Nurdan ÇAKIR TEZGÝN
Yaþlý Arkadaþlar, Anneler, Babalar
Yaþ grubumuzun ortalamasýný alabilmek oldukça zor. Kýrk ila seksen aralýðýnda gezinen bir zamandaþ grubuyuz!
Masamýzdakilerin yaþ ortalamasýndan söz ediyorum. Öðle üzeri güneþinin ýlýk ve esintisiz günlerinde birer ikiþer iliþiriz Akif'in geometrik örtülü masalarýna. Dört kiþilik masalar istihab haddini aþýp, oluruz yedi sekiz kiþi ve patlar kahkaha dalgalarý yükünü almýþ ada vapuru gibi güvertede...
Yaþ ortalamasýný hesaplamaya çalýþtýðýmýzda, çok da saðlýklý bir ortalama olmayacaðý bellidir. Seksen yaþýndaki babasýný izleyen kýrk yaþýndaki genç (!) kadýnýn ruh halini izlemeye çalýþmak hiç de zor deðil! Kýrk-kýrkbeþ yaþýndaki insanlarýn genç olarak tanýmlandýðý çaðdayýz artýk ne de olsa!
Onun içinden geçenleri biliyorum... Tahmin ediyorum desem daha mý iyi ne.
Diyordur ki; "Bu insanlar benim yaþýmdalar ve ayný zamanda da annemle babamýn arkadaþlarý oluyorlar! Sürekli beraberler, sohbetleri yeme içmeleri. Hiç de belli olmuyor aralarýndaki yaþ farký ayný masa baþýnda þen þakrak gülüþüp eðleþirken."
"Benim anlayamadýðým birþeyler var herhalde" diye içinden geçirdiðini hisedebilmek pek olasý.
Kadýn, babasýnýn þakalaþtýðý adama bakýyor, olsa olsa kýrkýnda bir diðeri en fazla elli. Nasýl olur diye þaþýrýyor, öyle ya kendi arkadaþlarý arasýnda belki de en yaþlýsý kendisi. Nasýl bir anlaþým birlikteliði içinde acaba bu grup? Yarým asýrlýk yaþ farklarýyla!
Ýnsan ebeveynleri konusunda gereðinden fazla önyargýlý olabiliyor. Onlarý anne baba mevkiinden baþka bir yerlerde görmek istemiyor, oysa ki onlarda sýradan insanlarýn hayatlarýný yaþýyorlar. Gündelik yaþamlarý içinde her mevki ve neviden arkadaþ ve dostlarý var onlarýn da, týpký bizim gibi...
Yok yok, illa da anne-babamýzdýr onlar...
Sorumluluklarý olan, sorumluluðumuz olan organik ve inorgonik baðlarýmýzýn sýmsýký örüldüðü can-kan-gen üçlememizin çýkýþ merciidir onlar. Geçmiþimizdir, tarihi soyaðacýmýzdýr. Yok saymakla yok olmayan, görmemekle görünmez olmayan içimizdeki vicdan sesimizdir, bizim öncemizdir onlar.
Onlar; Anne ve babalarýmýzdýr...
Pek çoðumuz ana babalarýmýzýn yaþýndaki insanlarla arkadaþlýk etmekten gocunmayýz, hatta; çok da iyi iliþkiler içinde olduðumuz niceleri vardýr günlük yaþamlarýmýzda. Hoþsohbet ve belli bir uyum içinde sür-git birlikteliklerdir bunlar. Kendi büyüklerimizin kan baðý sorumluluðu arkadaþ iliþkilerimizde bulunmayacaðý için de, ayrý bir rahatlýk duyarýz sanki...
Birçoðumuz kendi büyükleri için; Çocuklarýný baston deðneði yapýp, yaþam sigortasý gibi görenlerden deðiller deyip gülüþüyoruz !
