Esin ÇAKIR
MAX FRISCH'IN ANKETÝ
Geçenlerde Mudanya'daki kitaplýðý kurcalarken Max Frisch'in ''GÜNCE'' adlý kitabýna rastgeldim. Güncelere oldum olasý meraklý olduðumdan alýp kurcalamaya baþlayýnca ilginç bir yazar ile karþýlaþtým.
Kitap Gündoðan yayýnlarý diye bir yayýnevi tarafýndan yayýnlanmýþ ancak tarihi belli deðil. 1990 diye bir tarih var ama bu yayýn yýlý mý pek emin olamadým! Türkçeye Rezzan Algün ve Edeltrud Özdemir tarafýndan çevrilmiþ. Daha önce tanýþmadýðým bir yazardý. Önsözü okuyunca daha da meraklandým. Çevirenler þöyle diyordu: ''M.Frisch edebiyatçý kiþiliðinin de vermiþ olduðu duyarlýlýkla insanlýk aleminde yaþadýðý, bazen dýþa çýkmayý becererek olaylarý bir seyirci gibi izlediði, bazen de bilinç düzeyinin derinliklerinde duyumsadýðý yaþantýlarý, alýþýlagelmiþ günce tekniðinden farklý biçimde, zaman zaman Alman dilinin anlatým olanaklarýný ''Ama bu böyle söylenmez ki'' dedirtecek denli zorlayarak aktaran bir yazardýr. Umarýz bu ''zor insan''la çeviri düzeyinde yaþadýðýmýz birliktelik boyunca karþýlaþtýðýmýz zorlanmalara hoþgörüyle yaklaþmanýza yardýmcý olur.''
M.Frisch'in kýsaca yaþam öyküsü de þöyle:
1911 doðumlu mimar-yazar, Zürih doðumlu. bir süre mimarlýk yapýp ekonomik problemlerini aþýnca edebiyata aðýrlýk vermiþ. 1947 yýlýnda Bertolt Brecht ve Friedrich Dürrenmatt ile tanýþmýþ. Kendisini hem bir Ýsviçre vatandaþý hem de bir yabancý olarak görür. Ýlk bakýþta birbirine zýt olan bu iki gerçek, hem oraya ait olmama duygusunun hem de doðduðu kent ve oradaki insanlarla zaman zaman gerginleþen iliþkilerinin ifadesidir.
Gerçekten de daha önce okuduðum güncelerden tamamen farklý bir eser. Ýlginç tarafý ''Günce''de yer alan anketler. Kitap Yapý Kredi Yayýnlarý tarafýndan tekrar yayýnlanmýþ merak eden alýp okur. Ben anketlerden bahsedeyim. 1966-1969 yýllarýnda kaleme aldýðý güncenin giriþinde 25 soruluk bir anket var. Hepsini yazmayacaðým ama bazýlarý þöyle:
(Ýsterseniz kendi kendinize, isterseniz baþkalarýyla birlikte yanýtlayýn, ya da bizimle paylaþýn...)
1- Siz ve tüm tanýdýklarýnýz yok olduðunda bile insan neslinin devam edip etmemesiyle gerçekten ilgilendiðinizden emin misiniz ?
2- Kiminle hiç karþýlaþmamayý tercih ederdiniz?
3- Kendisi farkýnda olsun olmasýn haksýzlýk ettiðiniz biri var mý? Ve bundan dolayý daha çok kendinizden mi yoksa ondan mý nefret edersiniz?
4- Kusursuz bir hafýzaya sahip olmak ister misiniz?
5- Hastalýk, trafik kazasý vs. nedeniyle ölümü sizi umutlandýracak politikacýnýn ismi ne? Yoksa hepsini yeri doldurulur olarak mý görüyorsunuz?
6- Baþka bir ulusa (kültüre) ait olmayý tercih eder miydiniz? Hangisine?
7- Kaç yaþýna kadar yaþamak isterdiniz?
8- Daha da akýllanacaðýnýz görüþünden ne zaman vazgeçtiniz, yoksa hala ayný görüþte misiniz? Yaþýnýzý belirtin!
9- Kendinize yönelttiðiniz eleþtiri sizin için tatmin edici oluyor mu?
10- Sizce, neyinize güceniyorlar? Siz hangi özelliðinize kýzýyorsunuz? Ve bunlar farklý þeylerse hangisi için daha kolay özür diliyorsunuz?
11- Bir an için doðmamýþ olduðunuzu düþünseniz, bu düþünce sizi rahatsýz ediyor mu?
12- Ölüler aklýnýza geldiðinde, ölmüþ olan kiþinin size bir þey söylemesini mi yoksa sizin ona bir þeyler söylemenizi mi tercih edersiniz?
13- Diyelim ki, kimseyi öldürmediniz: Niçin hiç böyle bir þey yapmamýþ olduðunuzu kendinize nasýl açýklýyorsunuz?
14- Mutlu olabilmeniz için eksik olan þey nedir?
15- Neye müteþekkirsiniz?
Esin ÇAKIR
"Esin ÇAKIR" bütün yazýlarý için týklayýn...
