Tülin DURSUN
ÖLÜM SENDE GÜZEL
Bu kadar kolay deðildi elbet ayrýlmak. Yasak bir aþkýn iki tutsaðý olan bizler, belki onca yükün altýna düþünmeden girdik. Mutsuzlar hep birbirlerini bulur ya, elimizden ne geldiyse yaptýk mutsuzluðumuz için. Her ikimizin de korkularý vardý. Korkuya delicesine, karþý koyulmaz aþký soktuk. Ben geç bir evlilik yapmýþtým. Bir kýzým var. O yaþamýn þartlarýna daha fazla dayanamayarak, karþýsýna ilk çýkanla evlenmiþ. Bir kýzý ve bir oðlu var. Karýmla hiçbir zaman anlaþamadýk. Çok geç yakalandýk sevdaya. Ýlk yaklaþan ben oldum. Zorla öpmeye kalktým. Ýteledi beni. Sonra karþý koyamadý. Korkuyordu, þaþkýndý ve utangaçtý. Ürkekliði geçince, sýðýnýverdi kollarýma. Kokularýmýz birbirine karýþtý. Omzumda sessizce aðladý piþman gibi.
“ Umarým âþýk olmam sana? “
“ Keþke olsan! “
“ Onlara haksýzlýk etmiyor muyuz? “
“ Ben öyle düþünmüyorum Ýpek! “
Gerçekten de onlara haksýzlýk ettiðimizi düþünmüyordum. Zamanla alýþýrým dediðim karýmla ortak bir þeyimiz kalmamýþtý. Kýzým bizi bir arada tutuyordu. Yýllarca çalýþýp iyi bir eþ ve baba olmaya çalýþtým. Artýk kendim için yaþamalýydým. Zaman geçtikçe geç kaldýðýmý düþünüp, kýzýyordum kendime. Ben bu kadýný arzuladým. Daha sonra aþk üstün geldi. Her ikimizde aþký yaþýyorduk þimdi.
Buluþmalarýmýz son derece masumaneydi. Büyülü kentin ýssýz, keþfedilmemiþ yerlerindeki lokantalarda, kýr kahvelerinde, deniz kenarlarýnda buluþuyorduk. Benden sekiz, dokuz yaþ kadar daha gençti. Olgunluk çaðýmýzýn en deli, dolu anlarýný yaþýyorduk. Beraber olduðumuz her anýn tadýný çýkarmaya bayýlýyorduk.
Onun coþkulu ve tutkulu aþký, beni ona daha çok baðlýyordu. Ben onu arzuluyordum. O benden daha korkusuz ve sabýrsýzdý. Bir yerlerde görülürüz korkusunu üzerimden atamýyordum. Korkum onun adýna yanlýþ bir þeylerin oluþmasýydý. O ise benim onu istemediðimi sanýyordu.
Küçük, þirin bir semtte ev kiraladýk benim adýma. Haftada birkaç kez buluþup, dertleþiyor; hasret gideriyorduk.
Evlerimizde olduðumuz anlar kýskançlýk krizlerine yakalanýyor, birbirimize sitemler yaðdýrýyorduk. O beni, benim onu sevmemden daha çok sevdiðini söylüyor, sevgimden hep þüphe duyuyordu. Ben onun kadar duygularýmý ifade edemiyordum. Ýpek benim her þeyim, geleceðim ve yaþayabileceðim en büyük aþkýmdý. Kýskançlýklarýmýz aslýnda son derece olaðandý belki ama kendimizi tutamýyorduk. Ben zaten yýllarca önce yataðýmý ayýrmýþtým karýmla. Sýkça deðiþtirdiðim sevgililerimin sayýsýný unutmuþtum. Þimdi durum çok baþkaydý. Arada bir ona kocasýna yaklaþmasý için fýrsat tanýyordum. Ne de olsa biraz benim de suçum vardý aralarýnýn kötü gitmesine. Ýpek bunun için elinden geleni yapýyordu. Çökmüþ, enkaz altýnda kalmýþ bir evliliði kurtarmak bu saatten sonra kolay deðildi. Anladýðým kadarýyla tüm evliliði boyunca kocasýný sevmeye zorlamýþ kendini. Olmamýþ. Saygý duymuþ. O kadar. Kocasý da çapkýnlýkta benden geri kalmamýþ. Tek ortak yönümüz; kocasý da Ýpek için deli oluyordu. Onsuzluða tahammül edemezdi. Ben biliyordum. Ben onun ilk ve tek aþkýydým. Bu bana daha çok heyecan veriyordu. Benimle mutluydu. Korkusuzdu. Çocuklarýmýz büyümüþtü. Kimseye hesap verme durumunda deðildik. Artýk bir arada yaþama yollarýný bulmalýydýk. Kimseyi kýrmadan, onlarýn da bizi üzmesine izin vermeden.
