Nilgün ÖZARAR
ANADOLU'DA MÝTOLOJÝDEN, BUGÜNE KADIN!
Yarýn 8 MART.2009 Dünya Emekçi Kadýnlar Günü. Kutlanacak!
Nesini kutlayacaksýnýz bu günün?
Yaþadýðýmýz dünyada milyonlarca kadýn, kadýn olduðunun bile farkýnda deðilken!
Neyi kutluyoruz? Önce bunu sorgulamak istiyorum.
Hala benim ülkemde kadýnlarýn %18’i okuma yazma bilmiyor.
Kýz çocuklarýný okula göndermeyen babalar bu ülkede yaþýyor.
Karýsýný bir polisin gözü önünde 52 yerinden býçaklayan kocalar var benim ülkemde.
Ben bu günü kutlayamýyorum ne yazýk ki .
Ve de mutsuzum, hem de umutsuzum…..!
Bu günün nesini kutluyoruz! Hiç anlamýyorum, Mitolojiden bugüne her alanda kaybedilmiþ bir savaþ vardýr ortada.
Erk’i kaybetmiþiz bir kere, hem de çok eskiden, ama biz kadýnlara bu 8 MART erkek egemen toplum tarafýndan armaðan edilmiþ bir gün diye yutturulmuþ. Amerika’da 1857’de New York’ta 40.000 dokuma iþçisi greve gidiyor, polis iþçilere saldýrýyor, fabrikaya kapatýp kilitliyor sonra yangýn çýkartýyorlar ve çoðu kadýn olan 129 iþçi ölüyor. Kadýnlarý katlettikten sonra aðzýmýza bir parça bal çalmýþlar. Biz de her yýl bu gün yalanýp duruyoruz.
Niye erkekler günü yok, çünkü senede 364 gün onlarýn.
Yalan mý?
Bakýn bu savaþý nasýl kaybetmiþiz:
Anadolu topraklarýnda Lidya, Frigya dönemlerinde ana tanrýçalar varmýþ. O dönemlerde kadýn erkek iliþkileri kim kime dumduma durumunda, erkeðin dölleyici durumu da bilinmediðinden, kadýnlarýn zaman zaman karýnlarýnýn þiþmesi ve bir süre sonrada karýnlarýndan bir canlýnýn çýkmasý nedeni ile kadýný yaratan sanmýþlar ve onu kutsal ilan etmiþler. Kadýn ve erkek bilgeliklerini fikir ve görüþlerini paylaþýrlar, hayatý dengeli bir iþbirliði içersinde yaþarlarmýþ.
Böylelikle kadýnýn yaratan olmasýndan dolayý hakimiyeti tam beþ bin yýl sürmüþ. O yüzden hanýmlar, binlerce yýl medeniyetin beþiði olan üzerinde yaþadýðýmýz bu topraklarýn adý babadolu deðil, Anadolu’dur.
Bu anaerkil dönemde kadýn ve erkeðin üretimi ihtiyaçlarý karþýlamaya yetiyormuþ, ancak nüfusun artmasýyla tarým ve hayvancýlýk için daha geniþ topraklara duyulan ihtiyaç, savaþlarý tetiklemiþ.
Deðiþen yeni koþullarda erkek avcý ve savaþçý olduðundan sürülere, tutsaklara, silahlara ve ürünlere sahip olunca, kadýn geri planda kalmaya baþlamýþ.
Erkek sahip olduklarýný korumaya çalýþýrken mülkiyet kavramýyla beraber kýskançlýk duygularý da erkeðe egemen olmuþ.
Sonuçta erkek, egosu geliþmiþ, ego galip gelip onu benimsemiþ. Ýþte hanýmlar ilk ayrýmcýlýk böyle baþlamýþ.
Sonra çok tanrýlý dinlerden tek tanrýlý dinlere geçilmiþ. Ýþte kadýnýn gücünün ortadan kalktýðý dönem bu dönemdir.
Yaratanýn tanrý olduðu fikri geliþmiþ ve kabul edilmiþ. Bu inanca göre de kadýnýn ruhu olmadýðý, eþ ve ana olarak yaratýldýðý, erkeklerden aþaðýda olduðunu kabul etmiþler. Öyle ki baþa çýkamadýklarý yerde bu sefer ya þeytan demiþler ya da cadý. Binlerce kadýný yakmýþlar…!
