Yiyerek Ölmek, Ölerek Yaşamak
Hamlet’in Horatiosu vardı, Don Quıxote’un Sancho Panza’sı.
Hayaletlere, yel değirmenlerine saldırmak mesele değil,
önemli olan bir yoldaş edinmekti.
Havarisiz İsa, çarmıhını sırtında taşır, çarmıhını yani yalnızlığını.
Don Quıxote yalnız değildi.
Rüyası olan insan, bedeli ne olursa olsun, o rüyadan uyanmak istemez.
Düş görmenin destanıdır Don Quıxote. Karikatür değil, varlığı yapan eylemin kendisi.
Eylemden yola çıkarak gerçeği yeniden inşa etmenin anlayışı.
Bir insanın değeri nereden geldiğine değil, nereye gittiğine bağlıdır.
Bir bak kendine: Nereye gidiyorsun?
Sevilla hapishanesinin başkahramanı, zamanın ötesinden kulaklarımıza şunu fısıldıyor:
İnsan, uğruna hayatını feda etmeyi göze aldığı rüyasının büyüklüğüyle insan olur.
Sen hangi rüyayı görüyorsun?
Yiyerek ölmek değil, ölerek yaşamanın şiiridir o.
|