Nurdan ÇAKIR TEZGÝN
Uyuyan Bir Fok Gibi Sessizce Bekle
Geceyi; "Dolunayýn kendi evresinde tepsilendiði geceyi uyanýk bekle" demiþti kahin kadýn; "Bekle, uyuyan bir fok gibi sessizce bekle! "
"Herkesin uykuya daldýðýndan emin olduðunda usulca yaklaþ tekneye" dediðini duyar gibiyim hayal meyal. Filikalar teknelere bitiþiktir bizim sularda, analý kuzulu koyunlar gibidir çekmezler kýça.
Rüya gören denizcilerin uykusu derin olur derler, o yüzden rüya gören uykucu denizcileri en geri plandaki iþlere verirler. Onlardan, yani uykuculardan asla kaptan olmaz, dümenci de olmaz, gözcü katiyen olmaz. Rüya görmenin ve anlatmanýn pek muteber olmadýðý herkesçe bilindiðinden, gemiciler arasýnda hurafe hikayeler masallar anlatýlýr uzun yolculuklarda. Günler süren yolculuðumuzun ardýndan yuvamýzda demirliyiz bugünlerde. Yiyip içip, sarhoþ olup uyuyoruz gece gündüz. Analarýmýzýn, karýlarýmýzýn koynunda evimizdeyiz…
Sallanýyoruz ayakta, karada olmak dokunur denizci milletine! Ayaklarýmýz teknenin tahta yüzeyine deðmelidir illa, olmuyor böyle uyumadan geçmiyor günler karada. Rüyalar da görüyoruz anlatmasak da kimselere, büyücü Kirke hepimizin rüyalarýnda. Çaðýrýyor karýlarýmýzýn kollarýndan bizi denize…
Ne demiþti kahin kadýn rüyamda; "Dolunayýn evresine girip tepsilendiði geceyi uyanýk bekle, uykuya çekilmiþ bir fok gibi sessizce bekle!"
Hiç uyumadým ilk akþamdan buyana, zamanýdýr deyip sessizce süzüldüm denize. Sandaletlerim elimde yalýnayak yürüyerek geçtim agorayý. Þarapçý Yanri'ni, sýzýp devrilmiþ pis sarhoþlarýný gördüm her biri diðerinin üstünde. Þarap kokuyor bütün meydan...
Þarap, beklemiþ balýk ve kokmuþ sülünes karýþmýþ havaya. Aðýrlaþan hava sýcaðýn da etkisiyle turþulaþmýþ kenevire benziyor. Hiç esinti yok. Sarhoþlar evlerine gidememiþler, gitseler de karýlarý almazdý ya içeri! Hiçbirinin karýsý pis sarhoþ kocalarýný ayýlmadan almazlar yataklarýna. Bu adettir bizim buralarda.
Þarap kokan sarhoþlarýn arasýndan usulca geçtim. Aman uyanmasýnlar!
Önce tekneye atladým sonra filikaya. Kürek çekmekten hoþlanýrým taa dört beþ yaþlarýmdan beri. Aklým erdi ermedi en mýzmýzlandýðým þeydi babamýn ruhu Poseidon'a emanet, illa da çekmek isterdim denizin en ortasýnda kürekleri .
Baþa çýkamamýþ en sonunda bir çift küçük kürek yaptýrmýþtý Zogenes ustaya babacýðým. Küçük ve hafif kürekler hem suya batmýyor, hem tüy gibi olduklarýndan yormuyordu da; Meðer kavak aðacýndanmýþ.
Ýyi kürek çekerim ben. Günlerdir gördüðüm rüyaya doðru yola çýkmak üzereyim þimdi. Filikanýn kürekleri okkalý, çocukluðumdaki kavak aðacý küreklerime hiç benzemiyor.
Günlerdir beklediðim gecedeyim nihayet; Ayýn evrelenip dolunayýn tepsilendiði gecede. Uykusuzum günlerdir, uykusuz ve heyecanlý, biraz da korkuyorum sanki...
Söylenti ve kehanetlere inanmadýðýmdan sürekli azarlardý büyük ninem beni. Hep bir parça bal mumu bulundururdu üzüm çanaðýnýn içinde. Acaba, bir parça alsa mýydým yanýma! Ya efsane doðruysa, ya gerçekten mahvoluþuma gidiyorsam? Ya o güzel sesli ifritler benim sonumu hazýrlýyorlarsa? Bütün bunlarý düþünerek çekmeye baþladým kürekleri. Yolum uzun deðil lakin yorucu. Alýþtýðým çok kürekli gemilerimizin rahatlýðý yok, yedek kürekçim de yok. Kapkara denizin ortasýna doðru yol alýyorum, ifritlerin sesine doðru, karanlýklar tanrýçasýna doðru...
