ZEYTÜN E............. Zeytin ve Zeytinyaðý Üretimimiz / Gündüz Akagündüz
Gündüz Akagündüz

Gündüz Akagündüz

ZEYTÜN E............. Zeytin ve Zeytinyaðý Üretimimiz



Derler ki cennette iki aðaç varmýþ… Biri malum incir aðacý, hani yapraklarý o zamanlarýn donu. Ýncir aðacýnýn diðer adý da "gerçek aðacýymýþ" Gerçekler deðiþmiþ incir aðacý deðiþmemiþ. Karikatürize örtülmesi gereken mahrem yerlerde halen incir yapraklarý... Cennetteki diðer aðaç namý deðer "hayat aðacý"ymýþ namý diðer zeytin aðacý… Acep zeytin aðacýnýn ülkemizdeki durum gerçeðine uyarlanmýþ olduðu için midir ki taaa o zamandan incir aðacýyla yanyanadýr? Zeytin aðacýmýzdaki ayýbýmýzý örtmeye yeter mi acep incirin yapraklarý?...

Çokta tarihsel veriyle boðulmadan kýsaca: M.Ö. 4000 yýllarýnda Mardin – Andirin - Anamur üçgeninde yetiþen zeytin önce Ege taraflarýna taþýnmýþ… Sonra Ege adalarýna – Yunanistan – Ýtalya – Ýspanya’ya bir koldan yayýldýðý gibi diðer yandan Suriye ve Mýsýr üzerinden Kuzey Afrika’ya ulaþmýþ… Oradan da Ýspanyol istilacýlar sayesinde Kuzey ve Güney Amerika’ya yolculuk devam etmiþ… Kültür bitkisi olarak M.Ö. 4000 yýldýr bilinir olmasýna karþýn tanenin sýkýlarak elde edilen yaðýnýn kullanýmý ise bundan 1500 yýl sonra olabilmiþ…

Bu yolculuðun kronolojisini de yazmalýyým ki asýl varmak istediðim konuya ulaþayým.. Zeytin, Mýsýr’a M.Ö.2600-1600 yýllarýnda gelebilmiþ. Yunanistan’a M.Ö. 1400-1200’lerde Girit üzerinden taþýnmýþ. Ýspanyollar ise o sýralar deniz ticaretini ellerinde bulunduran Fenikeliler sayesinde M.Ö. 1050 yýllarýnda tanýþmýþlar zeytinle…

Konunun baðlamý; zeytinin ve zeytinyaðýnýn bugünkü durumu….

Zeytin Üretiminde Baþý Çeken Ülkeler (2003 yýlý verileri)

Sýra / Ülke ....../ Yýllýk Üretim. (ton). / Ekili Alan. (hektar).../ Gelir

— Dünya.........17,317,089...8,597,064...20.1
1 Ýspanya...... 6,160,100...2,400,000...25.7
2 Ýtalya.......... 3,149,830...1,140,685...27.6
3 Yunanistan.. 2,400,000..... 765,000...31.4
4 Türkiye....... 1,800,000..... 594,000...30.3
5 Suriye......... 998,988......498,981...20.0
6 Tunus......... 500,000...1,500,000...3.3
7 Fas............ 470,000......550,000...8.5
8 Mýsýr.......... 318,330........49,888...63.8
9 Cezayir..... 300,000.......178,000...16.9
10 Portekiz.... 280,000.......430,000...6.5
11 Lübnan..... 180,000.......230,000...4.5


Zeytin tüketimi ve üretimi

Ülkelere Göre Zeytinyaðý Üretimi

Üretici Ülkeler

1990 - 1994 ortalamasý
2000 - 2005 Ortalamasý
2010 - 2015 tahmini ortalama

Ýspanya
589.000 ton
1.118.000 ton
1.398.000 ton

Ýtalya
448.000 ton
649.000 ton
815.000 ton

Yunanistan
293.000 ton
386.000 ton
474.000 ton

Türkiye
80.000 ton
120.000 ton
150.000 ton

Kaynak: Olivae (IOOC) Haziran, 2005

Ülkelere Göre Zeytinyaðý Ýhracatý (2003 senesi)

Ýspanya
433.419 ton

Ýtalya
185.800 ton

Yunanistan
102.641 ton

Türkiye
42.982 ton

Kaynak: PC-TAS, 2005

Türkiye Ýstatistik Kurumu’nun rakamlarýna göre ise (2004 yýlý),

Ülkemizde toplam 107,1 milyon zeytin aðacý vardýr, bunlarýn 72,65 milyonu yaðlýktýr. 1,2 milyon ton yaðlýk üretimimiz vardýr.

