Nurdan ÇAKIR TEZGÝN
Turizm sezonuna girerken beyaz zakkumlu Marmaris
Son birkaç aydan bu yana bazý turizm merkezlerini dolaþýyorum. Her ne kadar gezip gördüklerimden ziyade, sizlerle yeme içme muhabbetlerimi paylaþýyor olsam da, anladým ki gözlemlerimden de söz etmeliyim; çünkü; "Foça'da neden yok, Foça'da da olsa ne iyi olur" dedirten izlenimler bunlar.
Baþta Fethiye, Ovacýk, Marmaris ve Ýçmeler belediyeleri olmak üzere bazý kýyý kasabalarý hakkýndaki gözlemlerime ilaveten Muðla il merkezi ve çevresinin bugünkü haline de deðineceðim. 35-40 yýl öncesini çok iyi bildiðim Muðla, kasaba irisi yeþile hasret, kaçýlasý bir yerleþimdi eskiden. Muðla'da kalýnýp, konaklanmaz acilen transit geçilip kaçýlýrdý! En azýndan benim çocuk bakýþýmla öyleydi bir zamanlar. Bugün, o kýraç ve kaçýlasý Muðla ve çevresi eski gudubetliðini yemyeþil ve son derece bakýmlý genç ormanlara býraktý.
Yeþilin yaþam fýþkýran canlýlýðýný Muðla'da hissetmek, kökleri orada olan biri olarak beni çok duygulandýrdý. Muðla giriþinde “Orman Bölge Helikopter Filo Üssü” diye bir levha okuyunca göz yaþlarýmý tutmakta zorlandým. Ne vakit bir orman yangýný duysam içim ezilir, kendimce çareler arardým daha minicik bir çocukken, acaba havadan su sýksalar olmaz mý diye fikir ürettiðimi hatýrlýyorum, çok þükür 40 yýl sonra yangýn söndürme filomuz da olmuþ, darýsý bütün orman bölgelerimizin baþýna. Muðla ormanýný ve yeþilini çoðaltýp korumada son derece baþarýlý bir konuma geldi, doðaya olan saygýlý çalýþmalarýndan ötürü Muðla Orman Bölge Müdürlüðü’nü ve Muðlalýlarý kutlamamak elde deðil...
Marmaris, yana yakýla bitirilemeyen ormanlarýyla, mavi ve yeþilin muhteþem kucaklaþmasý cennet koylarýyla gelen turisti kendine çekiyor. Ýçmeler yolunun beyaz zakkumlarýna, begonvillerine ve her bir santimetre karesine ekilmiþ taze yüzlerce çeþit çiçeðine hayran kaldým. Sanýrým o belediyelerde özel parklar ve bahçeler müdürlükleri var ve orman müdürlükleriyle ortaklaþa bir çalýþma içindeler! Peyzaja çok önem verildiði o kadar belli oluyor ki...
Buralarda dikkatimi çeken diðer bir özellik de heykel, anýt ve havuz kültürleri. Bir kenti kent yapan meydanlarýdýr, geniþ alanlý caddeleridir, park ve bahçeleridir. Marmaris ve beldelerinde özellikle o meydanlarda oturup turistleri gözlemledim. Ýnsanlar meydanlardaki havuzun fýskiyelerinin önünde ve kenti temsil eden heykellerin yanýnda sýrayla fotoðraf çektiriyorlardý. Ne çok heykel var Marmaris'te, Fethiye'de...
Sahil kasabalarýnda yaþam bir baþka akar, sanki yirmi dört saatlere sýðmaz yaþanýlacak aktiviteler. Kasabanýn delileri bile iþbaþý yapar turizm sezonunun çanlarý çalýnca, herkes üzerine düþeni yapmaya çoktan heveslidir gelen konuklar için. Yöresel ve geleneksel deðerlerimizin tanýtýmý için sokaklar, caddeler, arasta ve çarþýlar tanzim edilir. Sanat sokaklarý, sergiler, pazarlar, þenlikler düzenlenir, kadýn emeðini deðerlendiren dernek ve kuruluþlar, belediyeler, kaymakamlýklar, valilikler tüm yerel halký turizm zamaný adeta göreve çaðýrýr. Durmak zamaný deðildir, çalýþýp kasabalarýmýzý en iyi þekilde tanýtmak, ekmek parasý kazanmak vaktidir!
Öyle mi, þimdi para kazanma vakti mi gerçekten!
Oysa bir þarký vardý... “Þimdi Seviþme Vakti“, (Sait Faik Abasýyanýk’ýn þiirinden uyarlanmýþ) Ezginin Günlüðü söylüyordu, hatýrlýyor musunuz?
