Tülin DURSUN
HURÝÞ'e MEKTUP
Merhaba;
Mektup yazmaya davet etmiþsin beni.
Ben diðer insanlara inat, mektup yazmayý hiç unutmadým Dostum...
Kurþun kalemin, silginin, kaðýdýn, mürekkebin ilerleyen teknolojiye yenik düþmesinde benim bir suçum yok! Ucu yanýk mektuplarla yaþanan aþk öykülerinin yerine, cep telefonlarýnda veya sanal dünyada týklanma rekorlarýný kýrmak için çirkinleþtirilen, romantizmden kýsmetini almamýþ duygularda benim suçum olabilir mi?
Sevgiliye mektup yazýlmýyor dedim ya artýk; sevginin yerine geçen maddiyat, maneviyatý boðmaya çalýþarak toplum katliamýna neden olmakta, ortaya sevgisiz – çýkarcý - doyumsuz bireyler türemektedir.
"Mektup yaz." diyorsun Dostum!
Evet!
Yazmalýyým...
Ýçeriði ne olursa olsun, sana mektup yazmalýyým. Ömrümün geri kalan günlerinde bana yoldaþlýk edecek hayallerimi yazmalýyým sana...
Ýçim kapkara!
Yazamýyorum iþte...
Yok öyle gücenmek, Koca Yüreklim yok!
Ýçimde öfkelerden, acýmalardan yarým kalmýþ coþkulardan derlenmiþ bir mektup olmalý diyorum; yazamýyorum...
Ham maddesi insana olan duygularýmýn nasýl çöktüðünü, enkaza dönüþtüðünü anlatan bir mektup olacak gibi...
Gaia Ana'nýn "Ýnsan Mühendisliði"ni yaratýrken sevgiyi siyasetçilerimizin elbirliði ile yok ettiði, ayný topraðýn - ayný güneþin beslediði bizlere ayýrýmcýlýk yaptýðý, kendi bayraðýmýz altýnda ötekileþtirildiðimiz gerçeðini unutmak mümkün mü Dostum?
Azýnlýðýn çoðunluða kafa tuttuðu, dýþ hegemonyanýn çýkarlarýna ortak olduðu, çocuklarýmýzýn hayallerine kurþunlar sýkýldýðý, gençlerin yok sayýldýðý, ellerinden sevgisini çaldýðýmýz yaþlýlarýmýzýn hor görüldüðü bir ülkede yaþamak giderek zorlaþýyor Dostum!
Devletimin bana vermesi gerektiðini, benden zorla alýp vergi adý altýnda kendi zürriyetine - yandaþýna gelecek hazýrlamasýný mý yazmalýyým yoksa?
Ýnsanca yaþamamýn kaynaðý olan suyu - elektriði her gün artan zamlarla bana bedava vereceði yerde, beni saðlýksýz yaþamaya zorlamasýný mý yazsam acaba?
Yoksa sana eðitim sistemimizin ezberciliðinden mi söz etmeliyim? Nasýl bir ezberciliktir ki bu, kendi coðrafyasýný bilmeyen ama yaþamadan ezberleyen çocuklarýmýzýn hallerinden mi anlatmalýyým? Hani çocuklarýmýzý yarýþ atý gibi okullardan dershanelere, dershanelerden sýnavlara koþuþturan sistemimiz var ya, ondan demek istiyorum...
Çocuklarýný sorun olarak gören, asýl sorunun kendilerinin olduðunun farkýna varamayan ana-babalardan mý anlatmalýyým sana?
Elbette sana yazacaklarým bitmiyor Dostum! Bitmeyecek de...
Sanki sana mektup yazmýyorum.
Aðlama Duvarý gibisin Dostum!
Kara bir tablo yaptým; baþ ucuna as diye...
Oysa ne güzel dilekleri vardý sana doðum gününde söyleyecek - yazacak.
Sana yazacaktým ki;
Can Dostum;
Saðlýkla – sevgiyle – barýþla - umutla ve onurla hep yarýnlara"
Her þeye raðmen ülkemin þu karanlýðýnda karamsarlýða düþen yüreðim asla kötümser deðil!
Bir dahaki mektubumda özlemlerimi yazmalýyým sana...
Seni seven "Delice Dost"
06.06.2010 Ýstanbul
Tülin DURSUN
"Tülin DURSUN" bütün yazýlarý için týklayýn...
