, tam tersi…
Sokrates: Öyleyse, onun hakkýnda bana kötü bir þey söylemek istiyorsun ve bunun doðru olduðundan emin deðilsin. Fakat yine de testi geçebilirsin, çünkü geriye bir filtre daha kaldý.’ Ýþe yararlýlýk filtresi.’ Bana arkadaþým hakkýnda söyleyeceðin þey benim iþime yarar mý?
Adam: Hayýr, pek deðil.
Sokrates: Ýyi, eðer bana söyleyeceðin þey doðru deðil, iyi deðil, iþe yarar ve faydalý deðilse bana niye söyleyesin ki?
Sevgilerimle,
Arzu DÝNÇER
15/01/2018
Arzu DÝNÇER
arzudincer0@gmail.com
1ÖYKÜ 1KISSADAN HÝSSE
Çiftçi bir karý koca varmýþ. Adam hayvanlarýna çok iyi bakar tarlasýný çok iyi s..." /> 1ÖYKÜ 1KISSADAN HÝSSE
Çiftçi bir karý koca varmýþ. Adam hayvanlarýna çok iyi bakar tarlasýný çok iyi s... ">
"Arzu DÝNÇER" bütün yazýlarý için týklayýn...
