Kevser YALÇIN
Hz. Hýzýr Aleyhüsselam
Hýzýr aleyhisselâm, Allahü teâlânýn sevgili kullarýndandý. Doðdu, büyüdü ve vefât etti. Ancak Allahü teâlâ onun rûhuna insan þeklinde görünmek ve kýyâmete kadar yardým isteyen Müslümanlarýn imdâdýna yetiþmek, yardým etmek, konuþmak, ilim öðrenmek ve öðretmek özellikleri verdi. Bâzý âlimler ''nebi'' (peygamber), bâzý âlimler de''veli''dir dediler. Hýzýr aleyhisselâm da, yaþayan insanlarda görülen hâller bulunduðu için yaþýyor zannedilmektedir.
"Hýzýr (aleyhisselâm), otsuz kuru bir yerde oturduðunda, o yer birdenbire yemyeþil olur, peþi sýra dalgalanýrdý. "buyurdu. Mûsâ aleyhisselâmla görüþüp yolculuk yaptý. Fakat vefâtýndan sonra rûhu insan þeklinde gözüküp, gariblere yardým etmektedir.
Kur-an’ý Kerim Kehf Suresi 60-82. ayetler
60. Hani Musa genç yardýmcýsýna demiþti: "Ýki denizin birleþtiði yere ulaþýncaya kadar gideceðim ya da uzun zamanlar geçireceðim."
61. Böylece ikisi, iki (deniz)in birleþtiði yere ulaþýnca balýklarýný unutuverdiler; (balýk) denizde bir akýntýya doðru (veya bir menfez bulup) kendi yolunu tuttu.
62. (Varmalarý gereken yere gelip) Geçtiklerinde (Musa) genç-yardýmcýsýna dedi ki: "Yemeðimizi getir bize, andolsun, bu yaptýðýmýz-yolculuktan gerçekten yorulduk."
63. (Genç-yardýmcýsý) Dedi ki: "Gördün mü, kayaya sýðýndýðýmýzda, ben balýðý unuttum. Onu hatýrlamamý þeytandan baþkasý bana unutturmadý; o da þaþýlacak tarzda denizde kendi yolunu tuttu."
64. (Musa) Dedi ki: "Bizim de aradýðýmýz buydu." Böylelikle ikisi izleri üzerinde geriye doðru gittiler.
65. Derken, Katýmýz'dan kendisine bir rahmet verdiðimiz ve tarafýmýzdan kendisine bir ilim öðrettiðimiz kullarýmýzdan bir kulu buldular.
66. Musa ona dedi ki: "Doðru yol (rüþd) olarak sana öðretilenden bana öðretmen için sana tabi olabilir miyim?"
67. Dedi ki: "Gerçekten sen, benimle birlikte olma sabrýný göstermeye güç yetiremezsin."
68. (Böyleyken) "Özünü kavramaya kuþatýcý olamadýðýn þeye nasýl sabredebilirsin?"
69. (Musa:) "ÝnþaAllah, beni sabreden (biri olarak) bulacaksýn. Hiçbir iþte sana karþý gelmeyeceðim" dedi.
70. Dedi ki: "Eðer bana uyacak olursan, hiçbir þey hakkýnda bana soru sorma, ben sana öðütle-anlatýp söz edinceye kadar."
71. Böylece ikisi yola koyuldu. Nitekim bir gemiye binince, o bunu (gemiyi) deliverdi. (Musa) Dedi ki: "Ýçindekilerini batýrmak için mi onu deldin? Andolsun, sen þaþýrtýcý bir iþ yaptýn."
72. Dedi ki: "Gerçekten benimle birlikte olma sabrýný göstermeye kesinlikle güç yetiremeyeceðini ben sana söylemedim mi?"
73. (Musa:) "Beni, unuttuðumdan dolayý sorgulama ve bu iþimden dolayý bana zorluk çýkarma" dedi.
74. Böylece ikisi (yine) yola koyuldular. Nitekim bir çocukla karþýlaþtýlar, o hemen tutup onu öldürüverdi. (Musa) Dedi ki: "Bir cana karþýlýk olmaksýzýn, tertemiz bir caný mý öldürdün? Andolsun, sen kötü bir iþ yaptýn."