Zamanýmýz giderek azalýyordu. Telaþ içindeydik.
……………………………………………………..
Onu yýllardýr tanýyordum. Çok çekiciydi. Hiç kötülük yoktu içimde onu seyrederken. Onunla konuþmak, her konuda tartýþmak çok güzeldi. Yaþýnýn verdiði olgunluðun, bunun yanýnda eðitiminin ve kültürünün etkisinde kalmýþtým.
Oldukça hüzünlü, acý veren bir aþkýn ardýndan “ sahneyi kapattým” derken yanýlmýþ olduðumu anladým. Ýnsan yaþamýnda kaç kez âþýk olurdu ki? Çocukluk aþklarý dýþýnda yaþadýðýmýz tek bir aþk olur diye düþünürdüm. Elbette yaþadýðýmýz her aþk bizde unutulmaz anlar býrakýr. Ben ikinci aþký yaþadýðýmý sanýyordum. Birincide “ Ýþte aþk bu!” Diye düþünmüþtüm. Ona bir kez dokunmadan ve o bana el sürmeden. Gözlerimiz teðete vurdu hep. Onu kaybettikten sonra baðladýðým karalarý çözemeden yuvarlandým aþaðýlara. Girdaplarýn en acýmasýzýnda diplere vuramadan fýrlatýldým uçlara. Yas tutmanýn kývamýna, zevkine varamadan onun kollarý sardý yüreðimi, bedenimi. Ben þimdi onda sürgündeydim.
Onunla iliþkimizin baþlangýcý tam bir þoktu benim için. Evliydi. Ben de öyle. Bana dokunmak isteyiþi, öpmeye çalýþmasý önce korku yarattý bende. Ucuz bir kadýn mýydým ben? O böyle mi düþünüyordu benim için? Sonra, bir an geldi hiçbir þey düþünmeden sokuluverdim bedenine. Onun yüreðinin açýk kapýsýndan girdiðimi anlayamadan, ufak bir kaçamak gibi gördüm yaþadýklarýmýzý.
Günler aylara gebe kaldýkça sevgimiz çoðaldý. Onsuzluðu düþünemez oldum.
Son günlerde halsizlikle baþ edemez durumdayým. Aðrýlarým var. Kasýklarýmdan baþlayan, belime doðru vuran aðrýlar bunlar. Doktora gitmeye karþýyým. Her þey oluruna varýr diye düþünüyorum. Öðleden sonralarý halsizliðim giderek artýyor, uyumak isteði beni yataða götürüyor.
“Evet, gitmeliyim!” Sonra yine kararýmdan cayýyorum. Ya kötü bir þey çýkarsa?
O kadar doktor dolaþtýktan sonra bu hastalýktan umarýmýn olmayýþý korkutmadý beni. Çocuklarýma söylemek istedim. Söyleyemedim. Daha çok gençler. Omuzlarýnda hastalýk yükünü taþýtmak onlara haksýzlýk olur. Kocamýn hastalýða göstereceði sabýr hiç yoktur. Ya ona? Ona en mutlu olduðu bir anda böyle bir þey söylemem olanaksýz. Onun dünyasýný yýkmaya, kedere boðmaya hakkým yok. Yaþamda oyuna devam etmeliyim. Nereye kadar?
Aðrýlarým giderek artýyor. Þöyle en kuvvetlisinden bir iðne yapsalar da uyusam! Çýlgýnýma belli etmemeliyim. Haftada üç kez buluþtuðumuz eve ancak bir kez gidebiliyorum. Hiç halim yok ki!
Artýk onu sevmediðimi sanýyor. Kendimi toparlamalýyým. Bir gece bile olsa, onun yanýnda uyumalý; sabaha ona uyanmalýyým. Bunun olanaksýzlýðýný biliyorum.
