KADINI ERKEK MÝ YARATTI? / Zeynep Ayþe EDÝRNE
Zeynep Ayþe EDÝRNE

Zeynep Ayþe EDÝRNE

KADINI ERKEK MÝ YARATTI?



Kadýnlarýn hayattaki rolünü, sadece anne, eþ ve ev kadýný olarak gören zihniyet, hala bu ülkenin gözardý edilen bir sorunu.. Kadýn bu görevleri layýkýyla yerine getirip, daha fazlasýný, yani kendi kararlarýný vermek istediðinde, bu zihniyet karþýsýna dikiliyor. Bu ülkede daha kýz çocuk olarak dünyaya gelmenin bile kabullenemezliði var. Çocuk yaþlardan itibaren dünyaya böyle gelmesinin, ileride bir kadýn olarak biçilen rolün ne olduðu her fýrsatta kulaðýna küpe yapýlýyor. Her çocuk gibi, cinsiyetsiz, çocukça paylaþýmla bir oyuna katýlmak istediðinde hemen karþýsýna dikiliyor o hükmedici tavýr, ''ne o erkek Fatma'' diye küçümseyen. Sokakta, okulda erkek çocuklarýn küfürlerine karþýlýk vermek istediðinde, o küfür aðzýna büyük geliyor. Çünkü dayak cennetten çýkma(?!)...

Gün geliyor koþar adýmlarla çocukluktan gençkýzlýða, kadýnlýða geçiþini yaþatýyor doða.. Þaþkýnlýk ve heyecanla utanýyor. Seziyor bir yetiþkin olmanýn nasýl acýlar yaþatacaðýný. Yeni oluþmaya baþlayan göðüsleri belli olmasýn diye sargýlar sarýyor, kambur duruyor. Yüzündeki sivilcelerle kavga ediyor her sabah. Boyu uzuyor, beli inceliyor. Gözlerin üstüne niçin dikildiðini öðrenince baþýný öne eðiyor. Aðabey, amca dediklerinin ona nasýl baktýðýna anlam veremiyor, gözleri doluyor. Neden? Niçin?.. Sorularýn cevaplarý kör kuyularda. Bir okul sabahýnda bindiði otobüste, ilk cinsel tacizi yaþatýyor ona, yaptýðýný gururla kahve, meyhane köþelerinde anlatan.. Günler ardýnca onun gibiler yaklaþýyor, þaþýrýyor genç kýz, utancýndan yerin dibine giriyor.. Utanmasý gerekenlerin baþtacý edildiði bu toplumda.. ''bana dokunmayan yýlan bin yaþasýn'' diyor amcalar, aðabeyler kafalarýný çevirip aman bulaþmayalým düþüncesiyle. Büyüyor serpiliyor, ilk aþkýný tanýyor. Aþkýn ve ilk öpücüðün filmlerdeki gibi olmadýðýný öðreniyor. Çalýþmaya baþlýyor, oysa ki çalýþmasý bile göze batýyor kimilerince.. ''sabahýn köründe sokaklarda'', ''otursun evinde beklesin kocasýný''... Ýþyerinde ne kadar çalýþkan, zeki ve baþarýlý olsa da hep bir ''et'' olarak görüldüðünü farkediyor, yüreði burkuluyor, dudaklarýný ýsýrýyor. Sonra beyaz atlý prens dedikleri geliyor. Hayat arkadaþým, yoldaþým, candaþým diye sarýlýyor, evleniyor.. Öðreniyor milyonlarca hemcinsiyle nasýl olup da ayný þeyleri paylaþtýðýný..

Evde, tarlada çalýþsýn, para etsin diye okula gönderilmeyen kýzlar, erkeðin namusu için hayatýna son verilen kadýnlar, babasýnýn kesesi dolsun diye töreler karþýlýðý evdeki sandýk kapýdaki eþek diye satýlan genç kýzlar.. Bugün hükmedici zihniyetin kadýna þiddet ve baskýsý, imana, dine sarýlarak boy gösteriyor artýk. 6 yaþýndaki küçücük kýzlarýn baþýna türbaný takýp, hayatýn yolun bu, itaat et, yolunu þaþýrma deyip, erkek nazarýndan ve tacizinden korumak amacýyla türbana, çarþafa sokuyorlar. Erkeklerin hükmünü koyduðu dünyada kadýnýn hükmü yok. Kadýný yarattýklarýný, kadýn için en iyisini erkek olarak kendilerinin bileceðine inanýyorlar körü körüne. 'Erkek tahrik olmasýn' diye yapýlan benzetmeye, türbana karþý olan eðitimli erkekler bile.. anlayýþtan uzak, gönül gözleri kapalý.

Mustafa Kemal'in resimlerine bakýn. Cumhuriyet kadýný hep yanýnda yada sadece bir adým gerisinde. Onun gibi bir önder gördünüz mü kadýnlarla yan yana yürüyen? Dünyada gördünüz mü? Kadýna kadýn olmaktan öte insan olma hakkýný teslim eden bir adam, adam gibi adam...


Zeynep Ayþe EDÝRNE




6 Mayýs 2008 Salý / 2234 okunma



"Zeynep Ayþe EDÝRNE" bütün yazýlarý için týklayýn...