BAKÜ BAKÜ / Sebahattin Karaca
Sebahattin Karaca

Sebahattin Karaca

BAKÜ BAKÜ



Hep batýya, hep batýya düþüncesiyle insan doðuyu unutuyor. Bende de öyle oldu. Batý ülkelerine gidip gelmekten doðuyu ihmal ettim. Aslýnda uzun yýllardan beri aklýmýn bir köþesinde Nepal ve Azerbaycan vardý. Nepal’in kendine has otantik bir dokusu, yaþama biçimi olduðunu yaptýðým araþtýrmalardan biliyordu. Ama kardeþ ülke Azerbaycan oldum olasý ilgimi çok çekmiþti. 1992’de Sovyetlerden özgürlüðüne kavuþan Azerbaycan’a bir gün gitmeyi hayal etmiþtim. O bugüne hasýl oldu. 3 Nisan’da, sabahýn erken saatlerinde Sabiha Gökçen’den havalanan Azerbaycan Havayollarý’na ait uçaðýn içindeydim. Yanýmdaki koltukta eþi Azerbaycanlý, kendisi de restoran iþleten Ýstanbullu bir iþadamý oturuyordu. Uzunca bir süre Bakü ve Azerbaycan hakkýnda beni bilgilendirdi. Onun da anlatýmlarý doðrultusunda var olan heyecaným biraz daha doruða týrmandý bu sayede. 70-80 sene Ruslarýn yönetimi altýnda kalan 24 yýldýr baðýmsýzlýðýný kazanan, ayrý devlet ayný millet olduðumuz ayný dili konuþtuðumuz Azerbaycan halký nasýl yaþar, ne yer, ne içer, kültür, sanat, müziðe nasýl ilgi duyar, ne ile uðraþýrlar, ekonomileri ne durumdadýr gibi sorularýn cevabýný kýsmen aldým.



Ýlk þaþkýnlýk, Haydar Aliyev Havaalaný’nda

2 saat 45 dakika havada süzülen uçak Bakü Havaalaný’na indi. Havaalanýndan içeriye adým atar atmaz gördüðüm manzara karþýsýnda dondum. Bunca yýldýr seyahat ederim, ben hayatýmda hiç bu kadar temiz, gösteriþli bir havaalaný görmedim. Saða sola bakarak yürürken ayaklarým birbirine dolaþýyordu. Abartmýyorum, emin olun aðzým açýk kaldý. Kapýda vize uygulamasý kuyruðunda yerimi aldým, basit bir form doldurarak pasaportumu verdim, 3-5 dakikalýk iþlemden sonra 60 günlük vizemi aldým. Polis kontrolünden sonra internet üzerinden ismini de bildiðim taksi þoförü Timur ile buluþtum. Timur 35-40 yaþlarýnda bir Azeri vatandaþýydý. ”Timur, otele kadar yolculuðumuz ne kadar sürecek” dedim. “Yarým saat abi” dedi. “Timur bana Bakü’yü anlat” dedim. “Bakü çok güzel þehir abi” dedi. “Nasýl güzel þehir “ dedim, ”abi” dedi; “Ruslardan kalan binalarýn çürüklerini yýkýyorlar, yenisini yapýyorlar, saðlam olanlara dýþ cephe giydiriyorlar ve güzelleþtiriyorlar. Estetiðe, güzelliðe ve saðlamlýða çok önem veriliyor. 20 yýlda Bakü dünyanýn en güzel þehirlerinden biri oldu. Ama Bakü’nün dýþýnda diðer kasabalarda geliþme, biraz yavaþ gidiyor ” dedi. Taksi ilerlerken bir yandan Timur’u dinliyor, bir yandan da çevreyi izliyordum. Yolun saðýnda ve solunda öbek öbek, küme küme iki katlý evler vardý. Ama yol boyu örülen duvarla evlerin zemin katý görünmüyordu. Ben bu duvarlarýn trafik gürültüsüne karþý yapýldýðýný düþündüm. Daha sonra öðrendim ki evleri kamufle etmiþler. Ancak þehre girdikten sonra yol güzergahýnda saðlý sollu gördüðüm her þey bana “bu kadar da” olmaz dedirtecek kadar güzeldi. Dört gidiþ dört geliþ yolda otelime doðru ilerlerken sol tarafta gördüm düzenlenen rekreasyon alanlarý, sað tarafta muhteþem binalar her þeyden önce temizliði ile beni þaþýrttýðý kadar büyülüyordu. Artýk ne Timur’u dinliyordum, ne de baþka bir þey düþünüyordum, sadece gördüðüm her þeyi yaþamaya çalýþýyordum. Otele vardým, yerleþtim, güzeldi ancak geliþmekte olan bir semtteydi. Ýzmir‘de gece baþlayan yolculuðumu burada noktalayýp, dinlenmek için kendimi yataða attým. Ýki saatlik dinlenmeden sonra sýrt çantam omzumda resepsiyona indiðimde giriþte tatlý dili ve güler yüzü ile karþýlayan Edile Haným ayný sevecen yaklaþýmýyla bana bugünün geriye kalan kýsmýnda neler yapabileceðimi anlattý. O’nun anlattýklarý doðrultusunda otelden çýktým, kýsa sürede sahile ulaþtým. Sahil saða ve sola doðru kilometrelerce tertemiz düzenlenmiþ haliyle önümde duruyordu. Sað tarafý Devlet Bayrak Alaný’na doðru, sol tarafý da þehir merkezine gidiyordu. Þehir merkezine doðru yürüdüm. Bakü’ye giden herkese bu sahilde en az bir kere yürümesini tavsiye ederim. Ýnanýlmaz güzeldi. Meydanlar, yürüme alanlarý, rekreasyon alanlarý, aðaçlandýrmalar, parklar, özenle yapýlmýþ, tertemiz olan altgeçitler, yürüdükçe gördüklerimden dolayý beni þaþýrtýyordu. Bir tarafýnda Hilton Oteli, diðer tarafýnda hükümet binasý olan meydana geldim. Meydanýn ortasýnda durup 380 derece döndüm, gördüðüm her þeyi fotoðrafladým. Ayaküstü birkaç insanla konuþtum. Türkçe konuþarak anlaþabiliyorduk. Herkes gayet güzel Türkçe konuþuyordu. Yarýn otobüs ile yapmak istediðim þehir turu için duraða gittim. Yetkiliden tur hakkýnda bilgi aldým. “9:20’de baþlýyor birer saat aralýkla yapýlýyor“ dedi. Broþür aldým, ayrýldým. Birkaç cadde, birkaç sokak yürüdükten sonra akþam yemeði için Park Bulvar içindeki Abþeron Cafe and Lounge‘da yerimi aldým ve akþam yemeðimi yedikten sonra, taksi ile otelime geldim.