Bu hafta kocamýn iþlerini bahane ederek evimize gitmedim. Gidemedim. Telefonda bile konuþacak gücüm kalmadý. Ýlaçlarýmý alacak kimsem de yok. Kimseler bilmemeli bu hastalýðýmý.
Piþmanlýk duymuyorum yaþadýklarýmdan. Hastayken bile onun mutluluðu için dua ediyorum. Onun beni çok sevdiðini bildiðimden yaþama isteðim. O üzülmesin. Bensizlik sarmasýn yorgun, yaþlý yüreðini. Onu benden sonra sevecek birileri olacak mý? Yaþlýlýðýnda kim ilgilenecek?
…………………………….
Ýpek son günlerde çok solgun. Benden sakladýðý bir þeyler olmalý. Kocasý olacak o heriftir sebebi. Davranýþlarýnda bir umursamazlýk gizli. Belki kocasýyla aralarý düzeldi de, bana anlatamýyor. Belki piþmanlýklardan arýndýramýyor kendini. Hayýr! Ondan vazgeçemem. Bana, ben olduðumu hissettiren bu kadýndan kopamam.
Evimize sýkça uðramaz oldu. Son býraktýðýmýz bulaþýklarý ben yýkadým.
Üç gündür telefonlarýma yanýt alamadým. Ýpek böyle habersiz býrakmazdý. Akþam arasam; kocasý çýkar. Gündüz kimselere soramam. Biraz daha sabýrlý davranmalýyým. Aklýmý yitirmek üzereyim .
…………………………………..
Onu aramak istiyorum. Arayamýyorum. Gücüm yok! Geçen gün markette karýsýyla karþýlaþtým. Kendimi çok kötü hissettim. Aþaðýlýk bir hýrsýz gibiydim. Beni tanýmasa da, kendimi affedemiyorum. Asla piþman deðilim yaþadýklarýmdan. Ne ona, ne de kocama üzüntü yaþatmadýk. Üzüntüyü biz yaþadýk. Gizli, araya sýkýþtýrýlmýþ, kaçamak bir aþk öyküsü yaþadýk.
Sona geldiðimi biliyorum. Hazýrým. Ben gittiðimde geride olacaklara bakabilmeyi çok isterdim. Çocuklarým çok gözyaþý dökecek. Kocam, beceriksizin biridir. Yalnýz kalacak. Yumurta bile kýrýp, yiyemez. Ýyice aksileþir, çocuklara yaþamý karartýr. Bana yaptýðý gibi. Zamaný gelince evlenir, unutur.
Derya! Tek tesellim, onun tarafýndan çok sevilmem. Onu yalnýz býrakacaðým için üzgünüm. Artýk ona da anlatmalýyým hastalýðýmý. Zaman yok! Kendimi zorlarsam belki bir mektup yazarým. Evimizin adresine yollarým.
……………………………….
Evimize uðradým, Ýpek gelmiþtir diye. Yok! Gelmemiþ. Kapýcý uðradý az önce. Elinde Ýpek’in el yazýsýyla yazýlmýþ bir zarf vardý. Korktuðum baþýma geldi iþte! Kocasýna döndüðünü yazýyordur mutlaka. Tansiyonumun yükseldiðini anladým. Elimde henüz açamadýðým zarfla koltuða oturdum. Bir sigara, bir sigara daha yaktým üstüne. Tüm cesaretimi toplayarak zarfý hýzla, yýrtarak açtým.
Caným aþkým, Derya’m;
Bu satýrlarý okurken, ben uzun bir yolculuða çýkmýþ olacaðým. Hani o dönüþü olmayan yolculuklardan demek istiyorum. Biliyorum bana çok kýzacaðýný. Bazý ayrýlýklar vardýr, biz istemesek de gitmek zorundayýzdýr. Ýþte öyle bir ayrýlýk bizimki.
Uzun oldu bu hastalýða yakalanalý. Seni öylesine sevdim ki, üzülmene dayanamazdým bir tanem. Güzel olan beraberliðimizdeki anýlar adýna beni affet!