75. Dedi ki: "Gerçekte benimle birlikte olma sabrýný göstermeye kesinlikle güç yetiremeyeceðini ben sana söylemedim mi?"
76. (Musa:) "Bundan sonra sana bir þey soracak olursam, artýk benimle arkadaþlýk etme. Benden yana bir özre ulaþmýþ olursun" dedi.
77. (Yine) Böylece ikisi yola koyuldu. Nihayet bir kasabaya gelip yemek istediler, fakat (kasaba halký) onlarý konuklamaktan kaçýndý. Onda (kasabada) yýkýlmaya yüz tutmuþ bir duvar buldular, hemen onu inþa etti. (Musa) Dedi ki: "Eðer isteseydin gerçekten buna karþýlýk bir ücret alabilirdin."
78. Dedi ki: "Ýþte bu, benimle senin aranda ayrýlma (zamaný)mýz. Sana, üzerinde sabýr göstermeye güç yetiremeyeceðin bir yorumu haber vereceðim.
79."Gemi, denizde çalýþan yoksullarýndý, onu kusurlu yapmak istedim, (çünkü) ilerilerinde, her gemiyi zorbalýkla ele geçiren bir kral vardý."
80. "Çocuða gelince, onun anne ve babasý mü'min kimselerdi. Bundan dolayý, onun kendilerine azgýnlýk ve inkar zorunu kullanmasýndan endiþe edip-korktuk."
81. Böylece, onlara Rablerinin ondan temiz olmak bakýmýndan daha hayýrlýsý, merhamet bakýmýndan da daha yakýn olanýný vermesini diledik."
82. "Duvar ise, þehirde iki öksüz çocuðundu, altýnda onlara ait bir define vardý; babalarý salih biriydi. Rabbin diledi ki, onlar erginlik çaðýna eriþsinler ve kendi definelerini çýkarsýnlar; (bu,) Rabbinden bir rahmettir. Bunlarý ben, kendi iþim (özel görüþüm) olarak yapmadým. Ýþte, senin sabýr göstermeye güç yetiremediðin þeylerin yorumu."

Hz. Hýzýr Aleyhüsselam’ýn Zaman ve Mekan’la sýnýrlý,
zaman ve mekana baðlý olmadýðý inancý çok kuvvetlidir.
Türbe olarak ziyaret edilen yer, iki denizin birleþtiði nokta olarak kabul ediliyor. Ve kutsal ayette bahsedilen kaya, beyaz ile örtülmüþ ve üzerine bina inþa edilmiþ. Önünde Akdeniz’in engin sularý bulunuyor.
Hz. Hýzýr, tüm zaman ve mekanlardan arýnmýþ, zaman ve makana baðlý olmayan, bazen bedenli olarak görünen, fakat düþsel ve ruhsal olarak var olduðuna inanýlan bir peygamber veya veli. Yardýma ihtiyacý olanlara hýzýr gibi yetiþir. “hýzýr gibi yetiþti” deyimi bu yüzden kullanýlýr. Fakat Hz. Hýzýr bize bazen bir yabancý gibi bazen de sevdiklerimizin suretinde görünür. Ýkinci kez ayný kiþi olarak görünmez. Gördüðünüz kiþi artýk sizin tanýdýðýnýz normal bir insandýr. O size melek-insan olarak görünür ve yardým eder, sizi anlar, ruhunuzu okur adeta. Bir bakýþ, bir deyiþ, birkaç söz söyler ya da yardým eli uzatýr. Manevi olarak size yardým eder. Hýzýr gibi yetiþir ve sizi kalbinizle ve ruhunuzla okur.
Hz. Hýzýr Aleyhüsselam, ne yaptýðýný bilen biridir, kutsal ayette de söylendiði gibi, O’na, Allah katýnda bir ilim öðretilmiþtir.
Türbe-Antakya-Samandað
Ýzinle giriyoruz içeri, saðda "bahur" yakýlýyor kokusu tüm mekaný kaplamýþ. Ve izinle alýyoruz kendimize, hazýrlanmýþ küçük kaðýtlara dolduruyoruz birkaç tane bahur. Eve götürebilmek için.
Ýçeride resimde görülen yer çýkýyor karþýmýza, herkes duasýný ediyor, dileðinde bulunuyor ve etrafýný üç kere dönüyor. Çok temiz ve huzurlu bir alan.
