Profesörlerin bilgilendirme amaçlý Gerenköy toplantýsýndan selam olsun / Nurdan ÇAKIR TEZGÝN
Nurdan ÇAKIR TEZGÝN

Nurdan ÇAKIR TEZGÝN

Profesörlerin bilgilendirme amaçlý Gerenköy toplantýsýndan selam olsun



Bu akþam, fýrtýna yaðmur çamur derken Foça - Gerenköy'deki "Tohumdan Satýþa Tarým" konulu toplantýdaydýk.

Ýzmir Ýli Çiftçi Örgütleri Platformu ÇÝFTÇÝ-PLAT'ýn katkýlarýyla Prof. Dr. Mustafa Kaymakçý (Çiftçi-Plat Sözcüsü) ve Prof. Dr. Tayfun Özkaya'nýn (Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öðretim Üyesi) aydýnlatýcý bilgiler sunduðu kahve toplantýsý oldukça yüksek katýlýmla gerçekleþti. Bu tür toplantýlarýn beni ilgilendiren en önemli yaný; koskoca profesörlerin kürsülerinden kalkýp köylere gelip, halka bilgiyi birinci elden verme gayretleri. Bu çaba bana göre öyle kutsal ki...

Köylü artýk, pamuk yerine niçin mýsýr ekmek zorunda býrakýldýðýný, bir gram salkým domates tohumunun altýndan bile pahalý oluþunu, Monsanto'nun fiyatý sürekli artan tohumlarýný ve ot öldürücülerinin iþe yaramadýðýný biliyor. Ege köylüsü artýk GDO'yu öðrenmiþ. Bu çok umut verici bir durum.

Saðolsunlar Mustafa Kaymakçý ve Tayfun Özkaya Hocalarýmýz bu bölgenin büyük þansýdýrlar. Belirli zamanlarda düzenlenen köy kahvesi toplantýlarý vasýtasýyla çiftçiye bilgi vermektedirler. Akþam vakti yaðmur, fýrtýna, kýþ, çamur demeden Ege'nin tenha bir köyüne gelmiþler, býkýp usanmadan Gdo, hibrit tohum, ilaçlama, hayvancýlýk bilgileri vermekteler.

Tayfun Özkaya'nýn, usul usul sükunetle izah ettiði yerel tohumlarýmýzýn akýbeti ve son çýrpýnýþ olarak yapýlabilecekler hakkýnda verdiði deðerli bilgiler, sadece çiftçiyi deðil bu topraklarda yaþayan bütün insanlýðý ilgilendirmektedir.

Bir an kendimi, Köy Enstitüsünde yüce amaçlar için ders veren idealist öðretmenlerin hevesli bir öðrencisi gibi gördüm. Benim gibi pek çok insan vardý orada. Umutlarýn tükenmediði fýrtýnanýn yaðmur ve soðuðun hüküm sürdüðü bir Ege kasabasýndan herkese moral olsun diye yazýyorum bu satýrlarý...


Bu toplantýda benim anladýðým konularýn bir kýsmý þöyle;

Hükümetlerin izledikleri politikalarla süt fiyatlarýnýn bir inip bir çýktýðý dönemlerle sür-git devam eden senaryolara deðindi Mustafa Hoca konuþmasýnda.

Süt fiyatlarý biraz artýnca hadi bakalým dýþarýdan çok uluslu þirketlerce ithal süt tozu getirtiliyormuþ.

Tabi, bu aysbergin görünmeyen bir baþka yüzünden de söz edildi. Amerika ve Avrupa'da yüksek (!) teknolojiyle üretilen et ve süt tozlarý, ihtiyaç fazlasý ve fiyat koruma adýna buzlar altýndaki et daðlarý, süt tozu stoklarýyla bekletiliyormuþ! Eh kime satýlacak bunca stok? Kendi kendine yetebilen az geliþmiþ ülkelere...