Kaynak: http://www.tuik.gov.tr/VeriBilgi.do

Zeytinyaðýnýn piyasa deðeri 5ytl/ kg'dýr.

Kaynak: Tariþ 2005 yýlý fiyatý

Kiþi baþýna zeytinyaðý tüketimini
Yunanistan; 21 kg,
Ýtalya; 11kg,
Ýspanya 10kg,
Tunus;10Kg,
Suriye; 6.2kg,
Portekiz; 5kg ve
Ülkemizde 1 kg'dýr.

Yukarýdaki tablo ve rakamlara göre, dünyada zeytinyaðý üretim ve tüketiminde yükselen bir trend vardýr.

Buna karþýn "kaðný" kelimesini dünya haznesine katmýþ olmamýzdaki ama otomobil yapamamamýzdaki örneðimizin aynýsýný zeytin ve ürünlerinde de yaþamaktayýz...

Dünyada dördüncü üretici konumda olmamýza karþýn kiþi baþýna tüketimimizin sadece 1 kg. olmasý düþündürücü... Diðer yandan dünyada zeytin yetiþtiriciliði alaný olarak en geniþ ülke olmamýza karþýn üretimde dördüncüyüz...

Konuyla ilgim: Aþaðýdaki yazýda........


Bizim aile geleneðimizdir… Babam hiç de anlamadýðý halde üzüm baðýna sarmýþtý bir ara… bir meþgalesi olacakmýþ… 15 yýl olmuþtur… babamla bir gün gezmeye gittik Muradiye taraflarýna… Nooolduysa bir baktým bir baðýn içinde buluverdik kendimizi… E madem düþtük içine deyip baþladýk baðcýlýða… 5 dönümcük yer için sondaj çaktýrmalar; bir buçuk katlý bað evi yapýmlarý; Muradiye’de iþ gördürdüðümüz zatlarýn arasýndan aile ahbaplarý ve dahi üç kaðýtçýlarý tanýmakta dahil bir eþraf oluþumu; domatesimizi, biberimizi de yetiþtirelim derken 3 kuruþluk sebze için her gün 30 kilometre gitmeler gelmeler; sürmesi, çapasý, sulamasý, kesimi, bandýrmasý, kurutmasý, yaðmurdan kaçýrmasý, çuvallamasý derken SONUÇ benim lumbagolarýmdan halen gacýr gucur sesler gelmekte…. Accýk belimi ovsana anne… Oysa ki ben bu bað alýmý sýrasýnda “ne güzel Gediz nehri kýyýsýnda, pikniðe gideceðimiz bir alanýmýz olacak, hem nehirden sazan felan tutarýz” gibi saftirik duygularla olaya sýcak bakmýþtým… Belimin gýcýrtýsý halen yakmakta ben sazanýnýn….

5 yýl önceydi, Emir (babamýn tek büyük oðlu) Gölmarmara gölü kýyýsýný gezelim deyip, alabalýk yiyelimle devam eden isteðinin ardýndan yola koyulduk… Saruhanlý’dan saða dönüp Büyükbelen’de devam eden yolculuðumuz gayet güzel koyunlarýn otladýðý, çoban köpeklerinin pis pis bize baktýðý tarla aralarýndan, dere kenarlarýndan geçerek devam ederken, bir tarlanýn önünde duruverdik… Ve ben orada o gün ilk kez tanýþtýðým kiþilerle kurban pazarlarýnda olduðu gibi habire aþaðý yukarý elimi sallar vaziyette buldum kendimi… Ýyi de neden bu sallanan kol benimki, Emiiiiir!.... Pazarlýk edelim edelim deeee “bak inatlaþma dayý benimle, kolum kopsun ki anlaþmýþ olsak da ben daha hýzlý sallarým o kolu” deyip olayý nihayetlendirip tarlanýn içinde buluverdik kendimizi.… dedim ya bu tarz bizim aile geleneði oldu… babasýndan büyük oðlana genetik olarak mý geçmiþtir nedir…? SONUÇ…. Elim yüzüm yað içinde, beni yýka anne…. Sazanlý-alabalýklý sohbetlerin sonu neden hep böyle olur kii?

