Nurdan ÇAKIR TEZGÝN
Haspam Foça
Sevgili Tülay Çellek'in "Yiðidim Ýstanbul" deyiþini pek severim, ne güzel kiþileþtirir çok sevdiði Ýstanbul'unu. Ne vakit Foça'yý kiþileþtirip, diþi bir haspaya benzetsem Tülay Hoca gelir aklýma; Yiðidim Ýstanbul, haspam Foça! Foça'ya diþil kimlik yakýþýyor.
Kentlere eril ya da diþil kimlikler yakýþtýrýldýðýný duymuþsunuzdur. Sivri ve keskin yapýsal özellikleri olan kentlere eril yakýþtýrmasýnda bulunulurken, su kenarlarýyla girinti çýkýntýlar oluþturan nehir, göl ve deniz aðýrlýklý kentler diþil olarak tanýmlanmýþlardýr. Paris, Ýstanbul ve Ýzmir diþil kentlere iyi birer örnektirler.
Bir "kadýnlar günü yazýsý" sipariþi verilince, özel günlerin gereksizliði gibi konulara girmeden bunun içinden nasýl çýkarým diyordum; Öyle ya, ben kutlamýyorum diye yaþadýðým toplumdan ayrý düþecek deðilim! Yine Foça yetiþti imdadýma. Yaþasýn Foça, "haspam Foça", oynak bir rakkase gibi ne yana dönsem o yetiþiyor imdadýma. Bütün girinti ve çýkýntýlarýnda iþveyle dans eden deniz gibi diþi Foça.
Foça diþiyse, onca asker neyin nesi dediðinizi duyuyorum. Askeriye Bölgesi diye geçer ya Foça, yani asker Foça, askeriyesiyle ünlü Foça. Nerede diþiliði o zaman? Ve iþin garibi, nüfus olarak Foça'nýn üçte ikisi erkektir, varýn çýkýn iþin içinden...
Hem asker hem diþi, kim bilecek bu iþi?!
Kadýnlar bilir elbet kim bilecek! Foçalý Kadýnlar; Seyrederim onlarý hiç olmadýk zamanlarýnda, pazardadýrlar týkýþtýrýrlar pazar çantalarýný. Yetmiþli yaþlarýný sürenlerin ellerinde küçük birer cüzdan vardýr, diðer elleriyle arkalarýndan sürükledikleri pazar arabalarýný öyle bir doldururlar ki sanýrsýnýz kýtlýk çýktý memlekette. Pazara çýkýyoruz diye öyle salla pati de deðillerdir, gayet temiz pak, þýk þýkýrdým çýkarlar pazar alýþveriþine. Otuzlu kýrklý yaþlardakilerin acelesi vardýr, seri koþar adým tavaf ederler pazarý baþtan sona en az beþ tur. Elli yaþýn olgunluðunu, teni pembeden ala çalan, aðýrdan salýnan kadýnlarda yakalarsýnýz. Zemheride kýsa kollu gezinen al bastý kadýnlarýdýr onlar. Laf aramýzda, bu evre kadýnlarda yaþ dönümünün bütün haylazlýklarýný fark etmek mümkündür, sanki sarsak bir ergen kýz gibidir bazýlarý...
Gecenin ýssýzlýðýnda esmiþtir eserekleri çýkmýþtýr sokaða, vurmuþtur sahile kendini. Özgür, güçlü ve korkusuz, iþte o Foçalý kadýndýr. Eðer ki, korkuyorsa gece sokaða çýkmaktan; o zaten deðildir Foçalý!
Altmýþlý yaþlarýn rahatlýðý, handiyse hiç birinde yoktur uluorta patlatýrlar kahkahalarýný agorada, çarþýda, denizde. Ayaküstü bir saat konuþabilirler ellerinde aðýr çantalarýyla, söylediklerinin duyulmasýndan çekinmezler, salýverirler karþý yola sýtma görmemiþ seslerini. Esir alýrlar sözcükleri sakýnýmsýz, þarkýlarýdýr silahlarý. Dedikodu dediðin nedir, yüzüne bakarak dosdoðru, erkekçe! Erkekler mi; onlara göre sadece insandýr, aþklarýdýr, kocalarý, kardeþleri, oðullarýdýr, mahalle arkadaþý kankalarýdýr.
Otuz yaþýn altýndakileri kadýndan saymam ben! Otuzundan önce var mý kadýn olmak? Onlar kelebektir, taze tomurcuk çiçektir, genç kýzdýr, çocuktur, uçuþan umuttur.
Foça'nýn, kýrçýllý gri saçlý kadýnlarýný seyrettim dün geceki Türk Sanat Musikisi Konserinde. Çocukluk arkadaþý olduklarý belli olan beþ altý kadýn, korist arkadaþlarýný dinlemeye gelmiþler. Hepsinin saçlarý gri gümrah, sýký topuz ya da kýsa kesim özgürce atýlmýþ o gururlu baþlarýnýn ardýna. Yaþlarý mý? Olsa olsa on yedisini süren altmýþlýk güzeller! Omuz baþlarý oynuyor her birinin, öyle güzeller ki. Hayat dolu Foçalý kadýnlar onlar.
Foçalý, hepsi de denizin özgür maviliðiyle yýkanmýþ Ege Denizi'nin özgür kadýnlarý onlar. Kadýnlar gününüz kutlu, bütün zamanlarýnýz mutlu olsun...
Haspam Foça, yine ne güzelsin bugün.
Nurdan ÇAKIR TEZGÝN
"Nurdan ÇAKIR TEZGÝN" bütün yazýlarý için týklayýn...