Seninle yaþadýðým kýsa ama mutlu anlarýmýzdan baþka sana býrakabileceðim bir þeyim yok. Keþke dediðimiz o, düþlerini kurduðumuz gelecekte umarým yalnýz baþýna mutlu olmayý yakalarsýn. Ben seni çok uzaklardan da olsa seyredeceðim. Gözyaþýnýn sana göre olmadýðýný biliyorum. Sen yine de içindeki üzüntünü aðlayarak atabilirsin. Tek üzüntüm, onca beraberliðimizde bir sabah bile sana uyanamamak oldu. Zaman kalmamýþtý sevgilim. Yoksa her þeyi göze alýr, sabahlardým þafaklarý atlatarak yanýnda. Hani sað omzun yalnýzca benim demiþtim ya? Ýþte beni özlediðinde orada olduðumu, saçlarýmýn yüzünü örterek, sýcaklýðýmý sana verdiðimi düþle! Sevdiðimiz melodiyi mýrýldan! Adýmý dudaklarýndan eksik etme aþkým! Bir gün yolun düþerse beraber gezdiðimiz yerlere, çekinme! Dolaþ oralarda. Ben hep seninle olacaðým.
Ben gidiyorum ya? Gittiðimi deðil, sana geldiðimi düþün. Ýþte bugün düðünümüz var Derya’m. Aslýnda ölüm sende güzelmiþ be aþkým!
Ýpek
Derya yerinden kalktý. Evi dolaþtý. Kendilerine ait hiçbir þey kalmamasýna özen göstererek, yazýlý tüm fatura ve mektuplarý yaktý. Evin anahtarýný kapýcýya verdi. Bir þubat günü tanýdýðý Ýpek, bir þubat günü yaþamýndan çýkmýþtý. Yaþam bundan sonra anlamsýzdý. Rýhtýma doðru yürürken ayaðýna dolaþan sokak kedisini sevmek için eðildi. Birden kalbine giren sancý onu olduðu yerde soluksuz býraktý. Kendisine “ipek tenlim” dediði Ýpek’in ellerinin uzandýðýný gördü. Onu yerde bulduklarýnda elleriyle birisini kavramýþ gibiydi. Gün karanlýða kavuþurken, martý çýðlýklarý denizin sesine karýþýyordu. Belki de martýlar gözyaþý akýtmadan yas tutuyorlardý. Yaþanmayan, yaþanmamasý gereken, yaþanmasý yasak bir aþk, yine hüzünle son bulmuþtu.
Tülin DURSUN
"Tülin DURSUN" bütün yazýlarý için týklayýn...
Bu kadar kolay deðildi elbet ayrýlmak. Yasak bir aþkýn iki tutsaðý olan bizler, belki onca yükün altýna düþünmeden girdik. Mutsuzlar hep birbirlerini bulur ya, elimizden ne geldiyse yaptýk mutsuzluðumuz için. Her ikimizin de korkularý vardý. Korkuya delicesine, karþý koyulmaz aþký soktuk. Ben geç bir evlilik yapmýþtým. Bir kýzým var. O yaþamýn þartlarýna daha fazla dayanamayarak, karþýsýna ilk çýkanla evlenmiþ. Bir kýzý ve bir oðlu var. Karýmla hiçbir zaman anlaþamadýk. Çok geç yakalandýk sevdaya. Ýlk yaklaþan ben oldum. Zorla öpmeye kalktým. Ýteledi beni. Sonra karþý koyamadý. Korkuyordu, þaþkýndý ve utangaçtý. Ürkekliði geçince, sýðýnýverdi kollarýma. Kokularýmýz birbirine karýþtý. Omzumda sessizce aðladý piþman gibi.
“ Umarým âþýk olmam sana? “
“ Keþke olsan! “
“ Onlara haksýzlýk etmiyor muyuz? “
“ Ben öyle düþünmüyorum Ýpek! “
Gerçekten de onlara haksýzlýk ettiðimizi düþünmüyordum. Zamanla alýþýrým dediðim karýmla ortak bir þeyimiz kalmamýþtý. Kýzým bizi bir arada tutuyordu. Yýllarca çalýþýp iyi bir eþ ve baba olmaya çalýþtým. Artýk kendim için yaþamalýydým. Zaman geçtikçe geç kaldýðýmý düþünüp, kýzýyordum kendime. Ben bu kadýný arzuladým. Daha sonra aþk üstün geldi. Her ikimizde aþký yaþýyorduk þimdi.
Buluþmalarýmýz son derece masumaneydi. Büyülü kentin ýssýz, keþfedilmemiþ yerlerindeki lokantalarda, kýr kahvelerinde, deniz kenarlarýnda buluþuyorduk. Benden sekiz, dokuz yaþ kadar daha gençti. Olgunluk çaðýmýzýn en deli, dolu anlarýný yaþýyorduk. Beraber olduðumuz her anýn tadýný çýkarmaya bayýlýyorduk.