Büyükbelen’in çok yakýnýndaki Gölmarmara Gölü manzarasýný seyrediyorduk kiii…



Koyunlarýn otladýðý tarlalarýn arasýnda geziniyorduk kiii….



Çoban köpekleri bize manalý manalý bakýyordu kiii….



Bu tarlanýn içinde buluverdik kendimizi….



Dut aðacý deðilem türküsünü dinleyip, erdemin, barýþýn, bereketin, asaletin simgesi bir aðaç olmasý hasebiyle, bu vatanýnda bunlara çok ihtiyacý var hassasiyetiyle zeytin aðacý diktik...



Tarih tekerrür, sondaj neyim yine çaktýk tabii… damla damla suyunu, sütünü içirdik, bir ninniledik kiii sabileri…..



Çapaladýk, sürdük, suladýk, ayný iþlem sanýrým 85 defa aynen tekrar ama nihayet bir kýsmýný büyüttük, anladýk kiii zeytin aðacý dikersen zeytin oluyor…



E garikin toplaycaz artýk dediler… topladýk…. O kadar narin büyüttük, incinmesinler dedik elle, tek tek topladýk…



Filmlerdeki pamuk iþçilerinin söylediði þarkýlarý hatýrlarsýnýz… Hep bir aðýzdan çok güzel söylerler… Bir deneyelim dedim kii… Aðaçlardaki bütün zeytinler attý kendini yere…. Bari ben deneyeyim dedim... Zeytin gözlüm sana meylim nedendiiir.....?



Üzümdü, zeytindi… taneli þeylerle uðraþýyoruz hep…. Bir daha böylesi bir aile geleneði olayý içinde bulursam kendimi, balkabaðý tarlasý olsun bari…. Yok yok pamuk iþi yapmalý…. Hem balya lafýný da pek bir severim….



Ama bunlar çok þirin bir siyah…. Mor siyahý….

Þimci doðru-yalan bilemiyorum..Sanýrým bir arkadaþtan duymuþtum...Bir Japon genç öðreniminin bir bölümünü Türkiye'de yapmak için gelmiþ... Bizim memleketi biraz gezip öðrendikten sonra Japonya'daki anne-babasýna telefonla görüþtüklerinde Türkiye'deki onlara göre deðiþik yiyecekleri anlatýyor... Diyor ki çerez dedikleri bir þey var, genellikle akþam yemeðinden sonra bol bol kilolarca yiyorlar... Onlar merak edince bizim Japon oðlan anne-babaya 2 kg. çerez gönderiyor... Bizim çerezler Japonya'ya ulaþýyor, annesi babasý akþam yemeðinden sonra çerezin baþýna bir otuyorlar çokta hoþlanýyorlar çerezden ve hemen hepsini yiyorlar... Aradan bir zaman geçiyor. Yine telefon konuþmasý oðlan diyor ki zeytin diye bir yiyecekleri var, bunu da sabah kahvaltýsýnda yiyorlar... Çerezdeki olay tekrarlanýyor, bizim zeytin Japonya'ya uçuyor, anne-baba kahvaltýda oturuyorlar zeytin baþýna... Ýki gün sonrasýnda baba oðluna telefon ediyor... -Oðlum o gönderdiðin þeyi çerez gibi yeniyordur herhalde deyip hemen hepsini kahvaltýda yedik.. Ben iyi gibiyim ama annenin tansiyon fýrlamýþ, þu an hastanede....



Kasa kasa yükleyip traktöre, bir kýsmýný salamura zeytin için ayýrýp diðer kýsmýný zeytinyaðý için taþýdýk… Oy lumbagolarým….



