FOÇA' DA GÜN BATIMLARINA DOYAMAYANLARA..... / Hülya ÖZDOÐAN ÇAPA
Hülya ÖZDOÐAN ÇAPA

Hülya ÖZDOÐAN ÇAPA

FOÇA' DA GÜN BATIMLARINA DOYAMAYANLARA.....



Neden Foça ?......... Sorusunun yanýtýný sordunuz mu kendinize ?

Bu soruya verilecek yanýt; yerliler için baþka, yazlýkçýlar için baþka, diðer seçenekleri çizerek, “ömrüm boyunca böyle bir yerde yaþamak istedim” diyenler için baþka olsa da, ortak payda FOÇA'NIN FARKLILIÐI olabilir mi? Bizi, hepimizi buraya toplayan bu farklýlýðý farketmemiz olabilir mi ?

Üç yaný denizlerle çevrili, “bir kýsrak baþý gibi Akdeniz'e uzanan” bu caným memlekette, bu çok özel coðrafyada “deniz-kum-güneþ”le tanýmlanan daha nice yerler var. Ne yaptýk, nasýl ettikse “turizm” adýna her þeyi bozup, katlettik. Sahillerimizi “tatil cenneti” yaparken, kendi cehennemimizi yarattýk. Yýlda en fazla üç ay oturmak için kaþaneler yaptýk. Tarým ve orman arazilerimizi kurban ettik bu yolda. Hadi yumalým gözlerimizi; Antalya, Alanya, Fethiye, Marmaris, Bodrum, Kuþadasý, Çeþme...... ilk gittiðinizde nasýldý, þimdi nasýl? Bu kötü deðiþim sizi rahatsýz etti deðil mi? Beni de...

Þaþýrdým kaldým, akýl sýr erdiremedim. Hepsinin kent merkezlerinde, binlerce tabelanýn ne dediðini anlayamadan “Alice Harikalar Diyarýnda” sandým kendimi. Ayarý kaçmýþ, son perdeden yayýn yapan ama asla “müzik” olmayan gürültülerden ürktüm. Adýna “fastfood” dedikleri, “ye ve sývýþ” konseptli, neresinden baksan zararlý, yiyecek, yiyecek, yine yiyecek diye müþteri avýna çýkmýþ bir zihniyet korkuttu beni. Kumsallarý asfaltlayýp, model model otolarýmýza peþkeþ çekilmesi çileden çýkardý beni. Eminim sizi de.

Siz de korkuyor musunuz, “ya bir gün Foça 'da....” diye bir þey geçiyor mu aklýnýzýn kýyýcýðýndan? Kim bilir benim korkularýma ekleyecek neler neler var sizlerde de.

Benim bir hayalim var. Madem her þey “hayal etmekle baþlýyor”, edelim mi? Çok uzun zamandýr düþünüyorum bunu. FOÇA'YI BÝR YAVAÞ ÞEHÝR YAPABÝLÝR MÝYÝZ?

Ne mi “yavaþ þehir”; Uluslararasý söylemle “SLOW CÝTÝES”. Eðer hala sýkýlmadýysanýz devam edin okumaya, ................................yaþasýn ediyorsunuz, ne mutlu, geleceðe dair ortak umutlarýmýz ve kaygýlarýmýz var. Belki hayallerimizi de paylaþabiliriz :)

YAVAÞ ÞEHÝR hareketine geçen yýl katýldým. Bu hareket Ýtalya'da baþlamýþ, 1999'da Toskana'nýn Chianti kenti ilk “yavaþ þehir” olmuþ. Ýtalya 'da 42 yavaþ þehir var. Ýngiltere, Ýspanya, Portekiz, Avusturya, Polonya, Norveç'te birçok yavaþ þehir var. Nüfusu 50.000'den az olan kentlerin kabul edildiði bir hareket :)

Bu hareket, küçük kentlerin geleneksel yapýlarýný korumalarý gerektiðine inanýyor. Diðer tatil beldeleri birbirinin aynýsý ama yavaþ þehirler yerel özelliklerini yansýttýklarý için farklýlar. Yavaþ þehirler, insanlarýn hala mevsimlerin yavaþ seyrini farkedebileceði, hakiki ürünlerin tadýna varabildiði, kendine özgü gelenekleri olan yerler. :) Yaþayan veya ziyarete gelen insanlarý önemsemek, çevreyi korumak, yerel ürünleri öne çýkarmak, þehrin özgünlüðünü desteklemek. Yerel maðaza ve yerel ürün daha iyidir. Bu nedenle el iþleri ya da özel yiyecekler satan küçük aile iþletmeleri desteklenmeli. Yerel estetik korunmalý, parlak reklam ýþýklarý olmamalý. Yeþil alan ve yaya bölgeleri arttýrýlmalý. Gürültü kirliliði ve trafik kesilmeli. Süpermarket ve fastfood anlayýþý gereksiz. Ýnsanlar yerel ürünleri tüketmeli. Slow City hareketi fastfood karþýtý, Slow Food hareketiyle iliþkilidir. Trafik ve gürültü kabusunu yok etmek için araçlar þehir merkezinin dýþýna çýkarýlmalý :)

Yavaþ yaþamak; yavaþça, acele etmeden yaþamaktýr. Bugünün ve geleceðin saðladýðý imkanlar sayesinde geçmiþin mirasýndan ve bilgi birikiminden faydalanmaktýr. Daha az çýlgýn, daha yavaþ, daha insani, daha çevreci.... Yavaþ þehir demek; her þeyi durdurup zamaný geri almak deðil. Modern ile geleneksel arasýnda, kaliteli yaþamý destekleyen bir denge oluþturmak. Hareketin ev sahibi Ýtalyanlara göre; yeme içme alýþkanlýklarý bir toplumun asýl kimliðini yansýtýyor. Bu yüzden bir toplumun yemek kültürünü deðiþtirmekle her þeyinin deðiþtirilebileceðine inanýlýyor. Yeme-içme sadece damak tadýný etkilemekle kalmýyor, konukseverliði, karþýlýklý sohbet alýþkanlýðýný, çeþitli gelenek ve görenekleri zincirleme olarak etkiliyor.

Bu bir hayal deðil, Avrupa'da, þimdilerde Asya'da hýzla yayýlýyor. Türkiye'de ilk Seferihisar belediye baþkaný Sayýn Tunç Soyer, Slow City olabilmek için baþvurdu. Eðer bu harekete sýcak bakýyorsanýz, gelin tartýþalým, konuþalým, yerel yönetime ulaþalým. Alternatif bir turizm ve yaþam anlayýþýný Foça'da yaratabiliriz. Farklýlýklarýný öne çýkarmak Foça'yý çok özgün noktalara taþýyabilir.

Yavaþ þehirlerin uluslararasý logosu “salyangoz”. Bizim kediler kýskanýrlar mý dersiniz :))


Hülya ÖZDOÐAN ÇAPA




15 Temmuz 2009 Çarþamba / 3162 okunma



"Hülya ÖZDOÐAN ÇAPA" bütün yazýlarý için týklayýn...