Sebahattin Karaca
GÝRÝLMEYEN HARBÝN YIKIMINI YAÞAYAN FOÇA’YA II.DÜNYA SAVAÞININ HEDÝYESÝ BUZHANE (BALIK HALÝ) NÝN ÖYKÜSÜ
Neredeyse tüm yerküreyi kapsayan II. Dünya Savaþý, 1939'dan 1945 yýlýna kadar sürdü. Savaþa dönemin büyük güçleriyle birlikte, dünya ülkelerinin büyük çoðunluðu katýldý. Ýki karþýt askerî ittifak kuruldu: Savaþan taraflarýn (Müttefikler ve mihver devletler) tüm zorlama ve ikna çabalarýna raðmen Türkiye savaþa girmedi.
Savaþa girmeyen ve tarafsýz kalma kararý alan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, diðer bazý noktalarla birlikte her zaman stratejik önem arz etmiþ olan Foça’ya da karadan ve denizden giriþleri yasakladý. Oysa Osmanlý kayýtlarýnda görüldüðü üzere 1894 yýlýnda Osmanlý, Ýngiliz, Ýtalyan, Yunan bandralý 363 vapur ile 2706 yelkenli gemi girip çýkmýþtýr. Limanýn kapandýðý 1939 yýlýnda ise 500 civarýnda büyük tonajlý, çeþitli tonajlarda 3000 civarýnda yelkenli ticari geminin giriþ çýkýþ yaptýðý tahmin edilmektedir.
Yasaklarla beraber buradan yapýlan Uluslararasý ticaret durdu. Foça’nýn ticari ve sosyal hayatý felç oldu. Ýþsizlik arttý. 5 yýl süren savaþ boyunca geceleri uygulanan karartma halký bunalttý. Yasaklarla birlikte özellikle dört ana tuz deposunda 3 vardiyada çalýþan 800 iþçinin (bir bölümü Ýzmir Çamaltý tuzlasýnda iþ baþý yapsalar da), yaklaþýk 500 çalýþanýnýn pek çoðu geçim derdinden dolayý ailesini de alarak baþka yerlere göç etti. Nüfus azaldý. Pek çok dükkân kapandý. Ýþçilerle beraber esnaf ve tüccarlar da Foça’yý terk etti. Kentin tek oteli ile 2 hamamý da kapandý. Limanýn geniþletilerek açýlmasý ile beraber baþlayan güzel rüya, savaþýn getirdiði yasaklar nedeniyle büyük bir kâbusla bitti.

Küçükdeniz'de dolumu bekleyen gemi
KARAKOL (KARAKOL DURAÐI)
Yasaklarýn sýký takibi ve uygulanmasý için Foça’da da çeþitli önlemlere baþvuruldu. Ýzmir – Çanakkale yolundaki Foça sapaðýna (þimdiki Novada Avm karþýsý) karakol kuruldu. O zamandan beri buranýn adý Karakol duraðýdýr. Foça’ya giriþlerin ilk denetimi bu noktada olurdu. Daha sýký ve ayrýntýlý 2.nci kontrol ise Foça giriþinde yapýlýrdý. Pazarcýya, mal ve ürün satmak isteyenlere Foça’ya giriþ izni verilmezdi. Akraba ziyaretleri için gelenler ise sýký sýkýya kontrole tabii tutulurdu.
1939’dan 1959’a kadar âtýl kalan tuz depolarý içler acýsý haldeydi. Baþta kiremitleri olmak üzere kapý ve pencere doðramalarý sökülüp alýnýyor, yeni yapýlan binalar da kullanýlýyordu. Kalýn, saðlam, uzun olan kiremit altý ahþap doðramalar pek çok evin orta direði olmuþtu. Savaþtan önce temeli atýlan, ama inþaatýna 20 yýl ara verilen ortaokul binasýnýn çatý doðramasý ve kiremitleri 1959 yýlýnda þimdiki Ziraat Bankasý’nýn bulunduðu yerde bulunan 1 No.lu tuz deposundan Maliye Bakanlýðý’nýn izniyle alýnmýþ ve okul tamamlanmýþtý. Deponun geriye kalan kýsmý ise kýsa sürede pis ve metruk bir yapýya dönmüþtü. Ayný yýl Küçükdeniz’de yaklaþýk 70 yýl boyunca varlýðýný sürdüren, Foça’nýn ticari, ekonomik ve sosyal yaþamýný Ege kýyýlarýnda zirveye taþýyan tuz depolarý vatandaþlar için hayati tehlike arz etmeye baþlamýþtý.
BELEDÝYE HAREKETE GEÇTÝ
Bunun üzerine dönemin Belediye Baþkaný Mustafa Konuk Maliyeye baþvurarak binanýn Belediyeye satýlmasýný istedi. Türlü yazýþmalarýn ardýndan 1 no’lu depo 25.000.-Türk Lirasý karþýlýðýnda, Maliye Bakanlýðý’nýn oluru ile Foça Belediyesi’ne devredildi. Belediye ayný yýl, encümen kararýyla deponun parselasyonunu yaptý. Tek depodan 3 parsel oluþturdu. Oluþturulan parsellerden ilkini Ziraat Bankasý’na 25.000.- TL’ye, yanýndaki parseli de 13.500.-TL karþýlýðýnda 115 sayýlý Baðarasý Tarým Kredi Kooperatifi’ne sattý. Bu iki resmi kurum, inþaatlarýný çok kýsa sürede tamamlayarak, hizmet binalarýný buraya taþýdýlar.