Resimde beyaz görünen Hz. Hýzýr ile Hz. Musa’nýn oturduðu Kaya’ya dokunmak istiyoruz, ben dokunduðumda sýcak bir enerji alaný hissettim. Çünkü oraya girenler bedensel-ruhsal ve düþünsel temiz olduklarý için býraktýklarý enerji de temiz bir enerji. Gelen insanlarýn býraktýklarý temiz enerji. Zaten içeride herhangi baþka bir þey düþünmeniz imkansýz.
Mekanýn verdiði enerji ile olumsuz bir durum mümkün olmuyor. Ben o mekanda tüm hücrelerime kadar bir titreþim hissettim ve pozitif bir enerji aldým, baþka da bir þey düþünemedim.
Dilekte bulunmak istedim fakat hiçbir þey aklýma gelmedi. Aklýma gelen sadece huzur dilemek oldu. Oradan çýktýktan sonra dedim ki, ben aslýnda "þunu þunu" dileyecektim diye içimden geçirebildim. Fakat o mekandayken hiçbir þey dileyemedim huzurdan baþka. Çünkü düþüncenin minimuma indiði bir mekan. Herkesin yüzünde bir tebessüm ve huzur vardý, bunlarý görebildim.
Zaten bir türbe deðil burasý, bir buluþma yeri, rivayetler çok anlatýlanlar çok. Gizli mucizeleri olan bir mekan.
Herkes duasýný ederek, sýrtýný makama dönmeden, geri geri çýkýp gidebiliyor mekandan.
Türbenin hemen önünde, denize girmek mümkün olmuyor araþtýrmalarýmýz esnasýnda. Çünkü deniz sadece bu yerde girdap ve kum kaymasý yaþýyor ve çok dalgalý. Aslýnda fazla derin deðil, 13 yaþ çocuðunun beline gelen mesafede.
Fakat þimdiye kadar yüzlerce boðulma vakasý yaþanmýþ ve boðulma tehlikesi atlatýlmýþ. Ýnanýþa göre, türbenin enerjisi, buna engel oluyor. Fakat birkaç metre ilerde denize rahatça giriliyor.
Birçok yerde anlatýlan hikayelerde, görgü tanýklarýnýn da anlattýklarý hatta efsane haline gelmiþ Hz. Hýdýr (Hz. Hýzýr) hikayeleriyle dolu.
Geçmiþ zamanlarda, deniz metrelerce yükselip, neredeyse kasabayý yutacak hale geldiðinde, Hz. Hýdýr'ýn buna engel olduðunu ve denizin geri çekildiði anlatýlýyor.
Bu Hz.Hýzýr (A.S.) dünyayý gezer
Yaþarmýþ þimdi bile görenler varmýþ
Hz.Hýzýr (A.S.) iyilik denince o varmýþ
Gerisini sormayýn, doðrusu Allah katýnda
Eskilerin "Her geceyi Kadir, her gördüðünü Hýzýr bilirsen Kadir Gecesi’ne de kavuþursun Hýzýr Aleyhisselam'a da" sözleri boþa söylenmemiþtir.
O'nu görmeyi dert edinmiþ kimseler bir gün mutlaka onunla karþýlaþýrlar. Ancak kalpleri Allah'ýn kullarýna ne kadar sevgi dolu ise, insanlara karþý ne kadar önyargýsýz iseler onu hissetmeleri veya tanýmalarý da o kadar kolay olur.
Ayrýca 40 gün aksatmadan sabah namazýný cemaatle camide eda edenlerin O'nunla mutlaka karþýlaþýp görüþecekleri de Hýzýr Aleyhisselam'ýn sýrrýna vakýf olanlar tarafýndan nakledilmiþtir.
Türbe-Antakya-Harbiye
Harbiye dolmuþlarýnýn bitiminde, karþýnýza bir türbe çýkýyor. Hz. Hýzýr Aleyhüsselam’ýn ziyaretgah’ý.
Ýnanýþa sahip kiþilerin gelip ziyaret ettiði, dualar okuduðu, adaklar adadýðý, isteklerde ve dileklerde bulunduðu bir makam.
Ýlk giriþte solda yanan“bahur” kokusu tüm mekaný doldurmuþ, içeride Kur’an okunuyor, dileðinizi diledikten ve yüzünüzü üç kere makama deyirdikten sonra, üç defa da etrafýnda dönüyorsunuz, duanýzý ediyor daha sonra da saygý gereði arkanýzý dönmeden geri geri mekandan çýkýyorsunuz.
