YOLUNACAK KAZLAR GELÝYOR! / Seyfi GÜL
Seyfi GÜL

Seyfi GÜL

YOLUNACAK KAZLAR GELÝYOR!



Evvelsi yýl bu zamanlar konuþtuðumuz konu “o bölgeye Saðlýk Ocaðý yapýlacak” idi. Yapýldý. Öncesi ve yapýmý sonrasý civarýnýn sanki baþka bir kente dönüþeceði umuluyordu. Geçen yýl bu zamanlar Anadolu Lisesi’nin yapýldýðý sohbetlerimizin konusuydu. Konu yine fiyatlarýn uçacaðýna baðlanýyordu. Bu yýl Üniversite’yi laflýyoruz. Önümüzdeki yýl konumuz da hazýr; huzurevi/yaþlýlar yurdu.

Tatil için, eðlence için yada yaþamsal deðerde olmayan tesisler yapýldýðýnda ortaya çýkan/çýkacak rant durumlarýný konuþma üslubumuz ve anlayýþýmýzla, saðlýk için, eðitim için, sosyal gereklilik için, muhtaçlar için bir þeyler yapýldýðýnda ayný rantý bekleme zihniyetimiz bir türlü deðiþmiyor. Hepsinden beklentimiz gelenlerden normalin üzerinde nasýl faydalanabiliriz..

Saðlýk Ocaðý ve Anadolu Lisesi’nin yapýmý öncesi oluþan beklentiler þimdi birkaç misli fazla bir umutla Üniversite için dillendiriliyor.

Bir ev sormaya, almaya, kiralamaya giderseniz; önce fiyatlarýn katlandýðýnýn farkýna varýr ve nedenini sorarsanýz, El Cevap: Üniversite geliyor. Satýcýnýn ayrýntýlý gerekçeleri sýralanýr peþisýra: “Alýrsan çok iyi fiyatla kiraya verebilirsin, satarsan üniversite geliyor iyi fiyata satarsýn” Oturulamaz gibi görünen zemin katlarý için bile; “büfeye, kafeye, pastaneye çevirirsin, çok ucuza dükkan sahibi de olursun”

Ýmar mevzuatýna uygun deðilmiþ, komþular, site sakinleri izin vermezmiþ, olur olmaz herkes her yeri her þeylere dönüþtüremezmiþ kimin umurunda. Üniversite geliyor.

Çarþýda ve güzergah üzerinde bir dükkan soracak olursanýz iþler iyi deðildir, ama satýþ deðeri yüksektir. Cevap ayný, iþ yapamayan ya da yapamadýðýný söyleyen pek çok kiþinin umudu da aynýdýr. Üniversite geliyor.

Ýnternet kafeler, büfeler, kýrtasiyeler ayný gerekçeyle beklemededirler. Seyyar için bile hazýrlýk yaptýðýný söyleyenlere rastlarsýnýz. Okul civarýnda, ilköðretim öðrencilerine satýþ yapacakmýþ gibi hazýrlananlar.
“Daha çok telefon görüþmesi yapýlacak, daha çok cep telefonu satýlacak, otobüsler daha çok yolcu bulacak.
Ailesi uzaklarda olanlar arada bir çocuklarýný görmeye gelecek, yiyecek, içecek, gezecek tabii para saçacak.
Akaryakýt istasyonu daha çok satacak.
Dönerci, kokoreççi, tostçu, simit evci, lokantacý, sahildeki-ara sokaktaki çaycý umutlu. Üniversiteli tabiî ki berbere, kuaföre gidecek güzelleþecek, özel spor salonu okul sonrasý saatlerde ek programlar düzenleyerek öðrencilere hizmet verecek.

Birkaç yýl içinde yüzlerce öðrenciyle birlikte Foça’nýn içme suyu derdi daha bir katlanacak. Ýçme suyu satýcýlýðý da daha cazip hale gelecek.