1880'ler Büyükdeniz'de rýhtým yapýmý ve dere yataðý deðiþimi
BELEDÝYENÝN ÝKÝ ÞARTI FOÇA’NIN GELECEÐÝ ÝÇÝN DE ÖNEMLÝYDÝ
3 no’lu parsele gelince (bugünkü Balýk Hali), burada durum biraz farklý geliþti.
Belediye; Söz konusu parseli sýký bir pazarlýk ile sözleþmeye baðlayýcý birçok þartta koyarak Cal..x, yað firmasýna 25.000.-TL. bedelle sattý.
Satýþ sözleþmesinde 2 önemli madde vardý. Bunlardan birincisi; yapýlacak yað deposu yað sýzdýrmayacak, denizi ve çevreyi kirletmeyecekti. Ýkincisi ise firma þayet herhangi bir nedenle parseli satmaya karar verirse, anlaþýlan fiyat üzerinden sadece Foça Belediyesi’ne geri satabilecekti.
Firma, vakit kaybetmeden kollarý sývadý, inþaata baþladý. O günkü imkanlarla þimdiki Balýk Hali binasýný yapmak hiç de kolay deðildi. Ýnþaat devam ederken 27 Mayýs 1960 ihtilali oldu. Mustafa Konuk görevden alýndý. Bir sonraki seçimlere kadar Foça Belediye Baþkanlýðý görevi, Askeri Ýdarenin atadýðý Kaymakamlar tarafýndan yürütüldü.
Bu sürecin ardýndan yapýlan ilk seçimlerde Mustafa Konuk, yeniden Belediye Baþkanlýðý koltuðuna oturdu.
Makine yaðý dolum tesisi olarak yapýlan binanýn duvarlarýyla ilgili olarak her þey iyi planlanmýþ ve saðlam inþa edilmiþti. Ancak; zeminin dolgu olmasý, deniz suyunun alttan iþlemesine ait statik hesaplarýn tutmamasý, ortaya büyük bir sorun çýkardý. Daha ilk dolduruþta zeminden yað kaçmaya baþladý.
Her ne kadar tamir, onarým ve güçlendirme yapýlmaya çalýþýlsa da, yað sýzmasý bir türlü engellenemedi.
(Oysa Osmanlý; hem de 1880’li yýllarda, benzer binalar ve Büyükdeniz’de Sosyal Tesisten Hanedan oteline kadar rýhtým yaparken, kazýk sistemini kullanmýþtý) (Resimlere bakýnýz)
Baþkan Selçuk Dirim, yaptýðý çok sayýda görüþmenin sonunda, parseli, üstündeki bina ile birlikte ayný paraya yani 25.000.-TL’ye Foça Belediyesi’ne tekrar kazandýrdý. Binanýn Buzhane’ye dönüþtürülmesine karar verildi.

