Nurdan ÇAKIR TEZGÝN
Yangýn Yanýyor! Tulumbacýlar nerede?
Haber portallarýnýn "Yangýn Güncesi" ilk haber olmaya devam ediyor... Yer küremizin Türkiye sahil þeridi yanýyor.
Delikli elek gibi her yerden fýþkýran alevler, orman görevlilerini, köylüleri ve gönüllüleri yorgunluktan bitap düþürdü. Tv karþýsýndaki halk da, bulunduðu yerde deli tavuk gibi hop oturup hop kalkmaya devam ediyor.
"Bodrum'da alevler Gökova'ya kadar dayandý. Milas, Çökertme, Mazý ve Kisebükü çýra olup tutuþmuþ sanki.
Yanýyoruz cümleten... Bu gün altýncý gün oldu Kaþ yanmaya devam ediyor. Kaþ'ýn, Kemer köyü Kýbrýs Deresi mevkiindeki alevlere ulaþabilmek coðrafi anlamda mümkün olamýyor."
Orman yangýnlarýnýn atmosfere yaydýðý karbondioksit ve nem, insan saðlýðýný tehdit eder boyutlara ulaþtý ve bundan hiç kimse söz etmiyor. Aþýrý sýcaklar mevsim normallerinin çok üstünde seyrediyor, nefes almak gitgide güçleþiyor. Ýleri teknoloji yaratýklarýnýn, bindikleri dalý kestiði bilim kurgu filmlerinin karelerine benzedik.
Ülke, vatan, þu bu deðil, insan eliyle dünya yok oluyor. Herkes biribirini gýrtlaklýyor sanki.
Küçük çýkarlar iþ baþýnda. Asker sayýsý ve techisatý kuvvetli bir ülkede, üç kuruþluk yangýnlarý anýnda tespit edip söndürebilecek teknoloji ve istikrara, niçin sahip deðiliz ! Ýþte bu tartýþýlmalýdýr.
Ýki uçakla yedi helikopterle olacak iþ mi bunca afan tufan alev cehennemi? Trajikomik bir durum bu, mantýki bir yaný yok.
Hücumbotlar, uçaklar, müfrezeler savaþ için, pardon barýþ içindi deðil mi?
Osmanlýnýn yangýn tulumbacýlarý eminim çok daha aktif söndürücülerdi!
Çevre ve Orman Bakanlýðý, tesettür iþlerini fazla ileri götürüp, ormanlarda dað evleri yapýp, orman kamplarýný hilafet kamplarýna dönüþtürmeye fazlaca kaptýrmýþ olacak ki, yangýn kontrolüne eleman bulamýyor!
Yangýn kuleleri ormanlýk bölgelerimizde niçin bu kadar az? Niçin devriye elemanlarý yok? Varsa da bu kadar yetersiz?
Niçin?
Orman bölge müdürlüklerinin emirlerine tahsis kaç devriye uçaðý var? Kaçar tane yangýn döndürme uçak ve helikopteri mevcut? Eleman sayýlarý gerekli yeterlilikte mi?
Yoksa biz hala orman korucularýyla mý iþ görüyoruz?
40 Yýl öncesinin Amerikan filmlerinde, orman ve gölleri koruyan telsizli polisler ve kontrol kuleleri vardý. Görevli polisler her türlü köþe kapmacayý oynardý kötü niyetlilerle hem havadan, hem karadan. Techisatlarý o günün koþullarýna göre özendiriciydi, hiç mi özenmemiþiz biz!
Savaþlara, teröre özenmiþiz. Her ailenin, her bireyine ayrý telefona özenmiþiz. Þana, þatafata, her evin balkonunda 4-5 uydu alýcýsýna özenip, tekmili tamam uygulamýþýz. Görüntüyü engellediði için aðaç kökleyen insanlarla dolu bu ülkede, neye, niçin özenmiþiz anlamak güç!
Japonya, depremden korunmayý 3 yaþýndaki bebelerine anaokulunda belletiyor. Doða sevgisini, orman ve aðacýn kutsallýðýný, yeþilin yaþam demek olduðunu biz niçin öðretmiyoruz ana-baba okullarýmýzda? Minicik beyinlere ne kadar hurafe varsa öðretiyoruz, kin nefret tohumlarýný serpiþtiriyoruz, savaþlarý silahlarý ve öldürmeyi öðretiyoruz lakin doðanýn eþittir YAÞAM demek olduðunu öðretemiyoruz.
Yaþam eksik kalýyor, yeþil güdük kalýyor, ormanlar öksüzleþiyor terörist çocuklarýmýzýn elinde.
Önemsenen; Ýlla ki sabotaj veya kaza olmasý deðildir, felaketler hangi nedenden ötürü çýkarsa çýksýn, alýnan derstir aslolan. Bilinçli ekipler, duyarlý insanlar ve kararlý yöneticilerle doðanýn varlýðýný idameye katkýda bulunmak, her "insaným" diyenin varlýk nedenidir.
Ölü öldü,
Koku koktu,
Yangýn yandý./ Tulumbacý Osman Efendi nerede?
Nurdan ÇAKIR TEZGÝN
Delikli elek gibi her yerden fýþkýran alevler, orma..." /> Delikli elek gibi her yerden fýþkýran alevler, orma... ">
"Nurdan ÇAKIR TEZGÝN" bütün yazýlarý için týklayýn...
