ÝKÝSÝ KARDEÞLER / Tülin DURSUN
Tülin DURSUN

Tülin DURSUN

ÝKÝSÝ KARDEÞLER



     

2002 Aðustos

     

Baharým, Torunum, Zeyno Cankýz!

     

Bugün sana yýllarca önce okuduðum, okumaktan hiçbir zaman da býkmadýðým Johann Wolfgang Goethe'nin ünlü " Faust"unun bazý kiþiler tarafýndan nasýl günümüze uyarlandýðýný, bunu eyleme dönüþtürdüklerinde ortaya çýkan tablolarý anlatmak istiyorum.
     

Önce sana kýsaca " Faust" hakkýnda özet bilgi vermeliyim.
Dr. Faust; Batý Halk Kültürü ve Edebiyatýndaki en kalýcý efsanelerden birinin kahramanýdýr.Söylenceye göre bir Alman astrolog olan Faust, bilgi ve güç elde etme karþýlýðýnda ruhunu þeytana satar. Olaylar bundan sonra geliþir.
     

Zeyno; unutma ki, doðumumuzdan baþlayarak hepimizin içinde iyilikle-kötülük, akla-kara vardýr. Bu ikilik hep çarpýþýr. Bu bizim içimizde çatýþmalara, içsel hesaplaþmalara neden olur. Bunun sonucu olarak iyiliðin kötülüðe, kötülüðün iyiliðe aðýr basmasý ile eleþtirilen veya yüreklendirilen tarafýn kendini göstermesi, açýk ifade ile kandýrýlmasý bireyin kiþiliðini ortaya koymasý demektir. Ýster istemez hemen her birey etki altýnda kalabilir. Eðer iyi düþünce, duygu ve davranýþlarýmýzdan kötüye doðru bir eðilim gösteriyorsak (veya bunun tam tersi durum) nelerin etkisinde kaldýðýmýzý þöyle bir gözden geçirmemizde yarar var diye düþünüyorum.
     

Ýyi insanlar kötüyü, kötü insanlar da iyiyi bilmelidir. Yani gerçek iyiyi bilmemiz için kötüyü bilmemiz gerekir. Çünkü, her ne olursa olsun benliðimizin özü erdemdir. Yaþam kendiliðinden iyi veya kötü deðildir. Yaþamý iyi veya kötü kýlan biz insanlarýz. Yaþam karþýsýnda zor koþullara boyun eðmiyorsak, ruhumuzu yenmeye çalýþan kötüyü de dizginlemeyi bilmeli, baþarmalýyýz.
Madem ki öz kaynaðýmýz erdemdir; o halde, þeytan ne yaparsa yapsýn; saðlam,iyilikle yoðurulmuþ bir insan ona kanmaz.

     

Benim düþünceme ve deneyimlerime göre hemen her insan içinde þeytanla karþýlaþmýþtýr. Þeytanla kendi arasýnda, kendi ile duygularý arasýnda ikilem yaþamýþtýr. Aslýnda Sevgili Zeyno, belki de bu insanýn deneme-yanýlmalarýnýn kendisine kazandýrdýðý bir sonuçtur. Bunun deðerini bir dahaki deneyiminde mutlaka anlayacaktýr.
     

Yaþamda devamlý bir kovalamaca vardýr. Mutsuzluk hep mutsuzluðu kovalar. Romantizmin ilklerinden olan ünlü yazar Chateaubriand; "Mutluluk ayaðýmýza gelen yuvarlak bir top gibidir. Ayaðýmýza geldiðinde de tekme vurup, uzaklara savurduðumuz..."demiþtir. Ýçimizde yaþadýðýmýz ikilemdir bu!
     

Yaþamak sosyalleþmekle, yani insanýn ortak gücüne, becerisine katýlmakla oluyorsa; aklýmýzýn görevi de bu gücü ve beceriyi yararlý amaca yöneltmektir. Ýnsana mutluluk veren, tüm iyi niyet ve sevinç kapýlarýný açan bu amacý, vicdan dediðimiz soyut kavramda duyarýz. Bu kapýlarý açtýrmak bizim elimizde, bizim iyi donanýmlý, insancýl bilincimizdedir.
     

Her insanýn içinde biraz da olsa kötülük ve iyilik mutlaka vardýr. Bazý uçlarda olan bireyleri katmazsak iyilik,kötülüklerden daha fazladýr.
     

Gel Zeyno! Seninle önce kötü dediðimiz insanlara þöyle bir göz atalým.
     

Bu insanlar asýl içselliklerini, iç dünyalarýný ortaya çýkarmazlar.Kötülüðü yaparlar belli etmezler. Duygularýný yüzlerinden anlayamazsýn. Konuþurken baskýndýrlar, etkileyicidirler. Bildikleri birkaç güzel ve okþayýcý sözle yanýnda bulunan, kendini idare edemeyen insanlarý baðýmlý ve borçlu duruma sokarlar. Tehlike anýnda onlarý uzun saplý maþalarýymýþ gibi kullanýrlar. Maþanýn ateþ tutan tarafýnda hep kandýrýlmýþlar,baðýmlýlar vardýr. Kendilerine baðýmlý bu kiþileri, kendi çýkarlarý uðruna, ölümlerine sebep olsa bile harcarlar.

Bu kiþiler ya çok zengin ama cahil bir aileden, ya da çok fakir ve bilgi eksikliði olan guruplardan çýkar.Dikkat edersen Zeyno Can her iki gurubun ortak özelliðinin eðitimsizlik olduðunu göreceksin.

Çocukluklarý hep özlemler içinde ve mutsuz geçmiþtir. Arayýþlarý genelde baþarýsýzlýkla sonuçlanmýþtýr. Kendilerini düþünce adamý gibi göstermeyi bilirler. Düþkünün yanýndaymýþ gibi dururlar. Karþý cinsle iliþkileri zayýf ve baþarýsýzdýr. Genelde çok utangaç olurlar. Bunu hiç belli etmezler. Ýyi rolünü oynamak onlar için oyun içinde oyundur. Dini ve siyaseti her amaçlarýnda rahatlýkla kullanýrlar. Ýçlerinde hep ikilem vardýr. Sanki iki kiþilikleri vardýr. Mutluluðu yakalayamazlar. Belki içlerinde mutlaka var olan bir parça iyilik, kötülükten ayrýlsa, kötülükle karþýlaþmadan kendi yolunda yürüyebilse mutlu olacaklardýr. Vicdanlarýnýn sýzlamasý, piþmanlýklar , rezil olma duygularý her iki kiþiliðin çarpýþmasý sonucudur. Çünkü kötü kiþilik piþmanlýðý, vicdan dürtüsünü doðuracak bir davranýþta bulunmaz. Bu tip insanlardaki maddi, manevi hýrslar genelde sonlarý olur.

     

DEVAMI ÝYÝ ÝNSAN NASIL OLUNUR?



Tülin DURSUN




18 Aðustos 2006 Cuma / 2004 okunma



"Tülin DURSUN" bütün yazýlarý için týklayýn...