Onun coþkulu ve tutkulu aþký, beni ona daha çok baðlýyordu. Ben onu arzuluyordum. O benden daha korkusuz ve sabýrsýzdý. Bir yerlerde görülürüz korkusunu üzerimden atamýyordum. Korkum onun adýna yanlýþ bir þeylerin oluþmasýydý. O ise benim onu istemediðimi sanýyordu.
Küçük, þirin bir semtte ev kiraladýk benim adýma. Haftada birkaç kez buluþup, dertleþiyor; hasret gideriyorduk.
Evlerimizde olduðumuz anlar kýskançlýk krizlerine yakalanýyor, birbirimize sitemler yaðdýrýyorduk. O beni, benim onu sevmemden daha çok sevdiðini söylüyor, sevgimden hep þüphe duyuyordu. Ben onun kadar duygularýmý ifade edemiyordum. Ýpek benim her þeyim, geleceðim ve yaþayabileceðim en büyük aþkýmdý. Kýskançlýklarýmýz aslýnda son derece olaðandý belki ama kendimizi tutamýyorduk. Ben zaten yýllarca önce yataðýmý ayýrmýþtým karýmla. Sýkça deðiþtirdiðim sevgililerimin sayýsýný unutmuþtum. Þimdi durum çok baþkaydý. Arada bir ona kocasýna yaklaþmasý için fýrsat tanýyordum. Ne de olsa biraz benim de suçum vardý aralarýnýn kötü gitmesine. Ýpek bunun için elinden geleni yapýyordu. Çökmüþ, enkaz altýnda kalmýþ bir evliliði kurtarmak bu saatten sonra kolay deðildi. Anladýðým kadarýyla tüm evliliði boyunca kocasýný sevmeye zorlamýþ kendini. Olmamýþ. Saygý duymuþ. O kadar. Kocasý da çapkýnlýkta benden geri kalmamýþ. Tek ortak yönümüz; kocasý da Ýpek için deli oluyordu. Onsuzluða tahammül edemezdi. Ben biliyordum. Ben onun ilk ve tek aþkýydým. Bu bana daha çok heyecan veriyordu. Benimle mutluydu. Korkusuzdu. Çocuklarýmýz büyümüþtü. Kimseye hesap verme durumunda deðildik. Artýk bir arada yaþama yollarýný bulmalýydýk. Kimseyi kýrmadan, onlarýn da bizi üzmesine izin vermeden.
Zamanýmýz giderek azalýyordu. Telaþ içindeydik.
……………………………………………………..
Onu yýllardýr tanýyordum. Çok çekiciydi. Hiç kötülük yoktu içimde onu seyrederken. Onunla konuþmak, her konuda tartýþmak çok güzeldi. Yaþýnýn verdiði olgunluðun, bunun yanýnda eðitiminin ve kültürünün etkisinde kalmýþtým.
Oldukça hüzünlü, acý veren bir aþkýn ardýndan “ sahneyi kapattým” derken yanýlmýþ olduðumu anladým. Ýnsan yaþamýnda kaç kez âþýk olurdu ki? Çocukluk aþklarý dýþýnda yaþadýðýmýz tek bir aþk olur diye düþünürdüm. Elbette yaþadýðýmýz her aþk bizde unutulmaz anlar býrakýr. Ben ikinci aþký yaþadýðýmý sanýyordum. Birincide “ Ýþte aþk bu!” Diye düþünmüþtüm. Ona bir kez dokunmadan ve o bana el sürmeden. Gözlerimiz teðete vurdu hep. Onu kaybettikten sonra baðladýðým karalarý çözemeden yuvarlandým aþaðýlara. Girdaplarýn en acýmasýzýnda diplere vuramadan fýrlatýldým uçlara. Yas tutmanýn kývamýna, zevkine varamadan onun kollarý sardý yüreðimi, bedenimi. Ben þimdi onda sürgündeydim.