Sabah kahvaltýdan sonra çok erken otelden ayrýldým. Yaklaþýk bir buçuk saat boyunca kýyýdan ve Park Bulvar‘dan yürüye yürüye ve büyük keyif alarak otobüs duraðýna saatinde yetiþtim. Saat geldi geçti ama otobüs gelmedi. Yanýma durumdan haberdar olan bir taksi þoförü yanaþtý. “Selamün aleyküm, otobüsü bekliyorsan gelmeyecek“ dedi. Neden gelmeyeceðini sorduðumda, ”otobüs güzergahýnda yol kapalý, tamirat var” dedi. Zaman ayýrýp araþtýrdým, doðru söylüyordu. Bu durum üzerine kendisiyle anlaþtým, bana hem rehberlik yapacak hem de þoförlük yapacaktý. Adý Namýq’tý. (Namýk) Anlaþtýk. Bana þehri 3,5 saat boyunca hem gezdirdi hem anlattý. Karþýlýðýnda sadece 65 Türk Lirasý aldý. Bana göre dolu dolu haketmiþti. Þehrin neresinde ne kadar gezilip görülecek nokta varsa ,ki onlar, Azatlýk Meydaný, Port Bakü Ticaret Merkezi, Haydar Aliyev Merkezi, Modern Sanat Müzesi, Kýz Kulesi ve Ýçeri Þehir, Flame Towers, Doðaüstü Park, Bahram Gür Heykeli, Devlet Bayrak Meydaný, Kukla Tiyatrosu ve Park Bulvar içindeki müzeler, hepsini tek tek gezdirdi. Turun arkasýndan “þehir hakkýndaki bu güzel ve faydalý bilgileri Namýk’la gezerek öðrendim“ dedim. Þehir turunu otobüsle yapsaydým belki bu kadar özel ve faydalý olmayabilirdi. Namýq’tan memnun kaldýðým için ertesi gün beni otelden almasýný ve þehrin dýþýnda bana birkaç kasaba gezdirmesini, ayný zamanda beni Ateþ Mabedi’ne götürmesini istedim. Kabul etti ve beni otele býraktýktan sonra ayrýldý. Doðrusu bugün bir buçuk saatlik sabah yürüyüþünden sonra, üç buçuk saat süren þehir turunun ardýndan pestilim çýkmýþtý. Dinlenmek ve gördüklerimi hazmetmek için odama çekildim. Ertesi sabah kahvaltýdan sonra konuþtuðumuz saatte Namýq otelin önünde belirdi. Taksiye bindim, teker dönmeye Namýq anlatmaya baþladý. Azerbaycan’ýn tarihinden iki devlet bir millet olmaktan baþladý, Ýran’da yaþayan 45 milyon Azeri’den devam etti. Bakü’nün gelecek on yýlda kavuþacaðý kent siluetinin baþtan baþa deðiþeceðinden, daha güzel olacaðýndan bahsetti.

