HASRETÝNLE / Seyfi GÜL
Seyfi GÜL

Seyfi GÜL

HASRETÝNLE



Basite indirgemiþsin her þeyi. Binilip gidilecek bir otobüs yolculuðu senin gözünde baþka bir diyara yerleþmek. Binilip gidilecek, ama ne zaman dönülecek bilmediðin.

Yeni bir hayata baþlamak. Baþka bir dünyada yaþamak. Kolay geliyor.

Farkýnda deðilsin.

Sabah uyandýðýnda güneþ baþka bir yerden doðacak. Rüzgar bildiðin köþelerden vurmayacak. Soðuk beklemediðin zamanlarda ýsýracak. Deniz baþka türlü kokacak. Baþka bir havayý soluyacaksýn.

Farkýnda deðilsin.

Huyunu suyunu bilmediðin, dara düþtüðünde görmediðin, iyi gününde kötü gününde ortaklýk etmediðin bir alem bekliyor seni.

Sokaklarýnda elini kolunu özgürce sallayarak dolaþabileceðin kaç yer kaldý ki zaten. Geceleri yosun kokulu banklarda gözlerini dikeceðin güler yüzlü ýþýklar var mý, düþün.

Esen yel dili baþka ruhu ayný þarkýlar söylemeyecek kulaklarýna.

Farkýnda deðilsin.

Kar yaðdýðýnda sevinmeyeceksin. Fazlasý zarar diyeceksin. Buralarýn kararýnda olmayacak mevsimler.

Bahar geldiðini önce haberlerden öðreneceksin.. Bir þeyler eksilecek içerinden. Ben “zeytin topluyorum” dediðimde sen karakýþla çoktan tanýþmýþ olacaksýn.

Kanýma nüfuz etmiþ bu kentten ayrý kaldýðýmda hiçbir þeyin derman olmadýðýnýn farkýna nasýl vardýðýmý anlatmam olanaksýz. Taa ki o yüksek tepeden þehrin ýþýklarýný gördüðüm ilk noktada, bilinçsizce süzülen iki damla gözyaþýnda hasretin süzülüp gittiðini anlatmam gibi. O ýþýklar ki bu kentle birlikte sana kavuþmanýn habercisi.

Hasret denilen kurþunu; ciðerinden çekip çýkarmanýn ameliyatýný yapan bir doktor duymadým henüz. -O doktor maddi manevi ihya olur zaten.-

Yolculuklarda geçti ömrüm. Yokluklar, özlemler içinde edindim bir þeyler.

“Hasretinle Yandý Gönlüm” benim için bir satýr, bir þiir, bir þarký olmadý hiç. Hep yangýnlar çýkardý yüreðimde. Uzaklarda nereye gitsem bir tas çorbayý tam içemedim. Boðazýma düðümlendi kaldý hep. Dönüþte beraber yapabileceklerimizin avuntusuyla günleri rölantiye aldým. Yaðmurlarda çýktým dýþarýlara, yürüdüm, yürüyerek ulaþamayacaðýmý bile bile. Kulaklarýmda birlikte olmayý dileyen bir þarký, sýrýlsýklam ýslandým, zerrece ýslandýðýmý hissetmeyerek.

Sana bir sýr. Bu þarkýyý gözlerini kapatarak ve de taaa hücrelerinde hissederek dinlersen, damlalar üzerine düþmez, teðet geçer bedeninden. –Yine de sarýp sarmala kendini. Sana bir þey olmasýn.-

“ Çiçek kokularýndan iki bahardan uzak
Her þeyi yeniden yeniden yaþamak
Dudaklarýnda þarký göðsünde nefes olmak
Yaðmurlarda seninle ýslanmak istiyorum”

Paranýn pulun insan ihtiyaçlarýnýn hizmetçisi olduðunu yaþayarak belledim, yeterince olduðunda kanaat etmeyi çaktým beynimin bir yerlerine. Fazlasýný elde etmek için yaþanmasý gerekenleri feda etmemeyi öðrendim. Bir insanýn gözünden mutluluðu okumayý, sýkýntýyý anlamayý ...

Daha bir sürü þeyler…

Bu yüzden öðüt vermeye hakkým var da demiyorum. Ama yarým asýrlýk bir geçmiþte, edindiðim birkaç deneyimi dile getirmeme izin ver. Ayný þeyler için sen de ayný bedelleri ödeme. -Hesaba vurursan böylesi daha ekonomik . Hatta sadece senin için, sana özel. Bedava.- Zamanýnda yaþanmýþ bir hikayeye sen de hasret liralarý sayarak sahip olma.

Benimki zorunluluktu, seninki tercih…

Sana gitme demeyeceðim.

Ama gitme.


Seyfi GÜL




7 Mart 2010 Pazar / 2552 okunma



"Seyfi GÜL" bütün yazýlarý için týklayýn...