Haber portallarýnýn "Yangýn Güncesi" ilk haber olmaya devam ediyor... Yer küremizin Türkiye sahil þeridi yanýyor.
Delikli elek gibi her yerden fýþkýran alevler, orman görevlilerini, köylüleri ve gönüllüleri yorgunluktan bitap düþürdü. Tv karþýsýndaki halk da, bulunduðu yerde deli tavuk gibi hop oturup hop kalkmaya devam ediyor.
"Bodrum'da alevler Gökova'ya kadar dayandý. Milas, Çökertme, Mazý ve Kisebükü çýra olup tutuþmuþ sanki.
Yanýyoruz cümleten... Bu gün altýncý gün oldu Kaþ yanmaya devam ediyor. Kaþ'ýn, Kemer köyü Kýbrýs Deresi mevkiindeki alevlere ulaþabilmek coðrafi anlamda mümkün olamýyor."
Orman yangýnlarýnýn atmosfere yaydýðý karbondioksit ve nem, insan saðlýðýný tehdit eder boyutlara ulaþtý ve bundan hiç kimse söz etmiyor. Aþýrý sýcaklar mevsim normallerinin çok üstünde seyrediyor, nefes almak gitgide güçleþiyor. Ýleri teknoloji yaratýklarýnýn, bindikleri dalý kestiði bilim kurgu filmlerinin karelerine benzedik.
Ülke, vatan, þu bu deðil, insan eliyle dünya yok oluyor. Herkes biribirini gýrtlaklýyor sanki.
Küçük çýkarlar iþ baþýnda. Asker sayýsý ve techisatý kuvvetli bir ülkede, üç kuruþluk yangýnlarý anýnda tespit edip söndürebilecek teknoloji ve istikrara, niçin sahip deðiliz ! Ýþte bu tartýþýlmalýdýr.
Ýki uçakla yedi helikopterle olacak iþ mi bunca afan tufan alev cehennemi? Trajikomik bir durum bu, mantýki bir yaný yok.
Hücumbotlar, uçaklar, müfrezeler savaþ için, pardon barýþ içindi deðil mi?
Osmanlýnýn yangýn tulumbacýlarý eminim çok daha aktif söndürücülerdi!
Çevre ve Orman Bakanlýðý, tesettür iþlerini fazla ileri götürüp, ormanlarda dað evleri yapýp, orman kamplarýný hilafet kamplarýna dönüþtürmeye fazlaca kaptýrmýþ olacak ki, yangýn kontrolüne eleman bulamýyor!
Yangýn kuleleri ormanlýk bölgelerimizde niçin bu kadar az? Niçin devriye elemanlarý yok? Varsa da bu kadar yetersiz?
Niçin?
Orman bölge müdürlüklerinin emirlerine tahsis kaç devriye uçaðý var? Kaçar tane yangýn döndürme uçak ve helikopteri mevcut? Eleman sayýlarý gerekli yeterlilikte mi?
Yoksa biz hala orman korucularýyla mý iþ görüyoruz?
40 Yýl öncesinin Amerikan filmlerinde, orman ve gölleri koruyan telsizli polisler ve kontrol kuleleri vardý. Görevli polisler her türlü köþe kapmacayý oynardý kötü niyetlilerle hem havadan, hem karadan. Techisatlarý o günün koþullarýna göre özendiriciydi, hiç mi özenmemiþiz biz!
Savaþlara, teröre özenmiþiz. Her ailenin, her bireyine ayrý telefona özenmiþiz. Þana, þatafata, her evin balkonunda 4-5 uydu alýcýsýna özenip, tekmili tamam uygulamýþýz. Görüntüyü engellediði için aðaç kökleyen insanlarla dolu bu ülkede, neye, niçin özenmiþiz anlamak güç!
Japonya, depremden korunmayý 3 yaþýndaki bebelerine anaokulunda belletiyor. Doða sevgisini, orman ve aðacýn kutsallýðýný, yeþilin yaþam demek olduðunu biz niçin öðretmiyoruz ana-baba okullarýmýzda? Minicik beyinlere ne kadar hurafe varsa öðretiyoruz, kin nefret tohumlarýný serpiþtiriyoruz, savaþlarý silahlarý ve öldürmeyi öðretiyoruz lakin doðanýn eþittir YAÞAM demek olduðunu öðretemiyoruz.
Yaþam eksik kalýyor, yeþil güdük kalýyor, ormanlar öksüzleþiyor terörist çocuklarýmýzýn elinde.
Önemsenen; Ýlla ki sabotaj veya kaza olmasý deðildir, felaketler hangi nedenden ötürü çýkarsa çýksýn, alýnan derstir aslolan. Bilinçli ekipler, duyarlý insanlar ve kararlý yöneticilerle doðanýn varlýðýný idameye katkýda bulunmak, her "insaným" diyenin varlýk nedenidir.
Ölü öldü,
Koku koktu,
Yangýn yandý./ Tulumbacý Osman Efendi nerede?
Nurdan ÇAKIR TEZGÝN
Delikli elek gibi her yerden fýþkýran alevler, orma..." /> Delikli elek gibi her yerden fýþkýran alevler, orma... ">
"Nurdan ÇAKIR TEZGÝN" bütün yazýlarý için týklayýn...
