YeniÇað’ýn Çocuklarýyla Ýletiþimin Önemi / Kevser YALÇIN
Kevser YALÇIN

Kevser YALÇIN

YeniÇað’ýn Çocuklarýyla Ýletiþimin Önemi



Yeni çocuklar geldi kavramýný ilk duyduðumda, hazýrlýklý olmak gerektiðini hissedenlerden biriydim. Çünkü onlar bizim gibi büyümeyeceklerdi, bizim gibi olmayacaklardý. Ortam ve koþullar ayný olsa da, yetiþtirilme tarzlarý farklý olmalýydý.

Ýndigo kavramýný artýk hepimiz biliyoruz, özellikle bu çaðda doðan çocuklarýn özelliklerini öðrenmeyen pek kalmadý. Kavramý bildiðimiz gibi, artýk çaresiz de deðiliz, bu konuyla ilgili bir çok kitap, yazý ve makaleler var. Ýndigolara nasýl davranacaðýmýzý, onlarla nasýl iletiþim kuracaðýmýzý az çok öðreniyoruz.

Ýndigo çocuklarýn ve bu yýllarda doðan çocuklarýn belirgin göze çarpan özellikleri ortaya çýkmaya baþladý.

Son zamanlarda doðan bebeklerin çoðunluðunun oldukça bilge ruhlara sahip olduklarýný ve muhteþem bir enerji ile gezegenimize güzellikler getirmek üzere geldiklerini artýk biliyoruz. Bizler, onlarýn enerjisine yetiþmeye çalýþtýkça, onlarýn bize ÖÐRETMEYE geldiklerini anlýyoruz.




Eskiden bizim çocukluðumuzdaki yetiþtirilme tarzý onlara yetmiyor, az geliyor hatta artýk pek de iþe yaramýyor.

Elbette temel olan bazý noktalarý aile terbiyesi, büyüklere saygý, küçüklere sevgi, örf adetler, gelenek ve görenekleri öðreniyorlar. Öðrenmeliler de.

Fakat, sen sus, konuþma, anlamazsýn, konuþmaya katýlma, büyükler konuþurken susulur gibi bir takým kavramlarýn iþe yaramadýðý hatta yarayamayacaðýný bilmeliyiz. Onlarýn da aile arasýnda bir takým konuþmalara katýlmalarý, duygu ve düþüncelerinin dinlenilmesi, aileye katký saðlayacak onlarla ilgili kararlarda da onlarýn fikirlerinin alýnmasý da gerekli olmaya baþladý.

1980’lerin baþlarýna kadar, yetiþtirilme tarzýndaki durum þöyleydi: Aile içinde susturulduk, dinlemeyi öðrendik sürekli. Okul hayatýmýz boyunca hep susun dendi, karýþmayýn, fakat yüksek öðrenime geldiðimizde ise, hocalarýmýz bize neden susuyorsunuz konuþmuyorsunuz, anlatýn dediklerinde ise ne söyleyeceðimizi bilemedik. Toplum içinde konuþamýyoruz, düþüncelerimizi doðru dürüst aktaramýyoruz hatta bu yüzden yanlýþ anlaþýlýyoruz diye yakýnýyoruz. Evlendik, görüþlerimizi savunamadýk, çalýþmaya baþladýk, eðilmekten bükülmekten, hakkýmýzý savunamadýk. Çünkü bize konuþma öðretilmedi, susmayý ve dinlemeyi öðrendik.

Elbette bu bize çok þey kazandýrdý, ama konuþmak, duygu ve düþüncelerimizi dile getirmek, toplum içinde bir olayý anlatabilmek çok ama çok önemlidir.

Geçen bir sohbetimiz esnasýnda oðlum ile,
bana dedi ki, "....'dan nefret ediyorum, ......'i sevmiyorum" vs.
Ben de ona, kelime haznesinden sevmiyorum ve nefret ediyorum kelimelerini çýkarmaya çabalamasýný rica ettim. Çünkü, bu bana, çocukken büyüklerim tarafýndan öðretilmedi. Bunu çoook yýllar sonra kendi çabalarýmla öðrendim. Pozitif kelimeler kullanmayý ve bunlarýn sihirli kelimeler olduðunu.Fakat onlarýn önünde daha çok uzun bir zaman var. Þimdiden bu tip bilgileri beyinlerinin bir köþesine yazmalýlar ki, bizden bir kaç adým daha önde olabilsinler..


En önemlisi iletiþim.

Ýþte þimdiki çocuklarýn en çok ihtiyacý olan nokta iletiþim.

Onlara iletiþimi öðretmeliyiz, çünkü ileride onlarýn iletiþimde önde olmalarý, dünya için çok önemli olacaktýr.

Ýletiþimi iyi olanlar toplumda çok iyi yerlere varabiliyorlar ve bir takým buluþlar icatlar, bu sayede çýkabiliyor.

Gelecek çocuklarýna iletiþimi öðretmenin en önemli yolu da onlarý dinlemektir. Yani hep konuþmak, akýl vermek, örnek vermek evet ama onlarýn yetiþmelerine katkýda bulunmak için onlarý dinlemeli, konuþmalarýna izin vermeli, gerekli yerlerde fikirlerini almalý ve uygulamalýyýz. Sorunlarýný, sýkýntýlarýný anlatmalarýný, çözümlerini kendilerinin bulmalarýný saðlayýcý ortamlar yaratmalýyýz. Onlara vakit harcamalýyýz. Onlarýn kendilerine olan özgüveninin oluþmasýna katkýda bulunmalýyýz.

Çünkü artýk içlerinde bu enerjiyle doðuyorlar. Onlar geleceðin çocuklarý. Öyle köþede bir yerde oynayarak, susturularak, ezilerek, baskýyla eðitilemeyeceklerini artýk bilmeliyiz.

Eðitimlerinde eskiye dönük biraz deðiþimler olmalý. Eski eðitimlere yenilik katýlmalý. Bunun için de bizlere, anne babalara, eðitmenlere çok daha fazla iþ düþüyor.


Kevser YALÇIN




31 Mayýs 2010 Pazartesi / 2234 okunma



"Kevser YALÇIN" bütün yazýlarý için týklayýn...