Öyle demeyin neleri var, yapmýþlar vaktiyle dörder beþer çocuk, sýrf yaþlýlýk günlerini düþünerek. Ýþi þansa býrakmak olmaz, büyük oðlan bakmazsa küçük oðlan bakar, küçük kýz bakmazsa büyük kýz bakar triplerindedir birçok ebeveyn. Yok öyle yaðma, boþuna mý büyüttük onlarý biz? Ne çileler çektik zamanýnda, yemedik yedirdik, giymedik giydirdik niçin? Yaþlýlýkta evlat rahatý edelim diye, deðil mi ama?
Nasýl bir zihniyettir diyeceðim lakin, çoðunluðun yaþama karþý görüþü duruþu bu ne yazýk ki .
Çok hassas dengeler bunlar. Ebeveynin beklentileriyle evladýn beklentileri apayrý dünyalarý barýndýrýyor içlerinde. Karþýlýklý bir uyumun varlýðýnýn hüküm sürebildiði iliþkiler parmakla sayýlamayacak kadar az.
Ebeveyn, yaþýný baþýný aldýkça çocuklaþýyor. Çocuklaþmasa bile çocukça davranmaya özeniyor. Etraftan gördüðü birkaç canlý örnek, yaþlýlara o kadar cazip geliyor ki!
Bir kadýn vardý, erken yaþta kocasýný ve çocuðunu trafik kazasýnda kaybetmiþ, bir daha evlenip yeni bir hayat kurmamýþ kendine. Adeta yaþama küsmüþ anne babasýnýn yanýna taþýnýp bütün hayatýný onlara vakfetmiþ. Sadece alýþveriþ için dýþarý çýkan, yaþlýlarýn isteklerini yerine getiren hayýrlý (!) bir evlat olarak gül gibi yaþayýp giden bir kadýn.
Gülerken görmezdi o kadýný hiç kimse. Elleri kollarý dolu geçerdi pazar yada market dönüþü. Davet etse de konu komþu, daima bir bahane bulurdu katýlmamak için insanlar arasýna. Pek ender yakýn komþusuna giderdi en fazla yarým saatliðine. Evde olurdu aklý fikri, ya anne babasýnýn bir ihtiyacý olursa diye! Bu kadýnýn, anne babasýna düþkünlüðünü ballandýra ballandýra anlatýrdý mahalle eþrafý. Hele yaþlý kadýnlarýn aðzýnýn tesbihiydi, "nasýl hayýrlý bir evlat olduðu" Öyle ya; her þeyiyle ilgileniyordu yaþlýlarýnýn, baþ tacý ediyordu kesinlikle cennetlikti...
Bu tür vakalar örnek gösterilirler dosta düþmana. Olmasý gereken doðru örnek olarak! Diðer tarafta hiç kimse o gencecik insanýn diri diri mezara girmiþ yaþam saðýrlýðýný görmek istemez, kendine ait bir yaþam kuramamýþ olmasýnýn vabalini de kadere yüklemekte bir bahis görmez. Suçlu kaderdir! Ne mutlu ki, o da kaderine razý olup, ana babasýna en iyi þekilde bakmakla hazýrlanmaktadýr kendi ölümüne.
Yaþýnýn erdem ve yüceliðiyle, bilgece davranan ebeveyn sayýsý o kadar az ki. Hak hukuk gözeten erdemli yaþlýlarý yok saymamalý elbette. Onlarýn varlýðý deðil midir gençleri geleceðe iliþkin umutlandýran...
80 Yaþýndaki arkadaþýmýzýn saðlýklý ve nüktedan sohbetine imrenirken, akýbetimizin onunkine benzer tasarlanmasý konusundaki içten dileklerimizi defalarca tekrarladýk.
Yaþlýlýðýmýz; böyle aklý baþýnda, saðlýklý beden ve ruh birlikteliðiyle karþýlasýn bizi, bizleri..
Nurdan ÇAKIR TEZGÝN
"Nurdan ÇAKIR TEZGÝN" bütün yazýlarý için týklayýn...