Aþýklar Yolu bölgesi eski hali
SÜLEYMAN EGE BUZHANENÝN NASIL YAPILDIÐINI ANLATIYOR
Bina geri alýndýktan sonra buzhaneye dönüþünceye kadar olup bitenleri Belediyede uzun yýllar memurluk yapan, ayný zamanda 1980-1984 yýllarý arasýnda Belediye Baþkanlýðý görevini de yürüten deðerli büyüðümüz Süleyman Ege’nin aðzýndan dinleyelim.
“Ýller Bankasýna müracaat ederek mevcut binamýzdan bahisle, buzhane ve soðuk hava deposu yapmak istediðimizi bildirdik. Cevap çok çabuk geldi. Meðer Bilecik bizden önce müracaat etmiþ, sonra ya caymýþlar ya da sözleþmenin gereklerini yerine getirmemiþler. Dolaysýyla Ýller Bankasý da projeyi askýya alýnca buz üretim makinasý ve aksesuarlarý ellerinde kalmýþ. Apar topar yazýþmalarý yaptýk. Baþkanlýk yazýsýyla Ankara’ya gittim. Ulus’ta bir otele yerleþtim. Ertesi gün bir kamyon kiraladým. Malzemeleri almaya gittiðimde ne göreyim soðuk havanýn kapýsý yok. “Kapý olmadan diðerlerini almam” dedim. “Sen al, biz arkadan göndeririz” dediler. Kabul etmedim. “Siz yaptýrýn, ben bekler bitince hepsini beraber alýr götürürüm” dedim. Kabul ettiler. Kapý, Et Balýk Kurumu’nda yapýldý. Bir kapýnýn yapýlmasýný on gün bekledim. Her gün PTT’ye gittim. Bugünkü gibi telefon yoktu. Saatlerce sýra bekledim. Geliþmeleri günü gününe baþkana aktardým.”
“Bu arada buzhanenin þimdiki kapýsýnýn açýlmasý gerekiyordu. Aksi taktirde makinalar, büyüklüðünden dolayý içeri sokulamazdý. Üstteki delikten demir merdivenle depoya giren iki kiþi içerden; iki kiþi de dýþarýdan, (o zamanlar hilti filan yok) keski, murç ve çekiçle kapýyý açabilmek için günler boyu çalýþtý. Nihayet Balýkhanenin þimdiki kapýsý o günlerde açýldý. Ýçeride soðuk havanýn bir kat duvarý örüldü. Kapý takýldý. Bu iþlerin yapýlmasýnda marangoz Hüseyin Ýyigün çok emek sarf etti. Makinalar kuruldu. Elektrik tesisatlarý döþendi. Tedbiren buzlar erimesin diye, 2 adet jeneratör yedek olarak devreye baðlandý.”
“Ýlk buz kalýbýný almak, ona dokunmak balýkçýlar arasýnda sevinç ve heyecan yarattý. O zamana kadar tuttuklarý balýklarý satamadýklarýnda tenekelerde tuza basýyor bekletiyorlardý. Üretilen buzlarý soðuk havaya koymaya baþladýk ancak duvarlar izolasyonlu olmadýðýndan fazla buz stoklayamýyorduk. Soðuk havaya bir duvar daha örülmesi ve iki duvarýn arasýna tecrit malzemesi olarak mantar plakasý konulmasý gerekti. Ýzmir’de bulamadýk. Görev kaðýdý ile Ýstanbul’a gittim. Ýstanbul kazan ben kepçe, sora sora, danýþa danýþa fabrikayý buldum. Sahibi ile görüþtüm. Para olmadan veremem demesine raðmen yaptýðým konuþma ile itimat saðlamýþ olmam gerekir ki, sonunda dayanamadý verdi. Bu anlattýklarým 60 sene önce yaþananlar. Gencim, fabrikatörü inandýrmak kolay olmadý. Kamyon buldum. Baþka yük almasýný bekledim. Aksi taktirde nakliye çok pahalýya gelecekti. Þoför ile muavinin yanýna oturdum gün boyu yol geldik. Yollar taþlý topraklý stabil yol. Bugünkü gibi asfalt deðildi. Susurluk’ta yaðan yaðmur yolun üstünü götürmüþ. Muavin indi, yolu ayaklarýyla yokladý, þoför ile iþaret diliyle konuþa konuþa bir müddet sonra tehlikeli bölgeyi geride býraktýk. En nihayet Foça’ya geldiðimde yorgunluðumu unuttum sevincim görülmeye deðerdi. Kýsa sürede soðuk havaya bir duvar daha örülürken araya tecrit için mantar plakalarý koymak suretiyle, soðuk havayý bitirdik. Tam kapasite çalýþmaya baþladýðýnda amaca ulaþýldýðý için bendeki sevinç günlerce sürdü. Kýsa bir süre sonra yapýlan seçimle Selçuk Dirim baþkan olarak mazbatasýný alýnca elektrik konusuna el attý. Sokaktaki tahta direkleri demir direklerle deðiþtirdi. Arýzalar azaldý. Onarýmlar daha kolaylaþtý. Buzhane tam kapasite çalýþmaya baþladý. Bu arada yattýðý yer nur olsun Selçuk Dirim tatil köyünün açýlmasýný da saðladý. Foça’nýn adý sadece yurt içinde deðil, ayný zamanda yurt dýþýnda da duyulmaya baþladý. Eskiden elde kalan balýklar tuza basýlýr ertesi günü satýlmayý beklerken, artan talepten dolayý tutulan balýklar yetmez oldu. Tam bu noktada önceden tedarik ve muhafaza için soðuk hava deposu çok iþe yaradý. “

