Esin ÇAKIR
DOGMA 95 USTASININ SON BAÞYAPITI: ANTÝCHRÝST/ DECCAL
Aylar önce Cumhuriyet Kitap Dergisi’nde Enis Batur, sanýrým yurtdýþýnda izlediði bu filmin deðerlendirmesini yazmýþtý. Biz de oraya bir soru iþareti koymuþtuk. Çünkü üstadýmýz filmin hazmýnýn zor olduðunu belirtip, bazý sahnelerin de dayanýlmasý güç olduðunu, izlenilemediðinin altýný çizmiþti.
Geçenlerde Türkiye sýnýrlarýndan giriþ yapan film üzerine birkaç eleþtirmen de sýkýcý, boðucu, karabasan, ne gereði vardý falan tarzýnda yazýlar karalayýnca iki adým geri atýp pusuya yattýk. Ama aklýmýzýn bir köþesini ziyadesiyle meþgul edince bu ikileme bir son verme zamanýnýn geldiðine karar verdik. Ýyi ki de vermiþiz, izlemesek ciddi bir kayýp olurmuþ.
Lars Von Trier üstadýmýz ''Dalgalarý Aþmak'' filmi ile gönüllerimize taht kurmuþ, ''Dogville'' ve ''Karanlýkta Dans'' ile de perçinlemiþti.
Antichrist (2009), Trier'in 3 yýl süren çok ciddi bir depresyonu sonucu doðmuþ, þekillenmiþ ve çekilmesi þart olmuþ bir film. Hal böyle olunca da böyle bir süreçten mutlu, sevimli, sýcak bir eser çýkmasý beklenilemez.
Sonuçta görsel açýdan son derece baþarýlý ve görkemli bir karabasan ortaya çýkmýþ. Sinema da izleme yürekliliðini gösteremediðimiz için ilk defa þanslý bir konumda olduðumuzu da belirtelim. Çünkü bizzat yönetmenin kendisi tarafýndan filmde yer alan iki izlenmesi güç sahne sinema gösterimlerinden çýkarýlmýþ. Bu yüzden filmi internetten izleyenler bu iç burucu bölümleri görebiliyorlar.
Filmin açýlýþ bölümü bence tam bir sinema þahaseri. Handel'in ''Rinaldo'' operasýndan bir bölüm eþliðinde siyah-beyaz aðýr çekimlerle verilen görsel dramatik bir þölen. Sadece bu kýsým için bile izlenmesi gereklidir diyorum.
Oyuncularýmýz Willem Dafoe ve Charlotte Gainsbourg kelimenin tam anlamýyla döktürmüþler. Dafoe hakkýndaki görüþlerim temelinden sarsýlmýþ durumda. Gainsbourg da bu filmdeki cesur ve cansiperane rolüyle Cannes'da en iyi kadýn oyuncu ödülünü sonuna kadar haketmiþ.
Film gösterime girdiði andan itibaren bazý çevrelerce kadýn düþmaný bir film olarak nitelendirilerek protestolara mazur kalmýþ. Açýkçasý ben hiç o þekilde deðerlendiremedim, nereden ve nasýl baktýðýn ile alakalý birazda. Filmin keyfini çýkarmak yerine bir takým yaftalar yakýþtýrmak insanoðlunun genlerinde var herhalde!
Film bölümler halinde sunuluyor. Prolog, ýstýrap, acý, umutsuzluk (Grief, Pain, Despair) ve Üç Dilenci (The Three Beggars).
Birtakým Hýristiyanlýk gönderileri var ama onlara kafa yormaya, yorum yapmaya gerek olmadýðýný düþünüyorum. Ýsteyen psikanalitik açýdan, isteyen dinsel motifler açýsýndan deðerlendirebilir. Biz daha çok görsel sanat gözüyle bakýp deðerlendirdik.
''Sizi karanlýk hayal gücümün perdelerini aralayýp, korkularýmýn doðasýna ve Antichrist'in derinliðine davet ediyorum'' diyor Trier.
Sizi bu dayanýlmasý zor, sabýr ve dayanýklýlýk gerektiren, sinema tarihine malolacaðý þimdiden garanti filmi izleyip izlememe tercihinizle baþbaþa býrakýyoruz.
''KAOS HÜKÜM SÜRÜYOR''....