Bakü’ye gidildiðinde görülmesi gereken en önemli yerler



KýzKalesi (Qýz Qalasý)


Bakü’de varolan bir efsaneye göre, Kral savaþa giderken, hamile olan eþinden erkek çocuðu bekler. Savaþtan döndüðünde kýz çocuðu olduðunu öðrenince onun öldürülmesi emrini verir. Prensesin dadýsý onu kaçýrýr saklý bir yerde büyütür. Ancak bir gün kral 17 yaþýna basmýþ güzeller güzeli kýzý görünce ona aþýk olur, onunla evlenmek ister. Bu durum kýzýn kabusu olmuþtur. Kýz zaman kazanmak için kraldan öyle bir kale ister ki yapýmý yýllar sürer, buna raðmen o gün gelip çattýðýnda, kale tamamlandýðýnda kýz kaleye çýkar kendini Hazar denizine býrakýr. Kale duvarlarýna çarpan kýz can verir. Baku’yü ziyaret edenlerin birinci sýrada gördüðü yer olan Kýz Kalesi (Qýz Qalasý) gerçekten görülmeye deðer bir yerdir.



Ateþgah, Zeruþtlar tapýnaðý

Ateþe, suya, topraða inananlarýn, canlý cansýz her þeyin içinde ateþ olduðunu düþünenlerin tapýnaðý olarak 17. yy’da inþa edilmeye baþlanmýþ, bugünkü halini ise 19. yy’da almýþ. O dönemde bu bölgede yaþayan insanlar “Zerduþt” olarak anýlýrlardý. Ateþe ve onun kutsal olduðuna inanýr, burada ibadet yaparlardý. Surlarýn içinde büyük ve yüksek bir avlu ve avlunun içerisinde onlarca bölümden oluþmuþ küçük küçük odacýklar vardýr. Avlunun ortasýnda asýrlardan beri yanan ateþ yanmaya devam ediyordu. Azerbeycan Ýslamiyeti kabul edince, Zerduþtlar Hindistan’a göçmüþler. Bugün artýk benzer türde ibadet yapýlmasa da geçmiþi öðrenmek adýna ziyaret edilmesi gereken önemli bir çekim merkezidir.



Ýçeri Þeher

Ýçeri Þeher, kimi yerde Ýzmir’in Kýzlar Aðasý Haný’ný, kimi yerde Ödemiþ’in Birgi’sini, kimi yerde Konya’da Mevlana Türbesini, kimi yerde Boðazýn Kýz Kulesi’ni anýmsatan yönleriyle, Dünya Unesco Listesi’ne girmeyi baþarmýþ tarihi çekirdeðidir. Bakü’nün en eski yerleþim yeri olan Ýçeri Þehir 12. yüzyýlda kenti savunmak amacýyla etrafýna gerdanlýk gibi örülmüþ sur duvarlarý olan en eski kent merkezidir. Ýçinde Kýz Kulesi, Þirvanþahlar Sarayý’nýn yaný sýra pek çok tarihi mekaný, yeme içme alanlarý, otelleri, ve elbette hediyelik eþya dükkanlarýný barýndýrmaktadýr. Bakü’nün göz bebeðidir. Bu tarihi mekanda bulunan Meydan Restaurant’ta bir akþam, Foça’da tanýdýðým Sedef Kaynarkan ve Bakü’de tanýþtýðým Feridun bey ile yediðim yemeðin tadýný ve yaptýðýmýz keyifli sohbeti unutamam.



Bir daha gidebilirsem en az 2-3 hafta gitmek isterim. Türkçe konuþulan, batý þehirleri kadar güzel olan Bakü’ye 3-4 gün yetmez.












Sebahattin Karaca

sebahattinkaraca35@hotmail.com
www.sebahattinkaraca.com



30 Ocak 2018 Salý / 3335 okunma



"Sebahattin Karaca" bütün yazýlarý için týklayýn...