Gerçeðin Söylencesi / Tarýk Dursun K.
Tarýk Dursun K.

Tarýk Dursun K.

Gerçeðin Söylencesi



Bu ellerin taþý topraðý bir vakitler Dardanos oðlu Truva'ya aitmiþ derler. Halkýna da Truvalýlar derlermiþ.

Ýda Daðý'na varmadan önce bu Hero ile Leandros'un dillere destan hikayesini öðrenmiþ ve biliyor olmanýz gerek.

Abydos, Çanakkale'nin Nara Burnu'nda eski bir kentmiþ. Anlattýlar. Boðaz iþte tam bu noktada en geniþ yerini bulurmuþ. Abydos'un karþýsýndaki Gelibolu kýyýsýnda Ýsa'dan bilmem kaç yüzyýl önceleri de yine Miletoslularýn kurduðu bir baþka kent, (Sestos kenti varmýþ ve) dilberler dilberi güzel Hero da bu kent insanlarýndanmýþ. O burada, yaþarken karþý yakada da adýna Leandros derler bir civan yaþarmýþ.

Günlerden bir gün “Hero onu, o da Hero'yu gördü" diyerek bana da anlattýlar. Karþýlaþmýþlar ve birbirlerine derhal aþýk olmuþlar, amma velakin yeniden kavuþmalarý, vuslata ermeleri kötü insanlar yüzünden gerçek olmamýþ. O zaman yiðitler yiðidi Leandros o olmazý olur'a çevirmiþ. Hemen her gece "dalganýn çakan bembeyaz köpüðü gibi" yiðit ve aþýk" Leandros yüze yüze karþý kýyýya çýkmýþ ve elinde onun ýþýðý sayesinde yolunu gösteren bir çýra, onu bekleyen Hero'nun kollarýna atýlmýþ.

Gel zaman git zaman derken bir gece (çok büyük bir fýrtýna kopmuþ; boðazýn sularý kararmýþ, fakat ne gam, herkes fýrtýnalý bir gece, kim olsa can tatlý, can pahalý deyip o havada atmaz denize kendini; diye düþünürken yiðitler yiðidi vurdurmuþ kendini dalgalara. Tam kýyýya varýp sevdiði kadýnýna kavuþacakken kudurgan bir rüzgar Hero'nun sevgilisine yol gösteren meþalesini söndürüvermiþ ve dünya sanki o anda kapkara ve zindan kesilivermiþ. "Evet efendim, o oldu ve yiðitler yiðidi Leandros yolunu yitirdi gitti" dediler.

Ýda Daðý’nda bulutlar buluttur, çamlar çam, hava da hava. Dediklerine göre, Ata Tanrý Zeus bu daðda otururmuþ, "Oturur, dünyamýza yedi iklim dört bucaktan topladýðý þimþeklerle yaðmuru yaðdýrýr, herkese bereket daðýtýrmýþ. Bu Ýda gibi bir Ýda daha varmýþ, öyle dedilerdi. Zeus, karýsý Hero ile bu bizim Ýda'da evlenmiþlermiþ, "böyle böyle ya, iþte.." dediler... Hem de Koca Kadran Daðlarý’nýn en uç tepesinde. Ýki sevgilinin (ve tabii yazarýmýz Homeros'un da neler çektiðini nasýl bir savaþým verdiklerini de.) Yine dediler ki; Homeros, Truva Savaþý’ný kör kör bu tepelerden izlemiþti..

Derler ki, Küçük Menderes (yani Skamandros) bu daðdan kaynar ve akýp durur. Söylenceye bakýlýrsa, bir gün, Herakles çok susamýþ, daðýn eteklerini kazmýþ kazmýþ, o zaman da bu Skamandros, buradan kaynar olmuþ. Demiþlerdi ki: "Bu kaynak suyunun en baþýna git, yýkan suyunda ve ola ki aylý gecelerdeysen, saçlarýn altýn sarýsýna dönüþür."

Biri de dedi ki; "Burada gelenektir. Truva yöresinden bir kadýn gerdek gecesi öncesinde Skamandros suyuna girer, tepeden týrnaða yýkanýrsa ve sudan çýktýðý sýrada da ay tam dolun ise, saçlarý kestane renginden altýn sarýsýna dönüþür.)

Evet efendim, ben gitmedim, görmedim ama bana böyle dediler ve böyle rivayet ettiler.


Tarýk Dursun K.




22 Kasým 2010 Pazartesi / 2376 okunma



"Tarýk Dursun K." bütün yazýlarý için týklayýn...