BADEM AÐACI / Tülin DURSUN
Tülin DURSUN

Tülin DURSUN

BADEM AÐACI



Datça yolu üzerinden giderken Reþadiye Köyü'nden Mesudiye'ye saptýðýnýzda karþýnýza çýkardý Meryem Teyze'nin evi. Bahar zamanýysa eðer badem aðaçlarýnýn yanýnda uyukladýðýný da görürdünüz. Seksen iki yaþýn verdiði çöküklükten eser yoktu ne bakýþlarýnda, ne de yüzünde. Yüzü güneþten yanýkçaydý. Haritalaþmýþ çizgilerin her birinde ayrý bir öykü gizi vardý sanki.

Ege gezisine çýktýðým bir gecede tanýdýðým Meryem Teyze, bana yalnýzca evini deðil; yüreðini de açmýþtý. Köy muhtarý yollamýþtý beni ona. Bahar geldiðinden pansiyonlarda kalacak yer bulamamýþtým. Arabamýn lastiði de sakattý. Gündüz baktýrabilecektim ancak. Çaresiz hiç tanýmadýðým bir kadýnýn evinde kalacaktým o gece. Meryem Teyze'yi tanýdýktan sonra ne o evden, ne de Ege'den kopabildim.

Evine girdiðim ilk gece yatak çarþaflarýnda hissettiðim sabun kokusundan mý, yoksa yorgunluktan mý uyuyamadýðýmý bir türlü çözemedim. Nisan sonlarýydý. Sabaha karþý üþümüþ olmalýyým ki, Meryem Teyze bir örtü daha örtmüþtü üzerime. Sabaha karþý bülbüllerin aþk atýþmalarýna tanýklýk ettim. Bülbüller burada daha mý güzel ötüyor ne? Yoksa bana güzel gelen Meryem Teyze'nin sýcacýk konukseverliði mi?

Birkaç ay sonra aklým Ege'de ve Meryem Teyze'deydi. Yine yola koyulmuþtum bile. Yine bir gece vakti çaldým kapýsýnýn demir tokmaðýný. Unutmamýþtý beni. Sarýldý kýrk yýllýk hasretliði gibi.

Ýlk gecenin sabahýnda diþsiz aðzýnda utangaç bir gülümsemeyle selâmladý beni. Dürüm içinde taze otlar ve acý biber sundu bana. Sararmýþ eski bir porselen tabak içinde de bir avuç ayýklanmýþ taze badem.

"Otur Meryem Teyze!"
"Otruvercem ezcik. Badem toplayvercem daha."

Meryem Teyze otuz iki yaþýnda yedi çocukla dul kalmýþ. Babasýz büyütmüþ çocuklarýný. Kocasýndan kalan badem aðaçlarýnýn geliriyle büyütmüþ kýzanlarýný. Beþ oðlu, iki de kýzý var. En okumamýþý öðretmen Denizli köylerinden birinde. Sýkça gelirlermiþ sað olsunlar. Badem toplama zamaný hepsi bir araya gelirmiþ. Az daha kalýrsam tanýþtýracak bana ailesini. Yýllýk izinlerini öðretmen kýzý hariç ayný anda burada geçirirlermiþ. Oðullarýnýn içinde en çok banka müfettiþi olan Hikmet'i severmiþ. Ýlk çocukmuþ da ondan.

Meryem Teyze'nin yüreði kocaman. Daha çok sevgi sýðar içine. Bahçesinde beslediði köpeðe bakýþýndan, badem aðaçlarýyla, çiçeklerle konuþmasýndan, insanlara sarýlýþýndan anlýyorum sevgisini.

Meryem Teyze hiç ayakkabý giymezmiþ. Þaþýrýyorum. Lastik terliklerinin arkasýndan çatlak topuklarýný gösteriyor. Yarýlmýþ, içi siyahlaþmýþ topuklar.

Ortanca oðlan buzdolabý almýþ. Küçücük evinde yer yok. Evin giriþine, bahçeye koymuþ dolabý. Üzerine de güneþten ve yaðmurdan etkilenmesin diye gölgelik çekmiþ hasýrdan. Bu þirin, tertemiz evin tek sorunu helânýn dýþarda oluþu. Anadan, babadan öyle görmüþ Meryem Teyze. Evin içi kokarmýþ, hem günahmýþ da. Gülüyorum. O da gülüyor. Güldükçe yüzündeki çizgiler daha fazla belirginleþiyor. Diþ yok aðzýnda. Diþleri aðrýdýkça köy berberi çekivermiþ. Yalvarmýþ kýzancýklar diþlerini yaptýrmak için.

Meryem Teyze ile geçirdiðim üç gün boyunca onun öyküleriyle coþtum, düþündüm, üzüldüm. Ýnanýlmaz bir yaþam görüþü vardý. Kendimden utandým. Yalansýz, dolansýzdý her þeyi. Sevgi onda demir atmýþtý. Bahçeden topladýðý acý bibere bile söyleyecek tatlý sözleri vardý.

Ayrýlýk zamaný geldiðinde gözlerinin nemli olduðunu gördüm. Dayanamadým. Sarýldým çocuðu gibi, anam gibi. Sýrtýmý sývazladý. Diþsiz aðzýný kapatarak güldü.

"Meryem Teyze, seneye baharda gelirim yine! Aman kendine iyi bak!"
"Sað ol kýzcaðýzým. Sen de rahat var evceðine. Gidip de dönmemek, gelip de bulmamak var ha bilesin!"

Bilirim. Bilirim elbet dönüþlerde bulamamayý. Son kez baktým bu yaþlý, bilge kadýna. Anadolu büyüklüðünde yüreðine saygýmý, sevgimi býrakarak yola çýktým.

Orhan Muhtar aradý geçenlerde. Ýki gündür bahçeye çýkmayan Meryem Teyze'yi merak eden köylüler eve girdiklerinde namazda secdede bulmuþlar. Önce yuðmuþlar, sonra da gömmüþler.

"Haberin olsun istedim kýzým. Meryem Kadýn bahçesindeki ilk aðacý sana iþaretlemiþtir. O aðaç senin!"

Küçücük bedeni, kocaman yüreði olan Meryem Teyze'm benim! Yolun açýk olsun Anadolu yürekli kadýn.

Kim demiþ ki, "Dikili bir aðacý yok!" Diye. Badem aðacým var, koca bir yürekten sunulmuþ.

Þimdi yine Ege Yollarý'na çevireceðim direksiyonumu. Önce Orhan Muhtar'a uðrayýp, Can Yücel Üstad'ý ziyaret edeceðim Sonra Meryem Teyze'm var sýrada. BADEM AÐACI'ma sarýlýp hasret gidermeliyim gidenlerle ve Ege'yle...


Tülin DURSUN




15 Mart 2008 Cumartesi / 2979 okunma



"Tülin DURSUN" bütün yazýlarý için týklayýn...