Kale Ýçi 1960'larýn baþý
BUZHANE ARAZÝSÝNÝN BÝR BÖLÜMÜNE RESTORAN
1967 yýlýnda Selçuk Dirim baþkanýn vefatý sonrasý yapýlan ara seçimlerde 3. Kez olmak üzere baþkanlýk koltuðuna yeniden Mustafa Konuk oturdu. Fabrika gibi çalýþan buzhanenin tespit edilen ihtiyaçlarýný temin etti. Buz için çevre ilçelerden, beldelerden gelenler eli boþ gönderilmedi. Bu arada Fransýz Tatil Köyü’nün ful kapasite çalýþmasý, Askeri birliklerin çoðalmasý ve asker sayýsýnýn artmasý, sivil nüfusun ise Tatil köyü ile birlikte artmasý neticesinde su þebekesi geniþletiþmiþ kuyu sayýsý arttýrýlmýþ, ardýndan daha birkaç yýl önce tahtadan demire dönüþen direkler bu defa güçlendirilmiþ elektrikle beraber beton direklerle deðiþtirilmiþtir. Bu noktada þunu da belirtmekte fayda var. O yýllarda 750 civarýnda elektrik abonesi var. Elektrik iþleri; saat okuma, arýza giderme, tahsilat olmak üzere her iþ belediye tarafýndan yürütülmekteydi. 1985-86 yýllarýnda elektrik iþlerini Tedaþ devir aldý. Belediye rahatladý.
Mustafa Konuk’un 1970 yýlýnda beklenmedik ani ölümünün ardýndan yapýlan ara seçimle baþkanlýk koltuðuna Hasan Onay oturdu. Onay, o dönem için Küçükdeniz’de eksikliði hissedilen balýk restoranýný, buzhanenin denize bakan cephesinin yarýdan fazlasýný kaplayacak þekilde, o zamana kadar, Büyükdeniz’de iþletmecilik yapan Hayrettin Köklü’ye restoran yapmasý þartýyla verdi. O günden beri ayný restoran ayný isimle farklý iþletmeciler tarafýndan iþletilmektedir. Hasan Onay, þimdiki Liman restoranýn karþýsýnda denize sýfýr noktada bulunan mezbahanýn, eski mezarlýðýn bitiþiðinde yapýlan yeni binaya taþýnmasýný saðladý. Bununla beraber þimdiki belediye binasýný bitirme noktasýna getirdi. Ama binanýn bittiði tarih ile yerel seçim üst üste örtüþünce koltuða bu defa Reha Midilli oturdu.
Ýlerleyen yýllarda Baþkan Gökhan Demirað ise kurul tarafýndan onaylanan proje çerçevesinde Buzhane- Balýk Hali binasýnýn koruma amaçlý tescilini saðlayarak yine ayný izin çerçevesinde üstüne balýkçýlar kahvesini inþa ettirdi.
Þimdilerde vizyon dediðimiz “öngörü” bir kentin geleceðinin planlanmasýnda olmazsa olmaz mahiyettedir. Ve her yöneticide olmasý gereken en önemli özelliktir.
Þayet yað firmasýna parselin satýþ sözleþmesine; koþul olarak o çok önemli 2 madde yazýlmasaydý, kim bilir oranýn hali ve Küçükdeniz’in tamamý bugün ne durumda olurdu. Düþünmek bile istemiyorum.
Emeði geçenlere þükranlarýmla…
Sebahattin Karaca
2 Þubat 2022