Geçenlerde Mudanya'daki kitaplýðý kurcalarken Max Frisch'in ''GÜNCE'' adlý kitabýna rastgeldim. Güncelere oldum olasý meraklý olduðumdan alýp kurcalamaya baþlayýnca ilginç bir yazar ile karþýlaþtým.
Kitap Gündoðan yayýnlarý diye bir yayýnevi tarafýndan yayýnlanmýþ ancak tarihi belli deðil. 1990 diye bir tarih var ama bu yayýn yýlý mý pek emin olamadým! Türkçeye Rezzan Algün ve Edeltrud Özdemir tarafýndan çevrilmiþ. Daha önce tanýþmadýðým bir yazardý. Önsözü okuyunca daha da meraklandým. Çevirenler þöyle diyordu: ''M.Frisch edebiyatçý kiþiliðinin de vermiþ olduðu duyarlýlýkla insanlýk aleminde yaþadýðý, bazen dýþa çýkmayý becererek olaylarý bir seyirci gibi izlediði, bazen de bilinç düzeyinin derinliklerinde duyumsadýðý yaþantýlarý, alýþýlagelmiþ günce tekniðinden farklý biçimde, zaman zaman Alman dilinin anlatým olanaklarýný ''Ama bu böyle söylenmez ki'' dedirtecek denli zorlayarak aktaran bir yazardýr. Umarýz bu ''zor insan''la çeviri düzeyinde yaþadýðýmýz birliktelik boyunca karþýlaþtýðýmýz zorlanmalara hoþgörüyle yaklaþmanýza yardýmcý olur.''
M.Frisch'in kýsaca yaþam öyküsü de þöyle:
1911 doðumlu mimar-yazar, Zürih doðumlu. bir süre mimarlýk yapýp ekonomik problemlerini aþýnca edebiyata aðýrlýk vermiþ. 1947 yýlýnda Bertolt Brecht ve Friedrich Dürrenmatt ile tanýþmýþ. Kendisini hem bir Ýsviçre vatandaþý hem de bir yabancý olarak görür. Ýlk bakýþta birbirine zýt olan bu iki gerçek, hem oraya ait olmama duygusunun hem de doðduðu kent ve oradaki insanlarla zaman zaman gerginleþen iliþkilerinin ifadesidir.
Gerçekten de daha önce okuduðum güncelerden tamamen farklý bir eser. Ýlginç tarafý ''Günce''de yer alan anketler. Kitap Yapý Kredi Yayýnlarý tarafýndan tekrar yayýnlanmýþ merak eden alýp okur. Ben anketlerden bahsedeyim. 1966-1969 yýllarýnda kaleme aldýðý güncenin giriþinde 25 soruluk bir anket var. Hepsini yazmayacaðým ama bazýlarý þöyle:
(Ýsterseniz kendi kendinize, isterseniz baþkalarýyla birlikte yanýtlayýn, ya da bizimle paylaþýn...)
1- Siz ve tüm tanýdýklarýnýz yok olduðunda bile insan neslinin devam edip etmemesiyle gerçekten ilgilendiðinizden emin misiniz ?
2- Kiminle hiç karþýlaþmamayý tercih ederdiniz?
3- Kendisi farkýnda olsun olmasýn haksýzlýk ettiðiniz biri var mý? Ve bundan dolayý daha çok kendinizden mi yoksa ondan mý nefret edersiniz?
4- Kusursuz bir hafýzaya sahip olmak ister misiniz?
5- Hastalýk, trafik kazasý vs. nedeniyle ölümü sizi umutlandýracak politikacýnýn ismi ne? Yoksa hepsini yeri doldurulur olarak mý görüyorsunuz?
6- Baþka bir ulusa (kültüre) ait olmayý tercih eder miydiniz? Hangisine?
7- Kaç yaþýna kadar yaþamak isterdiniz?
8- Daha da akýllanacaðýnýz görüþünden ne zaman vazgeçtiniz, yoksa hala ayný görüþte misiniz? Yaþýnýzý belirtin!
9- Kendinize yönelttiðiniz eleþtiri sizin için tatmin edici oluyor mu?
10- Sizce, neyinize güceniyorlar? Siz hangi özelliðinize kýzýyorsunuz? Ve bunlar farklý þeylerse hangisi için daha kolay özür diliyorsunuz?
11- Bir an için doðmamýþ olduðunuzu düþünseniz, bu düþünce sizi rahatsýz ediyor mu?
12- Ölüler aklýnýza geldiðinde, ölmüþ olan kiþinin size bir þey söylemesini mi yoksa sizin ona bir þeyler söylemenizi mi tercih edersiniz?
13- Diyelim ki, kimseyi öldürmediniz: Niçin hiç böyle bir þey yapmamýþ olduðunuzu kendinize nasýl açýklýyorsunuz?
14- Mutlu olabilmeniz için eksik olan þey nedir?
15- Neye müteþekkirsiniz?
Esin ÇAKIR
"Esin ÇAKIR" bütün yazýlarý için týklayýn...
