Elim Sende Kaldý Ýda Kýz / Nurdan ÇAKIR TEZGÝN
Nurdan ÇAKIR TEZGÝN

Nurdan ÇAKIR TEZGÝN

Elim Sende Kaldý Ýda Kýz



Sanki; Elim sende oyunu oynadýk Kuzey Ege'de...

Hep soluk soluða, hep telaþeyle yakalamaya çalýþtýk bizden öncekini, ne ise onun adý! Galiba yaþama yolculuktu, zeytine yol almak ona dokunmaya heveslenmek ve belki biraz daha ötesi ...

Yazacaðým elbet. Hem de uzuunn uzun anlatacaðým gezip gördüklerimi, yiyip içtiklerimi. Ýda'nýn yamaç zeytinliklerini, suyu çekilmiþ þelalelerini, zeytinliklerin içinden geçen asfalt yollarýný, bakýmlý zeytin bahçelerini, harika lezzetlerini hepsini anlatacaðým zamaný ve sýrasý geldikçe...

Zeytine tapýnan insanlar gördüm...

Zeytini kutsayýp koruma altýna alanlarý, zeytinle yatýp zeytinle kalkanlarý, zeytin aðacýný çivileyip mertek yapanlarý, odunlaþtýrýp kömürleþtirenleri, zeytini týrpanlayýp hýrpalayanlarý da... Birbirini çekemeyenleri, birþeyler yapýyormuþ gibi telaþelenip hiçbir þey yapamayanlarý gördüm...

Ne çok satýþ maðazasý ve tanýtým stantý vardý. Körfezdeki restoranlarýn bir çoðu, mutfaklarýnda kullandýklarý zeytinyað ve zeytinin reklam stantýný koymuþlar bir köþeciklerine. Belli ki arz ve talep bu konuda baþabaþ gelmiþ. "Bu ne-kimin yaðý?" diye sormayan müþteri pek olmuyormuþ, hele de yediði yað ve zeytin hoþuna gittiyse. Öyle ya, müþteri kýzarmýþ ekmeðini bandýrdýðý zeytinyaðý ve biberlenip kekiklenmiþ antre zeytinin menþeini merak ediyor.

Rengine bile aðýzlarýn sulandýðý, karideslerin üzerine þööyyle gezdirilivermiþ sýzmaya kim kayýtsýz kalabilir! Satýn almasa bile illa soracak "zeytinyaðýnýz kendinizin mi?" veya "acaba hangi yaðý kullanýyorsunuz, birkaç kilo satýn alma imkanýmýz var mý?

Öðreniyoruz gitgide... Yurt dýþýnda birçok ülkede (ve artýk bizde de baþladý), iþletmeler müþterilerinin en çok sorduklarý (alýnýp-taþýnabilir-satýlabilir) kullaným metalarýna, iþletmelerinin bir köþesinde satýþ reyonu açýyorlar. Restoran, otel, bar ve kafelerde kullanýlan kokulu mumlardan, kristal bardaklarýndan tutun da, peynir, zeytin, salam ve turþularýndan, tuzluk biberliðe, peçetelerine kadar (müþterinin aþýrmasý da önlenmiþ oluyor) çeþitli ürünleri iþletmelerinin bir bölümünde satýþa sunuyorlar. Bazýlarý iþi iyice abartýp, sepet veya ipek saten kaplý kutular içinde, deðiþik ebatlarda özel hediyeler hazýrlayýp iþletmelerinin hemen giriþinde satýyorlar...

Gereksiz reklam yapmak istemediðim için marka-iþletme ismi vermekten kaçýnýyorum ama öyle de hoþuma giden sunumlara tanýk oldum ki... (Elim dursa dilim durmaz, elbet onlara da sýra gelecek önümüzdeki günlerde)

Enva-i çeþit cam þiþeler içinde "al beni al beni" diye adeta haykýran zeytinyað þiþeciklerine hayranlýðýmý gizleyemedim. Her birine ayrý ayrý dokunup okþamak istedim. Çok beðendim o dizayn harikasý cam þiþeleri! Þiþe, cam fabrikasýna giderdim elbet, olsaydý salt cam merakým! Tartýþmasýz gerçektir ki; O cam þiþeciklerin içindeki mucizevi iksir olmasa neye yarar onca þirinlikleri? Her biri diðerini tamamlýyor, farklý kalitedeki cam þiþelerin yumuþak ve yuvarlak kývrýmlarýna dolan týlsýmlý sývý zeytinin yaðý, görücüye çýkmýþ sarý kýz gibi gülümsüyor þeffaf þiþelerin içinde...

Beðenilerimi öncelikli saydýðýmdan, ilk önce hoþlandýðým konulara deðinmeye çalýþýyorum fakat, hoþ olmayanlar da azýmsanmayacak kadar fazla. Markasý "Sýzma" olarak tanýmlanan o kadar çok isimsiz yað tenekesi gördüm ki, sektördeki arkadaþlar bu tenekeleri "beyaz veya siyah teneke" diye tanýmlýyor. Hatta "Hayalet Teneke" diyenler de var. Altýnoluk ve Küçükkuyu, bu teneke korsanlarýyla fazlaca iþgal altýnda gibi geldi bana.

Kuzey Ege gezimizde sayýlamayacak kadar çok vitrin izledim. Para kazanmýþ ve kazanmakta olan birçok iþletmeci sýradan sunumlar içindeler. Müþteriyi içeri çekerek onu sarhoþ edip eli kolu dolu gönderecek yetenek ve beceriden yoksunlar. (Ramazan rehaveti (!) desem deðil) Tozlu raflarda asker gibi sýralanýp, yeknesaklýktan öteye geçemeyen üniformavari ambalajlar oldukça iticiydi. Gözlerim yaratýcý düþünceyi aradý, farký-farklýlýðý aradý.