Onunla iliþkimizin baþlangýcý tam bir þoktu benim için. Evliydi. Ben de öyle. Bana dokunmak isteyiþi, öpmeye çalýþmasý önce korku yarattý bende. Ucuz bir kadýn mýydým ben? O böyle mi düþünüyordu benim için? Sonra, bir an geldi hiçbir þey düþünmeden sokuluverdim bedenine. Onun yüreðinin açýk kapýsýndan girdiðimi anlayamadan, ufak bir kaçamak gibi gördüm yaþadýklarýmýzý.
Günler aylara gebe kaldýkça sevgimiz çoðaldý. Onsuzluðu düþünemez oldum.
Son günlerde halsizlikle baþ edemez durumdayým. Aðrýlarým var. Kasýklarýmdan baþlayan, belime doðru vuran aðrýlar bunlar. Doktora gitmeye karþýyým. Her þey oluruna varýr diye düþünüyorum. Öðleden sonralarý halsizliðim giderek artýyor, uyumak isteði beni yataða götürüyor.
“Evet, gitmeliyim!” Sonra yine kararýmdan cayýyorum. Ya kötü bir þey çýkarsa?
O kadar doktor dolaþtýktan sonra bu hastalýktan umarýmýn olmayýþý korkutmadý beni. Çocuklarýma söylemek istedim. Söyleyemedim. Daha çok gençler. Omuzlarýnda hastalýk yükünü taþýtmak onlara haksýzlýk olur. Kocamýn hastalýða göstereceði sabýr hiç yoktur. Ya ona? Ona en mutlu olduðu bir anda böyle bir þey söylemem olanaksýz. Onun dünyasýný yýkmaya, kedere boðmaya hakkým yok. Yaþamda oyuna devam etmeliyim. Nereye kadar?
Aðrýlarým giderek artýyor. Þöyle en kuvvetlisinden bir iðne yapsalar da uyusam! Çýlgýnýma belli etmemeliyim. Haftada üç kez buluþtuðumuz eve ancak bir kez gidebiliyorum. Hiç halim yok ki!
Artýk onu sevmediðimi sanýyor. Kendimi toparlamalýyým. Bir gece bile olsa, onun yanýnda uyumalý; sabaha ona uyanmalýyým. Bunun olanaksýzlýðýný biliyorum.
Bu hafta kocamýn iþlerini bahane ederek evimize gitmedim. Gidemedim. Telefonda bile konuþacak gücüm kalmadý. Ýlaçlarýmý alacak kimsem de yok. Kimseler bilmemeli bu hastalýðýmý.
Piþmanlýk duymuyorum yaþadýklarýmdan. Hastayken bile onun mutluluðu için dua ediyorum. Onun beni çok sevdiðini bildiðimden yaþama isteðim. O üzülmesin. Bensizlik sarmasýn yorgun, yaþlý yüreðini. Onu benden sonra sevecek birileri olacak mý? Yaþlýlýðýnda kim ilgilenecek?
…………………………….
Ýpek son günlerde çok solgun. Benden sakladýðý bir þeyler olmalý. Kocasý olacak o heriftir sebebi. Davranýþlarýnda bir umursamazlýk gizli. Belki kocasýyla aralarý düzeldi de, bana anlatamýyor. Belki piþmanlýklardan arýndýramýyor kendini. Hayýr! Ondan vazgeçemem. Bana, ben olduðumu hissettiren bu kadýndan kopamam.
Evimize sýkça uðramaz oldu. Son býraktýðýmýz bulaþýklarý ben yýkadým.
Üç gündür telefonlarýma yanýt alamadým. Ýpek böyle habersiz býrakmazdý. Akþam arasam; kocasý çýkar. Gündüz kimselere soramam. Biraz daha sabýrlý davranmalýyým. Aklýmý yitirmek üzereyim .
…………………………………..
Onu aramak istiyorum. Arayamýyorum. Gücüm yok! Geçen gün markette karýsýyla karþýlaþtým. Kendimi çok kötü hissettim. Aþaðýlýk bir hýrsýz gibiydim. Beni tanýmasa da, kendimi affedemiyorum. Asla piþman deðilim yaþadýklarýmdan. Ne ona, ne de kocama üzüntü yaþatmadýk. Üzüntüyü biz yaþadýk. Gizli, araya sýkýþtýrýlmýþ, kaçamak bir aþk öyküsü yaþadýk.