Küçükdeniz eski hali

Küçükdeniz iskeleler

Küçükdeniz sahil yapýmý

Küçükdeniz eski mezbaha
Kaynaklar: Dr. Erkan Serçe “Aydýn Vilayeti Foçateyn Kazasý Salnameleri”
Foça Eski Belediye Baþkaný Süleyman Ege ile 27.01.2022 tarihinde yapýlan söyleþi
Fotoðraflar: Nihat Dirim ve Fulya Baykal arþivinden
Sebahattin Karaca
sebahattinkaraca35@hotmail.com
www.sebahattinkaraca.com
Neredeyse tüm yerküreyi kapsayan II. Dünya Savaþý, 1939'dan 1945 yýlýna kadar sürdü. Savaþa dönemin büyük güçleriyle birlikte, dünya ülkelerinin büyük çoðunluðu katýldý. Ýki karþýt askerî ittifak kuruldu: Savaþan taraflarýn (Müttefikler ve mihver devletler) tüm zorlama ve ikna çabalarýna raðmen Türkiye savaþa girmedi.
Savaþa girmeyen ve tarafsýz kalma kararý alan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, diðer bazý noktalarla birlikte her zaman stratejik önem arz etmiþ olan Foça’ya da karadan ve denizden giriþleri yasakladý. Oysa Osmanlý kayýtlarýnda görüldüðü üzere 1894 yýlýnda Osmanlý, Ýngiliz, Ýtalyan, Yunan bandralý 363 vapur ile 2706 yelkenli gemi girip çýkmýþtýr. Limanýn kapandýðý 1939 yýlýnda ise 500 civarýnda büyük tonajlý, çeþitli tonajlarda 3000 civarýnda yelkenli ticari geminin giriþ çýkýþ yaptýðý tahmin edilmektedir.
Yasaklarla beraber buradan yapýlan Uluslararasý ticaret durdu. Foça’nýn ticari ve sosyal hayatý felç oldu. Ýþsizlik arttý. 5 yýl süren savaþ boyunca geceleri uygulanan karartma halký bunalttý. Yasaklarla birlikte özellikle dört ana tuz deposunda 3 vardiyada çalýþan 800 iþçinin (bir bölümü Ýzmir Çamaltý tuzlasýnda iþ baþý yapsalar da), yaklaþýk 500 çalýþanýnýn pek çoðu geçim derdinden dolayý ailesini de alarak baþka yerlere göç etti. Nüfus azaldý. Pek çok dükkân kapandý. Ýþçilerle beraber esnaf ve tüccarlar da Foça’yý terk etti. Kentin tek oteli ile 2 hamamý da kapandý. Limanýn geniþletilerek açýlmasý ile beraber baþlayan güzel rüya, savaþýn getirdiði yasaklar nedeniyle büyük bir kâbusla bitti.

Küçükdeniz'de dolumu bekleyen gemi
KARAKOL (KARAKOL DURAÐI)
Yasaklarýn sýký takibi ve uygulanmasý için Foça’da da çeþitli önlemlere baþvuruldu. Ýzmir – Çanakkale yolundaki Foça sapaðýna (þimdiki Novada Avm karþýsý) karakol kuruldu. O zamandan beri buranýn adý Karakol duraðýdýr. Foça’ya giriþlerin ilk denetimi bu noktada olurdu. Daha sýký ve ayrýntýlý 2.nci kontrol ise Foça giriþinde yapýlýrdý. Pazarcýya, mal ve ürün satmak isteyenlere Foça’ya giriþ izni verilmezdi. Akraba ziyaretleri için gelenler ise sýký sýkýya kontrole tabii tutulurdu.
1939’dan 1959’a kadar âtýl kalan tuz depolarý içler acýsý haldeydi. Baþta kiremitleri olmak üzere kapý ve pencere doðramalarý sökülüp alýnýyor, yeni yapýlan binalar da kullanýlýyordu. Kalýn, saðlam, uzun olan kiremit altý ahþap doðramalar pek çok evin orta direði olmuþtu. Savaþtan önce temeli atýlan, ama inþaatýna 20 yýl ara verilen ortaokul binasýnýn çatý doðramasý ve kiremitleri 1959 yýlýnda þimdiki Ziraat Bankasý’nýn bulunduðu yerde bulunan 1 No.lu tuz deposundan Maliye Bakanlýðý’nýn izniyle alýnmýþ ve okul tamamlanmýþtý. Deponun geriye kalan kýsmý ise kýsa sürede pis ve metruk bir yapýya dönmüþtü. Ayný yýl Küçükdeniz’de yaklaþýk 70 yýl boyunca varlýðýný sürdüren, Foça’nýn ticari, ekonomik ve sosyal yaþamýný Ege kýyýlarýnda zirveye taþýyan tuz depolarý vatandaþlar için hayati tehlike arz etmeye baþlamýþtý.
BELEDÝYE HAREKETE GEÇTÝ
Bunun üzerine dönemin Belediye Baþkaný Mustafa Konuk Maliyeye baþvurarak binanýn Belediyeye satýlmasýný istedi. Türlü yazýþmalarýn ardýndan 1 no’lu depo 25.000.-Türk Lirasý karþýlýðýnda, Maliye Bakanlýðý’nýn oluru ile Foça Belediyesi’ne devredildi. Belediye ayný yýl, encümen kararýyla deponun parselasyonunu yaptý. Tek depodan 3 parsel oluþturdu. Oluþturulan parsellerden ilkini Ziraat Bankasý’na 25.000.- TL’ye, yanýndaki parseli de 13.500.-TL karþýlýðýnda 115 sayýlý Baðarasý Tarým Kredi Kooperatifi’ne sattý. Bu iki resmi kurum, inþaatlarýný çok kýsa sürede tamamlayarak, hizmet binalarýný buraya taþýdýlar.