Oldukça huzur veren, ýþýklý bir mekan. Kendinizi hiç yabancý hissetmiyorsunuz mekanda. Adeta hep oradaymýþsýnýz hissi veriyor. Düþünceleriniz zihninizde kaybolmuþ sanki. Dua ve istekte bulunmak için kendimi zorladýðýmý farkediyorum çünkü düþüncelerim orada duruyor. Ýç huzurum ve o kutsal enerjinin yüceliði ile ve mekanýn enerjisinden dolayý yoðun düþüncelerimin beni bir süreliðine terk ettiðini farkediyorum.
Duamýzý edip sýrtýmýzý makama dönmeden, geri geri çýkýyoruz mekandan Huzur ve Aþk’la..
Allah ruhlarý ýþýk ve nurla doldursun, yollarý daima açýk olsun.
Foto çekimleri Kevser Yalçýn
Hatay gezi ve araþtýrmalarýndan.
Kevser YALÇIN
"Kevser YALÇIN" bütün yazýlarý için týklayýn...
Hýzýr aleyhisselâm, Allahü teâlânýn sevgili kullarýndandý. Doðdu, büyüdü ve vefât etti. Ancak Allahü teâlâ onun rûhuna insan þeklinde görünmek ve kýyâmete kadar yardým isteyen Müslümanlarýn imdâdýna yetiþmek, yardým etmek, konuþmak, ilim öðrenmek ve öðretmek özellikleri verdi. Bâzý âlimler ''nebi'' (peygamber), bâzý âlimler de''veli''dir dediler. Hýzýr aleyhisselâm da, yaþayan insanlarda görülen hâller bulunduðu için yaþýyor zannedilmektedir.
"Hýzýr (aleyhisselâm), otsuz kuru bir yerde oturduðunda, o yer birdenbire yemyeþil olur, peþi sýra dalgalanýrdý. "buyurdu. Mûsâ aleyhisselâmla görüþüp yolculuk yaptý. Fakat vefâtýndan sonra rûhu insan þeklinde gözüküp, gariblere yardým etmektedir.
Kur-an’ý Kerim Kehf Suresi 60-82. ayetler
60. Hani Musa genç yardýmcýsýna demiþti: "Ýki denizin birleþtiði yere ulaþýncaya kadar gideceðim ya da uzun zamanlar geçireceðim."
61. Böylece ikisi, iki (deniz)in birleþtiði yere ulaþýnca balýklarýný unutuverdiler; (balýk) denizde bir akýntýya doðru (veya bir menfez bulup) kendi yolunu tuttu.
62. (Varmalarý gereken yere gelip) Geçtiklerinde (Musa) genç-yardýmcýsýna dedi ki: "Yemeðimizi getir bize, andolsun, bu yaptýðýmýz-yolculuktan gerçekten yorulduk."
63. (Genç-yardýmcýsý) Dedi ki: "Gördün mü, kayaya sýðýndýðýmýzda, ben balýðý unuttum. Onu hatýrlamamý þeytandan baþkasý bana unutturmadý; o da þaþýlacak tarzda denizde kendi yolunu tuttu."
64. (Musa) Dedi ki: "Bizim de aradýðýmýz buydu." Böylelikle ikisi izleri üzerinde geriye doðru gittiler.
65. Derken, Katýmýz'dan kendisine bir rahmet verdiðimiz ve tarafýmýzdan kendisine bir ilim öðrettiðimiz kullarýmýzdan bir kulu buldular.
66. Musa ona dedi ki: "Doðru yol (rüþd) olarak sana öðretilenden bana öðretmen için sana tabi olabilir miyim?"
67. Dedi ki: "Gerçekten sen, benimle birlikte olma sabrýný göstermeye güç yetiremezsin."
68. (Böyleyken) "Özünü kavramaya kuþatýcý olamadýðýn þeye nasýl sabredebilirsin?"
69. (Musa:) "ÝnþaAllah, beni sabreden (biri olarak) bulacaksýn. Hiçbir iþte sana karþý gelmeyeceðim" dedi.
70. Dedi ki: "Eðer bana uyacak olursan, hiçbir þey hakkýnda bana soru sorma, ben sana öðütle-anlatýp söz edinceye kadar."
71. Böylece ikisi yola koyuldu. Nitekim bir gemiye binince, o bunu (gemiyi) deliverdi. (Musa) Dedi ki: "Ýçindekilerini batýrmak için mi onu deldin? Andolsun, sen þaþýrtýcý bir iþ yaptýn."