Yaþ grubumuzun ortalamasýný alabilmek oldukça zor. Kýrk ila seksen aralýðýnda gezinen bir zamandaþ grubuyuz!
Masamýzdakilerin yaþ ortalamasýndan söz ediyorum. Öðle üzeri güneþinin ýlýk ve esintisiz günlerinde birer ikiþer iliþiriz Akif'in geometrik örtülü masalarýna. Dört kiþilik masalar istihab haddini aþýp, oluruz yedi sekiz kiþi ve patlar kahkaha dalgalarý yükünü almýþ ada vapuru gibi güvertede...
Yaþ ortalamasýný hesaplamaya çalýþtýðýmýzda, çok da saðlýklý bir ortalama olmayacaðý bellidir. Seksen yaþýndaki babasýný izleyen kýrk yaþýndaki genç (!) kadýnýn ruh halini izlemeye çalýþmak hiç de zor deðil! Kýrk-kýrkbeþ yaþýndaki insanlarýn genç olarak tanýmlandýðý çaðdayýz artýk ne de olsa!
Onun içinden geçenleri biliyorum... Tahmin ediyorum desem daha mý iyi ne.
Diyordur ki; "Bu insanlar benim yaþýmdalar ve ayný zamanda da annemle babamýn arkadaþlarý oluyorlar! Sürekli beraberler, sohbetleri yeme içmeleri. Hiç de belli olmuyor aralarýndaki yaþ farký ayný masa baþýnda þen þakrak gülüþüp eðleþirken."
"Benim anlayamadýðým birþeyler var herhalde" diye içinden geçirdiðini hisedebilmek pek olasý.
Kadýn, babasýnýn þakalaþtýðý adama bakýyor, olsa olsa kýrkýnda bir diðeri en fazla elli. Nasýl olur diye þaþýrýyor, öyle ya kendi arkadaþlarý arasýnda belki de en yaþlýsý kendisi. Nasýl bir anlaþým birlikteliði içinde acaba bu grup? Yarým asýrlýk yaþ farklarýyla!
Ýnsan ebeveynleri konusunda gereðinden fazla önyargýlý olabiliyor. Onlarý anne baba mevkiinden baþka bir yerlerde görmek istemiyor, oysa ki onlarda sýradan insanlarýn hayatlarýný yaþýyorlar. Gündelik yaþamlarý içinde her mevki ve neviden arkadaþ ve dostlarý var onlarýn da, týpký bizim gibi...
Yok yok, illa da anne-babamýzdýr onlar...
Sorumluluklarý olan, sorumluluðumuz olan organik ve inorgonik baðlarýmýzýn sýmsýký örüldüðü can-kan-gen üçlememizin çýkýþ merciidir onlar. Geçmiþimizdir, tarihi soyaðacýmýzdýr. Yok saymakla yok olmayan, görmemekle görünmez olmayan içimizdeki vicdan sesimizdir, bizim öncemizdir onlar.
Onlar; Anne ve babalarýmýzdýr...
Pek çoðumuz ana babalarýmýzýn yaþýndaki insanlarla arkadaþlýk etmekten gocunmayýz, hatta; çok da iyi iliþkiler içinde olduðumuz niceleri vardýr günlük yaþamlarýmýzda. Hoþsohbet ve belli bir uyum içinde sür-git birlikteliklerdir bunlar. Kendi büyüklerimizin kan baðý sorumluluðu arkadaþ iliþkilerimizde bulunmayacaðý için de, ayrý bir rahatlýk duyarýz sanki...
Birçoðumuz kendi büyükleri için; Çocuklarýný baston deðneði yapýp, yaþam sigortasý gibi görenlerden deðiller deyip gülüþüyoruz !