"çýplak heykeller yapmalýyým
çýrýlçýplak heykeller
nefis rüyalarýnýz için
çýrýlçýplak heykeller
sana nasýl bulsam nasýl bilsem
nasýl etsem nasýl yapsam da
meydanlarda baðýrsam
sokak baþlarýnda sazýmý çalsam
anlatsam þu kiraz mevsiminin
para kazanmak deðil
seviþme vakti olduðunu"
Kiraz mevsiminde deðil miyiz þimdi? Biz eskiden kiraz mevsimini seviþme vakti olarak bilirdik.
Belki zaman çok çabuk deðiþti, belki hem çalýþýp hem seviþeceðiz. Aman savaþmayalým da!
Güney Ege'de yerel halkýn çoktan kavramýþ olduðu turizmle hayat bulma gerçeði, eþikten beþiðe herkesin sloganý olmuþ. Halk küresel krize raðmen umutlu, renkleri capcanlý. Belki; küçük tasarruf tedbirleri almýþlar fakat bunu dýþ gözlere belli etmeme gayreti içindeler.
Marmaris, sahip olduðu kendine has deðerleri öne çýkarma konusunda adeta yarýþ içinde. Gerek merkez caddelerinde gerekse oto yol kenarlarýna ekilmiþ olan günlük (sýðla) aðaçlarýnýn taze sürgün olduklarý ve özenle korunduklarý gözden kaçmýyordu. Bilindiði üzere, günlük aðacý endemik olarak dünyada sadece Köyceðiz, Dalaman ve Marmaris'in sulak alanlarýnda yetiþmektedir.
Geniþ alanlardaki oturma banklarýnda, gezmekten ayaklarýný dinlendiren insanlarý izledim, bir cafeye oturup yorgunluk atanlar kadar belediye banklarýnda dinlenenler de çoðunluktaydý. Esnafýn ve cafe restoranlarýn sýnýrlarý net bir þekilde belirlenmiþti, turistler deniz kenarlarýnda ve yürüyüþ yollarýnda rahatça yürüyebiliyorlardý, ne güzel...
Sokak panolarý, iþaret levhalarý, taþýtlara kapalý gezi yollarýyla, tertemiz boyanmýþ kaldýrým taþlarý ve duvarlarýyla Güney Ege turizm sezonuna çoktan hazýrlanmýþ.
Nurdan ÇAKIR TEZGÝN
"Nurdan ÇAKIR TEZGÝN" bütün yazýlarý için týklayýn...
Son birkaç aydan bu yana bazý turizm merkezlerini dolaþýyorum. Her ne kadar gezip gördüklerimden ziyade, sizlerle yeme içme muhabbetlerimi paylaþýyor olsam da, anladým ki gözlemlerimden de söz etmeliyim; çünkü; "Foça'da neden yok, Foça'da da olsa ne iyi olur" dedirten izlenimler bunlar.
Baþta Fethiye, Ovacýk, Marmaris ve Ýçmeler belediyeleri olmak üzere bazý kýyý kasabalarý hakkýndaki gözlemlerime ilaveten Muðla il merkezi ve çevresinin bugünkü haline de deðineceðim. 35-40 yýl öncesini çok iyi bildiðim Muðla, kasaba irisi yeþile hasret, kaçýlasý bir yerleþimdi eskiden. Muðla'da kalýnýp, konaklanmaz acilen transit geçilip kaçýlýrdý! En azýndan benim çocuk bakýþýmla öyleydi bir zamanlar. Bugün, o kýraç ve kaçýlasý Muðla ve çevresi eski gudubetliðini yemyeþil ve son derece bakýmlý genç ormanlara býraktý.
Yeþilin yaþam fýþkýran canlýlýðýný Muðla'da hissetmek, kökleri orada olan biri olarak beni çok duygulandýrdý. Muðla giriþinde “Orman Bölge Helikopter Filo Üssü” diye bir levha okuyunca göz yaþlarýmý tutmakta zorlandým. Ne vakit bir orman yangýný duysam içim ezilir, kendimce çareler arardým daha minicik bir çocukken, acaba havadan su sýksalar olmaz mý diye fikir ürettiðimi hatýrlýyorum, çok þükür 40 yýl sonra yangýn söndürme filomuz da olmuþ, darýsý bütün orman bölgelerimizin baþýna. Muðla ormanýný ve yeþilini çoðaltýp korumada son derece baþarýlý bir konuma geldi, doðaya olan saygýlý çalýþmalarýndan ötürü Muðla Orman Bölge Müdürlüðü’nü ve Muðlalýlarý kutlamamak elde deðil...