72. Dedi ki: "Gerçekten benimle birlikte olma sabrýný göstermeye kesinlikle güç yetiremeyeceðini ben sana söylemedim mi?"
73. (Musa:) "Beni, unuttuðumdan dolayý sorgulama ve bu iþimden dolayý bana zorluk çýkarma" dedi.
74. Böylece ikisi (yine) yola koyuldular. Nitekim bir çocukla karþýlaþtýlar, o hemen tutup onu öldürüverdi. (Musa) Dedi ki: "Bir cana karþýlýk olmaksýzýn, tertemiz bir caný mý öldürdün? Andolsun, sen kötü bir iþ yaptýn."
75. Dedi ki: "Gerçekte benimle birlikte olma sabrýný göstermeye kesinlikle güç yetiremeyeceðini ben sana söylemedim mi?"
76. (Musa:) "Bundan sonra sana bir þey soracak olursam, artýk benimle arkadaþlýk etme. Benden yana bir özre ulaþmýþ olursun" dedi.
77. (Yine) Böylece ikisi yola koyuldu. Nihayet bir kasabaya gelip yemek istediler, fakat (kasaba halký) onlarý konuklamaktan kaçýndý. Onda (kasabada) yýkýlmaya yüz tutmuþ bir duvar buldular, hemen onu inþa etti. (Musa) Dedi ki: "Eðer isteseydin gerçekten buna karþýlýk bir ücret alabilirdin."
78. Dedi ki: "Ýþte bu, benimle senin aranda ayrýlma (zamaný)mýz. Sana, üzerinde sabýr göstermeye güç yetiremeyeceðin bir yorumu haber vereceðim.
79."Gemi, denizde çalýþan yoksullarýndý, onu kusurlu yapmak istedim, (çünkü) ilerilerinde, her gemiyi zorbalýkla ele geçiren bir kral vardý."
80. "Çocuða gelince, onun anne ve babasý mü'min kimselerdi. Bundan dolayý, onun kendilerine azgýnlýk ve inkar zorunu kullanmasýndan endiþe edip-korktuk."
81. Böylece, onlara Rablerinin ondan temiz olmak bakýmýndan daha hayýrlýsý, merhamet bakýmýndan da daha yakýn olanýný vermesini diledik."
82. "Duvar ise, þehirde iki öksüz çocuðundu, altýnda onlara ait bir define vardý; babalarý salih biriydi. Rabbin diledi ki, onlar erginlik çaðýna eriþsinler ve kendi definelerini çýkarsýnlar; (bu,) Rabbinden bir rahmettir. Bunlarý ben, kendi iþim (özel görüþüm) olarak yapmadým. Ýþte, senin sabýr göstermeye güç yetiremediðin þeylerin yorumu."
| |

Hz. Hýzýr Aleyhüsselam’ýn Zaman ve Mekan’la sýnýrlý,
zaman ve mekana baðlý olmadýðý inancý çok kuvvetlidir.
Türbe olarak ziyaret edilen yer, iki denizin birleþtiði nokta olarak kabul ediliyor. Ve kutsal ayette bahsedilen kaya, beyaz ile örtülmüþ ve üzerine bina inþa edilmiþ. Önünde Akdeniz’in engin sularý bulunuyor.
|
Hz. Hýzýr Aleyhüsselam, ne yaptýðýný bilen biridir, kutsal ayette de söylendiði gibi, O’na, Allah katýnda bir ilim öðretilmiþtir.
Türbe-Antakya-Samandað
Ýzinle giriyoruz içeri, saðda "bahur" yakýlýyor kokusu tüm mekaný kaplamýþ. Ve izinle alýyoruz kendimize, hazýrlanmýþ küçük kaðýtlara dolduruyoruz birkaç tane bahur. Eve götürebilmek için.
Ýçeride resimde görülen yer çýkýyor karþýmýza, herkes duasýný ediyor, dileðinde bulunuyor ve etrafýný üç kere dönüyor. Çok temiz ve huzurlu bir alan.