Öyle demeyin neleri var, yapmýþlar vaktiyle dörder beþer çocuk, sýrf yaþlýlýk günlerini düþünerek. Ýþi þansa býrakmak olmaz, büyük oðlan bakmazsa küçük oðlan bakar, küçük kýz bakmazsa büyük kýz bakar triplerindedir birçok ebeveyn. Yok öyle yaðma, boþuna mý büyüttük onlarý biz? Ne çileler çektik zamanýnda, yemedik yedirdik, giymedik giydirdik niçin? Yaþlýlýkta evlat rahatý edelim diye, deðil mi ama?
Nasýl bir zihniyettir diyeceðim lakin, çoðunluðun yaþama karþý görüþü duruþu bu ne yazýk ki .
Çok hassas dengeler bunlar. Ebeveynin beklentileriyle evladýn beklentileri apayrý dünyalarý barýndýrýyor içlerinde. Karþýlýklý bir uyumun varlýðýnýn hüküm sürebildiði iliþkiler parmakla sayýlamayacak kadar az.
Ebeveyn, yaþýný baþýný aldýkça çocuklaþýyor. Çocuklaþmasa bile çocukça davranmaya özeniyor. Etraftan gördüðü birkaç canlý örnek, yaþlýlara o kadar cazip geliyor ki!
Bir kadýn vardý, erken yaþta kocasýný ve çocuðunu trafik kazasýnda kaybetmiþ, bir daha evlenip yeni bir hayat kurmamýþ kendine. Adeta yaþama küsmüþ anne babasýnýn yanýna taþýnýp bütün hayatýný onlara vakfetmiþ. Sadece alýþveriþ için dýþarý çýkan, yaþlýlarýn isteklerini yerine getiren hayýrlý (!) bir evlat olarak gül gibi yaþayýp giden bir kadýn.
Gülerken görmezdi o kadýný hiç kimse. Elleri kollarý dolu geçerdi pazar yada market dönüþü. Davet etse de konu komþu, daima bir bahane bulurdu katýlmamak için insanlar arasýna. Pek ender yakýn komþusuna giderdi en fazla yarým saatliðine. Evde olurdu aklý fikri, ya anne babasýnýn bir ihtiyacý olursa diye! Bu kadýnýn, anne babasýna düþkünlüðünü ballandýra ballandýra anlatýrdý mahalle eþrafý. Hele yaþlý kadýnlarýn aðzýnýn tesbihiydi, "nasýl hayýrlý bir evlat olduðu" Öyle ya; her þeyiyle ilgileniyordu yaþlýlarýnýn, baþ tacý ediyordu kesinlikle cennetlikti...
Bu tür vakalar örnek gösterilirler dosta düþmana. Olmasý gereken doðru örnek olarak! Diðer tarafta hiç kimse o gencecik insanýn diri diri mezara girmiþ yaþam saðýrlýðýný görmek istemez, kendine ait bir yaþam kuramamýþ olmasýnýn vabalini de kadere yüklemekte bir bahis görmez. Suçlu kaderdir! Ne mutlu ki, o da kaderine razý olup, ana babasýna en iyi þekilde bakmakla hazýrlanmaktadýr kendi ölümüne.
Yaþýnýn erdem ve yüceliðiyle, bilgece davranan ebeveyn sayýsý o kadar az ki. Hak hukuk gözeten erdemli yaþlýlarý yok saymamalý elbette. Onlarýn varlýðý deðil midir gençleri geleceðe iliþkin umutlandýran...
80 Yaþýndaki arkadaþýmýzýn saðlýklý ve nüktedan sohbetine imrenirken, akýbetimizin onunkine benzer tasarlanmasý konusundaki içten dileklerimizi defalarca tekrarladýk.
Yaþlýlýðýmýz; böyle aklý baþýnda, saðlýklý beden ve ruh birlikteliðiyle karþýlasýn bizi, bizleri..
Nurdan ÇAKIR TEZGÝN
"Nurdan ÇAKIR TEZGÝN" bütün yazýlarý için týklayýn...