1880'ler Büyükdeniz'de rýhtým yapýmý ve dere yataðý deðiþimi
BELEDÝYENÝN ÝKÝ ÞARTI FOÇA’NIN GELECEÐÝ ÝÇÝN DE ÖNEMLÝYDÝ
3 no’lu parsele gelince (bugünkü Balýk Hali), burada durum biraz farklý geliþti.
Belediye; Söz konusu parseli sýký bir pazarlýk ile sözleþmeye baðlayýcý birçok þartta koyarak Cal..x, yað firmasýna 25.000.-TL. bedelle sattý.
Satýþ sözleþmesinde 2 önemli madde vardý. Bunlardan birincisi; yapýlacak yað deposu yað sýzdýrmayacak, denizi ve çevreyi kirletmeyecekti. Ýkincisi ise firma þayet herhangi bir nedenle parseli satmaya karar verirse, anlaþýlan fiyat üzerinden sadece Foça Belediyesi’ne geri satabilecekti.
Firma, vakit kaybetmeden kollarý sývadý, inþaata baþladý. O günkü imkanlarla þimdiki Balýk Hali binasýný yapmak hiç de kolay deðildi. Ýnþaat devam ederken 27 Mayýs 1960 ihtilali oldu. Mustafa Konuk görevden alýndý. Bir sonraki seçimlere kadar Foça Belediye Baþkanlýðý görevi, Askeri Ýdarenin atadýðý Kaymakamlar tarafýndan yürütüldü.
Bu sürecin ardýndan yapýlan ilk seçimlerde Mustafa Konuk, yeniden Belediye Baþkanlýðý koltuðuna oturdu.
Makine yaðý dolum tesisi olarak yapýlan binanýn duvarlarýyla ilgili olarak her þey iyi planlanmýþ ve saðlam inþa edilmiþti. Ancak; zeminin dolgu olmasý, deniz suyunun alttan iþlemesine ait statik hesaplarýn tutmamasý, ortaya büyük bir sorun çýkardý. Daha ilk dolduruþta zeminden yað kaçmaya baþladý.
Her ne kadar tamir, onarým ve güçlendirme yapýlmaya çalýþýlsa da, yað sýzmasý bir türlü engellenemedi.
(Oysa Osmanlý; hem de 1880’li yýllarda, benzer binalar ve Büyükdeniz’de Sosyal Tesisten Hanedan oteline kadar rýhtým yaparken, kazýk sistemini kullanmýþtý) (Resimlere bakýnýz)
Baþkan Selçuk Dirim, yaptýðý çok sayýda görüþmenin sonunda, parseli, üstündeki bina ile birlikte ayný paraya yani 25.000.-TL’ye Foça Belediyesi’ne tekrar kazandýrdý. Binanýn Buzhane’ye dönüþtürülmesine karar verildi.