Bilgisayar üniversitelinin vazgeçemeyeceði konularýn baþýnda. Var olan her türlü donaným ve yazýlým malzemesinin yanýnda yeni yeni çýkacak malzemeler bol bol aranacak. CD’ler, DVD’ler, Flash bellekler, Memory kartlar, modemler, splitterler, baðlantý kablolarý, blue tooth’lar, ses sistemleri, mp3/mp4 çalarlar, dijital fotoðraf makineleri, kameralar, uydu cihazlarý, televizyonlar... yok satacak.
Öðrenci evlerini, yurtlarýný, pansiyonlarýný þimdiden oluþturmak gerekli. Ev kirasý fiyatýna bir odayý kiralamaktan ya da bir evi ayný anda dört kiþiye dört kira fiyatýyla kiralamaktan tatlý bir þey olabilir mi?
Ýkinci el eþya, öðrencinin en çok raðbet ettiði eþya türü. Kendi aralarýnda takas yapmanýn yaný sýra, karþý odada oturduðu arkadaþýnýn ikinci ele verdiði eþyalarýný gidip beþ kat fiyata satýn alacak.
Bankalarda öðrenci sayýsý kadar yeni hesaplar açýlacak. Çocuklar para yatýracak, çekecek, ailelerinin gönderdiði harçlýklarý alacaklar, Kredi Yurtlar’ýn kredilerini çekecek, varsa karþýlýksýz edinebildiði bir burs’un parasý yatýp yatmadý diye sýk sýk ATM’lere bakacak. Parasýz alýþveriþ yapabilecekleri duygusu veren kredi kartlarýný kullanacak, limiti kendisini reddedene kadar. Yeni kartlar için, yeni hesaplar için, yeni banka þubeleri de yolda zaten.

Gezi tekneleri kýþýn bile caný sýkýlan öðrenci guruplarýnýn turlarýna cevap vermekte zorlanacak”

Evini kiraya verecek ev sahibinden, þiþede su pazarlayacak büfeciye kadar herkes bir artý kazanç oluþacaðýndan emin, bu artýdan nasýl pay kapacaðýnýn hesabýný da yapýyor görünüyor.

Sanki bu çocuklara, gençlerimize karþýlýksýz bir þeyler vermek sadece Reha MÝDÝLLÝ’nin -Foça’nýn sosyal, saðlýk ve eðitim tesislerinin büyük çoðunluðunda imzasý olan Reha MÝDÝLLÝ’nin- tekelinde bir þey. Onun dýþýnda pek çok kiþi onlarýn elindekini nasýl alýrýz düþüncesinde gibi.

Foçalýnýn böyle olmadýðýný, kendine has özellikleri olduðunu, paradan önce baþka deðerlere önem verdiðini, kendi deðerlerini yaþatmaya çalýþtýkça maddi beklentilerinin zaten gerçekleþeceðini düþünenlerdeniz.
Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesinde açýlacak okulun Turizm ve Otelcilik alanýnda hizmet sektörüne personel yetiþtireceðini unutmamalýyýz. Özel üniversitelerde; her bölüme, parayý bastýran aþaðý yukarý herkesin kayýt yaptýrabildiði bir sistemde, Foça’ya gelecek öðrencilerin parasal konularda çokta rahat olmayan ailelerin çocuklarý olacaðý gerçeðini de göz ardý etmemeliyiz. Bu yüzden onlara ve ailelerine yolunacak kazlar gözüyle bakýlan öðrenci kampüslerinin bulunduðu bölgelere benzememeliyiz. Bu olanaðýn Foça’ya yapabileceði katkýlarla birlikte, Foçalýnýn bu çocuklara nasýl katký yapabileceði konusunu da birlikte düþünmeliyiz.

Öðrenim için uzaklara gönderdiðimiz çocuklarýmýzýn yüzlerini gelen çocuklarýn yüzlerinde görmeliyiz. Ailelerinin yaþayabilecekleri sýkýntýlarý düþünmeliyiz. Çocuklarýnýn Foça gibi bir dünya cennetinde, güvenli ve huzurlu bir ortamda, kabul edilebilir masraflarla eðitim gören evlatlarý olduðu duygusunu uyandýrabilmeliyiz. En azýndan güler yüzlü insanlarýn moral desteðini bu çocuklara hissettirebilmeliyiz.

Kendimize, kendi çocuklarýmýza yapýlmasýný istediðimiz gibi.



Seyfi GÜL




17 Mart 2008 Pazartesi / 3422 okunma



"Seyfi GÜL" bütün yazýlarý için týklayýn...