Merhaba;
Mektup yazmaya davet etmiþsin beni.
Ben diðer insanlara inat, mektup yazmayý hiç unutmadým Dostum...
Kurþun kalemin, silginin, kaðýdýn, mürekkebin ilerleyen teknolojiye yenik düþmesinde benim bir suçum yok! Ucu yanýk mektuplarla yaþanan aþk öykülerinin yerine, cep telefonlarýnda veya sanal dünyada týklanma rekorlarýný kýrmak için çirkinleþtirilen, romantizmden kýsmetini almamýþ duygularda benim suçum olabilir mi?
Sevgiliye mektup yazýlmýyor dedim ya artýk; sevginin yerine geçen maddiyat, maneviyatý boðmaya çalýþarak toplum katliamýna neden olmakta, ortaya sevgisiz – çýkarcý - doyumsuz bireyler türemektedir.
"Mektup yaz." diyorsun Dostum!
Evet!
Yazmalýyým...
Ýçeriði ne olursa olsun, sana mektup yazmalýyým. Ömrümün geri kalan günlerinde bana yoldaþlýk edecek hayallerimi yazmalýyým sana...
Ýçim kapkara!
Yazamýyorum iþte...
Yok öyle gücenmek, Koca Yüreklim yok!
Ýçimde öfkelerden, acýmalardan yarým kalmýþ coþkulardan derlenmiþ bir mektup olmalý diyorum; yazamýyorum...
Ham maddesi insana olan duygularýmýn nasýl çöktüðünü, enkaza dönüþtüðünü anlatan bir mektup olacak gibi...
Gaia Ana'nýn "Ýnsan Mühendisliði"ni yaratýrken sevgiyi siyasetçilerimizin elbirliði ile yok ettiði, ayný topraðýn - ayný güneþin beslediði bizlere ayýrýmcýlýk yaptýðý, kendi bayraðýmýz altýnda ötekileþtirildiðimiz gerçeðini unutmak mümkün mü Dostum?
Azýnlýðýn çoðunluða kafa tuttuðu, dýþ hegemonyanýn çýkarlarýna ortak olduðu, çocuklarýmýzýn hayallerine kurþunlar sýkýldýðý, gençlerin yok sayýldýðý, ellerinden sevgisini çaldýðýmýz yaþlýlarýmýzýn hor görüldüðü bir ülkede yaþamak giderek zorlaþýyor Dostum!
Devletimin bana vermesi gerektiðini, benden zorla alýp vergi adý altýnda kendi zürriyetine - yandaþýna gelecek hazýrlamasýný mý yazmalýyým yoksa?
Ýnsanca yaþamamýn kaynaðý olan suyu - elektriði her gün artan zamlarla bana bedava vereceði yerde, beni saðlýksýz yaþamaya zorlamasýný mý yazsam acaba?
Yoksa sana eðitim sistemimizin ezberciliðinden mi söz etmeliyim? Nasýl bir ezberciliktir ki bu, kendi coðrafyasýný bilmeyen ama yaþamadan ezberleyen çocuklarýmýzýn hallerinden mi anlatmalýyým? Hani çocuklarýmýzý yarýþ atý gibi okullardan dershanelere, dershanelerden sýnavlara koþuþturan sistemimiz var ya, ondan demek istiyorum...
Çocuklarýný sorun olarak gören, asýl sorunun kendilerinin olduðunun farkýna varamayan ana-babalardan mý anlatmalýyým sana?
Elbette sana yazacaklarým bitmiyor Dostum! Bitmeyecek de...
Sanki sana mektup yazmýyorum.
Aðlama Duvarý gibisin Dostum!
Kara bir tablo yaptým; baþ ucuna as diye...
Oysa ne güzel dilekleri vardý sana doðum gününde söyleyecek - yazacak.
Sana yazacaktým ki;
Can Dostum;
Saðlýkla – sevgiyle – barýþla - umutla ve onurla hep yarýnlara"
Her þeye raðmen ülkemin þu karanlýðýnda karamsarlýða düþen yüreðim asla kötümser deðil!
Bir dahaki mektubumda özlemlerimi yazmalýyým sana...
Seni seven "Delice Dost"
06.06.2010 Ýstanbul
Tülin DURSUN
"Tülin DURSUN" bütün yazýlarý için týklayýn...