Aþýklar Yolu bölgesi eski hali
SÜLEYMAN EGE BUZHANENÝN NASIL YAPILDIÐINI ANLATIYOR
Bina geri alýndýktan sonra buzhaneye dönüþünceye kadar olup bitenleri Belediyede uzun yýllar memurluk yapan, ayný zamanda 1980-1984 yýllarý arasýnda Belediye Baþkanlýðý görevini de yürüten deðerli büyüðümüz Süleyman Ege’nin aðzýndan dinleyelim.
“Ýller Bankasýna müracaat ederek mevcut binamýzdan bahisle, buzhane ve soðuk hava deposu yapmak istediðimizi bildirdik. Cevap çok çabuk geldi. Meðer Bilecik bizden önce müracaat etmiþ, sonra ya caymýþlar ya da sözleþmenin gereklerini yerine getirmemiþler. Dolaysýyla Ýller Bankasý da projeyi askýya alýnca buz üretim makinasý ve aksesuarlarý ellerinde kalmýþ. Apar topar yazýþmalarý yaptýk. Baþkanlýk yazýsýyla Ankara’ya gittim. Ulus’ta bir otele yerleþtim. Ertesi gün bir kamyon kiraladým. Malzemeleri almaya gittiðimde ne göreyim soðuk havanýn kapýsý yok. “Kapý olmadan diðerlerini almam” dedim. “Sen al, biz arkadan göndeririz” dediler. Kabul etmedim. “Siz yaptýrýn, ben bekler bitince hepsini beraber alýr götürürüm” dedim. Kabul ettiler. Kapý, Et Balýk Kurumu’nda yapýldý. Bir kapýnýn yapýlmasýný on gün bekledim. Her gün PTT’ye gittim. Bugünkü gibi telefon yoktu. Saatlerce sýra bekledim. Geliþmeleri günü gününe baþkana aktardým.”
“Bu arada buzhanenin þimdiki kapýsýnýn açýlmasý gerekiyordu. Aksi taktirde makinalar, büyüklüðünden dolayý içeri sokulamazdý. Üstteki delikten demir merdivenle depoya giren iki kiþi içerden; iki kiþi de dýþarýdan, (o zamanlar hilti filan yok) keski, murç ve çekiçle kapýyý açabilmek için günler boyu çalýþtý. Nihayet Balýkhanenin þimdiki kapýsý o günlerde açýldý. Ýçeride soðuk havanýn bir kat duvarý örüldü. Kapý takýldý. Bu iþlerin yapýlmasýnda marangoz Hüseyin Ýyigün çok emek sarf etti. Makinalar kuruldu. Elektrik tesisatlarý döþendi. Tedbiren buzlar erimesin diye, 2 adet jeneratör yedek olarak devreye baðlandý.”
“Ýlk buz kalýbýný almak, ona dokunmak balýkçýlar arasýnda sevinç ve heyecan yarattý. O zamana kadar tuttuklarý balýklarý satamadýklarýnda tenekelerde tuza basýyor bekletiyorlardý. Üretilen buzlarý soðuk havaya koymaya baþladýk ancak duvarlar izolasyonlu olmadýðýndan fazla buz stoklayamýyorduk. Soðuk havaya bir duvar daha örülmesi ve iki duvarýn arasýna tecrit malzemesi olarak mantar plakasý konulmasý gerekti. Ýzmir’de bulamadýk. Görev kaðýdý ile Ýstanbul’a gittim. Ýstanbul kazan ben kepçe, sora sora, danýþa danýþa fabrikayý buldum. Sahibi ile görüþtüm. Para olmadan veremem demesine raðmen yaptýðým konuþma ile itimat saðlamýþ olmam gerekir ki, sonunda dayanamadý verdi. Bu anlattýklarým 60 sene önce yaþananlar. Gencim, fabrikatörü inandýrmak kolay olmadý. Kamyon buldum. Baþka yük almasýný bekledim. Aksi taktirde nakliye çok pahalýya gelecekti. Þoför ile muavinin yanýna oturdum gün boyu yol geldik. Yollar taþlý topraklý stabil yol. Bugünkü gibi asfalt deðildi. Susurluk’ta yaðan yaðmur yolun üstünü götürmüþ. Muavin indi, yolu ayaklarýyla yokladý, þoför ile iþaret diliyle konuþa konuþa bir müddet sonra tehlikeli bölgeyi geride býraktýk. En nihayet Foça’ya geldiðimde yorgunluðumu unuttum sevincim görülmeye deðerdi. Kýsa sürede soðuk havaya bir duvar daha örülürken araya tecrit için mantar plakalarý koymak suretiyle, soðuk havayý bitirdik. Tam kapasite çalýþmaya baþladýðýnda amaca ulaþýldýðý için bendeki sevinç günlerce sürdü. Kýsa bir süre sonra yapýlan seçimle Selçuk Dirim baþkan olarak mazbatasýný alýnca elektrik konusuna el attý. Sokaktaki tahta direkleri demir direklerle deðiþtirdi. Arýzalar azaldý. Onarýmlar daha kolaylaþtý. Buzhane tam kapasite çalýþmaya baþladý. Bu arada yattýðý yer nur olsun Selçuk Dirim tatil köyünün açýlmasýný da saðladý. Foça’nýn adý sadece yurt içinde deðil, ayný zamanda yurt dýþýnda da duyulmaya baþladý. Eskiden elde kalan balýklar tuza basýlýr ertesi günü satýlmayý beklerken, artan talepten dolayý tutulan balýklar yetmez oldu. Tam bu noktada önceden tedarik ve muhafaza için soðuk hava deposu çok iþe yaradý. “