Zor tabii... Hem üreten, hem iþleyen, hem ambalajlayan, hem de satan olmak zor iþ. Hepsini yapmaya çalýþan, hiçbirini tam yapamýyor bu çok belli. Bütün zeytin birlikleri bas bas beyanatlar veriyor þöyle birleþelim böyle güçlenelim diye, birleþme teminatlarýnýn küçük üreticiye ulaþamadýðý gün gibi ortada. Zeytin ve zeytinyaðýn kutsallýðýyla yola çýkýp göz oyma ve boyamalarý dinleyip gözlemledikçe, kutsal zeytin aðacýný idol olaral mitolojinin tozlu sayfalarýna iteleyip mumyalaþtýrmak geçiyor insanýn içinden...

Bereket ki, her þeyde olduðu gibi kötü þeylere raðmen zeytine dair iyi þeyler de olmakta. Profesyonel bir yaklaþým içinde olup özenle baþtan sona iþi götürenler de yok deðil hani. Onlar, iç ýsýtan tesellilerdi Kuzey Ege'nin oksijenli arurasýnda.


Adatepe Köyü / Küçükkuyu

Küçükkuyu'da biraz durayým...
Neydi o Adatepe Zeytinyaðý Müzesi'nin insanlýða sunduðu karþýlýksýz hizmet? Tarihi sabunhane binasýnýn restore edilmesiyle meydana getirilen müzeyi daha önce de gezmiþtim fakat hiçbir yazýmda nedense sözünü etmemiþtim. Kýsmet bugüneymiþ. Adatepe zeytinyaðý müzesinin reklama girip girmemesi de hiç umurumda deðil zira; Ýnsanlýða çok yerinde bir hizmet sunulmuþ, zeytinin daldan koparýldýktan sonraki yað olana kadar geçirdiði aþamalarý gösteren alet ve malzemeler, zeytinin sadece adýný ve tadýný bilen en sýradan tüketiciye bile cazip gelebilecek þekilde dizayn edilmiþ.

Müzede eski zeytinyaðý presleri, zeytin toplama aletleri, taþýma ve saklama kaplarý, klasik ambalajlar ve zeytinyaðý kültürüne ait birçok folklorik obje gün yüzüne çýkmýþ, yol üstü uðrak yeri gibi gelip geçenleri zeytinyaðýnýn serüvenine buyur ediyor. Meydana getirilmesinde emeði geçenleri kutluyorum.


Adatepe Müzesi Satýþ Reyonu

Müzenin giriþinde satýþ reyonundaki sunumlarýn, incelikli düþünce ürünü olduðu çok belli. Biz kadýnlar, özellikle gözümüzü okþayan albenili þýk ambalajlara meraklýyýzdýr! Göz okþayana merak her ne kadar erkeklere mahusus olarak bilinse de iþin aslý çok baþkadýr, farklýlýðý yakalayan marka daima baþý çekip götürür bu tartýþýlmaz bile. Adatepe Müzesi de bunlardan biri, ne çok hediyelik eþya hazýrlatmýþlar satýþ için. Ortada ciddi bir emek var, saygý var, belli ki sevgiyle çýkýlmýþ yola...

Biz de sevgiyle çýkmýþtýk Kuzey Ege gezimize küçük grubumuzla. Birçok kapýnýn ipini çektik, nice zeytinyaðýn tadýna baktýk, nice yeni dostlar edindik, nicelerine sadece merhaba diyebildik, uðrayamadýðýmýz dostlardan özür diledik, bir dahaki sefere inþallah...


Ýmece'nin zeytinleri-Küçükkuyu/ www.imeceevi.com

Bir "elim sende oyunuydu" belki bizimki, birer parmak yað bal çaldýk damaðýmýza... Ýda'nýn görünen yüzünde usulca gezindik patilerimizle, ya görünmeyen yüzünde neler olmakta o aysbergin? Madencilerin karabasanýyla her gece kabuslar gören insanlarý dinledik uzun uzun, yeþil ve mavi tutkunu gerçek doðaseverlerin kararlýlýðýna tanýk olduk. Bir gram altýn için siyanürlenecek olan Kazdaðlarý'nýn tatlý suyu, kutsal zeytini, bereketli topraðý, bitki örtüsünün iç sýzýsýný aldýk yüreðimize ve iþte taþýdýk bu satýrlara... Eski efsanelere kulaklarýmýzý mecburen týkadýk (!) affetsin Sarý Kýz ve Hasan Boðuldu bizi...

Bugünün gerçekleri ve korunmasý gereken güzelim zeytinliklerimiz, alamet-i farika (endemik) bitki örtümüz geleceðimizdir nasýlsa, eskiyle zaman kaybetmenin çok da alemi yok. Evet, evet bir elim sende oyunuydu bizimki, Aristo'nun tahta sandaletlerinin týkýrtýsý kaçýrdý bizi Behramkale'den ve Taþmektep'in çýnar altý sükunetinden, alýverdik soluðu son hýzla Burhaniye Pazarýnda. Ne güzün renkleri, ne de körfez pazarlarý sýðar bu satýrlara, iyisi mi sözüm yarým kalsýn.....

Elim sende kaldý Ýda Kýz, yüreðim de...



Nurdan ÇAKIR TEZGÝN




16 Ekim 2007 Salý / 5858 okunma



"Nurdan ÇAKIR TEZGÝN" bütün yazýlarý için týklayýn...