Türkiye'nin kendi kendine yetme meziyetini kaybedeli çok olsa da, bu çok uluslu þirketlerin gözünü diktiði bir ülke. Sana hayvanýný yok pahasýna kestiriyor, kestiremezse hastalýk bahanesiyle telef itlaf ettiriyor ve seni kendinden canlý hayvan ve süt tozu almaya mahkum ediyor...

Piyasa ucuz süt tozuna doyunca da süt üreticisi karnýnda buzaðýlý ineðini kesime veriyormuþ,

Bu defa kesilen inekler bir süre sonra et fiyatlarýný yükseltip damýzlýk piyasasýný yok ediyor ya da çok azaltýyormuþ!

Ehh tabi taze süt üretimi de azalmýþ oluyormuþ bu aþamada.

Bakýlýyor ki taze süt pek az ve fiyatlar yükseliyor!!!!

Yine devam...

Köylü, çiftçi süt fiyatlarýnýn arttýðýný görünce yine damýzlýk süt ineðine yöneliyor, ithal inek yolu gözlüyor gümrüklerden borçlanarak.

Köylü bir taraftan ithal ineklerin parasýný ödemeye uðraþýrken, sütten para kazanacaðým diye umarken hadi bakalým yine süt fiyatlarý tepe taklak!

Yine süt tozu ithali ve süt üreticisi hayvancýlýk yapan çiftçi periþan.

Yine en baþa dönüþ, hayvanlar kesime, süt fiyatlarý tepeye, süt tozuyla ortalýk toz duman, yine hayvan kýtlýðý derken bu kýsýr döngüden sürekli birileri çok paralar kazanýyor ama kesinlikle çiftçi köylü fakirleþiyor. Borçlanýp fakirleþiyor yalnýzlaþýyor köylü, çünkü hükümetler küçük yetiþtiriciyi korumak yerine 500-1000 büyük baþ hayvanla baþlayan, sanayi tip hayvancýlýk yapan þirketleri koruyormuþ! Ben bunlarý anladým bu akþamki toplantýdan. Bir þey daha öðrendim; Anadolu'ya "verimli hilal" deniyormuþ siz hiç duymuþ muydunuz?

Mustafa hoca þöyle bir soru yöneltti çiftçilere; Sizce Avrupa Birliði Avrupa'da küçük çiftçiyi mi (birkaç hayvaný olan köylüyü mü) koruyor yoksa büyük çiftlikleri mi?

Elbette küçük çiftçiyi koruyor teþvik veriyor, zaten küçük üretici de ayný zamanda kendi malýný pazarlayan ve kendi fiyatýný belirleyen kiþi. Bizde küçük çiftçi bir varlýk gösterebiliyor mu, hükümetten destek prim alabiliyor mu? Avrupa Birliði bu alanda da bize çifte standart uyguluyor, büyük çiftçiye pirim verip küçük üreticiyi yok saymak konusunda bir politikayý destekliyor.

Pek çok sorunun cevap bulduðu "Tohumdan Satýþa Tarým" konulu Gerenköy Kahve toplantýsýndan izlenimlerim kýsaca böyleydi. Üniversiteler ve hocalarýmýz halkla bütünleþen projeler ürettiði zaman o kadar mutlu oluyorum ki...

Prof. Dr. Mustafa Kaymakçý ve Prof. Dr. Tayfun Özkaya gibi deðerli hocalara sahip olduðu için Ege köylüsü þanslý, darýsý diðer yörelerimizin baþýna diyorum.

Umutla kalýn

Nurdan ÇAKIR TEZGÝN




Ýzmir Ýli Çiftçi Örgütleri Platformu ÇÝFTÇÝ-PLAT'ýn kat..." />
Ýzmir Ýli Çiftçi Örgütleri Platformu ÇÝFTÇÝ-PLAT'ýn kat... ">
24 Ocak 2010 Pazar / 3830 okunma



"Nurdan ÇAKIR TEZGÝN" bütün yazýlarý için týklayýn...