Kale Ýçi 1960'larýn baþý
BUZHANE ARAZÝSÝNÝN BÝR BÖLÜMÜNE RESTORAN
1967 yýlýnda Selçuk Dirim baþkanýn vefatý sonrasý yapýlan ara seçimlerde 3. Kez olmak üzere baþkanlýk koltuðuna yeniden Mustafa Konuk oturdu. Fabrika gibi çalýþan buzhanenin tespit edilen ihtiyaçlarýný temin etti. Buz için çevre ilçelerden, beldelerden gelenler eli boþ gönderilmedi. Bu arada Fransýz Tatil Köyü’nün ful kapasite çalýþmasý, Askeri birliklerin çoðalmasý ve asker sayýsýnýn artmasý, sivil nüfusun ise Tatil köyü ile birlikte artmasý neticesinde su þebekesi geniþletiþmiþ kuyu sayýsý arttýrýlmýþ, ardýndan daha birkaç yýl önce tahtadan demire dönüþen direkler bu defa güçlendirilmiþ elektrikle beraber beton direklerle deðiþtirilmiþtir. Bu noktada þunu da belirtmekte fayda var. O yýllarda 750 civarýnda elektrik abonesi var. Elektrik iþleri; saat okuma, arýza giderme, tahsilat olmak üzere her iþ belediye tarafýndan yürütülmekteydi. 1985-86 yýllarýnda elektrik iþlerini Tedaþ devir aldý. Belediye rahatladý.
Mustafa Konuk’un 1970 yýlýnda beklenmedik ani ölümünün ardýndan yapýlan ara seçimle baþkanlýk koltuðuna Hasan Onay oturdu. Onay, o dönem için Küçükdeniz’de eksikliði hissedilen balýk restoranýný, buzhanenin denize bakan cephesinin yarýdan fazlasýný kaplayacak þekilde, o zamana kadar, Büyükdeniz’de iþletmecilik yapan Hayrettin Köklü’ye restoran yapmasý þartýyla verdi. O günden beri ayný restoran ayný isimle farklý iþletmeciler tarafýndan iþletilmektedir. Hasan Onay, þimdiki Liman restoranýn karþýsýnda denize sýfýr noktada bulunan mezbahanýn, eski mezarlýðýn bitiþiðinde yapýlan yeni binaya taþýnmasýný saðladý. Bununla beraber þimdiki belediye binasýný bitirme noktasýna getirdi. Ama binanýn bittiði tarih ile yerel seçim üst üste örtüþünce koltuða bu defa Reha Midilli oturdu.
Ýlerleyen yýllarda Baþkan Gökhan Demirað ise kurul tarafýndan onaylanan proje çerçevesinde Buzhane- Balýk Hali binasýnýn koruma amaçlý tescilini saðlayarak yine ayný izin çerçevesinde üstüne balýkçýlar kahvesini inþa ettirdi.
Þimdilerde vizyon dediðimiz “öngörü” bir kentin geleceðinin planlanmasýnda olmazsa olmaz mahiyettedir. Ve her yöneticide olmasý gereken en önemli özelliktir.
Þayet yað firmasýna parselin satýþ sözleþmesine; koþul olarak o çok önemli 2 madde yazýlmasaydý, kim bilir oranýn hali ve Küçükdeniz’in tamamý bugün ne durumda olurdu. Düþünmek bile istemiyorum.
Emeði geçenlere þükranlarýmla…
Sebahattin Karaca
2 Þubat 2022

Küçükdeniz eski hali

Küçükdeniz iskeleler

Küçükdeniz sahil yapýmý

Küçükdeniz eski mezbaha
Kaynaklar: Dr. Erkan Serçe “Aydýn Vilayeti Foçateyn Kazasý Salnameleri”
Foça Eski Belediye Baþkaný Süleyman Ege ile 27.01.2022 tarihinde yapýlan söyleþi
Fotoðraflar: Nihat Dirim ve Fulya Baykal arþivinden
Sebahattin Karaca
sebahattinkaraca35@hotmail.com
"Sebahattin Karaca" bütün yazýlarý için týklayýn...
