Elif Y. ÖZEL
TEK KULLANIMLIK SANIYORDUK ÖLÜMÜ! DEÐÝLMÝÞ!
Bence hayat, adaleti taraf tutan cümlelerde aramayý seviyordu.
Hatta bizi, herhangi bir cümleye dâhil edilmemiþ cümleler kadar masum olduðumuz zamanlarda bile, kurulmamýþ cümleleri devirmekle suçlayabiliyordu.
Yüzümüzdeki hüzün baþta olmak üzere, çocukluðumuza dair ne varsa hepsini ayrý ayrý tarifsiz býrakabiliyordu. Çünkü çocukluðumuzu göz kararý yaþamamýzý istiyordu.
Ne acý ki, minicik bedenlerimizin ve un ufak edilmiþ yüreklerimizin, bir tek ruhumuzun sonuna býrakýlan ünlemlerle terbiye edileceðine inanýyordu.
Çünkü hayat, bizim çocuk yanýmýzý yok sayýyordu.
Okunmamak üzere yazýlmýþ bir kitabýn, bütün talihsiz kelimelerini ve bütün þiir olmaya zorlanmýþ cümlelerini bir araya getiriyor, sonra da bunlarla mutlu mesut þiirler yazmamýzý bekliyordu.
Cümlelerimize doðrudan deðil de, dolaylý yoldan tümleç aratabilmek için,
Dahasý, “belki”lerimizi, “ya olursa”larla yol almaya zorlayabilmek için, bizi var olmanýn yok olmaya dönük tarafýnda bekletiyordu.
Çünkü hayat, bizim çocuk yanýmýzý görmezden geliyordu.
Bizi, sýnavda olmadýðýmýz halde çoktan seçmeli sorularla sýnýyordu
Ve geç kalmadýðýmýz halde koþmamýzý istiyordu.
Kim bilir belki de bize, ölümün de en az yaþam kadar kurallý olduðunu anlatmaya çalýþýyordu. Bunun için de, önümüze her gün yeni kurallar listesi koyuyordu.
Çemkiren kelimelerle idrak yeteneði bozuk cümleler kuralým diye de, önce lügatýmýzdaki bütün saygýdeðer kelimeleri zimmetine geçiriyordu, sonra da onlarý arz talep dengesine bakmaksýzýn piyasaya sürüyordu.
Kýsacasý hayat bizi, müsait bir yerde deðil de, caný nerede isterse orada býrakýyordu. Yani bizim, böylesi bir hiçliðin içinde kaybolmamýz için elinden geleni yapýyordu.
Yeniden doðabilmemiz için deðil de, sanki bizi, ölümün tek kullanýmlýk olmadýðýna ikna edebilmek için uðraþýyordu. Bunun için de sadece ve sadece ölümle yoklama alýyordu.
Sorular tükense de, gitme vakti gelse de, bize her defasýnda ve de yüzsüzce aðzýmýzdan aldýðý cümleleri aratýyordu.
Çünkü hayat, bizimle iyiden iyiye dalga geçiyordu.
Var gücümüzle ayak diresek de kendisine,
Ölümün tek kullanýmlýk olduðunu ispat etsek de,
Bizi öyle ya da böyle tükenmek üzere tamamlamaya devam ediyordu.
Elif Y. ÖZEL
"Elif Y. ÖZEL" bütün yazýlarý için týklayýn...
Bence hayat, adaleti taraf tutan cümlelerde aramayý seviyordu.
Hatta bizi, herhangi bir cümleye dâhil edilmemiþ cümleler kadar masum olduðumuz zamanlarda bile, kurulmamýþ cümleleri devirmekle suçlayabiliyordu.
Yüzümüzdeki hüzün baþta olmak üzere, çocukluðumuza dair ne varsa hepsini ayrý ayrý tarifsiz býrakabiliyordu. Çünkü çocukluðumuzu göz kararý yaþamamýzý istiyordu.
Ne acý ki, minicik bedenlerimizin ve un ufak edilmiþ yüreklerimizin, bir tek ruhumuzun sonuna býrakýlan ünlemlerle terbiye edileceðine inanýyordu.
Çünkü hayat, bizim çocuk yanýmýzý yok sayýyordu.
Okunmamak üzere yazýlmýþ bir kitabýn, bütün talihsiz kelimelerini ve bütün þiir olmaya zorlanmýþ cümlelerini bir araya getiriyor, sonra da bunlarla mutlu mesut þiirler yazmamýzý bekliyordu.
Cümlelerimize doðrudan deðil de, dolaylý yoldan tümleç aratabilmek için,
Dahasý, “belki”lerimizi, “ya olursa”larla yol almaya zorlayabilmek için, bizi var olmanýn yok olmaya dönük tarafýnda bekletiyordu.
Çünkü hayat, bizim çocuk yanýmýzý görmezden geliyordu.
Bizi, sýnavda olmadýðýmýz halde çoktan seçmeli sorularla sýnýyordu
Ve geç kalmadýðýmýz halde koþmamýzý istiyordu.
Kim bilir belki de bize, ölümün de en az yaþam kadar kurallý olduðunu anlatmaya çalýþýyordu. Bunun için de, önümüze her gün yeni kurallar listesi koyuyordu.
Çemkiren kelimelerle idrak yeteneði bozuk cümleler kuralým diye de, önce lügatýmýzdaki bütün saygýdeðer kelimeleri zimmetine geçiriyordu, sonra da onlarý arz talep dengesine bakmaksýzýn piyasaya sürüyordu.
Kýsacasý hayat bizi, müsait bir yerde deðil de, caný nerede isterse orada býrakýyordu. Yani bizim, böylesi bir hiçliðin içinde kaybolmamýz için elinden geleni yapýyordu.
Yeniden doðabilmemiz için deðil de, sanki bizi, ölümün tek kullanýmlýk olmadýðýna ikna edebilmek için uðraþýyordu. Bunun için de sadece ve sadece ölümle yoklama alýyordu.
Sorular tükense de, gitme vakti gelse de, bize her defasýnda ve de yüzsüzce aðzýmýzdan aldýðý cümleleri aratýyordu.
Çünkü hayat, bizimle iyiden iyiye dalga geçiyordu.
Var gücümüzle ayak diresek de kendisine,
Ölümün tek kullanýmlýk olduðunu ispat etsek de,
Bizi öyle ya da böyle tükenmek üzere tamamlamaya devam ediyordu.
Elif Y. ÖZEL
"Elif Y. ÖZEL" bütün yazýlarý için týklayýn...