Dolunay; geceyle gündüzü eþitlemeye çalýþtýkça, gölgeleri canlandýran bir sihrin içine giriyorum küreklere sarýlýp. Sihir; kendini gölge ve ýþýk kaçamaklarýyla belli ettikçe, çok geçmeden sesler de eþlik etmeye baþlýyor bu gizemli geceye. Önce, derinden gelen uðultularý dinlemeye çalýþýyorum. Uðultular keskin çýðlýklarla bölünüyor durmadan. Korkuyorum. Ýlk kez bunca korkuyu bu kadar içimde hissediyorum. Yüreðimi yerinden çýkaran kalp çýrpýnýþým yerini çaresiz bir yokoluþa býrakýyor. Yalnýz ve çaresizim büyük kahinin Ýthaka denizinde.
Terpsikhore'nin(*) kulaklarýmý yýrtan haykýrýþlarýný duyuyorum…
Simsiyah, parlak derili kýsa býyýklý foklar korkup kaçýþýyorlar filikanýn önünden. Birdenbire, biliyorum bu haykýrýþlarýn sebebini, nasýl biliyorum? Ýþte onu bilmiyorum ama; Biliyorum ki Terpsikhore doðuruyor, minik ifrit bebekler getiriyor yeryüzü krallýðýna. Ninemin çanaðýndan aldýðým balmumu geliyor aklýma. Hemen bir parça týkayýp kulaklarýma, göreceklerimle yetinmeliyim diye düþünüyorum. Sesler kesiliyor, gecenin ýþýltýlarý daha keskin parlýyor dolunaylý gecede.
Ne demiþti Büyücü Kirke? "Uykuya çekilmiþ bir fok gibi sessizce bekle!"
Olabildiðince suskun ve kýpýrtýsýz bekledim filikanýn içinde. Foklar da yok ortalarda. Hafif esen rüzgâr saçýmý okþadýkça tenim ürperiyor, sanýyorum ki bir nefes, bir siren kýzýnýn kanatlarý okþamakta gergin tenimi. Iþýklarýn oyununa iyice kapýldým ve korkumun yerini merak almaya baþlýyor. Nerede ifrit sirenler, nerede siren kýzlarýnýn anasý? Nereye gizlendi o çýðlýklarý atan ilham perisi Terpsikhore?
Tam dönecektim ki arkamý, büyük bir gölge belirdi filikanýn kýçýnda. Tam dönecektim ki; Ninemin nasýrlý elleri alnýma þaraplý bez koyuyor serin ve ýslak, þarabýn kekremsiliðiyle irkiliyorum rüyaymýþ demek!
Fotoðraf: Jean-Marc Nattier, 1739
(*) Terpsikhore; Müzik ve Dansýn Ýlham Perisi, Sirenlerin annesi.
Nurdan ÇAKIR TEZGÝN
"Herkesin uykuya daldýðý..." />
"Herkesin uykuya daldýðý... ">
"Nurdan ÇAKIR TEZGÝN" bütün yazýlarý için týklayýn...
Geceyi; "Dolunayýn kendi evresinde tepsilendiði geceyi uyanýk bekle" demiþti kahin kadýn; "Bekle, uyuyan bir fok gibi sessizce bekle! "
"Herkesin uykuya daldýðýndan emin olduðunda usulca yaklaþ tekneye" dediðini duyar gibiyim hayal meyal. Filikalar teknelere bitiþiktir bizim sularda, analý kuzulu koyunlar gibidir çekmezler kýça.
Rüya gören denizcilerin uykusu derin olur derler, o yüzden rüya gören uykucu denizcileri en geri plandaki iþlere verirler. Onlardan, yani uykuculardan asla kaptan olmaz, dümenci de olmaz, gözcü katiyen olmaz. Rüya görmenin ve anlatmanýn pek muteber olmadýðý herkesçe bilindiðinden, gemiciler arasýnda hurafe hikayeler masallar anlatýlýr uzun yolculuklarda. Günler süren yolculuðumuzun ardýndan yuvamýzda demirliyiz bugünlerde. Yiyip içip, sarhoþ olup uyuyoruz gece gündüz. Analarýmýzýn, karýlarýmýzýn koynunda evimizdeyiz…
Sallanýyoruz ayakta, karada olmak dokunur denizci milletine! Ayaklarýmýz teknenin tahta yüzeyine deðmelidir illa, olmuyor böyle uyumadan geçmiyor günler karada. Rüyalar da görüyoruz anlatmasak da kimselere, büyücü Kirke hepimizin rüyalarýnda. Çaðýrýyor karýlarýmýzýn kollarýndan bizi denize…
Ne demiþti kahin kadýn rüyamda; "Dolunayýn evresine girip tepsilendiði geceyi uyanýk bekle, uykuya çekilmiþ bir fok gibi sessizce bekle!"
Hiç uyumadým ilk akþamdan buyana, zamanýdýr deyip sessizce süzüldüm denize. Sandaletlerim elimde yalýnayak yürüyerek geçtim agorayý. Þarapçý Yanri'ni, sýzýp devrilmiþ pis sarhoþlarýný gördüm her biri diðerinin üstünde. Þarap kokuyor bütün meydan...
Þarap, beklemiþ balýk ve kokmuþ sülünes karýþmýþ havaya. Aðýrlaþan hava sýcaðýn da etkisiyle turþulaþmýþ kenevire benziyor. Hiç esinti yok. Sarhoþlar evlerine gidememiþler, gitseler de karýlarý almazdý ya içeri! Hiçbirinin karýsý pis sarhoþ kocalarýný ayýlmadan almazlar yataklarýna. Bu adettir bizim buralarda.