Böylece kadýnlarý Tanrý adýna, erkeklerle eþit olduklarý mevkiden indirmiþler. Kimler yapmýþ bunu ERKEKLER!
Þimdi hanýmlar, bu durum yani gücün el deðiþtirmesi politik bir hadisedir. Bu dünyada gördüðünüz ne kadar adaletsiz daðýlým varsa hepsi politiktir bunu aklýnýzdan hiç çýkarmayýn.
Geçmiþte bize yaptýklarý bu üç kaðýttan dolayý erkekler asýrlardýr bir vicdan hesabý içinde yaþamaktadýrlar.
Karanlýkta yaþayan baykuþlar, küçük bir ýþýk gördüklerinde korkar gözlerini kapatýrlar. Erkekler de kadýnlara karþý bilinç altýndaki bu suçluluk duygularýyla, baykuþlar gibi kadýnlarýn saçtýðý ýþýktan hep korkarlar. Onun için gözlerini kapatýrlar ve onlarý görmezden gelirler. Onlar için tek yol vardýr, o da erkek egemenliðini kullanarak, çeþitli mazeretler bularak, dini kullanarak, olmadý doðurganlýðýný kullanarak, olmadý fiziksel zayýflýðýný kullanarak, onlarý sürekli baský altýnda tutmaya çalýþýrlar. Dedim ya bu bir politikadýr ve bu siyasetin deðiþmez bir kuralýdýr.
Ama hanýmlar güneþi balçýkla sývayamazlar ki, biz kadýnlar pýrýl pýrýl güçlü ýþýklarýmýzý saçmaya devam ettiðimiz sürece ve onlar bizi ne kadar baský altýnda tutarlarsa tutsunlar, ne kadar eve kapatmaya çalýþsalar da bunu baþaramayacaklar.
Ne yazýk ki siyaseten ne kadar güçlü olsalar da bize ulaþmaya beyinleri yetmeyecektir.
Biz kadýnlar parlamaya devam edeceðiz!
Acaba bu baykuþ adý nereden gelmiþ?
Bay kuþ dan olabilir mi? Ne dersiniz?
7.Mart.2009 Foça
Nilgün ÖZARAR
nilgun.ozarar@gmail.com
Yarýn 8 MART.2009 Dünya Emekçi Kadýnlar Günü. Kutlanacak!
Nesini kutlayacaksýnýz bu günün?
Yaþadýðýmýz dünyada milyonlarca kadýn, kadýn olduðunun bile farkýnda deðilken!
Neyi kutluyoruz? Önce bunu sorgulamak istiyorum.
Hala benim ülkemde kadýnlarýn %18’i okuma yazma bilmiyor.
Kýz çocuklarýný okula göndermeyen babalar bu ülkede yaþýyor.
Karýsýný bir polisin gözü önünde 52 yerinden býçaklayan kocalar var benim ülkemde.
Ben bu günü kutlayamýyorum ne yazýk ki .
Ve de mutsuzum, hem de umutsuzum…..!
Bu günün nesini kutluyoruz! Hiç anlamýyorum, Mitolojiden bugüne her alanda kaybedilmiþ bir savaþ vardýr ortada.
Erk’i kaybetmiþiz bir kere, hem de çok eskiden, ama biz kadýnlara bu 8 MART erkek egemen toplum tarafýndan armaðan edilmiþ bir gün diye yutturulmuþ. Amerika’da 1857’de New York’ta 40.000 dokuma iþçisi greve gidiyor, polis iþçilere saldýrýyor, fabrikaya kapatýp kilitliyor sonra yangýn çýkartýyorlar ve çoðu kadýn olan 129 iþçi ölüyor. Kadýnlarý katlettikten sonra aðzýmýza bir parça bal çalmýþlar. Biz de her yýl bu gün yalanýp duruyoruz.
Niye erkekler günü yok, çünkü senede 364 gün onlarýn.
Yalan mý?
Bakýn bu savaþý nasýl kaybetmiþiz:
Anadolu topraklarýnda Lidya, Frigya dönemlerinde ana tanrýçalar varmýþ. O dönemlerde kadýn erkek iliþkileri kim kime dumduma durumunda, erkeðin dölleyici durumu da bilinmediðinden, kadýnlarýn zaman zaman karýnlarýnýn þiþmesi ve bir süre sonrada karýnlarýndan bir canlýnýn çýkmasý nedeni ile kadýný yaratan sanmýþlar ve onu kutsal ilan etmiþler. Kadýn ve erkek bilgeliklerini fikir ve görüþlerini paylaþýrlar, hayatý dengeli bir iþbirliði içersinde yaþarlarmýþ.