Resimde beyaz görünen Hz. Hýzýr ile Hz. Musa’nýn oturduðu Kaya’ya dokunmak istiyoruz, ben dokunduðumda sýcak bir enerji alaný hissettim. Çünkü oraya girenler bedensel-ruhsal ve düþünsel temiz olduklarý için býraktýklarý enerji de temiz bir enerji. Gelen insanlarýn býraktýklarý temiz enerji. Zaten içeride herhangi baþka bir þey düþünmeniz imkansýz.
|
Dilekte bulunmak istedim fakat hiçbir þey aklýma gelmedi. Aklýma gelen sadece huzur dilemek oldu. Oradan çýktýktan sonra dedim ki, ben aslýnda "þunu þunu" dileyecektim diye içimden geçirebildim. Fakat o mekandayken hiçbir þey dileyemedim huzurdan baþka. Çünkü düþüncenin minimuma indiði bir mekan. Herkesin yüzünde bir tebessüm ve huzur vardý, bunlarý görebildim.
Zaten bir türbe deðil burasý, bir buluþma yeri, rivayetler çok anlatýlanlar çok. Gizli mucizeleri olan bir mekan.
Herkes duasýný ederek, sýrtýný makama dönmeden, geri geri çýkýp gidebiliyor mekandan.
Türbenin hemen önünde, denize girmek mümkün olmuyor araþtýrmalarýmýz esnasýnda. Çünkü deniz sadece bu yerde girdap ve kum kaymasý yaþýyor ve çok dalgalý. Aslýnda fazla derin deðil, 13 yaþ çocuðunun beline gelen mesafede.
Fakat þimdiye kadar yüzlerce boðulma vakasý yaþanmýþ ve boðulma tehlikesi atlatýlmýþ. Ýnanýþa göre, türbenin enerjisi, buna engel oluyor. Fakat birkaç metre ilerde denize rahatça giriliyor.
|
Geçmiþ zamanlarda, deniz metrelerce yükselip, neredeyse kasabayý yutacak hale geldiðinde, Hz. Hýdýr'ýn buna engel olduðunu ve denizin geri çekildiði anlatýlýyor.
Yaþarmýþ þimdi bile görenler varmýþ
Hz.Hýzýr (A.S.) iyilik denince o varmýþ
Gerisini sormayýn, doðrusu Allah katýnda
Eskilerin "Her geceyi Kadir, her gördüðünü Hýzýr bilirsen Kadir Gecesi’ne de kavuþursun Hýzýr Aleyhisselam'a da" sözleri boþa söylenmemiþtir.
O'nu görmeyi dert edinmiþ kimseler bir gün mutlaka onunla karþýlaþýrlar. Ancak kalpleri Allah'ýn kullarýna ne kadar sevgi dolu ise, insanlara karþý ne kadar önyargýsýz iseler onu hissetmeleri veya tanýmalarý da o kadar kolay olur.
Ayrýca 40 gün aksatmadan sabah namazýný cemaatle camide eda edenlerin O'nunla mutlaka karþýlaþýp görüþecekleri de Hýzýr Aleyhisselam'ýn sýrrýna vakýf olanlar tarafýndan nakledilmiþtir.
Türbe-Antakya-Harbiye
Harbiye dolmuþlarýnýn bitiminde, karþýnýza bir türbe çýkýyor. Hz. Hýzýr Aleyhüsselam’ýn ziyaretgah’ý.
|
Ýlk giriþte solda yanan“bahur” kokusu tüm mekaný doldurmuþ, içeride Kur’an okunuyor, dileðinizi diledikten ve yüzünüzü üç kere makama deyirdikten sonra, üç defa da etrafýnda dönüyorsunuz, duanýzý ediyor daha sonra da saygý gereði arkanýzý dönmeden geri geri mekandan çýkýyorsunuz.
Oldukça huzur veren, ýþýklý bir mekan. Kendinizi hiç yabancý hissetmiyorsunuz mekanda. Adeta hep oradaymýþsýnýz hissi veriyor. Düþünceleriniz zihninizde kaybolmuþ sanki. Dua ve istekte bulunmak için kendimi zorladýðýmý farkediyorum çünkü düþüncelerim orada duruyor. Ýç huzurum ve o kutsal enerjinin yüceliði ile ve mekanýn enerjisinden dolayý yoðun düþüncelerimin beni bir süreliðine terk ettiðini farkediyorum.
|
Allah ruhlarý ýþýk ve nurla doldursun, yollarý daima açýk olsun.
Foto çekimleri Kevser Yalçýn
Hatay gezi ve araþtýrmalarýndan.
Kevser YALÇIN
"Kevser YALÇIN" bütün yazýlarý için týklayýn...