Ýzlememiþ olanlarýn, bu manzarayý izlemesini isterim…

Zeytin bir yandan sevimli tanecikler þeklinde dökülüyor hazneye, diðer yandan altýn sarýsý daha da sevimli görüntülü zeytinyaðý olarak çýkýyor… Hele bir de o kokusuuuu…..



Tabii ki son evrede ölçüm; Sonuç: dinlenmemiþ oran: 0.7 dizem .. dinlenik 0.4 dizeme düþmekte … ( 1.0 dan itibaren asit derecesi baþlýyor.)



Zeytinyaðý tadýmý ve saklanýmý konusunda bazý bilgiler:

ZEYTÝNYAÐI TADIMI

* Sadece asit derecesine bakarak bir zeytinyaðý hakkýnda yargýya varmak doðru deðildir.

* Zeytinyaðýnýn rengi yaðýn kalitesinde belirleyici bir etken deðil.

* Tadým sýrasýnda üç olumlu özelliðe bakýlýyor. Koku, dilde býraktýðý acýlýk ve boðazda býraktýðý yakýcýlýk hissi zeytinyaðýnýn kalitesini belirliyor. Zeytin yaðýndaki meyvemsi koku olumlu özellik olarak deðerlendiriliyor. Kusursuz ve kaliteli yaðlar boðazda bir miktar yanma hissi býrakýyor.

ZEYTÝNYAÐI SAKLANIMI

*Zeytinyaðý doðrudan güneþ ýþýðý görmeyen serin yerlerde saklanmalýdýr.

*Her türlü kokuyu çekme ve içine alma özelliðinden dolayý yabancý koku olmayan yerlerde aðzý kapalý olarak muhafaza edilmelidir.

*Isý tercihen 15 º C olmalýdýr.

*Mümkünse renkli þiþedeki ürünleri satýn almalýdýr. Yaða renk veren Beta karoten önemli bir antioksidandýr ve ýþýðýn etkisiyle miktarý azalabilir. Teneke kutularda yaðlarý satýn alýndýðýnda renkli cam þiþeye aktararak tüketilmelidir.

*Tenekeyi hava alýr vaziyette, aðzý açýk asla bekletilmemelidir. Lezzeti deðiþmese de oksidasyon riski bu þekilde daha çok artmaktadýr. Plastik kaplar uygun deðildir.
* Zeytinyaðlarýný dar boyunlu þiþelerde olabildiðince dolu seviyede kullanmalýyýz ki hava ile temas eden zeytinyaðý yüzeyi azalsýn.

Bunca emeðin, ilginin, merakýn sonucunda SONUÇ:

Son zamanlarda emek harcamaktan, üretmekten, izlemekten ve tatmaktan en keyf aldýðým bu zeytinyaðý üretimimizi paylaþmak istedim… Etiketinin tasarýmýný yapmak , fotoðrafýný çekmek ,baskýsýný yapmak ,cam þiþeleri araþtýrýp-satýn almak, yað dolumunu ve etiketleme iþlemini yapmak -- --lumbagolarým cayýrdasa da, ellerim kimi zaman yaðlansa da- çok keyifli….

BÝZBÝZE MARKAMIZ



Dileðim ömrümüz boyu bu keyfi hep yaþayarak üretmeye devam ederiz….

Yakýn bir zamanda TARÝÞ’in “Zeytinyaðý Tadým Kursuna” katýlýyorum… Bu konuda öðrendiklerimi de paylaþmaktan keyf alacaðým....

ÜRÜNLERÝMÝZ

50 ml. tadým þiþe



100 ml hediye ve piknik þiþe



1 lik dekoratif þiþe
(Ýstek üzerine isme özel etiketli)



2lik plastik
(Ýstek üzerine isme özel etiketli)



5lik plastik
(Ýstek üzerine isme özel etiketli)



10luk teneke
(Ýstek üzerine isme özel etiketli)




Gündüz Akagündüz

www.gunduzakagunduz.com



15 Ocak 2010 Cuma / 2719 okunma



"Gündüz Akagündüz" bütün yazýlarý için týklayýn...