Sona geldiðimi biliyorum. Hazýrým. Ben gittiðimde geride olacaklara bakabilmeyi çok isterdim. Çocuklarým çok gözyaþý dökecek. Kocam, beceriksizin biridir. Yalnýz kalacak. Yumurta bile kýrýp, yiyemez. Ýyice aksileþir, çocuklara yaþamý karartýr. Bana yaptýðý gibi. Zamaný gelince evlenir, unutur.
Derya! Tek tesellim, onun tarafýndan çok sevilmem. Onu yalnýz býrakacaðým için üzgünüm. Artýk ona da anlatmalýyým hastalýðýmý. Zaman yok! Kendimi zorlarsam belki bir mektup yazarým. Evimizin adresine yollarým.
……………………………….
Evimize uðradým, Ýpek gelmiþtir diye. Yok! Gelmemiþ. Kapýcý uðradý az önce. Elinde Ýpek’in el yazýsýyla yazýlmýþ bir zarf vardý. Korktuðum baþýma geldi iþte! Kocasýna döndüðünü yazýyordur mutlaka. Tansiyonumun yükseldiðini anladým. Elimde henüz açamadýðým zarfla koltuða oturdum. Bir sigara, bir sigara daha yaktým üstüne. Tüm cesaretimi toplayarak zarfý hýzla, yýrtarak açtým.
Caným aþkým, Derya’m;
Bu satýrlarý okurken, ben uzun bir yolculuða çýkmýþ olacaðým. Hani o dönüþü olmayan yolculuklardan demek istiyorum. Biliyorum bana çok kýzacaðýný. Bazý ayrýlýklar vardýr, biz istemesek de gitmek zorundayýzdýr. Ýþte öyle bir ayrýlýk bizimki.
Uzun oldu bu hastalýða yakalanalý. Seni öylesine sevdim ki, üzülmene dayanamazdým bir tanem. Güzel olan beraberliðimizdeki anýlar adýna beni affet!
Seninle yaþadýðým kýsa ama mutlu anlarýmýzdan baþka sana býrakabileceðim bir þeyim yok. Keþke dediðimiz o, düþlerini kurduðumuz gelecekte umarým yalnýz baþýna mutlu olmayý yakalarsýn. Ben seni çok uzaklardan da olsa seyredeceðim. Gözyaþýnýn sana göre olmadýðýný biliyorum. Sen yine de içindeki üzüntünü aðlayarak atabilirsin. Tek üzüntüm, onca beraberliðimizde bir sabah bile sana uyanamamak oldu. Zaman kalmamýþtý sevgilim. Yoksa her þeyi göze alýr, sabahlardým þafaklarý atlatarak yanýnda. Hani sað omzun yalnýzca benim demiþtim ya? Ýþte beni özlediðinde orada olduðumu, saçlarýmýn yüzünü örterek, sýcaklýðýmý sana verdiðimi düþle! Sevdiðimiz melodiyi mýrýldan! Adýmý dudaklarýndan eksik etme aþkým! Bir gün yolun düþerse beraber gezdiðimiz yerlere, çekinme! Dolaþ oralarda. Ben hep seninle olacaðým.
Ben gidiyorum ya? Gittiðimi deðil, sana geldiðimi düþün. Ýþte bugün düðünümüz var Derya’m. Aslýnda ölüm sende güzelmiþ be aþkým!
Ýpek
Derya yerinden kalktý. Evi dolaþtý. Kendilerine ait hiçbir þey kalmamasýna özen göstererek, yazýlý tüm fatura ve mektuplarý yaktý. Evin anahtarýný kapýcýya verdi. Bir þubat günü tanýdýðý Ýpek, bir þubat günü yaþamýndan çýkmýþtý. Yaþam bundan sonra anlamsýzdý. Rýhtýma doðru yürürken ayaðýna dolaþan sokak kedisini sevmek için eðildi. Birden kalbine giren sancý onu olduðu yerde soluksuz býraktý. Kendisine “ipek tenlim” dediði Ýpek’in ellerinin uzandýðýný gördü. Onu yerde bulduklarýnda elleriyle birisini kavramýþ gibiydi. Gün karanlýða kavuþurken, martý çýðlýklarý denizin sesine karýþýyordu. Belki de martýlar gözyaþý akýtmadan yas tutuyorlardý. Yaþanmayan, yaþanmamasý gereken, yaþanmasý yasak bir aþk, yine hüzünle son bulmuþtu.
Tülin DURSUN
"Tülin DURSUN" bütün yazýlarý için týklayýn...