Þarap kokan sarhoþlarýn arasýndan usulca geçtim. Aman uyanmasýnlar!
Önce tekneye atladým sonra filikaya. Kürek çekmekten hoþlanýrým taa dört beþ yaþlarýmdan beri. Aklým erdi ermedi en mýzmýzlandýðým þeydi babamýn ruhu Poseidon'a emanet, illa da çekmek isterdim denizin en ortasýnda kürekleri .
Baþa çýkamamýþ en sonunda bir çift küçük kürek yaptýrmýþtý Zogenes ustaya babacýðým. Küçük ve hafif kürekler hem suya batmýyor, hem tüy gibi olduklarýndan yormuyordu da; Meðer kavak aðacýndanmýþ.
Ýyi kürek çekerim ben. Günlerdir gördüðüm rüyaya doðru yola çýkmak üzereyim þimdi. Filikanýn kürekleri okkalý, çocukluðumdaki kavak aðacý küreklerime hiç benzemiyor.
Günlerdir beklediðim gecedeyim nihayet; Ayýn evrelenip dolunayýn tepsilendiði gecede. Uykusuzum günlerdir, uykusuz ve heyecanlý, biraz da korkuyorum sanki...
Söylenti ve kehanetlere inanmadýðýmdan sürekli azarlardý büyük ninem beni. Hep bir parça bal mumu bulundururdu üzüm çanaðýnýn içinde. Acaba, bir parça alsa mýydým yanýma! Ya efsane doðruysa, ya gerçekten mahvoluþuma gidiyorsam? Ya o güzel sesli ifritler benim sonumu hazýrlýyorlarsa? Bütün bunlarý düþünerek çekmeye baþladým kürekleri. Yolum uzun deðil lakin yorucu. Alýþtýðým çok kürekli gemilerimizin rahatlýðý yok, yedek kürekçim de yok. Kapkara denizin ortasýna doðru yol alýyorum, ifritlerin sesine doðru, karanlýklar tanrýçasýna doðru...
Dolunay; geceyle gündüzü eþitlemeye çalýþtýkça, gölgeleri canlandýran bir sihrin içine giriyorum küreklere sarýlýp. Sihir; kendini gölge ve ýþýk kaçamaklarýyla belli ettikçe, çok geçmeden sesler de eþlik etmeye baþlýyor bu gizemli geceye. Önce, derinden gelen uðultularý dinlemeye çalýþýyorum. Uðultular keskin çýðlýklarla bölünüyor durmadan. Korkuyorum. Ýlk kez bunca korkuyu bu kadar içimde hissediyorum. Yüreðimi yerinden çýkaran kalp çýrpýnýþým yerini çaresiz bir yokoluþa býrakýyor. Yalnýz ve çaresizim büyük kahinin Ýthaka denizinde.
Terpsikhore'nin(*) kulaklarýmý yýrtan haykýrýþlarýný duyuyorum…
Simsiyah, parlak derili kýsa býyýklý foklar korkup kaçýþýyorlar filikanýn önünden. Birdenbire, biliyorum bu haykýrýþlarýn sebebini, nasýl biliyorum? Ýþte onu bilmiyorum ama; Biliyorum ki Terpsikhore doðuruyor, minik ifrit bebekler getiriyor yeryüzü krallýðýna. Ninemin çanaðýndan aldýðým balmumu geliyor aklýma. Hemen bir parça týkayýp kulaklarýma, göreceklerimle yetinmeliyim diye düþünüyorum. Sesler kesiliyor, gecenin ýþýltýlarý daha keskin parlýyor dolunaylý gecede.
Ne demiþti Büyücü Kirke? "Uykuya çekilmiþ bir fok gibi sessizce bekle!"
Olabildiðince suskun ve kýpýrtýsýz bekledim filikanýn içinde. Foklar da yok ortalarda. Hafif esen rüzgâr saçýmý okþadýkça tenim ürperiyor, sanýyorum ki bir nefes, bir siren kýzýnýn kanatlarý okþamakta gergin tenimi. Iþýklarýn oyununa iyice kapýldým ve korkumun yerini merak almaya baþlýyor. Nerede ifrit sirenler, nerede siren kýzlarýnýn anasý? Nereye gizlendi o çýðlýklarý atan ilham perisi Terpsikhore?
Tam dönecektim ki arkamý, büyük bir gölge belirdi filikanýn kýçýnda. Tam dönecektim ki; Ninemin nasýrlý elleri alnýma þaraplý bez koyuyor serin ve ýslak, þarabýn kekremsiliðiyle irkiliyorum rüyaymýþ demek!
Fotoðraf: Jean-Marc Nattier, 1739
(*) Terpsikhore; Müzik ve Dansýn Ýlham Perisi, Sirenlerin annesi.
Nurdan ÇAKIR TEZGÝN
"Herkesin uykuya daldýðý..." />
"Herkesin uykuya daldýðý... ">
"Nurdan ÇAKIR TEZGÝN" bütün yazýlarý için týklayýn...