Esin ÇAKIR
"Esin ÇAKIR" bütün yazýlarý için týklayýn...
Aylar önce Cumhuriyet Kitap Dergisi’nde Enis Batur, sanýrým yurtdýþýnda izlediði bu filmin deðerlendirmesini yazmýþtý. Biz de oraya bir soru iþareti koymuþtuk. Çünkü üstadýmýz filmin hazmýnýn zor olduðunu belirtip, bazý sahnelerin de dayanýlmasý güç olduðunu, izlenilemediðinin altýný çizmiþti.
Geçenlerde Türkiye sýnýrlarýndan giriþ yapan film üzerine birkaç eleþtirmen de sýkýcý, boðucu, karabasan, ne gereði vardý falan tarzýnda yazýlar karalayýnca iki adým geri atýp pusuya yattýk. Ama aklýmýzýn bir köþesini ziyadesiyle meþgul edince bu ikileme bir son verme zamanýnýn geldiðine karar verdik. Ýyi ki de vermiþiz, izlemesek ciddi bir kayýp olurmuþ.
Lars Von Trier üstadýmýz ''Dalgalarý Aþmak'' filmi ile gönüllerimize taht kurmuþ, ''Dogville'' ve ''Karanlýkta Dans'' ile de perçinlemiþti.
Antichrist (2009), Trier'in 3 yýl süren çok ciddi bir depresyonu sonucu doðmuþ, þekillenmiþ ve çekilmesi þart olmuþ bir film. Hal böyle olunca da böyle bir süreçten mutlu, sevimli, sýcak bir eser çýkmasý beklenilemez.
Sonuçta görsel açýdan son derece baþarýlý ve görkemli bir karabasan ortaya çýkmýþ. Sinema da izleme yürekliliðini gösteremediðimiz için ilk defa þanslý bir konumda olduðumuzu da belirtelim. Çünkü bizzat yönetmenin kendisi tarafýndan filmde yer alan iki izlenmesi güç sahne sinema gösterimlerinden çýkarýlmýþ. Bu yüzden filmi internetten izleyenler bu iç burucu bölümleri görebiliyorlar.
Filmin açýlýþ bölümü bence tam bir sinema þahaseri. Handel'in ''Rinaldo'' operasýndan bir bölüm eþliðinde siyah-beyaz aðýr çekimlerle verilen görsel dramatik bir þölen. Sadece bu kýsým için bile izlenmesi gereklidir diyorum.
Oyuncularýmýz Willem Dafoe ve Charlotte Gainsbourg kelimenin tam anlamýyla döktürmüþler. Dafoe hakkýndaki görüþlerim temelinden sarsýlmýþ durumda. Gainsbourg da bu filmdeki cesur ve cansiperane rolüyle Cannes'da en iyi kadýn oyuncu ödülünü sonuna kadar haketmiþ.
Film gösterime girdiði andan itibaren bazý çevrelerce kadýn düþmaný bir film olarak nitelendirilerek protestolara mazur kalmýþ. Açýkçasý ben hiç o þekilde deðerlendiremedim, nereden ve nasýl baktýðýn ile alakalý birazda. Filmin keyfini çýkarmak yerine bir takým yaftalar yakýþtýrmak insanoðlunun genlerinde var herhalde!
Film bölümler halinde sunuluyor. Prolog, ýstýrap, acý, umutsuzluk (Grief, Pain, Despair) ve Üç Dilenci (The Three Beggars).
Birtakým Hýristiyanlýk gönderileri var ama onlara kafa yormaya, yorum yapmaya gerek olmadýðýný düþünüyorum. Ýsteyen psikanalitik açýdan, isteyen dinsel motifler açýsýndan deðerlendirebilir. Biz daha çok görsel sanat gözüyle bakýp deðerlendirdik.
''Sizi karanlýk hayal gücümün perdelerini aralayýp, korkularýmýn doðasýna ve Antichrist'in derinliðine davet ediyorum'' diyor Trier.
Sizi bu dayanýlmasý zor, sabýr ve dayanýklýlýk gerektiren, sinema tarihine malolacaðý þimdiden garanti filmi izleyip izlememe tercihinizle baþbaþa býrakýyoruz.
''KAOS HÜKÜM SÜRÜYOR''....
Esin ÇAKIR
"Esin ÇAKIR" bütün yazýlarý için týklayýn...