Marmaris, yana yakýla bitirilemeyen ormanlarýyla, mavi ve yeþilin muhteþem kucaklaþmasý cennet koylarýyla gelen turisti kendine çekiyor. Ýçmeler yolunun beyaz zakkumlarýna, begonvillerine ve her bir santimetre karesine ekilmiþ taze yüzlerce çeþit çiçeðine hayran kaldým. Sanýrým o belediyelerde özel parklar ve bahçeler müdürlükleri var ve orman müdürlükleriyle ortaklaþa bir çalýþma içindeler! Peyzaja çok önem verildiði o kadar belli oluyor ki...
Buralarda dikkatimi çeken diðer bir özellik de heykel, anýt ve havuz kültürleri. Bir kenti kent yapan meydanlarýdýr, geniþ alanlý caddeleridir, park ve bahçeleridir. Marmaris ve beldelerinde özellikle o meydanlarda oturup turistleri gözlemledim. Ýnsanlar meydanlardaki havuzun fýskiyelerinin önünde ve kenti temsil eden heykellerin yanýnda sýrayla fotoðraf çektiriyorlardý. Ne çok heykel var Marmaris'te, Fethiye'de...
Sahil kasabalarýnda yaþam bir baþka akar, sanki yirmi dört saatlere sýðmaz yaþanýlacak aktiviteler. Kasabanýn delileri bile iþbaþý yapar turizm sezonunun çanlarý çalýnca, herkes üzerine düþeni yapmaya çoktan heveslidir gelen konuklar için. Yöresel ve geleneksel deðerlerimizin tanýtýmý için sokaklar, caddeler, arasta ve çarþýlar tanzim edilir. Sanat sokaklarý, sergiler, pazarlar, þenlikler düzenlenir, kadýn emeðini deðerlendiren dernek ve kuruluþlar, belediyeler, kaymakamlýklar, valilikler tüm yerel halký turizm zamaný adeta göreve çaðýrýr. Durmak zamaný deðildir, çalýþýp kasabalarýmýzý en iyi þekilde tanýtmak, ekmek parasý kazanmak vaktidir!
Öyle mi, þimdi para kazanma vakti mi gerçekten!
Oysa bir þarký vardý... “Þimdi Seviþme Vakti“, (Sait Faik Abasýyanýk’ýn þiirinden uyarlanmýþ) Ezginin Günlüðü söylüyordu, hatýrlýyor musunuz?
"çýplak heykeller yapmalýyým
çýrýlçýplak heykeller
nefis rüyalarýnýz için
çýrýlçýplak heykeller
sana nasýl bulsam nasýl bilsem
nasýl etsem nasýl yapsam da
meydanlarda baðýrsam
sokak baþlarýnda sazýmý çalsam
anlatsam þu kiraz mevsiminin
para kazanmak deðil
seviþme vakti olduðunu"
Kiraz mevsiminde deðil miyiz þimdi? Biz eskiden kiraz mevsimini seviþme vakti olarak bilirdik.
Belki zaman çok çabuk deðiþti, belki hem çalýþýp hem seviþeceðiz. Aman savaþmayalým da!
Güney Ege'de yerel halkýn çoktan kavramýþ olduðu turizmle hayat bulma gerçeði, eþikten beþiðe herkesin sloganý olmuþ. Halk küresel krize raðmen umutlu, renkleri capcanlý. Belki; küçük tasarruf tedbirleri almýþlar fakat bunu dýþ gözlere belli etmeme gayreti içindeler.
Marmaris, sahip olduðu kendine has deðerleri öne çýkarma konusunda adeta yarýþ içinde. Gerek merkez caddelerinde gerekse oto yol kenarlarýna ekilmiþ olan günlük (sýðla) aðaçlarýnýn taze sürgün olduklarý ve özenle korunduklarý gözden kaçmýyordu. Bilindiði üzere, günlük aðacý endemik olarak dünyada sadece Köyceðiz, Dalaman ve Marmaris'in sulak alanlarýnda yetiþmektedir.
Geniþ alanlardaki oturma banklarýnda, gezmekten ayaklarýný dinlendiren insanlarý izledim, bir cafeye oturup yorgunluk atanlar kadar belediye banklarýnda dinlenenler de çoðunluktaydý. Esnafýn ve cafe restoranlarýn sýnýrlarý net bir þekilde belirlenmiþti, turistler deniz kenarlarýnda ve yürüyüþ yollarýnda rahatça yürüyebiliyorlardý, ne güzel...
Sokak panolarý, iþaret levhalarý, taþýtlara kapalý gezi yollarýyla, tertemiz boyanmýþ kaldýrým taþlarý ve duvarlarýyla Güney Ege turizm sezonuna çoktan hazýrlanmýþ.
Nurdan ÇAKIR TEZGÝN
"Nurdan ÇAKIR TEZGÝN" bütün yazýlarý için týklayýn...