Böylelikle kadýnýn yaratan olmasýndan dolayý hakimiyeti tam beþ bin yýl sürmüþ. O yüzden hanýmlar, binlerce yýl medeniyetin beþiði olan üzerinde yaþadýðýmýz bu topraklarýn adý babadolu deðil, Anadolu’dur.
Bu anaerkil dönemde kadýn ve erkeðin üretimi ihtiyaçlarý karþýlamaya yetiyormuþ, ancak nüfusun artmasýyla tarým ve hayvancýlýk için daha geniþ topraklara duyulan ihtiyaç, savaþlarý tetiklemiþ.
Deðiþen yeni koþullarda erkek avcý ve savaþçý olduðundan sürülere, tutsaklara, silahlara ve ürünlere sahip olunca, kadýn geri planda kalmaya baþlamýþ.
Erkek sahip olduklarýný korumaya çalýþýrken mülkiyet kavramýyla beraber kýskançlýk duygularý da erkeðe egemen olmuþ.
Sonuçta erkek, egosu geliþmiþ, ego galip gelip onu benimsemiþ. Ýþte hanýmlar ilk ayrýmcýlýk böyle baþlamýþ.
Sonra çok tanrýlý dinlerden tek tanrýlý dinlere geçilmiþ. Ýþte kadýnýn gücünün ortadan kalktýðý dönem bu dönemdir.
Yaratanýn tanrý olduðu fikri geliþmiþ ve kabul edilmiþ. Bu inanca göre de kadýnýn ruhu olmadýðý, eþ ve ana olarak yaratýldýðý, erkeklerden aþaðýda olduðunu kabul etmiþler. Öyle ki baþa çýkamadýklarý yerde bu sefer ya þeytan demiþler ya da cadý. Binlerce kadýný yakmýþlar…!
Böylece kadýnlarý Tanrý adýna, erkeklerle eþit olduklarý mevkiden indirmiþler. Kimler yapmýþ bunu ERKEKLER!
Þimdi hanýmlar, bu durum yani gücün el deðiþtirmesi politik bir hadisedir. Bu dünyada gördüðünüz ne kadar adaletsiz daðýlým varsa hepsi politiktir bunu aklýnýzdan hiç çýkarmayýn.
Geçmiþte bize yaptýklarý bu üç kaðýttan dolayý erkekler asýrlardýr bir vicdan hesabý içinde yaþamaktadýrlar.
Karanlýkta yaþayan baykuþlar, küçük bir ýþýk gördüklerinde korkar gözlerini kapatýrlar. Erkekler de kadýnlara karþý bilinç altýndaki bu suçluluk duygularýyla, baykuþlar gibi kadýnlarýn saçtýðý ýþýktan hep korkarlar. Onun için gözlerini kapatýrlar ve onlarý görmezden gelirler. Onlar için tek yol vardýr, o da erkek egemenliðini kullanarak, çeþitli mazeretler bularak, dini kullanarak, olmadý doðurganlýðýný kullanarak, olmadý fiziksel zayýflýðýný kullanarak, onlarý sürekli baský altýnda tutmaya çalýþýrlar. Dedim ya bu bir politikadýr ve bu siyasetin deðiþmez bir kuralýdýr.
Ama hanýmlar güneþi balçýkla sývayamazlar ki, biz kadýnlar pýrýl pýrýl güçlü ýþýklarýmýzý saçmaya devam ettiðimiz sürece ve onlar bizi ne kadar baský altýnda tutarlarsa tutsunlar, ne kadar eve kapatmaya çalýþsalar da bunu baþaramayacaklar.
Ne yazýk ki siyaseten ne kadar güçlü olsalar da bize ulaþmaya beyinleri yetmeyecektir.
Biz kadýnlar parlamaya devam edeceðiz!
Acaba bu baykuþ adý nereden gelmiþ?
Bay kuþ dan olabilir mi? Ne dersiniz?
7.Mart.2009 Foça
Nilgün ÖZARAR
nilgun.ozarar@gmail.com
"Nilgün ÖZARAR" bütün yazýlarý için týklayýn...