Sevgili Tülay Çellek'in "Yiðidim Ýstanbul" deyiþini pek severim, ne güzel kiþileþtirir çok sevdiði Ýstanbul'unu. Ne vakit Foça'yý kiþileþtirip, diþi bir haspaya benzetsem Tülay Hoca gelir aklýma; Yiðidim Ýstanbul, haspam Foça! Foça'ya diþil kimlik yakýþýyor.
Kentlere eril ya da diþil kimlikler yakýþtýrýldýðýný duymuþsunuzdur. Sivri ve keskin yapýsal özellikleri olan kentlere eril yakýþtýrmasýnda bulunulurken, su kenarlarýyla girinti çýkýntýlar oluþturan nehir, göl ve deniz aðýrlýklý kentler diþil olarak tanýmlanmýþlardýr. Paris, Ýstanbul ve Ýzmir diþil kentlere iyi birer örnektirler.
Bir "kadýnlar günü yazýsý" sipariþi verilince, özel günlerin gereksizliði gibi konulara girmeden bunun içinden nasýl çýkarým diyordum; Öyle ya, ben kutlamýyorum diye yaþadýðým toplumdan ayrý düþecek deðilim! Yine Foça yetiþti imdadýma. Yaþasýn Foça, "haspam Foça", oynak bir rakkase gibi ne yana dönsem o yetiþiyor imdadýma. Bütün girinti ve çýkýntýlarýnda iþveyle dans eden deniz gibi diþi Foça.
Foça diþiyse, onca asker neyin nesi dediðinizi duyuyorum. Askeriye Bölgesi diye geçer ya Foça, yani asker Foça, askeriyesiyle ünlü Foça. Nerede diþiliði o zaman? Ve iþin garibi, nüfus olarak Foça'nýn üçte ikisi erkektir, varýn çýkýn iþin içinden...
Hem asker hem diþi, kim bilecek bu iþi?!
Kadýnlar bilir elbet kim bilecek! Foçalý Kadýnlar; Seyrederim onlarý hiç olmadýk zamanlarýnda, pazardadýrlar týkýþtýrýrlar pazar çantalarýný. Yetmiþli yaþlarýný sürenlerin ellerinde küçük birer cüzdan vardýr, diðer elleriyle arkalarýndan sürükledikleri pazar arabalarýný öyle bir doldururlar ki sanýrsýnýz kýtlýk çýktý memlekette. Pazara çýkýyoruz diye öyle salla pati de deðillerdir, gayet temiz pak, þýk þýkýrdým çýkarlar pazar alýþveriþine. Otuzlu kýrklý yaþlardakilerin acelesi vardýr, seri koþar adým tavaf ederler pazarý baþtan sona en az beþ tur. Elli yaþýn olgunluðunu, teni pembeden ala çalan, aðýrdan salýnan kadýnlarda yakalarsýnýz. Zemheride kýsa kollu gezinen al bastý kadýnlarýdýr onlar. Laf aramýzda, bu evre kadýnlarda yaþ dönümünün bütün haylazlýklarýný fark etmek mümkündür, sanki sarsak bir ergen kýz gibidir bazýlarý...
Gecenin ýssýzlýðýnda esmiþtir eserekleri çýkmýþtýr sokaða, vurmuþtur sahile kendini. Özgür, güçlü ve korkusuz, iþte o Foçalý kadýndýr. Eðer ki, korkuyorsa gece sokaða çýkmaktan; o zaten deðildir Foçalý!
Altmýþlý yaþlarýn rahatlýðý, handiyse hiç birinde yoktur uluorta patlatýrlar kahkahalarýný agorada, çarþýda, denizde. Ayaküstü bir saat konuþabilirler ellerinde aðýr çantalarýyla, söylediklerinin duyulmasýndan çekinmezler, salýverirler karþý yola sýtma görmemiþ seslerini. Esir alýrlar sözcükleri sakýnýmsýz, þarkýlarýdýr silahlarý. Dedikodu dediðin nedir, yüzüne bakarak dosdoðru, erkekçe! Erkekler mi; onlara göre sadece insandýr, aþklarýdýr, kocalarý, kardeþleri, oðullarýdýr, mahalle arkadaþý kankalarýdýr.
Otuz yaþýn altýndakileri kadýndan saymam ben! Otuzundan önce var mý kadýn olmak? Onlar kelebektir, taze tomurcuk çiçektir, genç kýzdýr, çocuktur, uçuþan umuttur.
Foça'nýn, kýrçýllý gri saçlý kadýnlarýný seyrettim dün geceki Türk Sanat Musikisi Konserinde. Çocukluk arkadaþý olduklarý belli olan beþ altý kadýn, korist arkadaþlarýný dinlemeye gelmiþler. Hepsinin saçlarý gri gümrah, sýký topuz ya da kýsa kesim özgürce atýlmýþ o gururlu baþlarýnýn ardýna. Yaþlarý mý? Olsa olsa on yedisini süren altmýþlýk güzeller! Omuz baþlarý oynuyor her birinin, öyle güzeller ki. Hayat dolu Foçalý kadýnlar onlar.
Foçalý, hepsi de denizin özgür maviliðiyle yýkanmýþ Ege Denizi'nin özgür kadýnlarý onlar. Kadýnlar gününüz kutlu, bütün zamanlarýnýz mutlu olsun...
Haspam Foça, yine ne güzelsin bugün.
Nurdan ÇAKIR TEZGÝN
"Nurdan ÇAKIR TEZGÝN" bütün yazýlarý için týklayýn...
