Zeynep Ayþe EDÝRNE
SÝS OVASI
Arabamýz kývrýlýp gidiyor karlý daðlarýn arasýnda, aþaðýda akan dere buz tutmuþ, buzlarýn altýnda akma mücadelesi veriyor dere sularý. Karþý yamaçlar karla kaplý. Çam aðaçlarý beyazýn ortasýndan yükselen yeþil siluetler gibi uzanmýþ göklere doðru. Sanki ''burada daimi olan sadece biziz'' der gibi...
Gölgelerinde, gövdeleri görülmeyen irili ufaklý fidanlarda yükleri gibi burun kývýrýyorlar zemindeki beyaz örtüye. Kar bir misafir ama, kan, can ve hayat veren bir misafir.
Týrmanýyoruz. Arabada üç kiþi deðil de yalnýz ben varmýþçasýna seyrediyorum, kýþýn doðurduklarýný doðanýn kucaklayýþýný. Sabah güneþi kar zerreciklerini renklendirmiþ, farklý renklerde ýþýk huzmeleri yayýyorlar etrafa. Güneþle sevdalý gibiler. Yükselen çam aðaçlarýna sesleniyorlar hissine kapýlýyorum. ''O kadar maðrur olmayýn, güneþ ve ýþýk olmazsa siz de olmazsýnýz.'' Etrafýmda bir kavga var, önemlilik kavgasý sanki. Arabamýzda taraf olmuþ kavgaya. O huzmelere ulaþabilmek için en yükseðe çýkabilme sevdasýnda. Bilmiyor ki yol olmazsa nereye kadar gidilebilir? Aslýnda her þey yollara baðlý. Denizde, havada, karada hep yol var. Bu yollarda yol alanlar ise birbirinden farklý. Bir de gönül yolu var yollara baðlanan, içimizde uzayýp giden yollar. Gözlerimi kapýyorum bütün yollarý görüyorum, ufuklarýndaki siluetlerle birlikte. Hayal diyorum kendi kendime. Bunu derken karanlýklardan bir fýsýltý duyuyorum ''hayali olmayanýn gerçeði olamaz.''
Ilgaz zirvelerinden sallanýyoruz ovaya doðru. Beyaz veda ediyor çam ormanlarýna. Kahverengi daha bir uyum saðlamýþ yeþil ile. Birden bir manzaraya kavuþuyor gözlerim, inanýlmaz... Çantamdaki fotoðraf makinesi feryat ediyor bunu kaçýramazsýn diye. Arabamýz duruyor, iniyorum.

Vadi ve Devres ovasý sis bulutlarý ile kaplý. Bulutlarýn üstünde güneþ doðmuþ, aþaðýsý sanki bir deniz. Karþýda Ýskilip daðlarý uzanýp gidiyor batýdan doðuya. Diðer tarafta biz varýz, Ilgaz'da... Orta alan sisle kaplý, üstünde güneþ. Uzayýp giden bulut kümelerine bakýyorum yüksekten. Aþaðýda kocaman bir ilçe ve boylu boyunca uzanmýþ Devres ovasý. Dakikalarca bakýyorum bu manzaraya. Makinem sürekli kayýt altýna alýyor az rastlanan bu doða harikasýný. Pus ve ýþýk.
Týpký ruh halimiz gibi. Kendimizi bazen kötü hissederiz sis içinde kalmýþçasýna. Ama hayal yollarýndan biraz yükseldiðimizde farklý bir aydýnlýða çýkabileceðimizi kolayca görebiliriz. Gördüklerim insana bir öðüt veriyor, sanki gönül gözümün görmesini saðlamak istermiþ gibi.
Belki biz de sis ovasýnýn yükseklerindeki güneþi farkedebiliriz. Kim bilir?
Zeynep Ayþe EDÝRNE
"Zeynep Ayþe EDÝRNE" bütün yazýlarý için týklayýn...
Arabamýz kývrýlýp gidiyor karlý daðlarýn arasýnda, aþaðýda akan dere buz tutmuþ, buzlarýn altýnda akma mücadelesi veriyor dere sularý. Karþý yamaçlar karla kaplý. Çam aðaçlarý beyazýn ortasýndan yükselen yeþil siluetler gibi uzanmýþ göklere doðru. Sanki ''burada daimi olan sadece biziz'' der gibi...
Gölgelerinde, gövdeleri görülmeyen irili ufaklý fidanlarda yükleri gibi burun kývýrýyorlar zemindeki beyaz örtüye. Kar bir misafir ama, kan, can ve hayat veren bir misafir.
Týrmanýyoruz. Arabada üç kiþi deðil de yalnýz ben varmýþçasýna seyrediyorum, kýþýn doðurduklarýný doðanýn kucaklayýþýný. Sabah güneþi kar zerreciklerini renklendirmiþ, farklý renklerde ýþýk huzmeleri yayýyorlar etrafa. Güneþle sevdalý gibiler. Yükselen çam aðaçlarýna sesleniyorlar hissine kapýlýyorum. ''O kadar maðrur olmayýn, güneþ ve ýþýk olmazsa siz de olmazsýnýz.'' Etrafýmda bir kavga var, önemlilik kavgasý sanki. Arabamýzda taraf olmuþ kavgaya. O huzmelere ulaþabilmek için en yükseðe çýkabilme sevdasýnda. Bilmiyor ki yol olmazsa nereye kadar gidilebilir? Aslýnda her þey yollara baðlý. Denizde, havada, karada hep yol var. Bu yollarda yol alanlar ise birbirinden farklý. Bir de gönül yolu var yollara baðlanan, içimizde uzayýp giden yollar. Gözlerimi kapýyorum bütün yollarý görüyorum, ufuklarýndaki siluetlerle birlikte. Hayal diyorum kendi kendime. Bunu derken karanlýklardan bir fýsýltý duyuyorum ''hayali olmayanýn gerçeði olamaz.''
Ilgaz zirvelerinden sallanýyoruz ovaya doðru. Beyaz veda ediyor çam ormanlarýna. Kahverengi daha bir uyum saðlamýþ yeþil ile. Birden bir manzaraya kavuþuyor gözlerim, inanýlmaz... Çantamdaki fotoðraf makinesi feryat ediyor bunu kaçýramazsýn diye. Arabamýz duruyor, iniyorum.

Vadi ve Devres ovasý sis bulutlarý ile kaplý. Bulutlarýn üstünde güneþ doðmuþ, aþaðýsý sanki bir deniz. Karþýda Ýskilip daðlarý uzanýp gidiyor batýdan doðuya. Diðer tarafta biz varýz, Ilgaz'da... Orta alan sisle kaplý, üstünde güneþ. Uzayýp giden bulut kümelerine bakýyorum yüksekten. Aþaðýda kocaman bir ilçe ve boylu boyunca uzanmýþ Devres ovasý. Dakikalarca bakýyorum bu manzaraya. Makinem sürekli kayýt altýna alýyor az rastlanan bu doða harikasýný. Pus ve ýþýk.
Týpký ruh halimiz gibi. Kendimizi bazen kötü hissederiz sis içinde kalmýþçasýna. Ama hayal yollarýndan biraz yükseldiðimizde farklý bir aydýnlýða çýkabileceðimizi kolayca görebiliriz. Gördüklerim insana bir öðüt veriyor, sanki gönül gözümün görmesini saðlamak istermiþ gibi.
Belki biz de sis ovasýnýn yükseklerindeki güneþi farkedebiliriz. Kim bilir?
Zeynep Ayþe EDÝRNE
"Zeynep Ayþe EDÝRNE" bütün yazýlarý için týklayýn...
